KÜNYE
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/505 E., 2024/758 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Talebinde
- Karar tarihi
- 25 Mart 2024
- Esas no
- 2024/505
- Karar no
- 2024/758
- İncelenen kararın mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 09/11/2023
- Numarası
- 2023/390 Esas - 2023/390 Karar
- Talep eden
- —
- Vekili
- —
- Karşı taraf
- —
- Talep
- İhtiyati Haciz (Finans
- Bulunan
- —
- Yazım tarihi
- 25/03/2024
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı, süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Talep eden vekili talep dilekçesiyle; müvekkili banka ile karşı taraf şirketin üye iş yeri başvuru ve üyelik sözleşmesi imzaladığını, bu kapsamda mobil pos açıldığını, sanal pos üzerinden mail order yöntemi ile hayali ürün satışı yapıldığını, devam eden süreçte hayali ürün satışına itiraz edildiğini ve bu kapsamda banka tarafından müşterilere ödeme yapılmak zorunda kalındığını, konuya ilişkin olarak karşı taraflar ...ile ...Turizm Seyahat Taşımacılık Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ihtarname çekildiğini ancak ihtarnameye rağmen ödemenin gerçekleştirilmediğini belirterek, 5.366.148,73 TL alacağın tahsili için ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 09/11/2023 tarihli ve 2023/390 Değişik İş sayılı karar ile; "...İhtiyati haciz İİK.257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK.257. maddesine göre ihtiyati hacze karar verilebilmesi için alacağın para alacağı olması ve rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş olması gerekir.
Bunun yanında, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati hacze karar verilebilmesi, borçlunun muayyen yerleşim yeri olmaması ve taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması yahut kaçması ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması şartına bağlıdır.
Yine İİK'nın 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz talep eden taraf, dilekçesinde alacağı ve ihtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat edecek delilleri göstermek zorundadır. Görüldüğü üzere İİK'da ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için haklılığın tereddütsüz şekilde ispatı şartı aranmamakta, yaklaşık olarak ispat yeterli görülmektedir.
Tüm dosya kapsamına göre; talep eden bankanın üye iş yeri başvuru ve üyelik sözleşmesine istinaden sanal pos kullanımından kaynaklı ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, talep dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde, "sanal pos üzerinden mail order yöntemi ile hayali ürün satışı yapıldığı, hayali ürün satışına itiraz edildiği ve banka tarafından müşterilere ödeme yapıldığı" iddiasına yönelik somut bir belge ve delil sunulmadığı, ibraz edilen hesap kat ihtarnamesine dayanak somut bir belge sunulmadığından, bu belgenin de tek başına yeterli olmadığı, bu haliyle talebin yaklaşık ispat koşulu ile ortaya konulamadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği,..." gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin redine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep eden tarafça istinaf dilekçesi ile özetle; müvekkil bankanın Eskişehir Şubesi ile ...
Şirketi arasında akdedilen Üye İşyeri Başvuru ve Üyelik Sözleşmesine istinaden adı geçen borçluya Mobil Pos açıldığını ve kullandırıldığını, karşı tarafın turizm şirketi olması neticesi sanal pos üzerinden Mail order yöntemi ile fiziksel POS cihazı kullanmadan sanal ürün satışının gerçekleştirildiğini, pos sistemini kullanarak kredi kartları ile alışveriş yapan kullanıcıların daha sonra müvekkil bankaya itiraz etmeleri sonucunda bankanın 3. kişilere karşı sorumluluğu doğrultusunda firma yerine ödeme yapmak zorunda kaldığını ve ödemeler sonucunda borcun oluştuğunu,
24/12/2017 tarihinde yürürlüğe giren 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanunun Hükmünde Kararname'nin 6. ve devamı maddeleri uyarınca müvekkil bankanın A ve B grubu hisselerinin Hazine'ye intikal ettiğini, söz konusu hisselerin toplam oranının %58,45134 olduğunu, aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11. maddesinde ise "Sermayesindeki kamu payı %50'nin altına düşünceye kadar, alacaklarının tahsili amacıyla Banka tarafından açılmış veya açılacak dava veya takiplerde 02/07/1964 tarihli 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2nci,
23üncü ve 29uncu maddeleri ile 30/06/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun'un 1inci maddesi Banka hakkında uygulanmaz. Bankanın her türlü ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleriyle teminat şartı aranmaz." düzenlemesinin yer aldığını belirterek, verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
İhtiyati haciz talep eden vekili, karşı taraf-borçluların üye iş yeri başvuru ve üyelik sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını yerine getirmediklerini beyanla ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 257/1. maddesinde de; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK'nın 257/2. maddesinde de; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa" düzenlemesi bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İİK'nın 257. maddesinde öngörülen ihtiyati haciz koşularının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen değişik iş kararında isabetsizlik bulunmamıştır.
Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen değişik iş kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/505, K. 2024/758, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama