KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/291 - 2024/50 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a-6 Maddesi Uyarınca Kararın
Karar Metni
1.714 kelime·9 dk okuma·19 bölüm
Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)
ESAS NO : 2023/291
KARAR NO : 2024/50
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2022
NUMARASI : 2021/97 2022/874
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU
Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat
KARAR TARİHİ : 11/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/01/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA
Davacı vekili; ASKİ Genel Müdürlüğü Su Kalite Merkezi Yapım İşi ... ihale kayıt numarası ile
3.744.900,00 TL bedelle .... Ve Tic. Şti.’nde kaldığını, 10.07.2015
tarihinde sözleşme imzalanıp, 14.07.2015 tarihinde yer tesliminin yapıldığını,
davalı ... tarafından düzenlenen yapım işleri geçici kabul teklif belgesinde,
anılan işin ön incelemesinin yapıldığını, işin sözleşmeye uygun olarak tanımlandığı ve geçici kabule
hazır olduğunun belirtilmesi üzerine, davalılar ...’DAN oluşturulan geçici kabul komisyonu ile davalı şirket tarafından 23.05.2016 tarihli
yapım işleri geçici kabul tutanağı düzenlendiğini,
bu tutanakta, yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğunu, geçici kabule engel bir durumun
olmadığı belirtilerek, kendilerince tespit edilen toplamda 13 adet maddeden oluşan hata ve
noksanlıkların 13.06.2016 tarihine kadar davalı şirket tarafından giderilmesi istenmiş, söz konusu hata
ve noksanlıkların 13.06.2016 tarihinde yüklenici (davalı şirket) tarafından yerine getirildiği yapı
denetim görevlileri davalılar ...
ile kontrol amiri ..., Yatırımlar Şube eski Müdürü ... ile yüklenici firma
tarafından düzenlenen tutanakla kayıt altına alınmış olduğunu,
18.08.2016 tarihinde yapı denetim görevlileri davalılar ..., ... tarafından düzenlenen kesin kabul teklif belgesinde; işin ön
incelemesinin yapıldığını, işin sözleşmeye uygun olarak tamamlandığı ve kesin kabule hazır olduğunun
belirtilmesi üzerine, davalılar ...’dan oluşturulan
kesin kabul komisyonu tarafından 27.09.2017 tarihinde düzenlenen yapım işleri kesin kabul
tutanağında, yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, kesin kabule engel olabilecek eksik,
kusur ve arızaların bulunmadığını ancak kendilerince tespit edilen tutanak ekinde 54 maddelik noksanlık ve hataların giderilmesi
için 27.10.2017 tarihine kadar yükleniciye mühlet verildiği belirtilmiş, ancak yapım işleri kesin kabul
tutanağı aynı gün komisyonda görevli personel tarafından imzalanmış olduğunu, söz konusu hata ve
noksanlıkların 27.10.2017 tarihinde yüklenici firma tarafından yerine yetirildiği yapı denetim
görevlileri ve yüklenici firma temsilcisi tarafından düzenlenen tutanakla kayıt altına alınmış olduğunu,
her ne kadar yapı denetim görevlileri tarafından, geçici kabul komisyonu tarafından belirlenen
13 maddelik hata ve noksanlar ile kesin kabul komisyonu tarafından belirlenen 54 maddelik eksik ve
hataların davalı şirket tarafından giderildiği belirtilmiş ise de;
gerek geçici ve kesin kabul komisyonları tarafından, gerekse ASKİ Teftiş Kurulu tarafından
bilirkişi olarak görevlendirilen Ankara Büyükşehir Belediyesi Yapı Kontrol Dairesi Başkanlığında görevli teknik
personeller tarafından tespit edilen hata ve eksikliklerin benzer nitelikte olduğu ve
bunların binanın yapımı sırasında meydana geldiğinin anlaşıldığını,
tüm bu hususlar dikkate alındığında, imalat sürecinde idare adına denetim, kontrol, muayene
ve kabul işlemlerini yapmakla görevli davalı personel tarafından işin sözleşme ve eki belgelerinde
belirtilen usul ve esaslara riayet edilmediği, yapıda fiili olarak yapılması gereken denetimlerin eksik
yapılmış olduğunun tespit edildiğini,
dava konusu zararın tespitinden sonra, davalı şirkete ve diğer davalılara Strateji Geliştirme
Dairesi Başkanlığı tarafından, 168.547,12 TL’nin faizi ile birlikte idare hesabına yatırılması
gerektiğinin 18.11.2020 tarihinde yazı ile bildirildiğini, fakat davalılar tarafından her hangi bir ödeme
yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ASKI Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından
tespit edilen zararın şimdilik 10.000,00 TL’ sinin 18.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi
ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin
davalılar üzerinde bırakılmasına talep etmiş, 20/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 158.547,12 TL yükselterek, 168.547,12 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı şirket davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddini istemiş, davacı iddialarının yersiz olduğunu savunarak davanın esas yönünden de reddini dilemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava konusu “ASKİ Genel Müdürlüğü Su Kalite Merkezi yapım işi” ile ilgili olarak, davacı İşveren ASKİ Genel Müdürlüğü ile davalı yüklenici .... Ltd. Şti. arasında 3.744.000TL bedel üzerinden 10.07.2015 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin, Anahtar teslimi götürü bedel
sözleşme olup, işin süresinin 160 takvim günü olarak belirlendiği ve yer teslimi nin14.07.2015 tarihinde yapıldığı, akabinde 16.12.2015 tarihli davacı kurum olur'u ile %9 keşif artışı (337.041,00 TL) verilerek, toplam sözleşme bedelinin 4.081.941,00 TL olarak belirlendiği ve işin bitim tarihinin ise 14.04.2016 olarak belirlendiği, sözleşme kapsamında toplam 6 adet hakkediş düzenlendiği 05.01.2017 tarihli 6 no.lu kesin hakedişe göre sözleşme fiyatları ile yapılan imalat
bedelinin 4.081.941,00 TL olduğunun tespit edildiği, yapım işleri geçici kabul tutanağının, 14.04.2016 tarihi
geçici kabul itibar tarihi kabul edilerek 23.05.2016 tarihinde düzenlendiği, geçici kabul tutanağı
ekindeki tutanakta 13 kalem eksik iş (İnşaat kalemleri 10 adet, mekanik kalemleri 2 adet, elektrik
kalemleri 1 adet) kalemi tespit edildiği belirlenmiştir. Eksik işlerin tamamlanması için yükleniciye
13.06.2016 tarihine kadar süre verildiği 13.06.2016 Tarihli “Tutanak” başlıklı belgede, “Yapı Denetim Görevlilerince 13.06.2016
tarihinde iş mahallinde yapılan incelemelerde, kesin kabul heyetinin belirlemiş olduğu eksikliklerin
tamamlandığının” tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmakta ise de;
27.09.2017 tarihinde yapılan Kesin kabul tutanağı ekindeki tutanak ile 54 kalem (İnşaat kalemleri 18 adet, mekanik kalemleri 20 adet, elektrik kalemleri 16 adet) olarak
tespit edilen noksan ve kusurlu işler listesinde belirtilen işlerin büyük bölümünün geçici kabul
işleminden sonra tamamlanmadığının belirtildiği, 27.10.2017 tarihli Tutanak ile, Kesin kabul aşamasında 54 kalem (İnşaat kalemleri 18 adet, mekanik kalemleri 20 adet, elektrik kalemleri 16 adet) olarak tespit edilen noksan ve kusurlu işlerin
tamamlandığı belirtilmiş ise de, davacı kurum bünyesinde inşaat mühendisi, makine mühendisi ve elektrik mühendisi tarafından düzenlenen 16.03.2020 tarihli “Bilirkişi Kanaat raporu” ile
kesin kabul aşamasında tespit edilen noksan ve kusurlu işlerin tamamyaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dava konusu iş kapsamında tespit edilen noksan ve kusurlu işlerin, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre, toplam iş bedelinin %5’i oranı
kapsamında olduğunun belirlenmiş olup, bu noksan ve kusurlu işlerin tamamlanmasının yüklenici
firmanın sorumluluğunda olduğu,
dosyada yer alan bilgi ve belgeler kapsamında tanımı yapılan noksan ve kusurlu işlerin
tamamlanması için, davacı idare tarafından tespit edilen 12 kalem işin bedeli olan KDV hariç 159.974,22
TL tutarındaki bedelin serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğunun belirlenmiş olduğu, tespit edilen bu bedel üzerinden işin ihaleye çıkarılması ve ihale indiriminden sonra, ortaya çıkacak sözleşme bedeline KDV
ilavesi ile davacı işveren idare tarafından talep edilen 168.547,12 TL bedelin uygun bedel olacağının belirtildiği anlaşılmakla, belirlenen bu tutar üzerinden davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilince ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesinde zamanaşımı itirazı ileri sürülmüş ise de; Davaya konu eser sözleşmesinin 10.07.2015 tarihli olup, geçici kabul işleminin 23.05.2016 tarihinde, Kesin Kabul işleminin 27.09.2017 tarihinde yapılmış olduğu, Kesin hesap işleminin ise 28.08.2018 tarihinde yapıldığı, davaya konu sözleşmenin 4735 sayılı kanuna göre yapılmış olması nedeni ile zamanaşımı başlangıç tarihinin kesin hesap tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, ıslah tarihi itibariyle TBK 478 uyarınca 5 yıllık zamanaşımı sürenin dolmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafça davalı şirkete gönderilen ihtarnamenin 19.11.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, verilen 30 günlük sürenin 20.12.2020 tarihi itibariyle dolmuş olup, davalının bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü" gerekçesi ile, davanın kabulüne, 168.547,12 TL'nin 20.12.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, yerel mahkemece bu hususa ilişkin yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, dosya kapsamında yerinde keşif incelemesi yapılmadan, dosya üzerinden mahkemece belirlenen bilirkişiler tarafından salt davacı tarafından sunulan ASKİ Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 02/11/2020 tarihli raporu ve davacının beyanları doğrultusunda rapor düzenlendiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, yerel mahkemece eksik inceleme ve denetleme sonucunda verilen kararın hatalı olduğunu, davacının yapılan iş ile ilgili kusuru,
ihmali ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmediğini, yine kamu zararının oluşup oluşmadığı ya da şartlarının meydana gelip gelmediği, davacı idarenin Yapım İşleri Genel Şartnamesine aykırı hareket edip etmediğinin de araştırılmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı şirket yüklenicidir. Mahkemece davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında 10/07/2015 tarihli "Su Kalite Merkezi Yapımı" işine dair sözleşme imzalanmıştır. İşin geçici kabul ve kesin kabulü yapılmış olup, davacı Teftiş Kurulu raporu ile davalının yaptığı işin kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalının ve geçici kabul ve kesin kabul tutanağını düzenleyen kurum çalışanlarının davacıyı zarara uğrattıklarını iddia ederek tazminat talep etmiş, mahkemece davacı kurum çalışanları hakkındaki dava tefrik edilmiş, davalı şirket hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır.
6100 sayılı HMK'nın 288/1. maddesinde hakimin uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları aracılığı ile bulunduğu yerde inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkemece yargılama aşamasında dosya üzerinden bilirkişi raporu alınmak suretiyle, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece mahallinde bir keşif ve inceleme yapılıp davacı iddialarının doğruluğu araştırılmadan, kurum teftiş kurulu raporu ve davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlediği belgelere itibar edilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece mahallinde keşif yapılıp davacı iddiaları incelenmeli ve taraflar arasındaki sözleşme, sözleşme eki belgeler ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde bir hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Katip · E-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/291, K. 2024/50, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama