İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2024/1009 K.2024/970

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebin kabulüne ve bu karara karşı davalı vekilinin yaptığı itirazın kısmen kabulü…

Esas2024/1009Karar2024/970Tarih19 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.116 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi Davacı Vekili

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
19 Kasım 2024
Dosya no
2024/1009 Esas
Karar no
2024/970 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/10/2024
Numarası
2024/572 Esas - (Derdest
Davalı
—
Davanın konusu
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan Tapu İptali Ve Tescil
İstem
İhtiyati Tedbir
Karar yazım tarihi
25/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.116 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebin kabulüne ve bu karara karşı davalı vekilinin yaptığı itirazın kısmen kabulü ile teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararının devamına dair verilen ara karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle. Dava dışı ...

Yapı Firması ve davacının tek yetkilisi olduğu ....Ticaret A.Ş. arasında inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmede belirtilen edimlerin yerine getirilmesi için yapılacak ödemelere ve devredilecek taşınmazlara yer verildiğini ve taşınmazların dava dışı şirkete devri konusunda mutabık kalındığını, sonrasında bakiye tutara ilişkin olarak taraflar arasında 29/05/2024 tarihli protokolün düzenlendiğini, ek protokolde belirlenen çekler ile ödemenin tamamlanması konusunda tarafların mutabık kaldığını, şirket yetkilisi davacının,

davaya konu ... parselde bulunan 80 nolu bağımsız bölümü dava dışı şirketin talimatı ile davalıya devrettiğini ancak yüklenici tarafından sözleşmede belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, teslim süresine kadar yerine getirilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenle davacının yetkilisi olduğu ....Ticaret A.Ş. tarafından sözleşmenin geriye etkili olarak feshedildiğini, davaya konu taşınmazın sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmemiş olması nedeniyle davacıya iade edilmesinin gerektiğini belirterek davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline,

bu talebin kabul edilmemesi halinde terditli olarak taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yine dava sonuçlanıncaya kadar davaya konu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Ayrıca davacı vekilinin itiraza karşı cevap dilekçesi vermediği ve duruşmada alınan beyanında; Davacı ...'in ... Şirketinin tek yetkilisi ve ortağı olduğunu, dekont ile yapılan ödemenin ... Yapı Şirketinin yetkilisi olan ...'ya yapıldığını, davanın tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup itirazın reddi ile ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

YANIT

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle.

Davacının iddialarını kabul etmediklerini ve öncelikle zamanaşımı defi ve hak düşürücü süre ile husumet, kesin hüküm, derdestlik itirazında bulunduklarını, husumet itirazında bulunduklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının dilekçesinde bahsettiği sözleşmelerin/protokollerin tarafının müvekkili olmadığını, yetki ve görev itirazında bulunduklarını, mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğunu, anılan sözleşmelerin tarafının müvekkili olmadığını, davacının ise, şirketin yetkilisi olarak tacir olduğu iddiasında olduğunu ancak huzudaki davayı şirket adına açmadığını,

müvekkili şirketin tapuya güvenerek bir şahıstan taşınmaz satın aldığını, huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında değil, Ankara Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev ve yetki alanında bulunduğunu, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılması nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu edilen protokolün belirtilen taşınmazların satım vaadine ilişkin olduğunu ve bu sebeple ilgili protokolün resmi yazılı şekilde yapılması gerektiğini, fakat anılan protokolün taraflar arasında adi yazılı şekilde yapıldığını, geçerli şekil şartına uyulmadığını,

söz konusu şekil şartına uyulmamış olan protokolün, kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olacağından anılan protokolün baştan itibaren hükümsüz olduğunu ve bu nedenlerle haksız açılan davanın reddine, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/09/2024 tarihli 2024/572 Esas sayılı derdest dosyası üzerinden verilen ara kararında özetle; Talep ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1 maddesine göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Aynı Yasa'nın 390/3 maddesine göre ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

Dosya kapsamından; davacının yetkilisi olduğu şirket ile dava dışı yüklenici arasında imzalanmış inşaat yapım işine ilişkin sözleşmede davaya konu ... parselde bulunan 80 nolu bağımsız bölümün sözleşmedeki ödeme planı kapsamında yükleniciye devredileceğinin kararlaştırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki diğer belgeler ile ihtiyati tedbirin geçici hukuki koruma sağlayıcı nitelikte olması gözetildiğinde yasada aranan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin kabulüne dair karar verildiği görülmüştür.

Davalı vekilinin verilen bu ihtiyati tedbir ara kararına itirazı üzerine mahkemece duruşmalı olarak yapılan değerlendirme sonucunda;

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2024 tarihli 2024/572 Esas sayılı derdest dosyası üzerinden verilen ara kararında özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1 maddesine göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Aynı Yasa'nın 390/3 maddesine göre ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

Dosya kapsamından; davacının yetkilisi olduğu şirket ile dava dışı yüklenici arasında imzalanmış inşaat yapım işine ilişkin sözleşmede davaya konu ... parselde bulunan 80 nolu bağımsız bölümün sözleşmedeki ödeme planı kapsamında yükleniciye devredileceğinin kararlaştırılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyadaki diğer belgeler ile ihtiyati tedbirin geçici hukuki koruma sağlayıcı nitelikte olması gözetildiğinde yasada aranan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın esas bakımından yerinde olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

Ancak tarafların ve uyuşmazlığın niteliği gözetildiğinde 6100 sayılı HMK.nun 392.maddesi uyarınca muhtemel zararlara karşılık teminat alınması yönündeki itiraz yerinde görülmüş ve davalı vekilinin itirazının teminat bakımından kısmen kabulü ile ve takdiren 150.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararının devamına dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili tarafından verilen 25/10/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle.

Öncelikle müvekkili adına kayıtlı ... parselde bulunan 80 nolu bağımsız bölüm için verilen ihtiyati tedbir kararı müvekkilinin mağduriyetine neden olduğundan, yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararın haksız olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, davacının, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, mahkemece yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinden bahisle ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ancak yaklaşık ispat koşulunun hiç bir şekilde gerçekleşmediğini,

mahkemece yaklaşık ispat koşulunun dayanağı olarak davacının yetkilisi olduğu şirket ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan inşaat yapım işine ilişkin sözleşmede davaya konu... parselde bulunan 80 nolu bağımsız bölümün sözleşmedeki ödeme planı kapsamında yükleniciye devredileceğinin kararlaştırılmış olduğunun belirtildiğini, bahse konu sözleşmenin, müvekkili dışında kişilerce hazırlanıp imzalanmış bir sözleşme olduğu gibi davacı tarafça her zaman tanzim edilebilecek nitelikte olduğunu, anılan sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılması gereken bir sözleşme olduğunu,

haliyle usulüne uygun düzenlenmiş geçerli bir sözleşmenin ortada olmadığını, kesin hükümsüz olan ve hukuki olarak geçerli olmayan bir sözleşmeye istinaden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinden bahsetmenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu edilen protokolün belirtilen taşınmazların satım vaadine ilişkin olduğunu ve bu sebeple ilgili protokolün resmi yazılı şekilde yapılması gerektiğini, fakat anılan protokolün taraflar arasında adi yazılı şekilde yapıldığını, geçerli şekil şartına uyulmadığını, söz konusu şekil şartına uyulmamış olan protokolün,

kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olacağından anılan protokolün baştan itibaren hükümsüz olduğunu, müvekkilinin, yüklenici konumunda olmadığını, müvekkiline anılan taşınmazın satışının yapıldığını, davacının tüm iddiaları ve dava dilekçesinin dayanağını teşkil eden sözleşmenin dava dışı ... Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve dava dışı ...

Tarım Gıda Hayvancılık Sanayi Ticaret A.Ş. arasındaki ticari ilişki olduğunu, tarafları ile bir alakasının olmadığını, müvekkilinin davaya konu ... parsel 80 numaralı bağımsız bölümü davacı ...’den satın aldığını, haliyle davanın tarafı dahi olmayan şirketlerin yaptığı sözleşme uyarınca müvekkilininin satın aldığı tapunun iptal ve davacı adına tescil talebi hukuka aykırı olduğu gibi müvekkilinin taşınmazına bu konu nedeniyle tedbir konulmasının da açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin emlak işiyle uğraştığını ve al - sat yaparak geçimini sağladığını,

haliyle mahkemece verilen tedbir kararının müvekkilinin sermayesini bağladığını ve müvekkiline büyük zarar verdiğini, buna rağmen tedbir için taşınmazın değeri ve müvekkilinin uğrayacağı zarar gözetilmeden 150.000,00 TL gibi cüzi bir miktar teminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, davacının iddialarını ispatlar nitelikte somut delil de sunmadığı gözetildiğinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ihtiyati tedbirin kabulü kararının kaldırılarak reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;

Dava, davacı ile dava dışı ... Yapı Ltd. Şti. Arasında düzenlenen 20/05/2024 tarihli inşaat yapım sözleşmesi ile 29/05/2024 tarihli ek protokol uyarınca dava dışı yüklenici ... Yapı Ltd.

Şti'nin talimatı ile davalı şirkete devri yapılan davaya konu... parselde bulunan 80 nolu bağımsız bölümün dava dışı yüklenici şirketin temerrüdü nedeniyle geriye etkili şekilde feshedildiği iddiasıyla davalıya yapılan devrin yolsuz tescil durumuna geldiği belirtilerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın rayiç değerinin davalıdan tahsili isteğine ilişkin olup davacı vekili dava sonuçlanıncaya kadar davaya konu taşınmazın tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesi isteğinde bulunulmuş,

mahkemece davaya konu ve üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilen taşınmazın uyuşmazlık konusu olduğu ve yaklaşık ispat koşulunun olduğu kabul edilerek ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, bu ara karara davalı yanın itirazı üzerine itirazın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin devamına karar verilmiş, bu ara karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda anlatılan nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK.nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.

HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu madde de; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.

İhtiyatı tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.

İhtiyati tedbire esas olan hakkın da iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.

Somut olayda, dava konusunun, davacının yetkilisi olduğu dava dışı ... Tarım Gıda A.Ş. şirket ile dava dışı ... Yapı Ltd. Şti. arasında düzenlenen 20/05/2024 tarihli ve 29/05/2024 tarihli sözleşme ve protokol kapsamında daire ve arsa karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca sözleşmedeki ödeme edimi karşılığında dava dışı yüklenici şirketin talimatı ile davalı şirkete devri yapılan davaya konu 80 numaralı bağımsız bölümün,

dava dışı yüklenici şirketin temerrüdü nedeniyle sözleşmenin geriye etkili şekilde feshedildiği belirtilerek davalı adına yapılan devrin iptali ile davaya konu taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescili istemine ilişkin olup bu dava kapsamında uyuşmazlık konusunu oluşturan taşınmazın tapu kaydı üzerine HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir şerhi konulması talep edilmiştir.

Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir konulan taşınmazın uyuşmazlık konusunu oluşturduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/572 Esas sayılı derdest dosyasından verilen 15/10/2024 tarihli ara kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

3-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2024/1009, K. 2024/970, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İstem
  5. Yanıt
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1009
Karar No
2024/970
Tarih
19 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2024/1010 K.2024/894
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1010 K.2024/1763
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/1011 K.2024/1508
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1011 K.2024/1031
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1011 K.2024/1764
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1012 K.2024/1765

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.