KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/946
- Karar No
- 2024/940
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
Karar Metni
1.444 kelime·7 dk okuma·22 bölüm
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.4,6)
DOSYA NO
2024/946 Esas
KARAR NO : 2024/940
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/01/2024
NUMARASI
2023/347 Esas-2024/28 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 02.05.2016 tarihinde ... ilçesinde bulunan ...
Apartmanı dahilin de 2 adet asansörünün imalat ve montajı eserinin yapılması için sözleşme imzaladığını, sözleşme ile işin bitiş tarihi Temmuz 2017 olarak kararlaştırıldığını ve bu tarihte sözleşmede müvekkile yüklenen edimlerden %95lik kısmı tamamlandığını, eksik kalan kısımlar müvekkil tarafından tamamlatılmak istendiğini ancak davalının kusurlu davranışlarıyla eksik kısım tamamlanamadığını, müvekkil şirket yetkilileri tarafından kontrole gidildiğinde Asansörlerden bir takım malzemelerin müvekkilin bilgisi olmadan söküldüğü tespit edildiğini,
müvekkil tarafından sözleşmede davalı tarafa yüklenen edimlerin yerine getirilmesi için Ankara 16. Noterliği aracılığıyla 15.12.2017 tarihli 21183 yevmiye numaralı ihtarname çekilmiş olup söz konusu ihtar 20.12.2017 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı taraf ihtara cevap vermediği gibi ihtarın gereklerini de yerine getirmediğini, müvekkilin sözleşmeden kaynaklı alacağının tespiti ve tahsili için iş bu davayı açmak hasıl olduğunu, yapılacak inceleme ve keşif neticesinde müvekkilinin sözleşmede taahhüt ettiği malzemeleri kullandığı ve edimini ifada temerrüte düşmediğini,
müvekkilin alacağının miktarı İtibari ile taşınmaz üzerinde müvekkilin alacağı oranında teminatsız olarak ihtiyad-i tedbir talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise; sözleşme gereği takılan parçaların kullanılarak değer kaybına uğramaması ve terditli taleplerimizden aynen iadenin kabul olması halinde malzemenin zarar görmemesi için de asansörlerin kullanılmamasına yönelik tedbir talebi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 26/10/2023 tarihinde ıslah dilekçesi sunmuş, ıslah dilekçesinde özetle, ıslah talebinin kabulü ile dava değerinin 8.688,86 TL artırılarak 143.688,86 TL olan müvekkilin alacağının 135.000,00 TL lik kısmının dava tarihinden itibaren, 8.688,86 TL' lik kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı tarafından ödenmesine; bu mümkün olmadığı takdirde müvekkilin malzemelerinin işçilik bedelleri ve yıpranma payı hesaplanarak müvekkile iadesi ile yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkil aleyhine eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası açıldığını. davanın konusunu eser sözleşmesi oluşturduğunu, eser sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıkların çözüm yeri ise Tüketici Mahkemeleri olduğunu, öncelikle görev itirazında bulunma zorunluluğunun hasıl olduğunu, mahkemece görev itirazıın dikkate alınmasını talep ettiğini, dilekçesinde ileri sürülen hususlar gerçeği yansıtmadığını, müvekkil ile davacı yan arasında 02.05.2016 tarihli Asansör yapımına ilişkin sözleşme imzalandığını, ancak dava dilekçesinde ileri sürülenin aksine davacı yan sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini,
Ankara 6. Noterliği 16.03.2017 tarih 04031 yevmiye numarası ile İhtarname gönderildiğini, iş bu ihtarname ile sözleşmede belirtilen işin tanı ve eksiksiz olarak yerine getirilmesini, işe devam edilmemesi durumunda hasar ve masrafların davacı yana yükletilerek,
işin üçüncü kişiye tamamlatılacağı bildirilmişse de davacı yan sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini eser sözleşmesine konu asansörlerin yapıldığı binada insanlar oturmakta ve davacı yanın sebep olduğu mağduriyeti giderebilmek için öncelikle Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/110 D.İş ile tespit yaptırıldığını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek,
mağduriyete sebep olan davacının alacak davası açınası açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu, her ne kadar dava dilekçesinin 5. paragrafında yapılacak keşif ve incelemede müvekkilin sözleşmede taahhüt ettiği malzemeleri kullandığı ve temerrüde düşmediği ortaya çıkacak denilmişse de; söz konusu keşif ve inceleme Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/110 D.Iş dosyası ile yapılmıştır.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacı yanın eksik ve ayıplı işleri tek tek tespit edildiğini, davacı yani, müvekkile Ankara 16. Noterliği aracılığı ile ihtarname çekildiğini beyan etmişse de ihtarname şirket yetkilisine tebliğ edilmediğini, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek hem müvekkilin hem de asansörü kullanacak olan insanların mağduriyetine sebep olduğunu, daha fazla mağduriyet yaşanmaması için müvekkil tarafından Ankara 9, Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla tespit yaptırıldıktan sonra asansörler başka bir firma tarafından tamamlandığını,
taraflarınca gönderilen ihtarname ile asansörlerin belirtilen sürede tamamlanmaması halinde hasar ve masraflar davacı yana ait olmak üzere işin üçüncü kişiye verileceği tebliğ edildiğini, dolayısıyla davacı yanın haberinin olmaması mümkün olmadığını,.
Davalı müvekkilin, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği arsa sahiplerine karşı sorumlu olup, davacı yanın sebep olduğu gecikme nedeniyle mağdur olduğunu, buna ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı olmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde edimin %90,2 oranında tamamlanarak teslim edildiğinin tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmede iş bedelinin 135.000,00 TL +kDV olarak belirlendiği, yine sözleşmede bedelin daire teslimi ile ödeneceği ve 130.000,00 TL üzerinden KDV belirleneceğinin düzenlendiği, davacıya daire teslimi yapılmadığı, tamamlanma oranına göre iş bedeli talebi ile ilgili olarak gerçekleşen imalat seviyesine göre hesaplanan tutar terditli olarak belirlenmiş daire bedelinin eklenmesi yoluyla yapılan hesaplama sözleşmeye uygun görülmediği,
zira daire teslimi yapılması halinde devir ile yapılacağına ilişkin düzenleme var iken daire tesilm edilmemiş bu halde sözleşme bedeli üzerinden teslim edilen iş bedelinin belirlenmesi şeklinde yapılan hesaba itibar edilmesi gerektiği, buna göre; mahkeme tarafından sözleşme bedelinin "135.000,00 TL+ KDV" olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile iş bedelinin 143.688,86 TL olduğu kanaatine varıldığı, eser sözleşmesinde yüklenicinin sözleşme koşullarında eseri meydena getirme, iş sahibinin ise bedeli ödeme yükümlülüğü altında olduğu,
dosyada yüklenicinin teslim ettiği iş bedelinin 143.688,86 TL olduğu belirlendiğinden eser sözleşmesi gereği ifa edilen edimin bedelinin ödenmesi gerektiği, bu nedenle tespit edilen iş bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararında müvekkil aleyhine olan tüm hususlara itiraz ettiklerini, sözleşme içeriği ve önceki bozma kararı dikkate alınmadığını, davalı tarafın taşınmazın devrini de taahhüt ettiğini, taşınmazın sözleşme tarihindeki değeri ile karar tarihindeki değeri arasında ciddi bir fark bulunduğunu, davalının taşınmazı devrettiğini, barter sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşme tarihinde işin maliyetinin 600.000,00 TL 'nin üzerinde olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işin tamamlanma oranını kabul etmediklerini, raporda, tespit raporunda asansörün teknik özelliklerinin değerlendirilmediğini, asansörlerin sözleşme şartlarına uygun olmadığından uyumsuzluk olduğunu, taşıma halatlarının sözleşmeye aykırı olduğunu, diğer eksikliklerin değerlendirilmediğini, raporun hükme esas alınamayacağını, dosyaya sunulan yapı ruhsatına göre davacının montajı yapmasına engel bulunmadığını, davacının bilgisi dışında asansörlerden malzeme sökülmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar (HMK m. 297/1-c).
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir (HMK m. 297/2).
Somut olayda, davacı vekilinin talebinin KDV dahil 159.300,00 TL olmasına rağmen 143.688,86 TL üzerinden davanın tam kabulüne karar verilmesi, yargılama sırasında peşin harcın eksik olup olmadığının tartışılmaması, delil tespiti raporunda tespit edilen eksiklerin dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tartışılmaması, bu kapsamda tarafların teknik itirazlarının denetime elverişli bir şekilde karşılanmaması doğru görülmemiştir.
O halde Mahkemece yapılacak işlem; alınması gereken nispi peşin harçta eksiklik bulunması halinde davacı tarafa tamamlattırılması, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/110 değişik iş dosyasının, içerisinde CD veya usb bellek içinde delil, fotoğraf bulunması ihtimaline binaen, aslının celbinden sonra; tespit raporu ve tarafların teknik nitelikteki itirazlarını karşılar bilirkişi heyetinden ek rapor alınması, asansörde imalattan kaynaklı tüm ayıp ve eksikler dikkate alınarak işin tamamlanma oranının belirlenmesi, ek rapor ile sonuca gidilememesi halinde gerekirse yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması; bu şekilde ulaşılacak sonuca göre ve HMK'nın 297. Maddesine uygun olarak karar verilmesinden ibaret olacaktır.
Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... · ✍e-imzalıdır Üye ... · ✍e-imzalıdır Üye ... · ✍e-imzalıdır Katip ... · ✍e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2024/946, K. 2024/940, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama