KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi Vekilleri
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2023
- Esas No
- 2021/494 - Karar No:2023/142 (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2)
- Esas no
- 2021/494
- Karar no
- 2023/142
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/03/2021
- Numarası
- 2019/297 E-2021/380 K
- Davacı
- ...-...
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 13/02/2023
Karar Metni
1.300 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirketin, işletmesinde kullanmakta olduğu iş makinelerinin kabin ve cam ve benzeri işlerinin işini yapmak üzere müvekkiline ait nasip kabin firmasıyla anlaştıklarını, 07.12.2017 tarihinde ve 15.11.2017 tarihinde fatura kesilerek işlemlerin tamamlandığını, toplam 10.230,06 TL iş yapıldığını, iş yapılmasının ardından defalarca ücret talep edilmişse de, davalı şirketçe sadece 3.000,00 TL ödeme yapıldığını, alacaklının cari hesap ekstresinden kalan alacağının 7.230,60 TL olduğunu, davalı aleyhine 7.İcra Müdürlüğü'nün 2019/4418 E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını,
bu takibe borçlu şirket tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek, davalıların icra takip dosyasına itiraz ettiğinden borçlunun itirazlarının iptallerine ve takibin devamına, davalı borçlunun itirazının haksız olması sebebi ile İİK nun 67/2 maddesi uyarınca alacağın %20sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra müdürlüğünden yollanan ödeme emrinin şirketin yetkili birimleri tarafından incelendiğini, tüm ticari defter-kayıt vs.evrakların tarandığını ve nihayetinde davacı tarafa herhangi bir borcun olmadığının görüldüğünü, bir an için borcun doğru olduğu varsayılsa dahi davacı/alacaklı tarafın, müvekkili şirketi usulüne uygun olarak temerrüde düşürmediği için takip öncesi dönem için faiz istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine, davacı tarafın, takip miktarının %20si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşmenin olmadığı, davacının, davalı adına yapmış olduğu "forklif kabini ve lastikli ön cam yapımı" hizmeti karşılığında fatura düzenleyerek ticari defter kayıtlarına intikal ettirdiği, taraflar arasında cari hesap düzeyinde işleyen ticari bir ilişki bulunduğu, Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2019/4418 esas nolu icra takip dosyası ile davacı tarafından davalı hakkında faturalardan kaynaklı 08.04.2019 tarihinde takip yapıldığı,
borçlunun takibe itiraz ettiği, davacıya ait 22.11.2019 tarihli bilirkişi raporu ekindeki ticari defter kayıt fotokopilerine göre davalı adına düzenlemiş olduğu dava ve takibe konu toplamı 10.230,60 TL olan 2 adet satış faturası alacağına karşılık "peşin fatura" şeklinde yapmış olduğu toplam 10.230,60 TL tahsilat kaydı düşüldüğünde davacının takip tarihi itibariyle alacağı olmadığı, davalıya ait ticari defterlerin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlere göre;
davacı tarafından düzenlenmiş dava ve takibe konu toplamı 10.230,60 TL olan 2 adet alış faturası alacağına karşılık yapmış olduğu toplamı 3.670,00 TL tahsilat kaydı düşüldüğünde davalının takip tarihi itibariyle 6.560,00 TL borcu olduğu,
davacının incelenen ticari defter kayıtlarında davaya konu Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2019/4418 esas nolu icra takip dosyasındaki 7.230,60 TL alacağın dayanağı olan 15.11.2017 tarih ... no 9.699,60 TL bedelli ve 07.12.2017 tarih... no 531,00 TL bedelli faturaların "peşin fatura" şeklinde toplam bedelinin tahsilatı yapılmış şekilde kayıtlı olarak gözükmesine karşılık davalının ticari defter kayıtlarında 6.560,60 TL borçlu olarak gözüküyor olması ve dosyaya takibe konu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafından herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Eskişehir 7 İcra Müdürlüğünün 2019/4418 esas
sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 6.560,60 TL asıl alacak ve 1344,16 TL faiz üzerinden devamına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20sine karşılık gelen 1312,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının fatura bedellerini tahsil ettiğini ticari defterlerine işlediğini, müvekkilinin kayıtlarında borçlu olarak gözükmesinin nedeninin ödemenin muhasebeciye doğru aktarılmamasından kaynaklandığını, hatalı ve eksik kayıt tutulmasının aleyhe sonuç doğurmaması gerektiğini, icra inkar tazminatı ve takip öncesi faizin kabulünün hatalı olduğunu ve müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1-Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/3826 esas 2022/1731 karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, taraflar arasında işin yapıldığı, tamamlandığı ve işin bedeli konusunda ihtilaf söz konusu olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın davalı iş sahibinin fatura bedellerini ödediğini iddia etmesine dayalı olduğu,
böylece ispat yükünün davalıda olup, anılan Yargıtay ilamı gereğince; davalının, karşı tarafın aleyhine olan ticari defter kayıtlarından yararlanamayacağı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
2-Temerrüt faizi başlangıç tarihi yönünden; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş (kesin vade bulunması) veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; borçlu temerrüde düşmüş olur (BK 101. TBK 117. madde).
Somut olayda; davalı takipten önce, yukarıda açıklanan yasa hükümleri gereğince temerrüde düşürülmediği gibi, taraflar arasında kararlaştırılmış kesin vade de bulunmamaktadır. Bu durumda; işlemiş faiz talebi yönünden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2021/494, K. 2023/142, 9 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama