İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2022/267 K.2023/649

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)

Esas2022/267Karar2023/649Tarih16 Mayıs 2023Okuma9 dk · 1.850 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/267
Karar No
2023/649
Karar tarihi
16 Mayıs 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.850 kelime·9 dk okuma·25 bölüm

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)

DOSYA NO

2022/267 Esas

KARAR NO : 2023/649

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/12/2021

NUMARASI

2016/16 Esas-2021/896 Karar (Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/230 Esas Sayılı Dosyası)

ASIL VE BİRLEŞEN

DOSYA DAVACISI

1 -....- ...

VEKİLLERİ

ASIL VE BİRLEŞEN

DOSYA DAVALISI

1 -... -...

VEKİLLERİ

DAVANIN KONUSU

İtirazın İptali (Satış/Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 16/05/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 17/05/2023

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Satış/Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davalarında mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkil şirket tarafından davalılarca oluşturulan Adi Ortaklık aleyhine başlattıkları ilamsız icra takibine konu faturalarda yer alan 5.731.728,64 TL tutarındaki malzemeleri temin ederek, davalı adi ortaklık yetkililerine imza karşılığında muhtelif tarih ve seri numaralı irsaliyeler ile teslim edildiğini, malzemelere ait faturaların tanzim edilerek 10.04.2015 tarihinde davalılara tebliğ edildiğini, ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, müvekkil şirketin, fatura bedellerinin tahsili amacı ile davalılar aleyhine Ankara 5 İcra Müdürlüğü'nün 2015/23083 Esas sayılı dosyasında takip başlattığını,

davalıların fatura içeriklerine 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz etmemeleri ve fatura konusu malları teslim alıp kullanmalarına rağmen alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiklerini, davalı adi ortaklığa teslim edilen fatura içeriği malzemelerin, adi ortaklık ile aralarındaki 28.06.2013 tarihli taşeron sözleşmesinden bağımsız şekilde satılan malzemeler olduğunu belirtilerek itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; dava konusu edilen takibe konu faturalara müvekkilince TTK 21.maddede öngörülen sürede itiraz edilmediği yönündeki davacı iddiasının doğru olmadığını, 10.04.2015 tarihinde müvekkillerine teslim edildiği iddia edilen faturaların 20.04.2015 tarihli ihtarname ekinde davacıya iade edildiğini, davacı, dava dilekçesinde ihtarname tarihinin 22.04.2015 olduğunu iddia etmekte ise de, bunun böyle olmadığının tespiti açısından mahkemece noterliğe yazı yazılmasını talep ettiklerini, faturalara süresi içerisinde itiraz edildiği için fatura içeriklerinin kesinleşmediğini, ispat külfetinin yer değiştirerek davacıya geçtiğini,

tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde takibe konu faturaların müvekkili şirketin ticari kayıtlarında intikal ettirilmediğinin görüleceğini, davacının faturalara konu malzemelerin 28.06.2013 tarihli taşeron sözleşmesinden bağımsız şekilde satıldığını iddia etmiş ise de, müvekkili şirketler ile davalı arasında satıma dayalı akdi bir ilişki bulunmadığını, fatura düzenleyen tacirin 6102 sayılı TTK'nun 21.maddesinin 2.fıkrasında anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişkin bulunması,

faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerektiğini, sadece fatura düzenlenmiş olmasının akdi ilişkinin varlığını ispatlayamayacağını, müvekkilleri adi ortaklık ile davacı yan arasında akdedilen "...

Hizmet Binası inşaatı” işine ilişkin sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen işlerin, ana malzemeler, işçilik, nakliye ve sarf malzemeleri v.b. dahil her şeyin fiyata dahil olduğunu, 4.madde de sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel olduğunun düzenlendiğini, takibe konu faturalar ve sevk irsaliyelerinde teslim edildiği gösterilen malların, 28.06.2013 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında, davacı tarafından sözleşme konusu imalatlarda kullanıldığını ve bedelinin hak edişler karşılığında davacıya ödendiğini, davacının hak edişler kapsamında bedelini, tahsil ettiği malzemeler için ayrıca icra takibine girişerek,

aynı malzeme için iki defa tahsilat yapmayı amaçladığını, davacının taşeron sözleşmesi kapsamında üstlendiği işlerde kullanacağı malzemelerini şantiye sahasına getirdiğini, ancak işleri tamamlamadan iş yerini terk ettiğini, müvekkil şirketler tarafından işe devam etmesi aksi halde sözleşmenin 6. maddesi gereğince feshedileceğinin 29.12.2014 tarihli noter ihtarnamesi ile bildirildiğini, davacının işyerini terk etmesi üzerine Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/5 D.

İş sayılı dosyasında 14.01.2015 tarihinde keşif yapılarak davacının yarım bıraktığı işlerin tespit ettirildiğini, davacının iş sahasını terk etmesinden aylar sonra takip konusu faturaları düzenlediğini, davacının yüklendiği işleri tamamlamadan iş yerini terk etmiş olması nedeniyle kalan işlerin davacı nam ve hesabına müvekkil şirketlerce ilave masraflar yapılarak üçüncü kişilere tamamlattırıldığını, işyerini terk ederek sözleşmeyi fesih eden davacının bu tutumu nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı zararlar için tazminat davası açma hakkının saklı olduğunu belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.

Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/230 Esas Sayılı Dosyasında;

Davacı vekili; müvekkili ile davalıların oluşturduğu Adi Ortaklık arasında 18.900.000,00 TL (KDV Hariç) bedelli 28.06.2013 tarihli Taşeron Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıların haksız olarak sözleşmeyi fesh ettiklerini, sözleşme, iş bu sözleşmeye ek olarak yapılmış olan %10 keşif artışı ve ikmal ihalesi kapsamında yapılmış işlere ilişkin ödenmemiş bedellerin ve haksız olarak nakde çevrilmiş olan 1.200.000,00 TL değerindeki teminat mektubu bedelinin davalılardan tahsili için başlatılan Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2015/23085 Esas sayılı icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; davacının yüklendiği işleri tamamlamadan işyerini terk ettiğini, kalan işlerin davacı nam ve hesabına müvekkili şirketler tarafından, ilave masraflar yapılarak üçüncü kişilere tamamlatıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; asıl dava yönünden; dava konusu faturalardaki malzemelerin sözleşme kapsamındaki tesisatlarla ilgili oldukları, bedellerinin hakedişlerle ödenmediği, davalı vekili, her ne kadar faturalara ilişkin sevk irsaliyelerini imzalayanın müvekkili şirketi temsile yetkili olmadığını savunmuş ise de, 26.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda faturalardaki malzemelerin eksik kalmış işlere ait olduğu tespit edildiği gibi, cevap dilekçesinde faturalara konu malzemelerin davacı tarafından sözleşme konusu imalatlarda kullanıldığının belirtilmesi nedeniyle bu savunmaya itibar edilemeyeceği, dava konusu faturalar çekişmeli olup,

davalı şirket tarafından kabul edilmediğinden TTK'nın 1530. maddesinin uygulanamayacağı, faturalar bedeli yönünden temerrüt oluşmadığı, işlemiş faiz talep edilemeyeceği, alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, birleşen dava yönünden; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 23. maddesinde belirtilen sözleşme eki, İdare ile Yapılan Ana Sözleşme Eki Şartnameler ifadesinin YİGŞ'ni kapsamadığı,

Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin sözleşme eki sayılamayacağı, sözleşmenin 16. maddesinde, taşeronun sözleşme maddelerinden herhangi birini kısmen veya tamamen yerine getirmemesi durumunda işine derhal son verileceği ve kesin teminatının nakde çevrilip irad kaydedileceğinin düzenlendiği, ancak sözleşmenin 17. maddesinde, sözleşmenin iptali halinde gelir kaydedilen teminatların taşeronun borcuna mahsup edilemeyeceği belirtilmesine rağmen feshe ilişkin 16.madde de, gelir kaydedilen teminatların taşeronun borcuna mahsup edilmeyeceğinin kararlaştırılmadığı, yapılan imalatlar nedeniyle taşeronun alacağının bulunduğu,

teminatı gelir kaydedilmesinin sözleşmenin 16. madde hükmüne aykırı olduğu, kaldı ki davacı taşeronun, proje değişikliği ve revizyonların bulunmadığı mahallerde de iş programına uymadığı, davalı yüklenicinin ise taşeronun iş teslim tarihi geçmesine rağmen imalatlara devam ettirdiği, en sonunda yeterli süre vermeden sözleşmeyi feshettiği, bu hali ile sözleşmenin feshinde her iki tarafında kusurlu olması nedeniyle de teminatın irad kaydedilemeyeceği, davacı taşeron şirketin sözleşme konusu ve %10 keşif artısı sonucu yaptığı imalatlar karşılığında 4.340.004,30 TL alacağı bulunduğu, dava adi ortaklık borcu nedeniyle adi ortaklara karşı açıldığı,

ikmal inşaatına ilişkin sözleşmenin dava dışı ... ve davalı ...ile imzalandığı, adi ortaklar ile davacı arasında imzalanan sözleşmeye dayanılarak ikmal inşaatı sözleşmesi kapsamındaki imalatlar nedeniyle talepte bulunulamayacağı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin kabul edilmediği belirtilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl davada işlemiş faiz yönünden taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin sabit olduğunu, faiz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, malzemelerin fiilen teslim alınmasından ötürü alacağın da likit olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, birleşen davada ikmal ilave işinin müvekkil şirket tarafından yapıldığının sabit olduğunu, sabit iken davanın tek başına ...

Şirketine açılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, %10 iş artışının davalı ile idare arasında yapılan 19-23 nolu hakedişlere yansıdığını, ilave imalatlara ilişkin imalatların da müvekkil tarafından gerçekleştirildiğinin kabulünün gerektiğini, ikmal işinin diğer taşeronlar tarafından yapıldığının kabulünün mümkün olmadığını, dava dışı ...

Şirketi ile 20/01/2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu tarih öncesinde şantiyede başka taşeronu bulunmadığını, davalının da bu şirket ile eksik ve ayıplı işlerin giderildiğini ikrar ettiğini, müvekkilin şantiyeden ayrıldığı 12/02/2015 tarihi itibariyle imalatların hesaplanması gerektiğini, ilave işler kapsamında idare-davalı arasındaki ilk iki hakedişin 06/01/2015 ve 02/02/2015 tarihli olduğunu, mahkemece borcun tarafı olarak görülen ...

Yapının davada taraf olduğunu, işlemiş faiz taleplerini reddine karar verilmesini hatalı olduğunu, icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğunu, takibe kötü niyetli ve haksız olarak itiraz edildiğini, ret gerekçesine göre davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, sözleşmenin feshinde davalının kusurlu olduğunu, aksi yöndeki tespitin hatalı olduğunu, davalının fesih öncesi yeterli süre vermediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın HMK'nın 297.maddesine uygun olmadığını, yeterli gerekçe içermediğini, Anayasaya aykırı olduğunu, asıl dava yönünden hükme esas alınan 26/10/2020 tarihli bilirkişi raporunun objektif kriterlere aykırı olduğunu, fatura konusu malzemelerin eksik işlere ilişkin olduğunu ve zımnen teslimini kabul ettikleri tespitinin tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, davacının faturalara dayalı alacağının bulunmadığını, taraflar arasında mal satım sözleşmesi bulunmadığını, fatura konusu malların şirket yetkilisine teslim edilmediğini,

davacının iş yerini terk ettiği tarihten sonra düzenlendiğini, irsaliyelerin temsile yetkili olmayan çalışanlara imzalattırıldığını, 2017 ve 2015 tarihli raporlarda fatura konusu malların bir kısmının hakedişlerde yüzdesel olarak ödendiğinin tespit edildiğini, mahkemenin faturaların çekişmeli olduğunu kabul ettiğini, birleşen dava yönünden kararın taşeron sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, sözleşmenin 21. Maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin sözleşme eki olduğunun belirtildiğini, gerekçenin hatalı olduğunu, 3 ayrı raporda fesih işleminin sözleşme hükümlerine uygun olduğunun belirtildiğini,

mahkemenin ortak kusur tespitinin hatalı olduğunu, sözleşmenin 16.ve 17. maddelerinin farklı olduğunu, taşeronun fiyat artışı talep edemeyeceğini, sözleşmenin götürü bedelli olduğunu, davacının yaptığı iş ve imalatlardan dolayı bedeli ödendiğini, davacının bakiye alacağının bulunmadığını, müvekkilin dava dışı ...

Şirketine yaptığı ödemelerin dikkate alınmadığını, sözleşmenin Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21. Maddesi gereği haklı feshedildiğini, götürü bedelli sözleşmelerde fazlasının istenemeyeceğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin emsal kararları dikkate alındığında davacının %10 keşif artışı ve ikmal işine ait alacağının bulunmadığının anlaşılacağını, 2017'deki bilirkişi raporunda feshin haklı olduğunun tespit edildiğini, buna göre teminatın irat kaydının da doğru olduğunu, müvekkil lehine vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, karar harcının hatalı hesaplandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını,

asıl ve birleşen davaların reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava Satış, birleşen dava Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, asıl dosya yönünden fatura konusu malzemelere ilişkin sevk irsaliyelerinin davalı çalışanı tarafından imzalandığının davalı tarafça kabul edilmiş olması da dikkate alınarak taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı yönünden asıl ve birleşen davalar için alınması gereken 179,90+179,90 TL olmak üzere toplam 359,80 TL harçtan peşin alınan 242,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 117,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davalılar yönünden asıl dosya için alınması gereken 391.534,38 TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 195.767,20 (97.883,60+97.883,60) TL harcın mahsubu ile bakiye 195.767,20 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davalılar yönünden birleşen dosya için alınması gereken 383.153,89 TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 191.576,94 (95.788,47+95.788,47) TL harcın mahsubu ile bakiye 191.576,95 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361.maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 16/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... · ✍e-imzalıdır Üye ... · ✍e-imzalıdır Üye ... · ✍e-imzalıdır Katip ... · ✍e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2022/267, K. 2023/649, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dosya No
  4. Karar No : 2023/649
  5. Türk Milleti Adına
  6. İstinaf Kararı
  7. Başkan : ... (...)
  8. Üye : ... (...)
  9. Üye : ... (...)
  10. Katip : ... (...)
  11. İncelenen Kararın
  12. Mahkemesi : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
  13. Tarihi : 23/12/2021
  14. Numarası
  15. Asıl Ve Birleşen
  16. Dosya Davacısı
  17. Vekilleri
  18. Asıl Ve Birleşen
  19. Dosya Davalısı
  20. Vekilleri
  21. Davanın Konusu
  22. Karar Tarihi : 16/05/2023
  23. Karar Yazım Tarihi : 17/05/2023
  24. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  25. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  26. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  27. Gerekçe
  28. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/267
Karar No
2023/649
Tarih
16 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/268 K.2023/533
  • İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/268 K.2023/118
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/269 K.2023/321
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/269 K.2023/363
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/269 K.2023/345
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/270 K.2023/465

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.