KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas No
- 2024/1109 - Karar No:2025/376
- Dosya no
- 2024/1109
- Karar no
- 2025/376
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/11/2022
- Numarası
- 2022/133 E-2022/617 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 27/03/2025
Karar Metni
2.286 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; müvekkilinin yüklenicisi olduğu ...
Şantiyesinde kullanılmak üzere davalıdan tüm nitelikleri tek tek belirterek temperli camlara göre daha pahalı olan yarı temperli cam sipariş edildiğini, gerek müvekkilinin gönderdiği sipariş listelerinde gerekse davalı tarafından düzenlenen belgede sözleşmeye konu camların yarı temperli olduğunun açıkça belirtildiğini, müvekkilinin teslimi yapılan camların montajını gerçekleştirerek taahhüdü altındaki işi teslim ettiğini, teslim akabinde camlarda kırılmalar meydana geldiğinin tespiti üzerine durumun davalıya bildirildiğini,
davalının talebi ile şantiyede inceleme yapan ... yetkililerinin incelemeler sırasında korkuluk camlarının yarı temperli değil tam temperli olduğunu, kırılmaların NİS den kaynaklanabileceğini tespit ettiklerini ve düzenlenen raporu davalıya gönderdiklerini, müvekkilinin NİS kırılmasının önüne geçmek için daha pahalı olmasına rağmen yarı temperli cam talep ettiğini bile bile davalı şirketin, müvekkilini aldatarak yani hile ile temperli cam teslim etmesi,
işin tamamlanması akabinde camlarda kırılmalar yaşanmasına ve bu suretle de müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, davalının sözleşme gereklerini yerine getirmemesi ve NIS kırılmalarının önüne geçecek işlemi yapmaması nedeniyle işverenle problemler yaşayan müvekkilinin yaklaşık 20 adet camı değiştirmek zorunda kaldığını, bu sebeple davalıya gönderilen Ankara 16. Noterliğinin 31.05.2018/08778 yevmiye numaralı ihtarnamesinde;
ihtarın tebliğinden itibaren 10 gün içinde yarı temperli camlar yerine tam temperli olduğu anlaşılan korkuluk camlarının sözleşme gereğince yarı temperli camlarla değiştirilmesinin, ayrıca sözleşmeye aykırı davranış ile sebebiyet verilen camların değişiminden doğan ve doğacak olan tüm masrafların karşılanmasının, yine ayıbın nedeninin (camların temperli olduğunun) tespiti öncesi değişimi yapılmış olan camlar nedeniyle müvekkilin yapmış olduğu giderlerin de düzenlenecek fatura karşılığı ödenmesinin, aksi takdirde sözleşmeye uygun olarak yarı temperli camların davalı nam ve hesabına temini yoluna gidileceğinin,
bu suretle oluşan müvekkil şirket zararlarının davalıdan talep edileceğinin davalıya ihtar edildiğini, davalının bu ihtar ve taleplere rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine Ankara 16. Noterliğinin 19.03.2020/05324 yevmiye numaralı ihtarıyla önceki taleplerin tekrar edildiğini, ayrıca camların değiştirilmemesi nedeniyle işin kesin kabulünü yapmayan asıl işveren tarafından müvekkilinin teminat mektuplarının iade edilmediğini, yeni teminat mektupları vermek zorunda bırakılan müvekkilinin bu nedenle de zarara uğradığını,
müvekkilinin değişen korkuluk camları montaj bedeli için düzenlediği fatura ile teminat mektubu yansıtma masrafı için düzenlemiş olduğu faturanın davalı tarafından iade edildiğini, bu masrafların da ödenmesi gerektiğini ihtar ettiğini, bu kapsamda davalınin müvekkiline gönderdiği yazıda; yeni alınan temper makinesindeki kalibrasyon arızasından kaynaklanan hatalar nedeni ile ...
Ofis Projesinde korkuluk kısmındaki 10+10 lamine camlarda ısıl kırılmalar oluştuğu takdirde ve camlar yarı temper değil ise, bunların yerine bedelsiz olarak imal edilen ayıpsız benzerlerinin teslim edileceğinin taahhüt edildiği, ancak davalıya mükerrer defa bildirilen ve acilen değiştirilmesi talep edilen 6 adet 10+10 yarı temperli korkuluk camının imal edilerek teslim edilmediğini, bu sebeple davalıya gönderilen Ankara 16. Noterliğinin 23.08.2021/14789 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle gizli ayıplı kırılan 6 adet camın üç gün içinde değiştirilmesinin,
aksi takdirde sözleşmeye aykırılığın davalı nam ve hesabına müvekkili tarafından giderileceğinin, imalat, işçilik ve montaj bedellerinin rücuen davalıdan talep edileceği ihtar edildiğini, bu ihtarın 27.08.2021 tarihinde davalıya teslim edildiği, verilen sürede camlar değiştirilmediğinden,
bu değişimin davalı nam ve hesabına yaptırılarak buna ilişkin 08.10.2021 tarihli faturanın davalıya gönderildiğini, söz konusu faturaya yasal sürede itiraz edilmediğini, aradan 45 gün geçtikten sonra ise müvekkiline portal üzerinden 22.11.2021 tarihli iade faturasının gönderildiğini, bu hususların Ankara 25. Noterliğinin 23.11.2021/16133 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalıya bildirildiğini, iade faturasının davalıya iade edildiği ve davalının sözleşmeye aykırı cam tesliminden kaynaklanan zararın ödenmesinin yeniden davalıdan talep edildiği,
müvekkilini bu ihtar ve taleplerine karşı davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle müvekkili alacağının tahsili için hakkında, söz konusu 08.10.2021 tarihli faturaya dayalı olarak Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2021/16237 sayılı icra takibinin başlatıldığını, bu takibe dayalı ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, davalının borca itiraz ettiğini belirtmiş ise de, yazılarında ve yazışmalarda imalatlarında hata olduğunu kabul ettiğini,
buna karşın bu ayıplı camları değiştirmediğini ve müvekkilinin değiştirmek zorunda kalması nedeniyle zarara uğradığını, bu işlemlerin davalı nam ve hesabına yaptırılacağının davalıya ihtar edildiğini, değiştirilen camların bedelinin 08.10.2021 tarihli faturayla davalıya fatura edildiğini, nitekim, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu camlarda ortaya çıkan ayıbın gizli ayıp niteliğinde ve davalının hatalı imalatı sonucu ortaya çıktığının tespit edileceğini, ayrıca davalının,
ödeme emrinin kendisine tebliği üzerine icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesi ile Konya İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu beyanla yetki itirazında bulunmuş ise de; taraflar arasında 25.08.2015 tarihinde imza altına alınan sözleşmenin 10. maddesi “Bu sözleşmenin kapsamındaki işler ile ilgili anlaşmazlıkların çıkması halinde Ankara Adliyesi Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkilidir” hükmünün bulunduğunu, HMK md. 17. hükmü gereğince davanın sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılabileceği de nazara alındığında yetki itirazının yerinde olmadığını, kaldı ki HMK 10. maddesine göre,
sözleşmeden doğan dava ve takiplerin sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceğinden, ayrıca taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinde TBK 89 madde gereğince alacaklı şirketin faaliyet adresi özel yetkili mahkeme niteliğinde bulunduğundan davalı-borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığını, Yargıtay HGK kararlarında da belirtildiği üzere, takip konusunda, HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağını, HMK 10 maddeye göre sözleşmeden doğan davalarda tarafların,
sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkında açık veya zımni isteğinin anlaşılamadığı hallerde sözleşmenin yerine getirileceği yerin TBK 89. maddesine göre belirleneceği, buna göre davanın konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da aksi kararlaştırılmamış ise, bu para borcu, alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödeneceğini, başka bir ifadeyle bu para borcunun ifa edileceği yerin alacaklının ikametgahı olduğunu, bu durumda alacaklı, para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip yapabileceğini ve dava açabileceğini,
ayrıca dava konusu sözleşmenin 10. maddesinde Ankara İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili kılınmış olduğundan davalının yetki itirazının haksız olduğunu öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, iddiaların asılsız olduğunu, müvekkilinin sipariş listeleri ve sözleşmeye uygun olarak tamamlayıp teslim ettiğini, davacının iddia ettiği cam kırılmaları ve hasarına ilişkin delil tespiti yaptırmadığını, davacı tarafça ... yetkililerinden rapor alındığını, 6 adet camdan üçünün nikelsülfit kaynaklı olduğunun, bir camdaki kırılmanın dış darbeye bağlı gerçekleştiğinin ve iki camdaki kırılmanın nedeninin belirlenemediğinin tespit edildiğini,
müvekkilinin müşteri ve prestij kaybına uğramamak için kullanıcı hatasından kaynaklanan camlar dahil otuzdan fazla camı değiştirdiğini, talep edilen 6 adet camın hangi cam olduğunun belirli olmadığını, davacının ... şantiye ile arasındaki teminat çekinden kaynaklanan zararı müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, davacının düzenlediği 08.10.2021 tarihli 22.069,54 TL bedelli faturanın bilgisizlik sonucu müvekkili defterine kaydedildiğini, bilahare haberdar olunarak 22.11.2021 tarihinde iade edildiğini, faturanın neye dair olduğunun belirli olmadığını,
TTK 23/f.1-c gereğince davacının gözden geçirme ve bildirim yükümlülüklerini süresinde yerine getirmediğini, ... yetkililerinin 04.04.2018 tarihinde tespitte bulunduklarını, davacının 21.05.2018 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "...Davacı tarafın taahhüdü altında bulunan ...
Şantiyesinde kullanılmak üzere davalı şirketten satın aldığı camların yarı temperli cam yerine tam temperli olmasından kaynaklanan kırılmalardan dolayı zarara uğradığı iddiasıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine açılan işbu davada, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı ön inceleme duruşmasında belirlenerek, yetki itirazının reddine karar verilmekle uyuşmazlığın esasına geçilmiştir.
Davada çözümü gereken ilk yön; davalı tarafından davacıya teslimi yapılan camlarda meydana gelen kırılmaların nedeninin tespiti ile tespit edilecek nedene göre bu kırılmalar nedeniyle davacının uğradığı zarardan davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise bu kez de sorumluluğunun kapsamının tayin ve takdiri noktasındadır.
Mahkememizce, davacının iddiası ile davalı savunmasının yerinde olup olmadığının tespiti ile dava konusu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması amacıyla davaya konu camlar üzerinde keşif yapılmasına karar verilmiş, ancak camların davacı şirketin fabrikasında olması ve fabrikanın da Kahramankazan'da olması nedeniyle bilirkişilere camlar üzerinde inceleme yaparak rapor hazırlamaları konusunda yetki verilerek, camlar üzerinde inceleme yapılması sağlanmıştır.Camlar üzerinde inceleme yapılması sonucu bilirkişiler SMMM ... ve Metalürji Mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda özetle.
"Kurulumuza tevdi edilen dosyanın incelenmesi ve 10.10.2022 tarihinde ... adresinde mukim ...
San ve Tic AŞ'nin fabrika sahasında davalı ve davacı yetkilileri ile birlikte yapılan keşif neticesinde uyuşmazlığa konu edilen değişik ölçülerde 11 adet cam için hasarlanma sebebinin açık bir şekilde NİS (Nikel Sülfür) kaynaklı kırılmaların karakteristik şekli olan (8) ya da (kelebek) şeklinin tüm numunelerde açık bir şekilde görüldüğü, NİS (Nikel Sülfür) kaynaklı kırılmaların camların tam temperli olmasının doğal bir sonucu olduğu,
NİS (Nikel Sülfür) kaynaklı bu kırılmaların termal olarak sertleştirilmiş camın doğasında olması sebebiyle camın gizli bir kusuru olarak kabul edilemeyeceği, diğer taraftan, camların kırılma sebebinin NİS (Nikel Sülfür) kaynaklı olmaları sebebiyle camların yarı temperli yerine tam temperli olarak imal edildikleri hususlarının tespit edildiği,
camların kırılma sebebinin NİS (Nikel Sülfür) kaynaklı olması sebebiyle camların "yarı temperli" yerine "tam temperli" olarak imal edildikleri, davacının 08.10.2021 tarih 116 no.lu 22.069,54 TL tutarlı cam ve gider yansıtma faturasını, 25.03.2020-27.12.2021 tarihleri arasında teminat mektubu masraf ve komisyon ödemeleri toplamı 1.999,87 TL'yi ve kırılmış olan 101410 Temp.
Lamine 11,017 m2 malzemeyi, dava dışı üçüncü firma olan ... fırmasına yaptırması nedeniyle düzenlenen KDV dahil 6.825,04 TL tutarlı 17.09.2021 tarih 83 no.lu fatura bedelini talep edebileceği" bildirilmiştir.Düzenlenen raporun bilimsel esaslara uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülmekle, hükme esas almaya uygun olduğu takdir olunmuştur.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça taahhüdü altında bulunan ...
Şantiyesinde kullanılmak üzere davalı tarafa sipariş edilen camların, davalı tarafça verilen siparişe uygun olarak yarı temperli olarak üretilerek teslimi gerekirken davalı tarafça tam temperli cam olarak teslimlerinin yapıldığı, teslim ve camların montajlarının akabinde camlarda kırılmalar meydana geldiği, meydana gelen kırılmaların camların tam temperli olmasından kaynaklandığı, kırık camlar üzerinde yapılan incelemede camların kırılış şekline göre camların tam temperli olduklarının belirlendiği,
camların teslimi anında anlaşılamayıp ancak kullanım sırasında ortaya çıkan ve gizli ayıp niteliğinde olan bu durumun davacı tarafça ilki 31.05.2018 tarihinde olmak üzere çeşitli tarihlerde davalıya gönderilen ihtarnamelerde bildirilerek, söz konusu ayıpların giderilmesinin istendiği, takip dayanağı olan 08.10.2021 tarihli 22.069,54 TL tutarlı faturaya konu camlara ilişkin olarak da davacı tarafça öncesinde davalıya 23.08.2021 tarihli ihtarnamenin düzenlenerek gönderildiği ve bu ihtarnamenin davalıya 27.08.2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiği,
ancak ihtarnamede belirtilen 6 adet kırık olduğu tespit edilen camın yarı temperli camlarla değiştirilerek montajının yapılmasına ilişkin edimin davalı tarafça yerine getirilmemesi üzerine davacı tarafça davalı nam ve hesabına yaptırılan bu değişime ilişkin olarak 08.10.2021 tarihli yansıtma faturasının düzenlendiği, davalı şirkete gönderildiği, davalı tarafça iade edildiği ve fatura bedelinin ödenmediği, bunun üzerine söz konusu faturaya dayalı olarak davalı aleyhine icra takibine geçildiği, davalının sözleşmeye aykırı olarak teslim ettiği camlardan dolayı davacının uğradığı zararı davalıdan tazmin hakkının bulunduğu,
davacıya teslim edilen camların davacının istediği vasıfta olmamasından dolayı meydana gelen kırılmalardan davalının sorumlu bulunduğu, bu nedenle davacının takibe konu fatura tutarı olan 22.069,54 TL ile takip öncesi davalının temerrüde düşürülmüş olması nedeniyle işlemiş faiz talep hakkının bulunduğu, sözleşme gereği üzerine düşen edim yükümlülüğünü sözleşmeye uygun şekilde ifa etmeyen davalının ileri sürdüğü savunmaların haklı görülmediği,
bu nedenlerle davacının uğradığı zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 22.069,54 TL asıl alacak ve 465,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.535,42 TL alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, ancak takip konusu alacağın haklı bir talep olup olmadığının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden ve bu durumda takip konusu alacak likit nitelikte kabul edilemeyeceğinden davacının yasal koşulları bulunmayan icra inkar tazminatına ilişkin feri nitelikteki talebinin reddine,
feri nitelikte bulunan bu talebin reddi nedeniyle davalı taraf yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek" gerektiği gerekçesiyle "1-Davacının itirazın iptaline ilişkin isteminin KABULÜ ile,
Davalının Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2021/16237 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 22.069,54 TL asıl alacak ve 465,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.535,42 TL alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Takip konusu alacağın likit nitelikte olmaması nedeniyle davacının yasal koşulları bulunmayan icra inkar tazminatına ilişkin feri isteminin REDDİNE" karar vermiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunma ve vakıaları tekrarla, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, ...'ın 04.04.2018 tarihindeki tespitinden 47 gün sonra olmakla 21.05.2018 tarihinde müvekkiline bildirdiği, davacının ...'a başvurusunun ise daha önceki tarihli olduğu, ...'ın 22.03.2018 tarihinde müvekkiline şikayet olduğu ve inceleme yapılacağı konusunda e-posta gönderdiği,
davacı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunulmamakla malı kabul etmiş sayılması gerektiği, ... yetkililerinin 6 adet camı inceledikleri, mahkemece alınan raporda incelenen camların hangileri olduğunun tespitinin mümkün olmadığı, davacının camlarda kullanım hatasından kaynaklı kırılmalar meydana geldikçe müvekkilinden talepte bulunduğu, müvekkilinin 30'dan fazla camı değiştirdiği, ... raporunun yeterli olmadığı, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmediği, ek rapor alınmadığı, keşif esnasında 11 adet camın incelendiği, davacı tarafça daha önce camlara ilişkin tespit yaptırılmadığı,
müvekkili tarafından daha önce 30'dan fazla camın değiştirildiği, talep konusu camların müvekkili tarafından telafisi yapılan camlar olduğu, incelenen 11 adet camın talep konusu 6 adet cam olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, bilirkişi heyetinin 6 adet cam bedelini dahi hesaplamadığı, davacının yaptığı masrafın 6.825,04 TL olduğu, en fazla bu miktarın hüküm altına alınabileceği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2024/1109, K. 2025/376, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama