İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2024/777 K.2026/432

Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Tazminat |Alacak(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; birleşen davanın kabulüne, dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri…

Esas2024/777Karar2026/432Tarih28 Nisan 2026Okuma15 dk · 3.072 kelime

KÜNYE

T.c.ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
28 Nisan 2026
Esas-Karar No
2024/777-2026/432 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)
Dosya no
2024/777 Esas
Karar no
2026/432
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/04/2024
Numarası
2021/763 Esas-2024/244 Karar (Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/211 Esas Sayılı Dosyası
Davanın konusu
Tazminat |Alacak(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
20/05/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.072 kelime·15 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Tazminat |Alacak(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; birleşen davanın kabulüne, dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Asıl Dosyada;

Davacı vekili; müvekkili altyüklenici şirket ile davalı işveren şirket arasında 12/01/2021 tarihinde

“Kızılcahamam Vilayetler Evi İksa Yapım İşi Fore Kazık ve Ankrajlı İksa Yapım İşi Taşeron

Sözleşmesi” konulu sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu işin Vilayetler Hizmet Birliği

tarafından ihale edildiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca da kontrol edileceğini, müvekkili firmanın sözleşmenin imzalanması sonrası derhal 14/01/2021 tarihinde fore kazık

makinesini ve diğer malzemeleri şantiye sahasına naklettiğini, makinenin şantiye sahasına

nakledildiği tarihlerde yoğun bir kar yağışı ve olumsuz hava şartları olmasına rağmen müvekkili

firmanın fore kazık makinesini ve diğer malzemeleri şantiye sahasına götürerek çalışmaya hazır

hale geldiğini, müvekkili firmanın sözleşme yükümlülüğüne uygun olarak fore kazık makinesini şantiye

sahasına götürmesine karşılık, davalı işverenin henüz şantiye sahasında sözleşmeye

başlanmasını sağlayacak hiçbir hazırlığının olmadığı görüldüğünü, şöyle ki; şantiye sahasına

elektrik dahi bağlanmadığını, hazır beton temin edecek firmadan bağlantı yapılmadığını ve hatta müvekkili şirkete sondaj logları ve aplikasyon numaraları dahi verilemediğini, bu nedenle

şantiye sahasına gelen müvekkili şirket elemanlarının işverenden aplikasyon noktalarını

vermesini, elektrik aboneliğini başlatmasını ve hazır beton ile demiri temin etmesini beklemeye

başladıklarını, bu hususların şantiye günlük defterine yazıldığını ve davalı şirket yetkilisi ...’ın 28/02/2021 tarihine kadar şantiye günlük defteri

tutularak imzaladığını, bu tarihten sonra davalı işverenin gecikmeye neden olan kusurlarının bilinmesini istemediği için günlük şantiye defteri tutulmasını istemediğini, pazar günleri hazır beton firmasının santrali çalışmadığı için sözleşme süresince işveren

tarafından beton temin edilemediği için işyerinde pazar günleri çalışma yapılamadığını, sonraki günlerde 12/02/2021 tarihine kadar müvekkili firma tarafından foraj işlemlerinin

yapılmasına karşılık beton firması tarafından salgın nedeni ile saat sınırlaması olması, hava

şartlarından dolayı beton teslim edilememesi gibi nedenlerle düzenli çalışma yapılamadığını,

13/02/2021 gününde hazır beton firmasının beton verememeye başlaması ertesi gün 14/02/2021 pazar günü beton firmasının çalışmaması ve akabinde 23/02/2021 tarihine kadar hazır beton

firmasının kapalı olması nedeni ile çalışma yapılamadığını, anlatıldığı üzere 12/01/2021 tarihinde başlayan ve sözleşme süresi 40 gün olan işlerde davalı

işveren kusurundan kaynaklanan nedenlerle işlere 25/01/2021 tarihinde başlanmak durumunda

kalınması, akabinde yeterli ve düzenli beton verilememesi nedenleri ile müvekkili şirketin

kusuru olmaksızın işverenin yükümlülüğünden kaynaklanan nedenlerle ancak kısa bir süre

çalışabildiğini, işverenden kaynaklanan nedenlerle sözleşme süresinin uzamak durumunda

Kaldığını, salgın kısıtlamalarından, beton talebinin karşılanamamasından ve müvekkili firmadan kaynaklanmayan başka nedenlerle düzenli olarak beton verilememesinden

dolayı müvekkili firmanın sözleşme süresinin uzadığını ve işverenden kaynaklanan nedenlerle

uzayan sözleşme süresince fore kazık makinesi ve diğer ekipmanları şantiye sahasında

bulundurmak ve bekletmek zorunda kaldığını, ayrıca uzayan sürelerde çalışanların ücretleri,

SGK primleri ve vergileri, yemek, elektrik, su, genel giderler gibi cari harcamaları da yapmak

durumunda kaldığını, tüm bunların sonucu olarak davalı işveren tarafından sözleşme konusu işlerin zamanında

bitirilmesini sağlayacak biçimde hazır beton temin edilememesinden dolayı işin süresinin 20/05/2021 tarihine kadar uzadığını, dava dışı hazır beton firmasından davalı işverenin temin ettiği hazır betonun tarihleri ve miktarları sevk irsaliyeleri belirli olup, davalı işverenin zamanında ve yeterli beton temin edememesi ile aplikasyon noktalarını, sondaj

loglarını sözleşmenin başında ve sonrasında zamanında verememesinden dolayı sözleşme süresi

uzadığını, müvekkili şirketin sözleşme ile kararlaştırılan yükümlülüğünün, fore kazık makinesini

ve ekipmanlarını şantiye sahasında çalışır vaziyette hazır etmek ve beton temin edildiği sürede

beton dökümü ile imalatı tamamlamaktan ibaret olduğunu, davalı işveren tarafından zamanında ve

yeterli hazır beton temin edilmiş olsa idi sözleşmenin kararlaştırılan sürede ifa edileceğini belirterek, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile yukarıda sunulan ve resen değerlendirilecek nedenlerle, ödenmeyen hakkediş

alacaklarından şimdilik 80.000,00-TL, davalı tarafın kusuru ile uzayan sürelerde kullanılan fore kazık makinesinin haksız kullanım bedeli olarak müvekkili şirket zararlarından

şimdilik 10.000,00 TL, uzayan sürelerde işçilik, SGK, Vergi, Şantiye barınma ve sair cari

giderler bedeli olarak oluşan müvekkili şirket zararlarından şimdilik 10.000,00 TL olmak

üzere toplamda şimdilik 100.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden işleyecek ticari reeskont faizi

ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık

ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; bilahare sunulan 27/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile hakediş alacağını 434.884,01 TL'ye, haksız kullanım bedelini 483.451,74 TL'ye, gecikme nedeniyle tazminat talebini 42.826,02 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili; davacının iddia ve taleplerinin hukuka, kanuna ve taraflar arasındaki sözleşmeye

aykırı olduğunu ve kabul etmediklerini, hiçbir şekilde iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının, teslimde

gecikmesinin sebeplerine yönelik dava dilekçesindeki iddiaları yönünden, ihbar yükümlülüğünü

yerine getirmediğini, davacı tarafça da ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği yönünde bir iddiada

bulunulmadığını, bu nedenle sözleşme konusu işi süresinde teslim edememesinden doğan tüm

sonuçlardan tek başına sorumlu olduğunu, müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının şantiye sahasına elektrik bağlanmadığı gerekçesiyle talepte bulunmasının da

sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, kaldı ki sözleşmenin 5. maddesinde de taşeronun şantiye

sahasında giyinme, soyunma ve konaklama gibi ihtiyaçlarını kendisinin karşılayacağının

düzenlendiğini, üstelik şantiye sahasına elektrik de bağlanmış olup bunun da dilekçe ekindeki

belgeler ile sabit olduğunu, sözleşmeye konu işin usulüne uygun şekilde teslim edilmediğini, davacının fiili

teslim iddialarını da kabul etmediklerini, davacının hak ediş talebinin haksız ve sözleşmeye aykırı olduğunu, sonuç olarak müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş

olmasına rağmen, basiretli bir yüklenici gibi davranmayan, kanundan ve sözleşmeden doğan

yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmeyen davacının müvekkilinden hiçbir alacak ve ödeme

talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet

ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen Dosyada;

Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesinde işin süresinin sözleşme tarihinden

itibaren 40 gün olduğunun düzenlendiğini, sözleşme tarihinden itibaren 40 günlük sürenin de 20/02/2021

tarihi itibariyle dolduğunu, buna rağmen sözleşmeye konu işin davalı tarafça süresinde bitirilmediğini

ve teslim edilmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesinde işin geciktirilmesi veya

bitirilememesi durumunda geciken her bir gün için günlük 2.000,00 TL para cezası uygulanır hükmünün yer aldığını, buna göre davalı tarafça işin bitirilmesinde gecikilen her bir gün için müvekkili şirketin

günlük 2.000,00 TL para cezası alacağının bulunduğunu, bu sebeple davalıya Ankara 69. Noterliği'nin 17/02/2021 tarihli, 16006 yevmiye no.lu

ihtarnamesinin gönderildiğini ve taraflar arasında akdedilen 12/01/2021 tarihli sözleşme hükümleri

doğrultusunda işin sözleşme ve eklerine uygun şekilde bitirilerek müvekkili şirkete teslim edilmesi,

ayrıca 12/01/2021 tarihli sözleşmenin 4. maddesi ve sair ilgili hükümleri doğrultusunda işin sözleşme ve eklerine uygun şekilde bitirilerek müvekkili şirkete teslimi gereken 20/02/2021 tarihinden

İtibaren teslimin gerçekleşeceği tarihe kadar gecikilen her bir gün için günlük 2.000,00 TL para

cezasının ödenmesinin talep edildiğini, davalının bahse konu ihtarnameye cevaben Ankara 24. Noterliğinin 26/05/2021 tarihli,

09450 yevmiye no.lu ihtarnamesinde, bir takım asılsız ve haksız iddialara dayanarak cezai şart

borcundan kaçınmaya çalıştığını, davalının bahse konu ihtarnamesinde yer alan iddiaların kabulüne olanak bulunmadığını, bununla birlikte müvekkilinin taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca işin

davalı tarafça süresinde teslim edilmemesi nedeniyle, cezai şart talep hakkı doğduğunu beyanla, yukarıda izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlerle, fazlaya dair

talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları

saklı kalmak kaydı ile şimdilik 150.000,00 TL cezai şart alacağının ticari avans faizi birlikte

davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar

verilmesini talep ve dava etmiş; bilahare sunduğu 01/04/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile cezai şart talebini 174.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili; işbu birleşen davada davacı taraf taraflar arasında akdedilen sözleşmenin dördüncü

maddesine atıfta bulunmuş ise de ilgili maddede davacı tarafa işin gecikmesi durumunda müvekkili

davalının işini durdurma, başka bir ekip çalıştırma veya sözleşmeyi feshetme hakları tanınmışken bu

işlemlerin hiçbirinin yapılmadığını, zira müvekkilinin işi teslim etmiş olduğundan dolayı bundan

sonra da yapılabilir olmadığını, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davacının cezai şart

tutarını net ve somut şekilde tespit edebilir durumda olduğunu, belirsiz alacak davası açılamayacağını, bunların yanı sıra asıl davada sunulan dava dilekçesi ve 28/02/2022 tarihli

dilekçede detaylı bir şekilde taraflar arasındaki ilişki ve işin sözleşmede belirlenen tarihten daha geç

bir tarihte bitmesine neden olan ve tamamen davalı/işbu birleşen davada davacıdan kaynaklanan

somut nedenlerin tek tek açıklandığını, dilekçede yer verilen vakıalara ilişkin delillerin bir kısmının

sunulmuş bir kısmının ise celbinin talep edildiğini, salt 13 gün davalının beton temin edememesi nedeniyle boşta geçmişken daha sonra da

12/02/2021 tarihinden itibaren bu kez de hazır beton firması tarafından yaşanan ve

müvekkili firmayla hiçbir ilgisi olmayan aksaklıklar nedeniyle bir kez daha beton temini

yapılamamış ve yine müvekkili firmanın betonun temin edilememesi nedeniyle çalışamaz hale geldiğini, 23/02/2021 tarihine kadar 11 gün de bu şekilde müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle

çalışma yapılamadan geçirildiğini, yine beton firması tarafından pazar günleri çalışılmaması ve beton temini

yapılmaması, yine sunulan delillerden ve beyanlardan anlaşılacağı üzere müvekkili ile hiçbir ilgisi

olmayan tamamen işverenden kaynaklanan nedenlerle sözleşmede belirlenen 40 günlük süre aşılmış

olup bu hususa ilişkin olarak karşı tarafa dava öncesinde ihtarname ile de bildirim yapıldığını, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanması mümkün olmadığından davacının kendi

kusuruyla sebebiyet verdiği gecikme nedeniyle cezai şart ödemesi talebinin hukuki bir temelinin de

bulunmadığını beyanla davanın

öncelikle usulden, aksi kanaate olunması halinde esastan reddine, yargılama giderleri ile

vekâlet ücretinin işbu birleşen davada davacı olan karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar

verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; taraflar arasında 12/01/2021 tarihli, "Kızılcahamam Vilayetler Evi İksa Yapım İşi Fore Kazık ve Anktajlı İksa Yapım İşi Taşeron Sözleşmesi" başlıklı eser sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeyle asıl davada davacı, birleşen davada davalı taşeronun asıl davada davalı, birleşen davada davacı yüklenicinin yüklenimi altındaki Kızılcahamam Vilayetler Evi İnşaatı Yapım İşi kapsamında fore kazık ve iksa işlerinin yapımını üstlendiği, iş bedelinin birim fiyatlı olarak kararlaştırıldığı,

sözleşmenin asıl ve birleşen davada temel uyuşmazlık konusu da olan 4. maddesinde işin sözleşme tarihinden itibaren 40 günde bitirileceği, işin geciktirilmesi halinde 2.000,00 TL para cezası uygulanacağı öngörülmüş olup tüm dosya kapsamı ile yapılan teknik bilirkişi incelemesinden, taraflar arasında yer tesliminin 12/01/2021 tarihinde yapılıp asıl davada davacı birleşen davada davalı taşeron tarafından sözleşme konusu işin 25/01/2021 tarihinde tamamlanarak teslim edildiği,

eser sözleşmesinde, işin gecikmesinde veya feshinde kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedeline hak kazanacağına tereddüt bulunmamakta olup (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin 19/12/2019 tarih ve 2019/191 E., 2019/5255 K.), bu nedenle asıl davada davacı taşeronun, hükme esas alınması uygun bulunan bilirkişi raporları ile hesaplanan 434.884,01 TL kadar davalı yüklenici tarafından ödenmeyen bakiye iş bedelini talep etmekte haklı olduğu, bu alacak yönünden temerrüt tarihi bakımımdan ise.

6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesinin zorunlu olduğu,

somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi asıl davada davacı tarafından, davadan önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından mevcut hukuki durum karşısında temerrüt, dava tarihi itibariyle oluşmuş olmakla 434.884,01-TL iş bedeli alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte bu davada davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine;

bu bağlamda olarak asıl davada davalı vekilince ıslaha cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de ıslah tarihi itibariyle TBK'nın 147. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemece kabulünün mümkün olmadığı, asıl davada davacı taşeronun işin davalı yüklenicinin kusuruyla geciktiği iddiasına dayalı olarak talep edilen fore kazık makinesinin haksız kullanım bedeli ile uzayan sürelerde işçilik, SGK, vergi, şantiye barınma vs. giderlerin tahsili talebine gelince.

TBK'nın 472/3. maddesi, yüklenicinin uyarı görevini düzenlemiş olup buna göre; eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenicinin bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorunda olduğu; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağının belirtildiği, (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin 23/11/2015 tarih ve 2015/235 E., 2015/5957 K.), asıl davada davacı taşeron özetle.

