KÜNYE
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/532 E., 2024/641 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Vekili İstinaf Talebinde
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Esas no
- 2023/532
- Karar no
- 2024/641
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 13/04/2022
- Numarası
- 2018/227 Esas - 2022/257 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- ...
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Bulunan
- Taraflar
Karar Metni
1.492 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 15/03/2024
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı, süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; borçlu ... ile müvekkili ... arasında Konut Finansmanı Kapsamında Kredi Sözleşmesi akdedildiğini ve konut kredisi kullandırıldığını, Ankara 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2009/584 E ve 2009/585E sayılı dosyalarında borçlu ... tarafından 74 ve 76 numaralı bağımsız bölümlerin hukuki ve fiili ayıplar içermesi iddiasına dayalı kötü niyetli olarak üçüncü şahıs ... İnş. San. Tic.
A.Ş. arasında imzalanan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin Feshi ve davalı müvekkil banka ile imzalanan Konut Kredisi Sözleşmesi'nin Feshi ile bu sözleşme uyarınca bankaya kredi borcunun olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit dava açılıp davaların Ankara 5. Tüketici Mahkemesinin 2009/583 E sayılı dosyasında birleştirildiğini ve 2010/575 Karar sayılı karar ile davaların reddedildiğini, davanın reddedilmesinden sonra borçlu-davalıya müvekkili ...
Bankasınca Beyoğlu 4. Noterliği 96171 yevmiye numaralı 27.12.2010 tarihli muacceliyet konulu ihtarnamenin borçlunun bankaya bildirmiş olduğu adrese gönderildiğini, bilahare Ankara 5. icra Müdürlüğü'nün 2011/3501 E sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalı yanca iki vekil tarafından ayrı ayrı dilekçe ile takibe itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde takibe konu konut kredisinin çekilmesine neden olan konutun hukuki ayıplar içerdiğinden konut kredisi bedelinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağının belirtildiğini,
bu iddianın hiçbir geçerliliği kalmadığını beyanla haksız itirazın iptali ile takip talebinde yazılı bulunan 184.640.00-TL konut kredisi uyarınca gecikmede olan taksit toplamı 1.292.474,00-TL ileri vade tarihli taksit toplamı, 81,83-TL ihtarname bedeli ile gecikmede olan taksitlere işlemiş 6.316,00-TL toplamda 1.483.511.00-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa %25 faiz işletilmesine, asıl alacağın %40'ından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafından davalının tebligat adresi “...” adresi gösterilmiş olup dava dilekçesinin meşruhatlı davetiyesi 27.03.2012 tarihinde ...
Mahallesi Muhtarlığına, posta dağıtıcısı ... tarafından tebliğ edildiğini, davalının yasal ikametgahının dava dilekçesinde belirtilen adres olmayıp, mernis kayıtlarında da belirtilen adresin müvekkilinin yasal ikametgah adresi olmadığını, muhtarın kendisinde yasal ikametgah kaydı bulunmayan şalısın tebligatını almaması gerekirken, yetkisini asarak kaydı olmayan ve adres kayıt sisteminde de görünmeyen müvekkile ilişkin tebligatı almış olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ...
Mahallesinden nakil aldığını, ayrıca posta dağıtıcısının Tebligat Kanunu 21. maddesi ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesindeki usulü uygulamadığını, davalı müvekkilinin kendisine karşı açılan davayı 04.07.2012 tarihi itibariyle haricen öğrenmiş olup, yasal sürelerinin bu tarih itibariyle başlaması gerektiğini, davaya konu kredi sözleşmeleri de incelendiğinde davalı müvekkilin yasal ikametgah adresi olarak belirtilen adresini (tebligat yapılan) gösterilmediğinin görüleceğini, tebliği tarihininin sayın mahkemece bu tarih olarak belirlenin yasal sürelerin bu tarih ile itibariyle başlaması gerektiğini talep ettiklerini,
davacı taraf iddialarının aksine Ankara 5. Tüketici Mahkemesinin 2009/583 E sayılı dosyası henüz kesinleşmemiş olup Yargıtay onama ilamı üzerine tashih-i karar talebinde bulunulduğunu, bu dava da dava dışı ... A.Ş müvekkil arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi nedeniyle her türlü ayıptan ari şekilde müvekkile teslim edilmesi gereken dairenin tapuda ferağının verilmemesi dolayısıyla davacı banka ile dava dışı yüklenici ...
A.Ş'ye karşı açılan ödenen bedelin iadesi konulu dava olup, bu davanın halen Yargıtay incelemesinde olduğunu, bu dava dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle ödemeler durdurulduğunu, bu kararın kesinleşmesi, huzurdaki davanın sonucunu etkileyecek mahiyette olduğu için bu dosyada verilecek kararın kesinleşmesinin beklenilmesini talep ettiklerini,
Ankara 5. Tüketici mahkemesinin 2009/583 E. sayılı dosyası ile ödemelerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmeden önce yapılan ödemeleri (19.335,63-TL aylık ödemelerle 15 ay boyunca toplam 290.034,45-TL ödeme yapılmış) hesaplanıp dikkate alındığında davacı bankaya ödenmesi gereken borç miktarı bulunmadığını, bu icra takibi ve dava kötüniyetli olarak açılmış olup, alacağın %40 ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı müvekkilce yapılan ödemelere rağmen kendisine tapu devri yapılmadığı için dava dışı yüklenici ...
A.Ş ile davalı müvekkil arasındaki ihtilaflara yönelik müvekkilince açılan diğer davalar olarak Ankara 5. Ticaret Mahkemesinin 2009/469 E. ve 2009/470 E. dasyalarının halen derdest olduğunu, bu dava dosyalarının incelenmesinden davalı ve davacı ile dava dışı ...
A.Ş arasındaki hukuki ilişkilerin daha net anlaşılacağını, davalıya tapu ferağı yapılmamış olduğu için ve yukarıda belirttilen bilgi ve belgelere istinaden ödemeler de davalı bankaya yapılmış olduğu için davalı müvekkilinden mükerrer tahsilat yapılmak istenmesi davacı bankanın bariz kötü niyetinin göstergesi olduğunu, davalıya ne tapu verildiğini ne de ödediği meblağların kendisine iade edildiğini beyanla davanın reddini, alacağın %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 13/04/2022 tarihli kararla; "(...) Yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında davalıya kullandırılan krediler nedeniyle davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan 925.577,03 TL asıl alacak, 1.467,97 TL gecikme bedeli olmak üzere toplam 927.044,99 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın ödenmesinden kredi sözleşmesi hükümleri gereğince davalının sorumlu olduğu,
bu nedenle bu miktar üzerinden ödeme emrine yaptığı itirazında davalının haksız olduğu kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen alacağın takip tarihi dikkate alınarak %40ı oranında İcra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (...)" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile özetle; davalı tarafından temerrüde ve borcun miktarına ilişkin bir itiraz bulunmamasına rağmen bu yönde değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişinin, sadece ileri vade taksitlerinin anaparalarını hesaplayarak takip tarihi itibariyle 726.529,61-TL vadesi gelmemiş taksit ana parası hesapladığını, ileri vade taksitlerdeki kar payını hesaba katmamasının sözleşmeye aykırı olduğunu, takip talebinde ihtarname bedeli olarak talep edilen alacak kalemi hususunda bir değerlendirme yapılmadığını, kararda kabul edilen temerrüt oranının hatalı olduğunu beyanla istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile özetle; delil listesinde belirttikleri dava dosyalarının bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini, kredi borcuna konu edilen 74 ve 76 no’lu dairelerin tapusunun devredilmemesine rağmen davalının toplam 27 ay ödeme yaptığını, davalının borcu bulunmadığını, asıl alacak likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini beyanla istinaf talebinde bulunmuştur.
GEREKÇE
Dava, ödenmeyen konut kredisinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile icra-inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraflarca istinaf edilmiştir.
Dava dosyası içeriğine, toplanan delillere, hükme esas alınan ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu içeriğine ve yerel mahkeme gerekçesine göre; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan sair taraf istinaf itirazlarının reddi gerekir.
Ancak, icra takibinde talep edilen 81,83-TL ihtarname bedelinin kabul edilen alacak kalemine eklenmemesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanununun 15 inci maddesine göre, Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev’i ve mahiyetine göre maktü esas üzerinden alınacak olup, aynı Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır.
(1) sayılı tarifenin A) Mahkeme harçları III- Karar ve ilam harcı bölümünde nispi harcın konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden (Binde 68,31) nispetinde alınacağı belirtilmiştir.
Eldeki uyuşmazlıkta mahkemece hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer 927.044,99-TL olup (Binde 68,31) nispetinde hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 63.326,44-TL olacağı hususu gözardı edilerek davalıdan fazla nispi karar ve ilam harcı tahsiline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve düzeltilerek yeniden karar verilmesi HMK'nın 353/1-b.2 maddesinin hükmü gereğidir.
İSTİNAF YARGILAMASI
13-Davalı tarafından yatırılan 25.334,65-TL istinaf karar harcının talep halinde iadezsine, 14-Davalı tarafından yapılan 82,00-TL istinaf giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 15-Davacı tarafından yapılan 18,00-TL istinaf giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 16-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, HMK'nın 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere,14/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/532, K. 2024/641, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama