KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/158 - 2024/1121
- Dosya no
- 2023/158 Esas
- Karar no
- 2024/1121 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi
Karar Metni
1.739 kelime·9 dk okuma·18 bölüm
HMK 353/1-a-6)
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/04/2022
NUMARASI
2020/314 Esas-2022/269 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU
Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 24/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı arasında 30.03.2016 tarih ve 2016/111 sayılı sözleşmenin düzenlendiğini, sözleşmenin konusunun "piknik alanları, mezarlıklar, havuzlar ve göletler ile belediyeye ait tesislerin bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik bakım ve onarım işlerinin yapılması" olduğunu, sözleşme tutarının KDV hariç 5.981.577,38 TL olup, sözleşme süresinin 31.12.2016 tarihinde sona ereceğini, sözleşme imzalandıktan sonra müvekkili şirket tarafından işe başlanıldığını, sözleşme çerçevesinde yapılacak işlerin davalı şirketin talep ve talimatları doğrultusunda peyder pey yapıldığını,
müvekkili şirket tarafından işin yani ihale konusu edimlerin tamamlandığını, işin kesin kabulünün yapıldığı 21.01.2019 tarihi itibariyle müvekkili şirketin, davalı şirketten 638.797,31 TL kesinleşen alacağı bulunduğunu, davalı şirket tarafından işin kesin kabul ile teslim alınmasına rağmen müvekkili şirketin alacağının davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından alacağının tahsili amacıyla Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2786 E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu ifade ederek,
davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
YANIT
Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle. Davacıya tüm hakediş bedellerinin ödendiğini, emanet ve teminat kesintileri dışında davacının alacağının kalmadığını, taraflar arasında düzenlenen 30.03.2016 tarihli sözleşmenin “5-ödeme koşulları” başlıklı maddesinin b bendinde.
"Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin ...'nın hak edişlerinden herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple kesinti yapması halinde; ... yapılan bu kesintiyi aynı şekilde ve aynı miktarda yüklenici'ye yapacağı ödemeye yansıtacak, kesilen miktar kadar yüklenici'ye eksik ödeme yapacaktır.
Bu husus yüklenici tarafından kesin ve dönüşü olmayacak şekilde kabul edilmiştir. ”, 7. maddesinde ise; “..., Yüklenicinin her hak edişinden (KDV Hariç) hak ediş bedelinin %5'ikadar emanet kesintisi yapacaktır.
Yapılan bu kesintiler, yüklenicinin ... ile işin kesin kabulünü yapması ve hak edişin (sözleşme bitim tarihinde düzenlenen ve Büyükşehir Belediyesince onaylanmış hak edişin) onaylanmasından sonra kesilen emanet tutarı yükleniciye iade edilecektir.” ifadelerine yer verildiğini, davacı şirketin yapmış olduğu işlerin henüz Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanmamakla birlikte, kesin hak edişin gerçekleşmemiş olduğunu,
onaylanmayan ve ödemesi Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmayan durumlarda sözleşmenin 5. maddesi gereğince eksik ödeme yapılacağının yüklenici tarafından kesin ve dönüşü olmayan bir şekilde kabul edilmiş olduğunu belirterek, davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2022 tarihli ve 2020/314 Esas ve 2022/269 Karar sayılı kararında özetle; Dava; Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında 30/03/2016 tarihli sözleşmenin varlığı ihtilafsızdır. Davacı sözleşme ile "Ankara İli Sınırları İçerisinde Bulunan Parklar, Refüjler, Yan Bantların Yeşil Alanları, Piknik Alanları, Rekreasyon Alanları, Mezarlıklar, Havuzlar ve Göller ile Belediyemize Ait Tesislerin Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşini" yüklenmiştir. Davacının sözleşmeden kaynaklanan edimini ifa ettiği, davalı iş sahibinin hakediş bedelini ödediği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Takibe konu alacağın, davalı iş sahibinin, davacıdan kestiği emanet ve teminat kesintileri olduğu, davalının, asıl iş sahibi olan Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından, işin kesin kabulünün yapılmaması sebebi ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereği ödemediği belirtilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 30.03.2016 tarihli sözleşmenin “Ödeme Koşulları” başlıklı 5. maddesinin (b) bendinde. "Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin ...'nın hak edişlerinden herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple kesinti yapması halinde; ... yapılan bu kesintiyi aynı şekilde ve aynı miktarda YÜKLENİCİ'ye yapacağı ödemeye yansıtacak, kesilen miktar kadar YÜKLENİCİ 'ye eksik ödeme yapacaktır.
