KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Esas No
- 2023/545 - Karar No:2025/94 (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
- Esas no
- 2023/545
- Karar no
- 2025/94
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/03/2023
- Numarası
- 2022/1136 E-2023/417 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 05/02/2025
Karar Metni
1.263 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin şahıs şirketi olarak davalı şirket ile şirketin bulunduğu sitenin kamera sisteminin
yapımı noktasında mutabakata vardıklarını, bu doğrultuda faturada belirtilen malzeme listesi
işçilikle birlikte toplam 65.926,60TL’ye davalı şirketin talebi kamera sistemini yaptığını, müvekkilinin, gönderdiği ve davalı tarafından kabul edilen teklif sonucunda kamera sistemini
döşedikten sonra teklifte belirtilen tutarı faturalandırarak davalı şirkete göndermiş ancak
davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme alınmaması üzerine Ankara 62.
Noterliğinin 20.07.2022 tarihli 36452 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete fatura
bedelini ödemeleri konusunda ihtarda bulunmuş, bunun üzerine davalı yan ödeme yapmadığı
gibi TTK’da belirtilen iade sürecinden çok sonra faturayı iade ettiğini belirttiğini, müvekkilinin
hala ödemenin gelmemesi üzerine davalı yanın iade faturasını kabul etmediğine dair Ankara
80. Noterliğinin 27.07.2022 tarihli 10406 yevmiye numaralı ihtarını göndermiş ve ardından
da alacağına kavuşmak adına Ankara Batı İcra Müdürlüğü 2022/43764 E. sayılı dosyası ile
davalı aleyhine icra takibi başlattığını beyan ederek, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/43764 E. sayılı dosyasına kötü niyetli olarak yapılan
itirazın iptaline, %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davacı tarafın dava dilekçesinde de ikrar ettiği
üzere kamera sistemini siteye yapmış olup, burada müvekkili şirketin herhangi bir
sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sitede bulunan kat maliklerinden sadece birisi
olup, kamera sistemi sanki sadece müvekkili şirkete yapılmış gibi, faturanın müvekkili şirket
adına düzenlenip müvekkili şirketin borçlandırılmak istenmesi usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu,
davacı tarafça açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar
verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin site yönetimi ile yapmış olduğu görüşmede
kurulduğu iddia edilen kamera sistemin ise site yönetimine teslim edilmediğini öğrendiğini, yani davacı tarafça tamamlandığı iddia edilen kamera sisteminin de iş teslimi site yönetimine
yapılmadığını, öncelikle davacı tarafça bu hususun açıklığa kavuşturulması ve iş tesliminin
kime ve ne zaman yapıldığının belirtilmesi gerektiğini, davacı taraf ayrıca takip talebinde
işlemiş faiz talebinde bulunmuş olmakla site yönetimine teslimini dahi yapmadığı işin
bedelinin faizinin de müvekkilinden tahsil edilmeye çalışılması usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...Davacı yan, davalı ile aralarındaki kamera sistemi kurulumuna ilişkin hizmet ilişkisi kapsamında faturadan kaynaklı alacağının bulunduğunu iddia ederek alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise, taraflar arasındaki hizmet ilişkisini kabul etmeyerek husumet itirazında bulunmuş ve davacı yana borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunup bulunmadığı ve davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacının davalı adına, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 55.870,00TL mal satış bildiriminde, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 55.870,00TL mal alış bildiriminde bulunduğu, davalının ise davacı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 55.870,00TL mal alış bildiriminde, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 55.870,00TL mal satış bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Bildirimlerin örtüştüğü görülmüştür.
Deliller toplanarak tarafların defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen 25/02/2023 tanzim tarihli bilirkişi raporuna göre iade faturasının ispatlanması halinde davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, aksi durumda ise davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 65.926,60TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
Dava konusu alacak, fatura alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani hizmet ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir hizmet ilişkisinde davacı taraf hizmetin ifasını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Taraf vekillerinin iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile dosya kapsamına göre, davacının davalıya 06/07/2022 tarihli KDV hariç 55.870,00TL, KDV dahil 65.926,60TL bedelli güvenlik sistemi kurulum montaj devreye alma açıklamalı fatura tanzim ettiği, davacının BS formuyla, davalının da BA formuyla bu faturayı vergi dairesine bildirdiği, davacının ve davalının defterlerinde işbu faturanın kayıtlı olduğu, davalının faturaya 8 gün içerisinde itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığı,
ancak davalı defterlerinde bu faturanın iade edildiğine dair kaydın bulunmasına karşın bu iadeye ilişkin davacı defterlerinde bir kaydın bulunmadığı, iade faturasının 22/07/2022 tarihli ve 65.926,60TL bedelli olduğu, davalı yanın 06/07/2022 tarihli KDV dahil 65.926,60TL bedelli faturayı defterine işleyerek Ba formuyla bildirmiş ve faturaya süresi içinde itiraz etmemiş olduğundan ve dosyadaki whatsapp yazışmaları dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde destekleyici yan delil olarak kabul edildiğinden davacının iddia ettiği akdi ilişkiyi ve alacağının varlığını ispatladığı kanaatine varılmıştır.
Bu halde ispat yükü yer değiştirmiş ve davalı yanın faturaya konu hizmeti almadığını ve faturayı süresi içinde iade ettiğini ispatlaması gerekecektir. Davalı yan bu yönde iade faturasının suretini sunmuş, başkaca bir delil sunmamıştır. Davalı defterlerinde iade faturası kayıtlıysa da bu defterlerin tek taraflı tutulmuş olması ve davacı kayıtlarında iade faturasının bulunmaması sebebiyle davalı defterleri bu savunma için davalı lehine delil olarak kabul edilememiştir.
Dosyaya sunulan fotoğraflar ile 05/07/2022 tarihli iş teslim tutanağı başlıklı belge ile hizmetin ifa edildiği anlaşılmış olmakla davalı yanın savunmasını ispat edemediği kabul edilmiş son çare olarak davalıya yemin delili hatırlatılmış, davalı bu delile başvurmayacağını beyan ettiğinden davacının bilirkişi raporuyla tespit edilen alacağına göre ve belgelendirilen noter masrafına göre davalının itirazının haksız oluğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin 2022/43764 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
asıl alacak miktarı likit olduğundan ve davalı yan takibe haksız itiraz ettiğinden alacak tutarının %20'si olan 13.276,15TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kamera sistemini siteye yapmış olup, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin kat maliklerinden biri olup, faturanın onun adına kesilmesi ve fatura iade edilmesine rağmen davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kat maliklerinin hissesi oranında bedelden sorumlu olduklarını, dosyaya yazılı bir sözleşme sunulmadığını, itiraz haklı olmasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/545, K. 2025/94, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama