İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2025/952 K.2025/1050

Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden vekilince istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede;

Esas2025/952Karar2025/1050Tarih15 Ekim 2025Okuma7 dk · 1.450 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Ekim 2025
Esas No
2025/952 - Karar No:2025/1050
Dosya no
2025/952
Karar no
2025/1050
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ara karar tarihi
16/07/2025
Numarası
2025/95 D.İş-2025/95 K
Talep konusu
İhtiyati Tedbire İtiraz
Karar yazım tarihi
15/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.450 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden vekilince istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İhtiyati tedbir talebine itiraz eden vekili özetle; yetki yönünden karara itirazlarının bulunduğunu, itiraz eden şirketin yerleşim yerinin Elazığ İli olduğunu, HMK genel yetki kuralı gereğince somut uyuşmazlıkta Ankara mahkemesinin yetkisi bulunmamakta olduğunu, yetkili mahkemenin Elazığ İli Mahkemeleri olduğunu, dava konusu somut olayda ihtiyati tedbirin şartları oluşmadığını, mahkemece de gerekli bilgi ve belgeler toplanmadan ve gerekli incelemeler yapılmadan ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi itiraz eden şirketi mağdur ettiğini,

mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı itiraz eden şirketin iş faaliyetlerini ciddi şekilde sekteye uğratacağını ve finansal açıdan zarara yol açacağını, tedbirin haksız yere uygulanması doğrudan ticari kayba sebebiyet vereceğini belirterek ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin 28/05/2025 tarihli karara itirazlarının kabulüne, HMK uyarınca şartları oluşmadan verilen kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Aleyhine itiraz olunan vekili cevap dilekçesinde özetle.

28.05.2025 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğunu, 05.06.2025 tarihinde arabuluculuk başvurusu ile dava açma süresi durduğunu ve hali hazırda davanın açılması için arabuluculuk görüşmesinin sonlanması beklenilmesi gerektiğini, taraflarca imzalanan "Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’ne Uygun Depolamalı Güneş Enerjisi Santrali Yapım İşi/Hizmet Sözleşmesi" 14.2. maddesinde sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunun taraflarca belirlendiğini, aleyhine itiraz olunan ile davalı arasında, “Güneş Enerjisi Santrali Yapım İşi”ne ilişkin bir ticari eser sözleşmesi imzalandığını,

bu sözleşme kapsamında, davalı şirket işveren aleyhine itiraz olunan şirket ise yüklenici konumunda olduğunu, madde 10.3’ belirtildiği üzere ve yüklenicinin teminat mektubu sunması ve 5 iş günü geçmesine rağmen işin bedeli olan KDV hariç 7.500.000 USD'yi ödememiş olduğunu, madde 2.1 de belirtilen ve işin konusunu teşkil eden GES lisansını devralmadığını, madde 10.1''de belirtilen şekilde aleyhine itiraz olunan şirkete yer teslimi yapılmadığını, sözleşme kapsamında hiçbir yükümlülüğü yerine getirmeyen işverenin, sözleşme kapsamında aleyhine itiraz olunanın yükümlülüğü başlamamasına ve herhangi bir yükümlülüğü ihlal etmemesine rağmen,

teminat mektubunun işverene sunulmasından 2 gün sonra sözleşmeye aykırı olarak tazmin talebinde bulunulmasının haksız ve kötü niyetli olduğu belirterek mahkemece verilen 28/05/2025 tarih ve 2025/95 D.iş sayılı ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; ihtiyati tedbirin tanımı ve koşullarının 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde belirtildiği, buna göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale gelebileceğinden endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK’nın 390/3. maddesi kapsamında tedbir talep eden tarafın dilekçesinde ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu,

öte yandan ihtiyati tedbir kararına karşı itirazı düzenleyen HMK’nın 394. maddesinde "ihtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. İtiraz dilekçeyle yapılır.

İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme ilgilileri dinlemek üzere davet eder, gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir.

İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir” düzenlemesinin bulunduğu, somut uyuşmazlıkta eser sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektubuna yönelik ihtiyati tedbir talebinin mahkemece değerlendirilerek 28.05.2025 tarihinde "1-Talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile talebe konu teminat mektubu değerinin %20'si oranında (7.500.000 USD*39.1096 TL= 293.322.000 TL %20) 58.664.400 TL nakdi teminat veyahut süresiz ve kesin banka teminat mektubu sunulduğunda ... şubesine ait 21.05.2025 tarihli, 1289118 sayılı,

7.500.000 USD (Yedi Milyon Beş Yüz Bin Amerikan Doları) tutarlı teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine," karar verildiği, ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde mahkemenin yetkisiz olduğu ifade edilmiş ise de yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 14.2 maddesinde ihtilaf halinde Ankara mahkemeleri yetkili kılındığından yetki itirazının yerinde görülmediği,

ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı ve daha yüksek bir oranda teminata hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek tedbir kararının kaldırılması talep edilmiş ise de HMK’nın 389. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararının kaldırılması halinde ileride hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada imkansız hale gelebileceği değerlendirilerek ve HMK’nın 392. maddesi gereğince teminat tutarının belirlenmiş olması karşısında ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir.

İhtiyati tedbire itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, dava açılmaksızın yalnızca bir ihtiyati tedbir talebi ile önüne gelen uyuşmazlıkta, hiçbir somut belge ve delil sunulmadan yapılan soyut, belirsiz ve kötü niyetli başvuruyu esas alarak, müvekkili şirket lehine ...

Bankası tarafından tanzim edilen 7.500.000,00 USD tutarındaki kesin ve ilk talepte ödemeli teminat mektubunun nakde çevrilmesini tedbiren durdurduğu, bu karar başlı başına hukuka aykırı olmakla birlikte, buna karşı yaptıkları itirazımızın da reddedildiği, bu durumun hem hukuk güvenliği hem de yargılamanın tarafsızlığı açısından ciddi soru işaretleri doğurduğu, öncelikle kesin nitelikli bir teminat mektubunun bankacılık sisteminde taşıdığı güven fonksiyonunun ticaret hayatının işlerliği açısından hayati önem taşıdığı,

ilk talepte ödeme kaydı içeren, “itiraza gerek olmaksızın ödeme yapılacaktır” ibaresini taşıyan bir garanti senedinin, karşı tarafça hiçbir dava açılmadan ve belge sunulmadan durdurulmasının, tedbir hukukunun kötüye kullanımı olduğu, bu tür taleplerin esas amacının hak aramadan ziyade, muhatabın ticari faaliyetlerini tıkamak, zaman kazanmak ve müvekkilin hak arama yollarını etkisizleştirmek olduğunun açık olduğu, HMK’nın 397/1. maddesinin açık ve kesin olduğu,

maddede "İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır.

Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar." düzenlemesinin bulunduğu, somut olayda, ihtiyati tedbir kararının 28/05/2025 tarihinde verilmiş olmasına rağmen, karşı tarafın iki haftalık süre içinde esas hakkında dava açmadığı, dolayısıyla tedbirin, kanun gereği kendiliğinden kalktığı, bu hususa ilişkin itiraz hakkında da mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, tedbirin süresiz şekilde devamının, yasa hükmüne açıkça aykırı olduğu, yargı mercilerinin kanunu bu denli açık bir şekilde göz ardı etmesinin, tarafların adil yargılanma hakkını zedelediği,

mahkemenin ilk verdiği tedbir kararında olduğu gibi, itirazlarının reddine ilişkin kararda da, kararın gerekçe kısmının yok denecek kadar eksik olduğu, gerekçesiz karar verilmesinin, HMK’nın 297. maddesi hükmünün ihlali olduğu, ancak somut olayda mahkemenin, itirazlarında ortaya koydukları hukuki dayanakları, ticari hayat bakımından sonuç doğurabilecek hassasiyeti ve ihtiyati tedbirin gerek koşullarının oluşmadığını, gerekse teminat mektubunun özelliğini tamamen göz ardı ederek, “dilekçe özeti niteliğinde” bir karar tesis ettiği, bu durum, yargılamanın şekli ve maddi yönlerini ihlal eder nitelikte olduğu,

müvekkilinin, karşı tarafla yaptığı ticari sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ifa edilmemesi ve zararın doğması üzerine, doğrudan teminat mektubunu nakde çevirmek üzere bankaya başvurduğu, bu süreçte, müvekkilinin davranışının tamamen sözleşmesel haklara dayanmakta olup, kötü niyetli olmadığı, nitekim karşı tarafın da müvekkilinin zararını karşılamak yerine bu teminatın iadesi için çeşitli yollar denediği, son çare olarak da ihtiyati tedbir talep ettiği, kesin teminat mektuplarında banka yükümlülüğünün soyut olduğu,

teminat mektubuna ilişkin davalarda mahkemelerin, mektubun hileli olarak talep edilip edilmediğini incelemekle yetinmesi ve soyut yükümlülüğe dayalı bu güven ilişkisini zedeleyecek kararlardan kaçınması gerektiği, oysa mahkemenin, bu temel farkı ve uygulamayı gözetmeden, ihtiyati tedbiri uyguladığı, ardından da buna karşı ileri sürdükleri haklı gerekçeleri değerlendirmeye bile almadan itirazlarını reddettiği, ayrıca ihtiyati tedbir kararına konu mektubun teminat bedelinin 7.500.000,00 USD gibi çok yüksek bir meblağ olup, mahkeme tarafından belirlenen teminat oranının da yetersiz olduğu,

eğer bu derece önemli bir ödeme tedbirle durduruluyorsa, yatırılacak karşı teminatın zararı telafi edecek düzeyde olması gerektiği, mevcut durumda hem tedbir kararının yersiz olduğu hem de yatırılması gereken teminat hakkaniyetten ve ticaretin gerçeklerinden uzak olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Alınması gereken istinaf karar peşin alındığından yeniden alınmasına gerek olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2025/952, K. 2025/1050, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/952
Karar No
2025/1050
Tarih
15 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/952 K.2025/809
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/952 K.2025/1323
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/953 K.2025/914
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/953 K.2025/802
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/953 K.2025/1320
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/954 K.2025/2903

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.