Bu husus YÜKLENİCİ tarafından kesin ve dönüşü olmayacak şekilde kabul edilmiştir.” Sözleşmenin 7. maddesinde ise; “..., Yüklenicinin her hak edişinden (KDV Hariç) hak ediş bedelinin %5'i kadar emanet kesintisi yapacaktır.
Yapılan bu kesintiler, Yüklenicinin ... ile işin kesin kabulünü yapması ve hak edişin (sözleşme bitim tarihinde düzenlenen ve Büyükşehir Belediyesince onaylanmış hak edişin) onaylanmasından sonra kesilen emanet tutarı Yüklenici 'ye iade edilecektir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Ankara Büyükşehir Belediyesinin 22/11/2021 tarihli cevabi yazısında; "Dava konusu işe 25.01.2016 tarihi itibari ile sözleşmenin amir hükümleri ve bentleri gereği başlanılarak 02.04.2018 tarihi itibari ile bitirildiği ve Hizmet İşleri Kabul Tutanağının 22.01.2019 tarihinde İdarece onaylandığı, Kesin Hesap Raporunun onaylanmadığı" bildirilmiştir.
Buna göre somut olayda; Taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesine göre; davalı tarafça yapılan emanet kesintilerinin sözleşme bitim tarihinde Büyükşehir Belediyesi tarafından hakedişin onaylanmasından sonra yükleniciye iade edileceğinin düzenlendiği, Ankara Büyükşehir Belediyesinin 22/11/2021 tarihli cevabi yazısına göre kesin hakedişin yapılmadığı, böylelikle takip tarihi itibari ile alacağın muaccel olmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen 27.06.2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı ... arasında 30.03.2016 tarihli yapım işlerine ilişkin sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği üstlendiği edimlerini yerine getirerek, 07.06.2018 tarihinde saha işlerini tamamladığını ve akabinde teslim sürecini yürüttüğünü, davalı ve ihale makamı olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile müştereken düzenlenen tutanak ile 21.01.2019 tarihinde hizmet işleri kabul tutanağı tanzim edilerek,
müvekkilinin üstlendiği işi ihale makamına böylece teslim ettiğini, Büyükşehir Belediyesi adına muayene ve kabul komisyonu üyelerinin, davalı şirketin yetkililerinin ve müvekkili şirketin imza ettiğini, bu teslim tutanağının Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı tarafından onaylandığını, bu haliyle tutanağın Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40 maddesinde tanımlanan "kesin kabul tutanağı" niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten 638.797,31 TL alacaklı olduğunun kesin olduğunu, dava konusu işin tesliminin 21.01.2019 tarihinde müştereken düzenlenen kabul tutanağı ile yapıldığını, Yapım İşleri Genel Şartnamesine göre,
teslim tarihinden itibaren 6 ay içinde kesin hesabın, takip eden 1 ay içinde de ödemenin yapılması gerektiğini, müvekkilinin ediminin 21.01.2019 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra yapılması gereken işlemlerin Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılması gerekli işlemler olup, Yapım İşleri Genel Şartnamesine göre 7 ay sonra müvekkilinin alacağının 21.08.2019 tarihinde muaccel hale geleceğini, Ankara Büyükşehir Belediyesinin keyfi ve siyasi olarak kesin hakediş yapmamasının, alacağın muaccel olmasına engel olmadığını, somut olayda taraflarınca müştereken 21.01.2019 tarihinde kesin kabul/teslim tutanağı tanzim edildiğini,
şartname hükümlerine göre idarenin 21.07.2019 tarihine kadar kesin hesap raporunu düzenlemek ve 21.08.2019 tarihine kadar da hak edişi ödemekle mükellef olduğunu, müvekkilinin sabit olan 638.797,31 TL alacağının, 21.08.2019 tarihi itibariyle muaccel olduğunu, davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değenlendirilmesi sonucu davalarının reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi karanını kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, davalının yüklenicisi olduğu, "Ankara İli Sınırları İçerisinde Bulunan Belediyeye Ait Tesislerin.
Parklar, Refüjler, Yan Bantların Yeşil Alanları, Piknik Alanları, Rekreasyon Alanları, Mezarlıklar, Havuzlar ve Göller ile diğer Tesislerin Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşini" konu alan 30/03/2016 tarihli hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı alt yüklenici, sözleşme tutarının KDV hariç 5.981.577,38 TL olduğunu, sözleşmenin 31/12/2016 tarihinde sona ereceğini, müvekkilinin edimleri tamamladığını ve işi teslim ettiğini, işin kesin kabulünün taraflar ile dava dışı işveren olan Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından düzenlenen 21/01/2019 tarihli tutanak ile yapıldığını,
ancak kesin kabule rağmen davalı nezdinde bulunan alacaklarının ödenmediğini belirterek 638.797,31 TL tutarındaki alacaklarının tahsili için davalı hakkında yapılan icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve %20 oranında müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı yukarıda ayrıntıları verilen gerekçelerle davanın reddini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Büyükşehir Belediyesine yazılan yazı cevabına göre, taraflar arasındaki işin kesin kabulünün henüz onaylanmamış olduğu ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre kesin hakedişin onaylanmasından sonra emanet kesintilerinin davacıya iade edilebileceği, kesin hakedişin takip tarihi itibari ile onaylanmamış olması sebebiyle davacının takip tarihinde muaccel olmuş bir alacağının bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.
Mahkemece işin taraflar arasında kesin hesabının çıkarılmadığından bahisle taşeron şirket tarafından açılan dava reddedilmiş ise de davacı tarafça işin davalı yükleniciye teslim edildiği, yüklenici tarafından da dava dışı iş sahibine teslim edilerek 21.01.2019 tarihli tutanak ile bu durumun tespit edildiği halde davalı yüklenicinin kesin kabule yanaşmayarak davalı nezdinde kalan alacaklarını ve nakit teminat kesintilerini iade etmediğini belirtmiş olduğundan ve uyuşmazlık mahkeme önüne geldiğinden tasfiye kesin hesabının mahkeme tarafından çıkarılması gerekir.
Bu nedenle taraflar kesin hesabın yapılması konusunda anlaşamadıkları ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşme eki olmadığından 6100 sayılı HMK’nın 266 ve devamı madde hükümlerine göre mahkemece seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna sözleşme ve ekleri, özellikle sözleşme eki şartname ve projeler ile dava dışı iş sahibi Büyükşehir Belediye Başkanlığı nezdindeki tüm ihale evrak ve belgeleri ile hakediş raporları ve kesin kabul tutanakları getirtilerek dosyaya intikal ettirilen resmi evraklar, tarafların birlikte düzenledikleri tutanaklar ve taraflarca ibraz edilen tüm deliller dikkate alınarak tasfiye kesin hesabının gerekçeli mahkeme,
BAM ve Yargıtay denetimine elverişli olarak alınacak raporla çıkarttırılması ve davacı yanın takip tarihi itibari ile davalı yükleniciden alacaklı olup olmadığının tespiti gerekir. (Yargıtay Kapatılan 15.H.D. 2017/1500 Esas 2017/3422 Karar sayılı ilamı)
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusunun dairemizce kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/158, K. 2024/1121, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama