KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/958
- Karar No
- 2024/947
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
Karar Metni
2.180 kelime·11 dk okuma·22 bölüm
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO
2024/958 Esas
KARAR NO : 2024/947
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/11/2023
NUMARASI
2021/373 Esas-2023/742 Karar
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/11/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; Müvekkili Vakfın, yapımına karar verilen "gösteri merkezi inşaatı" için yapılan ihale sonucunda en uygun teklifi veren davalı şirket anlaşarak, 17.10.2016 tarihli "... Yerleşkesi 4. Etap Kaba İmalat-Betonarme Yapım İşi Sözleşmesini" imzaladığını, davalı firmanın bu Sözleşmeyle Sahne Sanatları ve Gösteri Merkezi ve İdari Destek Birimleri İnşaatına ait muhtelif kalıp, demir ve beton imalatı işini 2.600.074,67-TL bedelle, inşaat yapım süresi sonu
olan 17.03.2017 tarihine kadar tamamlamayı taahhüt ettiğini, ayrıca Sözleşmenin (4.a.) maddesiyle, toplam sözleşme içine her türlü kalıp ve kalıp malzemesi, el aletleri, kalıp
yağı, pas payı, çivi, bağ teli gibi sarf malzemeleri, işçilik, şantiye içindeki her türlü yatay ve dikey taşımalar, zayiatlar, mobil ve kule vinç ücretlerinin; yanı sıra kalıp iskelesi malzeme temini, kurulumu ve sökümü işleri ve bu amaçla her türlü hizmet alımının da dahil olduğunun kararlaştırıldığını, davalının, imzalanan sözleşme çerçevesinde bir kısım beton dökülmesi ve betonarme kalıplarının yapılması ile az miktarda demir işini yaptığını, ardından 09.06.2017 tarihli yazısı ile yaşadığı maddi olumsuzlukları gerekçe göstererek sözleşme yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini ve 4. Etap
kaba imalat-betonarme yapımı işinin tasfiye edilmesini talep ettiğini, davalının işi tasfiyesi
talebinin, işin sürüncemede kalmasının önlenmesini teminen, müvekkili Vakıfça uygun görülmesi üzerine, davalı ile imzalanan "12.06.2017 tarihli Tasfiye Sulh ve İbra Protokolü" çerçevesinde işlerin tasfiye edildiğini ve 12.06.2017 tarihinde tasfiye hakkedişi gerçekleştirildiğini, bu protokolle, davalının sözleşme konusu tamamlanamayan işlerin kendi nam ve hesabına, davacı vakıf tarafından yapılmasına/yaptırılmasına muvafakat ettiğini, sözleşme kapsamında yapılan
işlerde kullanılan ve sahada hali hazırda mevcut bulunan her türlü araç, gereç ve ekipmanı, bedelsiz olarak iş bitimine kadar müvekkili vakfa bıraktığını ve müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını belirterek, ibra ettiğini, yine aynı tarihte, davalıya ait sahada bulunan malzemelerin döküm ve sayımı
yapılarak oluşturulan listenin, 12.06.2017 tarihli tutanakla kayıt altına alındığını, sonrasında müvekkili vakfın şartlarını kabul eden ve en düşük fiyatı veren dava dışı ... İnşaat firmasıyla anlaşmaya varıldığını
ve yarım kalan işlerin bütününün, davalı nam ve hesabına 25.07.2018 tarihinde ...
firması tarafından tamamlandığını, tamamlanan işlerin ... firması lehine en düşük maliyetlerle tamamlandığını, tasfiye sonrası süreçte davalı nam-ı hesabına yaptırılan işlerin birim fiyatında artışlar yaşansa da, işin toplamına bakıldığında, işlerin davalıya ödenecek meblağdan 23.624,48-TL daha düşük bir bedelle
tamamlattırıldığını,
müvekkili Vakfın, bunların yanı sıra sözleşme gereği davalı tarafından tedarik edilmesi gereken ve yapının tamamlanması için, işin gereği olarak zaruri bulunan bazı malzeme, ekipman ve
araçları satın almak ya da kiralamak zorunda kaldığını, kule vinç ve mobil vinç kiralandığını, davalının, işlerin tasfiyesine kadar olan süreçte, işçilerinin de ücretini ödeyemediğini ve bu
ödemelerin müvekkili vakıf tarafından gerçekleştirilmesini ve toplam rakamın alacağından kesilmesini
şifahi olarak talep ettiğini, davalının bu talebinin, yasal zorunluluklar da göz önünde bulundurularak
uygun görülmesi üzerine, müvekkili tarafından, davalı firma çalışanlarına birikmiş ücretleri için
toplam 165.713,56-TL ödeme yapıldığını, davalı namı hesabına yaptırılan, kaba imalat-betonarme işleri için sözleşme gereğince davalı tarafından, müvekkili Vakfa sunulan 550.000,00-TL tutarındaki teminat mektubunun
yapılan harcamaları karşılamaya yetmediğini, davalının 915.454,71-TL daha müvekkile borçlandığını, davalı şirket yetkilileriyle yapılan şifahi görüşmeler neticesinde herhangi bir ödemede
bulunulmadığı, uyarı ve talep üzerine, yalnızca süresi dolmak üzere olan teminat mektubunun süresinin uzatıldığını, 2018-Kasım ayına gelindiğinde, SSGM
kaba imalatının büyük ölçüde tamamlandığını, davalı şirketin talebi ile elde kalan malzemelerin 3. kişilere
satışının gerekleştirildiğini, eldeki malzemelerin de satılması sonrasında, davalı şirketi temsile yetkili ... ile irtibata
geçildiğini kendisinin 23.01.2019 tarihinde Vakıf yerleşkesine geldiğini, güncel borcun ve davalının
yükümlüğünde bulunan işlere ait hesaplar ve finansal durumu gösteren anlaşmaya yönelik yapılan hesabın bildirildiğini, 23.01.2019 tarihli yazıyı elden teslim aldığını, 23.01.2019 tarihli
yazıda 25.04.2019 tarihine kadar protokol çerçevesinde namı hesabınıza tamamlanan işlere ilişkin
kesin hesap raporu hakkındaki kabul ve itirazlarının bildirilmesi karşılıklı mutabakatla giderilmesi
gerektiğini ve karşılıklı şekilde yapılacak kesin hesap sonrası, davalının borçlu çıkması halinde, bu borcu
ödemeye yönelik ödeme planının da, 29.04.2019 tarihine kadar müvekkili Vakfa bildirilmesi
gerektiğinin bildirildiğini, davalıya kesin hesapları
incelemesi ve mutabakat bildirmesi için verilen süre geçmesine rağmen, müvekkili ile temasa geçmediğini,
bunun üzerine, müvekkilinin yasal ve sözleşmesel haklarını kullanarak, 30 Nisan 2019 tarihinde
davalı adına düzenlenen 550.000,00-TL tutarındaki kesin teminat mektubunun nakde çevrilerek, irat
kaydedilen tutarın davalının borçlarına mahsup edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacak-borç hesapları ve
mahsuplaşma dikkate alınarak hesaplanan, şimdilik 1.336.262,48-TL alacağın, temerrüde esas alınacak
ödeme tarihleri dikkate alınarak, avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak yasal sürede cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; Taraflar arasında 17.10.2016 tarihinde imzalanan "... Yerleşkesi 4. Etap Kaba İmalat-Betonarme
Yapım İşi Sözleşmesi" kapsamında, davalı yüklenici tarafından 2.600.074,67 TL bedelle, kalıp, demir, beton dökülmesi işlerinin yapılması için, 13 kalem işten oluşan sabit fiyatlı bir yapım sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 5. ve 9. maddeleri hükümlerine göre, işin 17.10.2016 tarihinde başlatılıp, 17.03.2017 tarihinde bitirilmesinin taahhüt altına alındığı,
olumsuz hava koşullarına bağlı olarak 60 gün ek süre verilebileceği, bununla birlikte her hâlükârda işin 17.05.2017 tarihinde bitirilmesinin gerektiği, gecikilen her takvim günü için 500 TL’nin hakkedişten kesileceğinin kararlaştırıldığı, Davacı ve davalı arasında yapılmış olan 12.06.2017 tarihli Tasfiye Hakkedişinde, davalının tamamladığı iş tutarının 637.504,35 TL olduğu, yapmadığı kalan iş tutarı ise (2.600.074,67- 637.504,35=) 1.962.570,32 TL olarak hesaplandığı,
Taraflar arasında 12/06/2017 tarihinde imzalanan "Tasfiye, Sulh ve İbra Protokolü"nün; "Konusu" başlıklı (2. Maddesinde); "İşbu Protokol ile, Tarafların 17.10.2016 tarihinde imzalamış oldukları ... 4. Etap
Kaba imalat Betonarme Yapım işi Sözleşmesinin ('SÖZLEŞME'), Taşeron'un işbu Protokol ekinde yer
alan 09.06.2017 tarihli talep yazısı ve bu yazıya istinaden alınan 09.06.2017 tarihli Başkanlık Divanı
Kararına ilişkin olarak, Sözleşme konusu işlerin sulh ve ibra niteliğinde tasfiyesiyle, tarafların hak ve
yükümlülükleri düzenlenmektedir.
Protokolün ekinde yer alan ... inşaat Tur. San. Ve Tic. Ltd, Şti'nin 09.06.2017 tarihli başvuru yazısı,
... Başkanlık Divanı'nın 09.06.2017 tarihli kararı ile 12.06.2017 tarihli Metraj
Cetveli ve Hakediş Raporu, işbu Tasfiye, Sulh ve İbra Protokolü'nün ayrılmaz bir parçası olup, Protokol
hükümleri ile birlikte yorumlanacaktır. "
"Sorumluluklar" başlıklı (3. Maddesinde); "Sözleşme konusu iş, sahada yerinde yapılan fiziki tespit sonucunda hazırlanan ve ekte yer alan hak ediş doğrultusunda 12.06.2017 tarihi itibariyle hüküm ifade etmek üzere tasfiye edilecektir.
1-Taşeron, Sözleşme konusu tamamlanamayan işlerin nama ifa yoluyla İdare'nin belirleyeceği
koşullarda, İdare tarafından yapılmasına ya da yaptırılmasına kayıtsız şartsız müsaade ettiğini,
2-Taşeron, Sözleşme kapsamında yapılan işlerde kullanılan mevcut her türlü araç, gereç, ekipman, eşya ve konteynerleri bedelsiz olarak iş bitimine kadar İdare'nin kullanımına bırakacağını ve kullanım süresi
sonunda herhangi bir kullanım bedeli talep etmeyeceğini,
3-Taşeron, Sözleşme kapsamında İdare'ye verdiği kesin banka teminat mektubunun süresi boyunca
İdare'nin elinde kalmasına muvafakat ettiğini, İdare'nin, mektuptan doğan haklarını dilediği zaman
kullanabileceğini, mektup tutarının nam ve hesabına yapılan ikmal inşaatından doğacak borç vb.
ödemelere mahsup edileceğini, ikmal inşaatı tamamlandıktan sonra yapılacak kesin hesap sonucunda
artan olması halinde, kalan miktarın öncelikle resmen İdare'ye intikal eden borçlara ödeneceğini, bakiye
kalması halinde ise kendisine iade edileceğini; kesin hesap sonucunda teminatın borcu karşılamaya yetmemesi halinde, kendisine yapılacak ihbarı müteakip 3 gün içerisinde İdare'ye defaten ödeyeceğini,
peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder.
4-Taşeron, Sözleme ile ilgili olarak İdare'den herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, alınamayan bir hakkın veya yerine getirilmeyen bir yükümlülüğünün bulunmadığını; yukarıda sayılan hususlar ve
bunlar dışında kalan her türlü dava ve talep hakkından gayri kabili rücu şekilde feragat ettiğini, İdare'nin
kendisine hiçbir maddi ve edimsel borcunun bulunmadığını kabul, taahhüt ve idareyi ibra eder."
Olarak kararlaştırıldığı,
Hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 30.05.2022 tarihli raporu ve itirazları karşılar 22.05.2023 tarihli ek raporunda yapılan tespitler ve dosyada bulunan kayıtlara göre, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, HMK.'nin 222. maddesi gereğince sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı, kayıtlara göre davalıdan 117.809,62 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın, 30/04/2019 tarihinde davalı ... İnş…Ltd.Şti’nin 550.000,00 TL’lik teminat mektubunu nakde çevirerek ticari defterlerine kaydettiği, bunun neticesinde davalıya dava tarihi itibari ile 432.190,38
TL borçlu olduğu, davacının, davalının yapmayarak bıraktığı işi ... firmasına işçilik yaptırarak tamamlattırmış olduğu, gereken malzemelerin ise davalı namı hesabına satın alarak ya da kiralanarak kullanmış olduğu, davacının, davalı namı hesabına yaptığı harcamalara istinaden davalının borcunun
1.850.002,26 TL olduğu, bu tutardan ticari defter kayıtlarına göre davalının alacağı
olan 432.190,38 TL’nin mahsubu neticesi davacının davalıdan 1.417.811,88 TL alacaklı olduğu, bununla birlikte, davacının “ilave maliyet” hesap yönteminde davalıya yüklememesi gereken bazı
fazla metrajların olduğu, davalının kalan işinden fazla olarak “Epoksi Yapılması İşi" ile
“Demir İşçiliği İşi" nin yaptırılmış olduğunun bilirkişi incelemesinde tespit edildiği, namı hesabına yaptırılan bir işte davalının yüklenmesi gereken maliyetin, kendisinin yapmayıp bıraktığı iş tutarı ile diğer yüklenici tarafından tamamlanma bedeli arasındaki fark olarak
hesaplanması gerektiği, buna göre işi tamamlayan yükleniciye en fazla işi bırakan davalı yüklenicinin
kalan iş metrajı kadar iş yaptırılabileceği, ilave işlerin metrajları yüklenemeyeceği, demir kesme-bükme-yerleştirme pozunda, davalı nam ve hesabına yaptırılabileceği maksimum miktarın
777,254 ton olabileceği, ... Firmasına yaptırılan işin miktarının ise 910,362 ton olarak tespit
edildiği, bu durumda, davacı alacağından düşülecek fazla iş miktarının, (910,362 – 777,254 =) 133,108 Ton
olarak hesaplandığı, parasal karşılığının ise ... kesin hesabındaki birim fiyat uygulandığında (133,108
ton x 630 TL =) 83.858,04 TL olacağı, her çap ve derinlikte Epoksi Yapılması pozunda, davalı nam ve hesabına yaptırılabilecek hiç iş miktarı
olamayacağı, davalı firmanın zaten işi bırakmadan önce sözleşmesindeki miktardan 918 adet fazla imalat
gerçekleştirmiş olduğunun tespit edildiği, ... firmasına yaptırılan işin miktarının ise toplam 13.561 adet olarak tespit edildiği, bu durumda, bu poz için davalı nam ve hesabına yaptırılabilecek iş miktarı olmadığından ... Firmasına ödenen miktarın tamamının alacaktan düşülmesi gerektiği, bedel tutarının ise ... Firması kesin hesabındaki birim fiyat uygulandığında (13.561 adet X 15,50 TL =) 210.195,50 TL olacağı, davacı alacağından kesilmesi gereken toplam tutarın (83.858,04 TL+ 210.195,50 TL =) 294.053,54 TL olduğu, 294.053,54 TL’nin
düşülmesi ile davacı, davalı namı hesabına yaptırdığı işler dolayısıyla alacağının (1.417.811,88 TL- 294.053,54 TL=) 1.123.758,34 TL olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden davanın kısmen kabul edildiği, davacı tarafça, davalının dava tarihinden önce temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından, dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedildiği,
Her ne kadar taraflar arasındaki Sözleşmenin "İşin Süresi ve İş Programı" başlıklı 5. maddesinin (a) bendinde, "Yapılan iş programı kontrollerinde, Taşeronun bulunması
gerektiğinden daha geri bir imalat seviyesinde olduğunun tespiti üzerine gerekli önlemlerin alınmaması halinde, iş programının gerisinde kalınan her gün için 500,00-TL ödeyeceği"; ayrıca "Gecikme Cezası" başlıklı 9. maddesine göre, "işin sözleşmede belirlenen sürelerde geçici kabule hazır hale getirilememesi
halinde, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,5'i oranında gecikme cezası ödeneceğinin" belirlenmiş ve davalının göndermiş olduğu ihtarnamedeki açık beyanı ve tasfiye protokolündeki kabulü
neticesinde işin davalıdan kaynaklı olarak bitirilemediği ve geciktiği hususunda taraflar arasında
uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, tasfiye protokolünde gecikme cezası hakkında bir hüküm bulunmadığından davacı iş sahibinin gecikme cezasına yönelik talebinin yerinde görülmeyerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşme ekinin teknik şartnamede yer alan imalatların miktar ve fiyatlarının sözleşme eki birim fiyat teklif cetvelinde yer aldığını, muhtelif kalıp, demir ve beton imalatlarının tamamının davalı tarafından yapılacağını, birim fiyat teklif cetvelinde yer almayan imalatların idare tarafından onaylanacak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın birim fiyatlarına göre belirleneceğini, tasfiye protokolünün 3.1 maddesinin dikkate alınmadığını, epoksi işinin 918 olarak yapılmasının fazla imalat olmadığını, davalı nam ve hesabına fazladan yapılan iş bulunmadığını,
sözleşmenin 9.maddesinde gecikme halinde cezai şart öngörüldüğünü, gecikme cezasının da dikkate alınması gerektiğini, işi tamamlayacak yeni bir firma bulmanın kolay olmadığını, kalan işlerin kısım kısım tamamlandığını, son olarak dava dışı firma ile 25/07/2018 tarihinde kesin hesap yapıldığını, davalının tüm alacaklarının düşüldüğünü, davalının istinafını kabul etmediklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama aşamasındaki yazılı ve sözlü beyanlarını tekrar ettiklerini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kalan işin keşif bedelinden sözleşmede olmayan iş bedeli, satılan malzemelerin bedeli ve nakde çevrilen teminat tutarı düşüldüğünde 748.000,00 TL bakiye alacak kaldığını, kalan malzemelerin ne kadarının sözleşme harici işlerde kullanıldığının tespit edilmesi gerektiğini, aynı şantiyede başka işlerin de yapıldığını, ...
Şirketi ile ilgili hususlardan davalının sorumlu tutulamayacağını, fazladan ortaya çıkan maliyet artışından sorumlu tutulamayacaklarını, davacının TMK'nın 2.maddesine aykırı davrandığını, proje dışı ilave işlerin aynı sözleşme kapsamında değerlendirildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... · ✍e-imzalıdır Üye ... · ✍e-imzalıdır Üye ... · ✍e-imzalıdır Katip ... · ✍e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2024/958, K. 2024/947, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama