KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Esas No
- 2024/221 - Karar No:2024/178
- Dosya no
- 2024/221
- Karar no
- 2024/178
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/01/2024
- Numarası
- 2023/837 E-2024/58 K
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Hakem Tayini (Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 06.03.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 06.03.2024
Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan hakem tayini istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili: Müvekkilleri şirket ve ortakları ile davalı şirket arasında ... parselde kayıtlı parsele ilişkin 21.03.2018 tarihinde 08593 yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, davalının sözleşmede belirtilen süre içerisinde edimini yerine getirmediğini, ifada temerrüde düştüğünü, bunun üzerine müvekkillerinin 25.03.2019 tarihli, 08893 yevmiye numaralı ihtarnameyle sözleşmenin feshedildiğini ihbar ettiklerini, Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/80 D.iş sayılı dosyasına sunulan 29/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda arsa üzerinde herhangi bir yapı olmadığının tespit edildiğini,
sözleşmenin 17.maddesindeki tahkim şartı uyarınca sözleşmenin feshedilmesine ilişkin tahkim sürecinin davacı tarafça 29/09/2023 tarihli ve 16301 yevmiye numaralı ihtarname ile başlatıldığını, buna ilişkin olarak ...’ı hakem olarak belirlediklerini, davalı tarafa 10.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafça 30 günlük süre içerisinde davacı tarafa herhangi bir bildirimde bulunulmamış olduğundan davayla hakem belirlenmesini isteme zorunluluğu doğduğunu belirterek, davalı şirket adına hakem tayin edilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince: Davadaki talebin taraflar arasında imzalanan 21/03/2023 tarihli sözleşmenin 17.maddesi uyarınca davalı taraf adına hakem seçimi istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında imzalanan 21/03/2018 tarihli “Düzenleme Şekilde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"nin "İhtilafların Halli" başlıklı 17.maddesinde, taraflar arasında işbu sözleşme nedeniyle çıkabilecek ihtilafların tahkim yolu ile çözümleneceği, uyuşmazlığın halli için tahkim yoluna başvuracak olan tarafın, kendi hakemini belirleyerek karşı tarafa bildireceği ve karşı tarafın kendi hakemini bildirmesi için kedisine bir ay mühlet vereceği,
tarafların bu şekilde belirlemiş olduğu hakemlerin müştereken üçüncü hakemi belirleyeceği ve üç kişilik hakem heyeti kurulmuş olacağı, üçüncü hakemin başkan olarak görev yapacağı, taraflardan biri, diğer tarafın bu yoldaki talebinin kendisine ulaşmasından itibaren bir ay içinde hakemini seçmezse veya tarafların seçtiği iki hakem seçilmelerinden sonraki bir ay içinden üçüncü hakemi belirlemezlerse, taraflardan birinin talebi üzerine Ankara Ticaret Mahkemesi tarafından hakem seçimi yapılacağının kararlaştırıldığı, tahkim şartı geçerli olup, taraflar arasında da bu hususta bir uyuşmazlık bulunmadığı,
davacılar tarafından keşide edilen Ankara 35. Noterliğinin, 29.09.2023 tarihli ve 16301 yevmiye numaralı ihtarnamenin, davalı şirkete 10/10/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, 30 günlük süre içerisinde davalı tarafın hakemi bildirilmediği, sözleşmede öngörülen sürede kendi hakemini seçmediği, HMK'nın 416/2. maddesinde, hakemlerin seçim usulünü kararlaştırmış olmasına rağmen taraflardan biri sözleşmeye uymazsa, hakem seçiminin taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından yapılacağının düzenlendiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile,
taraflar arasında imzalanan Ankara 47. Noterliğinin 21/03/2018 tarihli ve 08593 yevmiye numaralı Düzenleme Şekilde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin ihtilafların halli başlıklı 17.maddesi uyarınca Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin emekli Başkanı ...'in davalı şirket hakemi olarak seçilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:Davacının hakemi olarak bir hukukçu akademisyen seçtiği bir heyette, ikinci hakem olarak da bir hukukçunun seçilmiş olmasının tahkim yargılamasının niteliğine ve amacına uygun düşmediğini, bu haliyle heyetin devlet yargısına benzediğini, tahkim yargılamasındaki uzmanlık ve esneklik unsurlarının gözetilmediğini, mevcut hukuk normları ile düşünüp karar veren hukukçulardan oluşan bir hakem heyeti ve tahkim sürecinin gerçek anlamda bir tahkim yargılaması olamayacağını, tahkim yargılamasının esnek bir yargılama olmakla, hakemlerden beklenen usul hükümlerini ve mevcut kanunları uygulaması olmadığını,
bu sebeple emekli bir hakime değil, ticari hayatın dinamiklerini ve ticari gelişmeleri bilen bir hakeme ihtiyaç olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 17.maddesine göre, taraflardan birinin hakemini bizzat seçip karşı tarafa bildirebildiğini, bunun bir yükümlülük olmayıp sözleşmesel bir hak olduğunu, tarafların hakem seçimini kanunen mahkemeye de bırakabildiğini, müvekkili şirketin kendisine tebliğ edilen ihtarnameye cevaben hakemini seçip bildirmemesinin sözleşme kapsamında bir hakkı olup hakem seçmemek veya seçimini bildirmemenin bir kusur veya sözleşmeye aykırılık olmadığını, hal böyle olunca,
davacı tarafın talebi ile hakem tayini için açılan işbu davada davanın niteliği gereği aleyhte vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta haklılık veya haksızlığı belli olmayan müvekkili aleyhine kanun ve sözleşme dahilinde hakem seçip seçmeme hakkını kullanması veya kullanmamasından ötürü vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davadaki talep, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan hakem tayini istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) tahkim yargılamasında hakem seçimini düzenleyen 416/2.c maddesinde "Hakem seçimi ile yetkilendirilen üçüncü kişi, kurum veya kuruluş, hakemi ya da hakem kurulunu seçemezse, hakem veya hakem kurulunun seçimi, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından yapılır. Mahkemenin, gerektiğinde tarafları dinledikten sonra bu fıkra hükümlerine göre verdiği kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz..."hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, istinaf istemine konu mahkeme kararı HMK'nın 416/2 maddesi kapsamında hakem seçimine ilişkin olup az yukarıda yer alan yasal düzenleme uyarınca kesin olup mahkemece bu konuda verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağından, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346 ve 352. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2024/221, K. 2024/178, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama