İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2022/271 K.2023/108

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a-6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

Esas2022/271Karar2023/108Tarih2 Şubat 2023Okuma12 dk · 2.407 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Esas No
2022/271
Karar No
2023/108
Karar tarihi
2 Şubat 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.407 kelime·12 dk okuma·20 bölüm

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a-6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

ESAS NO : 2022/271

KARAR NO : 2023/108

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/10/2021

NUMARASI

2020/698 Esas - 2021/657 Karar

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVANIN KONUSU

Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali

KARAR TARİHİ : 02/02/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2023

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA

Davacı vekili; davalı hakkında Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10348 esas numaralı takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattıklarını, 01.10.2020 tarihli fatura gereğince 70.000,00 TL asıl alacak tutarında ödeme emrinin 18.11.2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalının faturaya, takibe borcun tamamına, ödeme emrine, islemiş faize, faiz oranlarına itiraz ettiklerini, icra takibinin 23.11.2020 tarihinde durdurulduğunu, borçlunun itiraz ve beyanlarının tamamının gerçek dışı olduğunu, uyuşmazlık konusu işe dair davalı ile davacı arasında 14.05.2020 tarihli sözleşme bulunduğunu,

sözleşmenin 4. maddesinde mal ve hizmetler ile 5. maddesinde ürün fiyatının 100.000,00 TL belirtildiğini, bu bedelin 50.000,00 TL'sinin sözleşme tarihinde ödendiğini, kalan 50.000,00-TL'sinin hak ediş usulüne göre iş teslimine kadar ödeneceğinin belirtildiğini, sözleşmeye göre satıcının davacı .... Şti. olduğunu, alıcının bilgisi dahilinde satıcı şirketin .... Şti. ile birlikte ...

A.Ş.'nin sözleşmedeki bir kısım ithal özel üretim mobilyaların üretimini, teslimini ve montajını yapmış olduğunu, davacı tarafından sözleşmeye uygun işe başlandığını ve devam edilirken davalı yanca vazgeçildiğinin bildirilerek işin sonlandırılması,

ödenen 50.000,00 TL'nin iadesinin istendiğini, ... şirketinin aldığı 50.000,00 TL kısmi ödemeyi 03.06.2020 tarihinde iade ederek çalışmalarını durdurduğunu, aynı gün davalının iade edilen parayı geri göndererek davacının işe devam etmesini istediğini, davalı yanın sözleşmenin ifası sürecinde sözleşmede belirtilen mal ve hizmetlerde değişiklikler ve eklemeler yaptığını, bu değişikliklerin davacı firma tarafından mimari olarak defaten çizilerek davalıdan olur alındığını, işlemlerin davalının isteği ve onayında olduğunu,

davacının değişiklik ve eklemeleri kapsar şekilde sipariş üzerine özel ürettiği mal ve hizmetleri tamamlayarak eksiksiz şekilde davalıya teslim ettiğini, bu mal ve hizmetler karşılığında davalıdan 70.000,00 TL alacağının bulunduğunu ileri sürerek, davanın kabulünü, itirazın tümüyle iptalini, icra takibinin devamını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili; davacı tarafından itirazın iptali talep edilen Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10348 esas numaralı icra dosyası kapsamında takibe konulan faturanın, 14.05.2020 tarihli sözleşmeye dayandırıldığını, sözleşmenin taraflarının ... ve ... .... Ltd.

Şti. olduğunu, sözleşme ile ...'in aile konutu için üretilecek mallar ve verilecek hizmetlerin belirlendiğini, davalı şirketin bu sözleşmeye taraf olmadığını, davalı şirkete alacak talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, alacak talebinin ...'e yöneltilmesi gerektiğini, davalı şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir hukuki ilişki veya sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davanın esasa girilmeksizin husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, sözleşmede 100.000,00-TL götürü bedel üzerinden anlaşıldığını, süreç içerisinde sözleşmenin tarafı davacı ... ... tarafından dava dışı ...

A.Ş. tarafından sözleşmede belirtilen götürü bedelin aşılması sonucunu doğuracak alacak taleplerinde bulunulduğunu, davaya konu 70.000,00 TL bedelli fatura ile dava dışı ...

A.Ş. tarafından düzenlenen 19.312,00 TL bedelli fatura ve dava dışı ... tarafından yapılan ödemeler ile götürü bedelin aşıldığını, sözleşmenin ifası sürecinde sözleşmede belirtilen mal ve hizmetlerde değişiklikler ve eklemeler yapıldığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, takibe konu faturaya itiraz edildiğini, faturada belirtilen malların satışı veya tesliminin yapılmadığını, dava dışı ... tarafından 14.05.2020 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, dava dışı ... ile ... ... arasında akdedilen sözleşme ile kararlaştırılan ürünlerin sözleşme ile belirlenen süre sonunda üretilip teslim edilmediğini, ayıplı ifada bulunulduğunu,

dava dışı ... tarafından gönderilen Ankara 30. Noterliği'nin 22.09.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, ayıp ihbarında bulunulduğunu, ayıp oranında bedelden indirim tutarının iadesi ile 90.000,00 TL maddi tazminat ve 15.000,00 TL manevi tazminat tutarının ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin taraf sıfatı olmadığını, davacı şirkete karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak,

davacının delil tespiti, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin ve davanın reddini, davacı aleyhine icra takibine konu meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre. "Davacı ile davalı şirket yetkilisi ... arasında 14.05.2020 tarihinde ürün satış sözleşmesi yapılmış olup,sözleşme kapsamında yapılan 50.000,00 TL ödeme davalı ticari defterlerine işlenmiş olmakla ,sözleşmenin davalı tarafça benimsendiği kabul edilmiştir. Sözleşmeye göre davacı bir kısım malları imal ve teslim edecek ,davalı ise 100.000,00 TL ücret ödeyecektir.

Bu kapsamda davalı şirket tarafından davacıya 50.000,00 TL ödenmiştir.

Davalı şirket yetkilisi tarafından Ankara 30.Noterliğinin 22.09.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacıya ayıp ihbarında bulunulması ,taraflar arasındaki yazışmalar, faturalar, kabul edilen ve ödenen fatura içeriği mallar ile, sözleşme konusu malların uyumlu olması, projeler dikkate alındığında mahkememizce davacı tarafından sözleşme konusu edimlerin ayıp iddiası baki kalmak üzere teslim ve ifa edildiği kabul edilmiştir.

Davalı tarafça ayıba dair haklar iş bu davanın konusu yapılmamış olmakla bu hususta irdeleme yapılmamıştır.

Bu açıklamalar kapsamında sözleşme bedeli olan 100.000,00 TL'nin, 50.000,00 'si ödenmiş olmakla ,davacının bakiye 50.000,00 TL alacağı kaldığı, davacının ilave işe ilişkin iddiasının ispatlanamadığı" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun Ankara 24. İcra Dairesinin 2020/10348 Esas sayılı dosyasında 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptaline , bu miktar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin satıcı şirket ile birlikte bir kısım imalatların üretimini, teslimini ve montajını yaptığını, davalı tarafın sözleşmede belirtilen mal ve hizmetlerde yaptığı değişiklikler ve eklemelerin her defasında müvekkili tarafından mimari olarak yeniden çizildiğini, bu çizimler ve olur işlemlerine ilişkin belgelerin mevcut olduğunu, mahkemenin kabul edilip ödenen fatura içeriği mallar ile sözleşme konusu malların uyumlu olduğunu tespit ettiğini ancak, değerlendirmeyi ekleme ve değişikliklere dair yazışma ve mimari içeriklere ilişkin olarak yapmadığını,

mahkemenin sözleşme bedelinin 100.000,00 TL olduğu, bu bedelin 50.000,00 TL'sinin ödenmediği düşüncesinde olduğunu, 20.000,00 TL'lik bedelin de, ilave iş olarak adlandırıldığını, ve bunun ispatlanamadığını kabul ettiğini, bu kabulün doğru olmadığını, taraflar arısındaki sözleşmeye sonradan el yazısı ile bir kısım eklemeler yapıldığını ve taraflarca bu değişikliklerin paraf edildiğini, bu nedenle geçerli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeye taraf olmadığını, bu nedenle kendisini husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşme kapsamında müvekkili şirkete fatura kesilmek suretiyle alacak talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından takibe konu edilen faturaya itiraz edildiğini, faturada belirtilen malların satışı ve tesliminin yapılmadığını, faturaya konu malların teslimine dair bir delil sunulmamış olmasına rağmen, teslim olgusunun varlığı benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının da oluşmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

... ve ... arasında imzalanan 14/05/2020 tarihli sözleşmede davacı şirket satıcı davalı şirketin yetkili temsilcisi ... ise alıcı olarak gösterilmiştir. Davacı şirket bu sözleşme çerçevesinde davalı şirkete ... ürünleri imal edip teslim ettiğini, davalının iş bedelinin bir kısmını ödemediğini, icra takibi başlattıklarını ancak, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket ise sözleşmenin tarafının ... olduğunu kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, ... 'in de sözleşmeyi feshettiğini davacıya bir borçları olmadığını savunmuştur. Mahkemece mali müşavir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne 50.000,00 TL üzerinden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

1- Sözleşmede taraf olarak gösterilen ... de davalı şirketin yetkili temsilcisidir. Dosya arasına alınan davacının, davalının ve davalı şirketin yetkili temsilcisi ...'in keşide ettiği ihtarname içerikleri, davalı şirket yetkili temsilcisinin sözleşmeyi şirket adına imzaladığını göstermektedir. Diğer yandan sözleşme konusu ürünlerin bir kısmı ile ilgili olarak düzenlenen 01/07/2020 tarihli ve 50.000,00 Tl bedelli fatura davalı şirketin ticari defterlerine kayıtlıdır.

Davalı şirket defterlerine göre davalı, söz konusu sözleşme doğrultusunda davacıya 50.000,00 TL ödeme yapmıştır. Yargıtay kapatılan 15. Hukuk Dairesi yerleşik içtihatlarında kısmi ödemenin sözleşmenin varlığını göstereceğini belirtmektedir. Bu nedenlerle Dairemizce davalı şirketin kendilerine husumet düşmeyeceği yönündeki itirazı yerinde bulunmamış, mahkemenin taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğuna yönelik kabulü isabetli bulunmuştur.

2-Davacı taraf eser sözleşmesinin varlığını ispat etmiştir. Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Teslimi kanıtlama yükü yüklenicidedir. Bu teslimin nasıl kanıtlaması gerektiği uyuşmazlığın çözüm noktasını oluşturmaktadır.

Yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/1047 Esas, 2020/2622 Karar).

Somut olayda mahkeme, sözleşmede belirtilen bir kısım mallara yönelik olarak ve 50.000,00 TL bedel üzerinden düzenlenen 01/07/2020 tarihli fatura ile bu faturanın ödendiğine dair davalı defterlerindeki kayıt ile ve de 28/07/2020 tarihli teslim tutanağı ile, davacının sözleşme konusu tüm ürünleri teslim ettiği, sözleşme bedelinin 100.000,00 TL, davalı ödemesinin 50.000,00 TL olduğu, davacının 50.000,00 TL bakiye alacağı bulunduğu düşüncesiyle bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiştir.

Dosya arasına alınan davacı şirket çalışanları ...'in düzenledikleri 28/07/2020 tarihli teslim tutanağı, davalı tarafın imzasını içermemektedir. Bu nedenle, bu belge ile dava konusu mobilyaların davalı şirkete teslim edildiğini kabul etmek mümkün değildir.

Dosya arasına alınan ihtarnameler incelendiğinde, davalı şirketin yetkili temsilcisi ...'in keşide ettiği Ankara 30. Noterliğinin 22/09/2020 tarihli ihtarnamesinde, sözleşme süresi içerisinde işin yapılmadığı belirtilerek, sözleşmenin feshedildiği ayıplı ifa nedeni ile, bedelden indirim, maddi ve manevi tazminat talep edileceğinin ifade edildiği görülmektedir. Davacı şirket ve dava dışı ...

A.Ş.'nin ...'e keşide ettikleri Ankara 24. Noterliğinin 13/10/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, davacı şirketin mobilyaların hazır olduğunu ancak, teslim alınmadığını 70.000,00 TL alacakları bulunduğunu belirterek, maddi ve manevi zararların talep edileceğinin ifade edildiği görülmektedir.

Davalı şirketin, davacı şirkete keşide ettiği Ankara 30. Noterliğinin 16/10/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ise, davalı şirketin takip ve dava konusu 01/10/2020 tarihli ve 70.000,00 TL bedelli faturada belirtilen malların kendilerine teslim edilmediğini, faturayı kabul etmediklerini, faturanın iade edildiğini ifade ettikleri görülmektedir.

Bahsedilen teslim tutanağı ve ihtarları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, 28/07/2020 tarihli teslim tutanağında davalı tarafça mobilyaların teslim alındığına dair bir teslim alan imzası bulunmadığından ve de davacı tarafça teslim tutanağından sonra keşide edilen 13/10/2020 tarihli ihtarnamede, malların teslime hazır olduğu ancak teslim alınmadıkları belirtildiğinden, takip ve davaya konusu 01/10/2020 tarihli ve 70.000,00 TL bedelli faturaya konu mobilyaların dava öncesinde ve yargılama aşamasında davalı iş sahibine teslim edilmediği anlaşılmaktadır.

Taraf şirketler arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu yukarıda 1. madde de izah edilmişti. Bu durumda, davacı yüklenicinin dava ve takip konusu faturada belirtilen ... ürünlerini sözleşmeye uygun bir şekilde davalı şirkete teslime hazır ettiğini kanıtlaması durumunda iş bedeli talep edebilecektir.

Yüklenici söz konusu mobilyaları sözleşmeye, davalının ekonomik kullanım amacına, bilim, fen ve tekniğe uygun olarak ürettiğini ispatlaması halinde ancak iş bedeline hak kazanacaktır. Yüklenicinin bu şekilde bir ispat yapması halinde davalı şirket yetkili temsilcisinin sözleşmenin feshedildiğine dair ihtarnamesi de hukuki bir sonuç doğurmayacaktır.

O halde mahkemece uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi için izlenmesi gereken yöntem, davacı tarafa takibe ve davaya konu faturada belirtilen ... ürünlerinin nerede bulundukları hususu sorulmak suretiyle, bu mobilyaların bulunduğu yerlerde ... konusunda uzman bir bilirkişi ve eser sözleşmeleri konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp söz konusu mallar incelenmek sureti ile, bu malları özel üretim olup olmadığı tespit edilmeli, özel üretim (mobilyalar davalının kullanım amacına uygun ve davalı iş sahibinin işine yarayacak vasıfta ise) olduklarının tespit edilmesi halinde;

davacı yüklenicinin iş bedeline hak kazanacağı gözetilerek, bunların bedelleri işin yapıldığı 2020 yılı mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplatılmalı, birlikte ifa kuralı çerçevesinde davalı tarafın ayıp savunması ve ayıp nedeni ile semen tenzili talebi de incelenip değerlendirilmek sureti ile, dava konusu mobilyaların davalıya teslimi koşuluyla davanın kabulüne yahut kısmen kabulüne karar verilmelidir.

Davacı tarafça dava ve takip konusu ... ürünlerinin hazır edilememesi halinde yahut bilirkişi heyetince söz konusu mobilyaların özel üretim olmadıklarının belirlenmesi halinde ise; davanın reddine karar verilmelidir.

3-İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.

İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nın 07.06.2006 tarihli ve 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).

Yukarıda belirtilen ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayda davacı yüklenici, iş bedelinden bakiye alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı ilâmsız icra takibine davalı iş sahibi borçlunun haksız itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili talebinde bulunmuştur.

Davalı ise, pasif husumet itirazında bulunmuş, ...'in sözleşmeyi feshettiğini, bu kişinin çektiği ihtarname ile malların süresinde teslim edilmediğini, ayıplı ifada bulunulduğunu bildirdiğini savunmuştur. Yapılan yargılama sürecinde icra takip dosyası getirilmiş, tarafların göstermiş oldukları kanıtlar toplanıp, bilirkişiden raporlar alınmış, alacak-borç durumu yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna göre belirlenmiştir.

Bu durumda dava, konusu itibariyle yargılamayı gerektirir özellik arzetmektedir. Takibe konu edilen alacak likit değildir. Bu nedenle mahkeme kabulüne göre, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/698 Esas, 2021/657 nolu kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... · E-imzalıdır Üye ... · E-imzalıdır Üye ... · E-imzalıdır Katip ... · E-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2022/271, K. 2023/108, 2 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2022/271
  4. Karar No : 2023/108
  5. Türk Milleti Adına
  6. İstinaf Kararı
  7. İncelenen Kararın
  8. Mahkemesi : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
  9. Tarihi : 21/10/2021
  10. Numarası
  11. Davacı
  12. Vekili
  13. Davalı
  14. Vekili
  15. Davanın Konusu
  16. Karar Tarihi : 02/02/2023
  17. Karar Yazım Tarihi : 06/02/2023
  18. İddia
  19. Savunma
  20. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  21. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  22. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/271
Karar No
2023/108
Tarih
2 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/273 K.2023/116
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/273 K.2023/114
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/274 K.2023/132
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/275 K.2023/109
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/275 K.2023/126
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/275 K.2023/90

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.