İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2024/152 K.2025/97

Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

Esas2024/152Karar2025/97Tarih30 Ocak 2025Okuma13 dk · 2.618 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Ocak 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/152 - 2025/97 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.618 kelime·13 dk okuma·19 bölüm

Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

ESAS NO : 2024/152

KARAR NO : 2025/97

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/09/2023

NUMARASI

2019/332 Esas - 2023/632 Karar

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

DAVANIN KONUSU

Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak

KARAR TARİHİ : 30/01/2025

KARAR YAZIM TARİHİ : 04/02/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA

Davacı vekili; taraflar arasında 01/03/2016

tarihinde "Betonarme İmalatı Yüklenici Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme uyarınca davalı

şirket tarafından yapımı üstlenilen ... parselde vaki ve kain AVM + İş Merkezi İnşaatının Demir Beton Hariç Her Türlü Malzeme, İşçilik, Nakliye,

Mobilizasyon, Masraflar vb. giderler, müvekkili taşeron şirkete ait olmak üzere konvansiyonel sistem ile beton

ve betonarme kalıbı işinin müvekkili şirket tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin üzerine düşen tüm sorumluluklarını yerine getirme amacıyla hareket etmiş olduğunu, ancak davalı işveren şirketin sözleşmenin 5.c.

maddesinde düzenlenen "Blokların Ayrıntılı Yer Teslim Takvimi" uyarınca sözleşme konusu AVM+iş merkezi

inşaatına ait A2, B1, B2, C1 ve C2 blokların teslimini sözleşmede belirtilen sürede müvekkili şirkete teslimini

gerçekleştirmediğini, davalı tarafın iş bu sözleşmeye aykırı davranışının tespiti ve iş bu sözleşmeye aykırı davranış neticesinde müvekkili şirketin uyuşmazlık konusu sözleşme uyarınca uğramış olduğu zararların hak ettiği alacağın gecikme

cezasının ve kar mahrumiyetinin tespiti amacıyla 20/12/2016 tarihinde müvekkili şirket tarafından Ankara 6. Sulh

Hukuk Mahkemesinin 2016/261 D. İş dosyası delil tespiti talep edildiğini, dosya kapsamında sunulan bilirkişi raporunda da; A2 nolu Bloğun tamamının yer teslimi, 25/05/2016 tarihi olmasına karşın tespit tarihi olan 30.12.2016

tarihinde dahi teslim edilmediğini, toplamda 215 gün,

B1 nolu Bloğun tamamının yer teslimi, 25.05.2016 tarihi olmasına karşın 24.11.2016 tarihinde tesliminin

yapıldığını, toplamda 179 gün,

B2 nolu Bloğun tamamının yer tesliminin 25.05.2016 tarihi olmasına karşın tespit tarihi olan 30.12.2016

tarihinde dahi teslim edilmediğini ve toplamda 215 gün,

C1 nolu Bloğun tamamının yer tesliminin 25.03.2016 tarihi olmasına karşın olan 24.04.2016 tarihinde

teslim edildiğini ve toplamda 30 gün,

C2 nolu Bloğun tamamının yer tesliminin 25.05.2016 tarihi olmasına karşın tespit tarihi olan 30.12.2016

tarihinde dahi teslim edilmediğini ve toplamda 215 gün olmak suretiyle toplamda 854 gün yer tesliminde gecikmiş olduğunu, anılan sözleşmenin 5.c. maddesi uyarınca davalı işverenin yükleniciye her gecikilen gün için 5.000,00 TL ödenmesini içerdiğini ve her

gecikilen günün işin teslim tarihine ilave edilmesi hususunda taraflarca anlaşmaya varıldığının belirtildiğini, söz konusu gecikmeler ve parçalı olarak verilen temeller üzerine yapılan parçalı imalatların müvekkili

şirketin ağır iş ve taşımalarda imalat kaybına sebebiyet verdiğini, ayrıca davalı tarafın davalı tarafın müvekkili şirketin işini

yapmasını engellemesi (davalı tarafın müvekkili şirket çalışanlarına hakaret ve tehditlerde bulunarak şantiye

alanından kovmaya çalışması neticesinde müvekkili şirketin yükümlülüklerini ifa etmesinin imkânsız hale geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL gecikme cezası, 5.000,00 TL maddi tazminat, 30.000,00 TL hakediş alacağı ile 15.000,00 TL kâr mahrumiyeti alacağının yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile cezai şart alacağı talebini 2.299.350,00 TL'ye, kâr kaybı talebini 320.592,25 TL'ye, imalat bedeli alacağı talebini 1.785.051,15 TL'ye yükseltmiş, maddi tazminat şeklinde belirttiği 5.000,00 TL'lik talebinden feragat etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili; taraflar arasında 01/03/2016 tarihinde ... Parselde arsa üzerine yapılacak AVM inşaatı konusunda Betonarme İnşaatı Yüklenici

Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin TBK 123 vd. maddelerinde düzenlenen “Karşılıklı Borç

Yükleyen Sözleşme” olduğunu, tarafların sözleşmeden doğan borçlarını temerrüde düşmeksizin ifa etmesi gerektiği halde davalı şirket

borçlarını süresinde ifa etmediğini, müvekkili şirket tarafından Ankara 60. Noterliği 20/12/2016 tarih ve 50560

yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek davacının sözleşmeden doğan borçlarını ifa etmediğini, sözleşmenin 13.m. gereğince müvekkiline verilmesi gereken 250.000,00 TL Banka Teminat Mektubunun taraflarına verilmediğini, sözleşmenin 2 ve 7/d.m. gereğince çalışan işçilerin sigorta giderleri davacı şirkete ait olduğu halde 311.000,00 TL

SGK sigorta pirim borcunun halen ödenmediğini,

yine ödenmeyen SGK işçi prim borçları nedeniyle şirketlerine SGK tarafından 94.476,00 TL

ödeme emri tebliğ edildiğini ve bu meblağın müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını,

yine şirketin cevap dilekçesinde ayrıntılı olarak belirttiği sözleşmeden kaynaklanan diğer yükümlülüklerini de yerine getirmediği gibi söz konusu yükümlülüklerinin yerine getirilmesini ihtaren talep etmeleri üzerine Ankara 16. Noterliği'ne ait 06/02/2017 tarih ve 02514 yevmiye nolu ihtarnameyi keşide ederek dava konusu sözleşmeyi feshettiğini, akdedilen 01/03/2016 tarihli sözleşmenin bizzat davacı tarafından feshedildiğini, davacının kendi feshettiği sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Taraflar dava konusu isteme dayanak 01/03/2016 tarihli "Betonarme imalatı yüklenici sözleşmesi" imzalandığı çekişmesizdir. Davacı yan alt yüklenici ve davalı ise; yüklenici konumundadır. Somut uyuşmazlık davalının davacı yükleniciye karşı sözleşme kapsamında edimini tam ve gereği gibi yerine getirip getirmediği, davacı şirket tarafından ihtarname keşide edilerek sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı ve davalının gerçekleştirdiği imalatlar yönünden eksik ve ayıplı iş mevcut olup olmadığı, bu hususlara bağlı olarak davacının dava konusu alacak ve tazminat talep kalemlerini davalıdan talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde; "Sözleşmenin konusu"

başlıklı 2.maddesinde; “İşveren tarafından yapımı üstlenilen, ... Parsel/de inşaatı devam etmekte olan iş merkezi inşaatında onaylı proje ve detayına uygun şekilde, işbu sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde fen, sanat kurallarına ve teknik şartnamelere, proje ve genel betonarme kalıp yapım tekniklerine uygun olarak, her türlü malzeme, işçilik, nakliye ve mobilizasyon masrafları, sigorta, vergi, resim, harç giderleri yükleniciye ait olmak üzere,

konvansiyonel sistem ile beton ve betonarme kalıbı yapılması işidir.”

hükmüne yer verildiği, "Fesih ve tazminat" başlıklı 12.maddesinde ayrıntılı olarak sözleşmenin feshi nedenlerinin düzenlendiği, sözleşmenin ihtara gerek kalmaksızın feshi ve sözleşme konusu işin nedenleri arasında alt yüklenici tarafından işin bitiş tarihinde bir aydan fazla gecikme olması ve yüklenicinin teknik, idari veya diğer sebeplerle işin devam etmeyeceğine karar vermesi hallerinin de öngörüldüğü, sözleşmenin söz konusu madde kapsamındaki nedenlerle yüklenici tarafından feshi veya alt yüklenici tarafından haksız olarak feshi halinde, işverenin işi başkasına vermek zorunda kalması

ve bu nedenle uğradığı zararın mevcut teminatla karşılanamaması halinde alt yüklenicinin bu zararı da tazminle yükümlü

olduğunun açıkça kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasında 01/03/2016 tarihli "betonarme imalatı yüklenici sözleşmesi" imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı alt yüklenici şirketin ... Parsel üzerinde inşaatı devam etmekte olan iş merkezi inşaatında onaylı proje ve detayına uygun şekilde, işbu sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde fen, sanat kurallarına ve teknik şartnamelere, proje ve genel betonarme kalıp yapım tekniklerine uygun olarak, her türlü malzeme, işçilik, nakliye ve mobilizasyon masrafları, sigorta, vergi, resim, harç giderleri alt yükleniciye ait olmak üzere,

konvansiyonel sistem ile beton ve betonarme kalıbı yapılması işinin ifasını üstlendiği, sözleşmenin "blokların ayrıntılı yer teslimi" takvimine ilişkin 5.maddesinde sözleşme konusu işin yapılacağı ön görülen A1 blok yönünden yer tesliminin yapıldığının açıkça belirtildiği, A2 blok yönünden tamamının 25/05/2016, C1 blok yönünden 25/03/2016, C 2 blok yönünden 25/05/2016, B1 blok yönünden 25/03/2016 ve B2 blok yönünden ise 25/05/2016 tarihine kadar işveren (yüklenici) tarafından gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü, aksi takdirde gecikme cezası olarak her gecikilen gün yönünden 5.000,00-TL ödenmesinin kararlaştırıldığı,

söz konusu ceza koşulunun hukuki niteliği itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 179/1. m.gereğince seçimlik ceza koşulu niteliğinde olduğu, bilindiği üzere sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için bir ceza kararlaştırılmış ise; aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını talep edilebilecek olmakla birlikte seçimlik cezanın talep edilebilmesi için aksi sözleşmede kararlaştırılmamış ise; sözleşmeden dönülmemiş ya da sözleşmenin feshedilmemiş olmasının zorunlu olduğu, (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.H.D.

Başkanlığı'nın 22/06/2023 tarih, 2022/335 E., 2023/847K. sayılı ilamı) dosyamızda davacı yan TBK'nın 125'inci maddesinde tanınan seçim haklarından, sözleşmeyi fesih seçimlik hakkını davalının temerrüdüne istinaden kullandığından, seçimlik ceza olarak kararlaştırılan ceza koşulu niteliğindeki gecikme cezasını talep hakkının bulunmadığı, diğer taraftan davacının dava konusu talepleri arasında yer alan kâr kaybı alacağı müspet zarar kalemi niteliğinde olup feshedilen sözleşme sebebiyle davacının malvarlığına girmesi gereken paranın girmemesi sebebiyle meydana gelen zarar kalemi olduğu,

6098 sayılı TBK'nın 125/son maddesi uyarınca sözleşmeyi haklı olarak fesheden taraf ancak olumsuz zararını isteyebileceği, olumlu zararını talep edememesine rağmen kural olarak davacı tarafından sözleşmenin feshedilmesi halinde müspet zararın (kâr kaybının) talep edilebilmesi için sözleşmede açık hüküm bulunması gerektiği, bu bağlamda taraflar arasındaki feshedilen sözleşmede yukarıda değinildiği üzere açık düzenleme yer aldığından,

davacı lehine dava konusu kâr kaybı alacağının da talep koşullarının oluştuğu, dosyamıza sunulan ikinci bilirkişi heyeti ek raporunun taraf vekillerinin itirazlarının dosyaya sunulan ödeme belgeleri ve tutanaklar ile diğer belgeli ödemeler ve davacı alt yüklenicinin yaptığı ödemeler kapsamında ayrıntılı olarak delil ve ödeme belgelerini irdeler mahiyette olup Mahkememiz'ce de benimsendiği,

davacı şirket tarafından davalı şirkete keşide edilen Ankara 16. Noterliği'ne ait 06/02/2017 tarih ve 2514 yevmiye sayılı ihtarname ile davacının işbu dava konusu alacaklarının ödenmediğinden bahisle taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, söz konusu ihtarnamenin dosyada mevcut tebligat parçasına göre muhatap davalı şirkete 08/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında; temerrüt olgusunun anılan tarihten itibaren gerçekleştiğinin kabulü gerektiği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile;

dava konusu 425.480,81 TL hak ediş alacağı ve 128.236,50 TL(KDV hariç) kâr kaybı alacağı dahil olmak üzere toplam 553.717,31 TL alacağın temerrüdün gerçekleştiği 08/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davacının gecikme cezası talebinin reddine, davacının maddi tazminat talebinin vâki feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini ancak, işin müvekkilinin müdahale alanı dışındaki sebeplerden dolayı gecikmeye uğradığını, işin gecikmesinin forekezıktan kaynaklanmadığını, kulevinç operatörlerinin elektriğinin kesilmesi, beton ve demir getirilmemesi gibi işin geciktiğini, 01/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda;

geç teslim nedeniyle sözleşmenin 3C ve 5C maddeleri uyarınca gecikme tazminatının 4.770.000,00 TL olduğu , teslimi yapılmayan bloklar yönünden inşaat seviyeleri dikkate alınarak yapılan terditli hesaplama neticesinde tazminatın 2.299.350,00 TL, kar kaybı zararının ise 320.591, TL olarak hesaplandığını, bu bilirkişi raporu ile de anlaşılacağı üzere müvekkilinin uğramış olduğu zararın hükmedilenden daha yüksek olduğunu, müvekkilinin haklarını koruyacak şekilde tanzim edilen iki adet bilirkişi raporu varken, yerel mahkemece gerekçe belirtilmeden yeniden rapor alınması ve ilk iki raporun görmezden gelinmesinin hatalı olduğunu,

eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafın sözleşmeyi feshi dikkate alınarak, temel beton imalat birim fiyatının 70,00 TL / m³ + KDV ile hesaplanması gerektiği halde 135,00 TL /m³ KDV üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, yine vergi ve maliye konusunda uzman yeni bir bilirkişiden konuya ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkilince bu hususlara ilişkin yapılan itirazların mahkemece dikkate alınmamasının da doğru olmadığını, mahkemece 2.113.964,02 TL tutarlı faturanın geçerli kabul edilerek,

gerçekte ticari kayıtlarında bulunmayan faturanın KDV'sinden dolayı müvekkilinin borçlu olduğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu, taraflarca kabul edilen hakediş raporlarına göre davacının toplam imalat alacağının 2.391.765,75 TL olduğunun kabul edildiğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Taraflar arasında 01/03/2016 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Davacı sözleşme gereklerini yerine getirdiğini iddia ederek, imalat bedeli alacağı, kâr kaybı tazminatı, cezai şart alacağı ve ayrıca maddi tazminat şeklinde alacak taleplerinde bulunmuş, sonrasında maddi tazminat olarak istediği alacak kaleminden feragat etmiştir. Davalı ise davacının işçilerinin sigorta primlerini ödemediğini, sözleşmeye aykırı eylemlerde bulunduğunu, sözleşmeyi de davacının feshettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2021/3130 Esas, 2021/2836 Karar)

1- Mahkemece yargılama aşamasında iki farklı bilirkişi heyeti kurularak bilirkişi raporları alınmış, ikinci bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Mahkemece sözleşmenin 5/c maddesindeki cezai şart maddesi seçimlik ceza olarak değerlendirilerek, sözleşmeyi fesheden davacının bu cezayı isteyemeyeceği belirtilerek cezai şart talebinin yerinde bulunmamıştır.

Söz konusu cezai şart ifaya ekli ceza mahiyetinde olup, davacı taşeronun gecikmeli yapıldığını iddia ettiği yer teslimi esnasında bir ihtirazi kayıt koymadığı görülmektedir. Ayrıca sözleşmeyi davacı taşeron feshetmiş olup, sözleşmede fesih halinde de bu cezanın istenebileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacının cezai şart talebi yersizdir. Mahkemenin cezai şart konusundaki kararı sonucu itibariyle doğru olmuştur.

Mahkemece sözleşmede fesih halinde de kâr kaybı istenebileceği yönünde hüküm bulunduğu belirtilerek bu talep kabul edilmiştir. Sözleşme incelendiğinde fesih halinde de davacının kâr kaybı tazminatı isteyebileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı görülmektedir. Sözleşmeyi davacı taşeron feshettiği için ve sözleşmede fesih halinde de kâr kaybı tazminatı istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı için, davacı ancak olumsuz zararlarını isteyebilecektir.

Davacı lehine olumlu zarar mahiyetindeki kâr kaybı tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yargılama aşamasında alınan her iki bilirkişi raporunda da davacının imalat bedeli alacağı sözleşmenin 3/a ve 3/b maddeleri doğrultusunda hesaplanmıştır. Davalı bu konuda sözleşmenin 3/c maddesi doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiğini iddia etmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı taşeron yükleniciden kaynaklanan sebepler ile ediminin bir kısmını yerine getirememiştir.

Sözleşmenin 3/c maddesindeki hüküm taşerondan kaynaklanan sebepler ile işin eksik bırakılıp gidilmesi halini düzenlemektedir. Bu nedenle bu konudaki mahkeme değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak mahkemece davalının elden ödediğini iddia ettiği miktar da davalı yüklenici ödemesi olarak, davacı taşeron imalat bedeli alacağından düşülmüştür.

Elden ödeme iddiasının dosya kapsamına göre yasal deliller ile ispatlanıp ispatlanamadığı yöntemince irdelenerek bu konuda bir sonuca ulaşılmalıdır.

2- HMK'ya dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2015 Tarihli 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/2. maddesi uyarınca, yazı işleri hizmetleri ilgilisine göre mahkeme başkanı veya hakimin denetimi altında ilgili yazı işleri müdür ve onun yönetiminde zabıt katibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür.

Bu yönetmeliğin 203/1.m. uyarınca, dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır.

208/11. m. uyarınca kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir. Belirtilen hükümlere göre, dava dosyalarının ve tüm kayıtların düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutulmasından yazı işleri müdürü ile ilgili personel birlikte sorumludur. .Bu yönetmelikle getirilen kurallar güvenli ve süratli bir yargılama için konulmuş kurallardır.

İlk derece mahkemesince gönderilen dosyada tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının tarih sırasına göre takılmadığı, tutanakların arasında müzekkere cevaplarının bulunduğu, dosya içerisine şeffaf dosya ile evraklar takıldığı, dizi pusulası düzenlenmediği görülmüş olup, dosyanın bu şekliyle okunmasının oldukça zorlaştığı dikkate alınarak mahkemece bahse konu yönetmelik doğrultusunda, istinaf incelemesi için gönderilecek dosyanın düzenlemesi yapıldıktan sonra sevk edilmesi hususuna da dikkate edilmelidir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/332 Esas, 2023/632 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,

8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Katip · E-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2024/152, K. 2025/97, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/152
  4. Karar No : 2025/97
  5. Türk Milleti Adına
  6. İstinaf Kararı
  7. İncelenen Kararın
  8. Mahkemesi : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
  9. Tarihi : 20/09/2023
  10. Numarası
  11. Davacı
  12. Vekili
  13. Davalı
  14. Davanın Konusu
  15. Karar Tarihi : 30/01/2025
  16. Karar Yazım Tarihi : 04/02/2025
  17. İddia
  18. Savunma
  19. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  20. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  21. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/152
Karar No
2025/97
Tarih
30 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/153 K.2025/17
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/153 K.2025/32
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/153 K.2025/32
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/153 K.2024/778
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/154 K.2025/26
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/154 K.2025/103

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.