12/02/2021 tarihine kadar foraj işlemlerinin yapılmasına karşılık beton firması tarafından salgın nedeni ile saat sınırlaması olması, hava şartlarından dolayı beton teslim edilememesi gibi nedenlerle düzenli çalışma yapılamadığı, 13/02/2021 gününde hazır beton firmasının beton vermeye başlaması,

ertesi günün 14/02/2021 pazar günü beton firmasının çalışamaması ve akabinde 23/02/2021 tarihine kadar hazır beton firmasının kapalı olması nedeni ile çalışma yapılamadığı gibi davalı yüklenicinin kusuruna dayalı olduğu belirtilen bu hususlara dayalı olarak işin süresinin uzamasından doğan fore kazık makinesinin haksız kullanım bedeli ile uzayan sürelerde işçilik, SGK, vergi, şantiye barınma vs. giderlerin tahsili talebinde bulunmuş ise de asıl davada davacı taşeronun, TBK'nın 472/3. maddesine uygun şekilde davalı yükleniciye bildirimde bulunduğunu dosyaya mübrez usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı,

bu nedenle kanundan doğan bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen asıl davada davacı taşeronun gecikmeden doğan sonuçlardan sorumlu olacağının kabulünün gerektiği ve bu bağlamda asıl davada davacı taşeronun işin süresinin uzamasına dayalı olarak asıl davaya konu edilen mezkur taleplerinin reddi gerektiği, aynı gerekçelerle birleşen davada davacı yüklenicinin taraflar arasındaki sözleşmenin, işin geciktirilmesi durumunda gecikilen her bir gün için günlük 2.000,00 TL ceza uygulanmasına dair 4. maddesi kapsamında talep edilen cezai şart talebinin kabulüne, somut olarak,

hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporlarında hesaplandığı üzere, işin bitirilmesi gereken 22/02/2021 tarihi ile işin bitirildiği 20/05/2021 tarihleri arasında geçen 87 günlük gecikme nedeniyle 174.000,00 TL (87gün x 2.000,00-TL) cezai şart alacağının, birleşen davada davacının talebi ile bağlı olarak, 150.000,00 TL’sine dava tarihinden, 24.000,00 TL’sine 01/04/2024 ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte birleşen davada davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı/birleşen dosyada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşme gereği davalının kullanılacak demir ve betonu temin etmesi gerektiğini, davalının edimini gecikmeli olarak ifa ettiğini, bu nedenle işin süresinin uzadığını, davalının gecikmede kusurlu olduğunu, betonun çoğunluğunun sürenin bitiminden sonra geldiğinin tespit edildiğini, TBK'nın 472/3 maddesi kapsamında asıl yüklenici davalının uzman niteliğe sahip olduğunu, müvekkiline bildirim yükümlülüğünün yüklenemeyeceğini, müvekkili şirketin gecikmeye sebep olmadığından para cezasının uygulanamayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı/birleşen dosyada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmenin 6. Maddesine iş programına uyulmuş olmasının ödemeler için ön koşul olarak düzenlendiğini, fore kazıklarının boyunun ölçülmesi gerektiğini, başka bir hesap yönteminin bulunmadığını, ana sözleşme gereği ödenen fazla imalatın bu davada esas alınamayacağını, iboblon imalatının sözleşmede öngörülmediğini, varsayımsal hesaplama yapıldığını, davacının 4664 metre fore kazık imalatı yaptığını iddia ettiğini, talebin aşıldığını, maddi hata yapıldığını, projedeki metrajlar yönünden hesap yapılması gerektiğini, projeye uygun imalat yapılsa bakiye hakediş alacağının 264.901,93 TL olabileceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak/tazminat istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

1- Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur (TBK m. 472/son).

Somut olayda iş sahibi konumundaki davalı yüklenicinin, davacı taşeronun imalatı için demir ve beton malzemelerini temin etmesi gerektiği açıkça ifade edilmiştir. Temin edilen malzemelerle ilgili yukarıda belirtilen madde kapsamında herhangi bir ayıp iddiası bulunmamaktadır. Dava dışı iş sahibine karşı yüklenici sıfatıyla sorumlu olan davalının imalat seviyesinden haberdar olmaması düşünülemez. Dolayısıyla sözleşmede ifade edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından inşaat sahasına eksik malzeme getirilmişse bu durumda davacının eylemi gerçekleştiren davalıyı uyarmamasına TBK 472/son maddesine göre davacı aleyhine kusur bağlanması doğru görülmemiştir.

2- HMK’nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm, emredici hüküm niteliğinde olduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural, sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2022/348 Esas, 2022/3576 Karar). Dava dilekçesinde yer almayan bir talep kısmi ıslahla dahi davaya dahil edilemez.

Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde bakiye hak ediş alacağı ile sürenin uzamasından kaynaklı artan maliyet ve makine kiralama bedellerini talep etmiştir. Sözleşme dışı ilave iş bedeline ilişkin bir talep bulunmamaktadır. Kaldı ki, sözleşme birim fiyatlı olup sözleşmede ilave ücret istenemeyeceği açıkça düzenlenmiştir. Bu kapsamda bilirkişi tarafından hesap edilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen bir alacak olup olmadığı tartışılmadan sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.

3- Taraflar arasındaki sözleşmede davalı ile dava dışı idare arasındaki ana sözleşmeye imalat ölçümününe ilişkin atıf yapılmadığından imalatın ölçülüp ölçülemeyeceği teknik olarak tartışılmadan davalı ile dava dışı idare arasındaki hakedişlere göre hesap yapılması doğru görülmemiştir.

4- Birleşen dosya yönünden birleşen dosya davalısı taşeron şirket vekilinin birleşen dosya davacısının sondaj loglarını geç verdiği, şantiyeye elektrik bağlanmaması, malzemelerin geç getirilmesi gibi savunmaları bilirkişi raporunda yeterince ve teknik olarak tartışılmadan sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.

5- O halde Mahkemece yapılacak işlem; konusunda uzman bilirkişilerden HMK'nın 266 ve devamı maddelerine göre yeni heyet oluşturulması, yukarıdaki açıklamalara göre sözleşme konusu imalatın mahallinde yapılacak bir keşifle ölçülüp ölçülemeyeceğinin tartışılması, kabule göre mahallinde keşif yapılması, fiziki ölçümün mümkün olmaması halinde davalı ile dava dışı asıl iş sahibi arasında tespit edilen ölçümden faydalanılması, bu da mümkün olmazsa projedeki metrajın esas alınması suretiyle sözleşmedeki birim fiyat üzerinden iş bedelinin hesaplanması, kanıtlanan ödemelerin düşülmesi bakiye imalat alacağı olup olmadığının belirlenmesi,

dava dilekçesinde yer almayan talepler yönünde taleple bağlılık ilkesine göre usulüne uygun bir dava açılmadığından sonuca gidilmesi, asıl davada işin süresinin uzamasından kaynaklı tazminat talebi yönünden sözleşme hükümlerine göre değerlendirme yapılması; birleşen dava yönünden tarafların tuttukları tutanaklar, nakliye belgeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirilip birleşen dosya davalısının birleşen dosya davacısına yönelik kusur iddialarının detaylı olarak tartışılması,

kabule göre gecikmenin ne kadarlık kısmının birleşen dosya davacısından kaynaklandığının tespiti ile gecikme tazminatına esas gün sayısının belirlenmesi ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır.

Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,

2-ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/04/2024 tarih ve 2021/763 Esas-2024/244 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

5-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,

7-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan · ✍e-imzalıdır Üye · ✍e-imzalıdır Üye · ✍e-imzalıdır Katip · ✍e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2024/777, K. 2026/432, 28 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/777
Karar No
2026/432
Tarih
28 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/778 K.2026/356
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/778 K.2026/413
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/779 K.2026/257
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/780 K.2026/827
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/781 K.2026/828
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/781 K.2026/312

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.