KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/329 - 2025/375
- Dosya no
- 2025/329 Esas
- Karar no
- 2025/375 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız (Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması 353/1-b-2)
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/01/2025
- Numarası
- 2024/388 Değişik İş -2024/381 Karar
- Talebin konusu
- İhtiyati Tedbir
- Karar yazım tarihi
- 06/05/2025
Karar Metni
2.785 kelime·14 dk okuma·6 bölüm
Talep eden vekili tarafından karşı taraf aleyhine ihtiyati tedbir istemi ile açılan değişik iş dosyasında mahkemece ihtiyati tedbir isteminin kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde karşı taraf vekilinin yaptığı itirazın reddine dair karara karşı karşı taraf vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından verilen talep dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket olan ... A.Ş'nin, davalı ... (...) ...-Türkiye ... Şubesi şirketi ile 11/01/2021 tarihinde, "Bandırma Bor Karbür Üretim Tesisi Montaj İşleri" sözleşmesini akdettiklerini ve bu sözleşmenin garantisi için ...
Bankası’na ait 79,930.10 -USD bedelli, ... numaralı teminat mektubunu da davalıya verdiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesi için müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması gerektiğini, ancak müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve söz konusu işin geçici kabulünün 03.09.2024 tarihinde yapıldığını, talep konusu işe ilişkin sözleşmenin 11. maddesinde işveren tarafından; geçici kabul protokolünün imzalanmasınından sonra teminat mektubunun yarısının, kesin kabul imzalanmasından sonra ise kalan yarısının iade edileceğinin ifade edildiğini, davalının;
teminat mektubu tutarının yarısını geçici kabul tutanağının imzalanmasından sonra 03.09.2024 tarihinde serbest bırakması gerekirken, tamamen kötü niyetle mektubun tamamının tahsili için 30.11.2024 tarihinde ... Bankası ... şubesine talepte bulunduğunu, sözleşmeye göre geçici kabul yapıldıktan sonra mektubun yarısına ilişkin sorumluluğun kalmayacağını beyanla, ...
Bankası'na ait 11/04/2023 tarihli, ... mektup numaralı, 79.930,10 Euro bedelli teminat mektubunun ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2024 tarihli 2024/388 Değişik İş Esas 2024/381 Karar sayılı kararında; Talep eden vekilinin teminat mektubunun nakde çevrilmesi yönündeki tedbir talebinin kabulü ile 79.930,10 Euro'nun %15' i olan Euro (talep tarihi olan 05/12/2024 tarihindeki Merkez Bankası güncel Euro kuruna göre 438.336,66 TL) nakdi teminatın yatırılması veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubunun ibraz edilmesi karşılığında ... Bankasına ait 11/04/2023 tarihli 79.930,10 Euro bedelli teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına, teminat yatırıldığında bankaya müzekkere yazılmasına dair karar verildiği görülmüştür.
YANIT
Karşı taraf vekili tarafından verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin merkezinin Çin Halk Cumhuriyetinde bulunduğunu ve Türkiye'de son 35 yıldır birçok dev projenin yükleniciliğini üstlendiğini ve müvekkilinin de bu şirketin Türkiye şubesi olduğunu, halihazırda Balıkesir'in Bandırma ilçesinde inşa edilmekte olan ...
Şirketi'ne ait ...İnşaat Projesinin yüklenicisi olduğunu, Türkiye'de birçok projeyi eksiksiz ve kusursuz bir şekilde tamamlayan müvekkili şirketin 8 Temmuz 2019 tarihinde dava dışı iş sahibi ... Şirketi ile ana sözleşme imzalayarak bu projenin anahtar teslim yapımını üstlendiğini, müvekkili şirket ile ihtiyati tedbir talep eden ... A.Ş. Arasında ana sözleşmede müvekkili şirket tarafından üstlenilen bazı işlerin ...
Şirketi tarafından yerine getirilmesini öngören dört farklı taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, dosyada ihtiyati tedbir talebine konu edilen ... Bankasına ait 79.930,10 ABD doları değerindeki teminat mektubunun 11/01/2021 tarihli "Montaj İşleri Sözleşmesi" uyarınca müvekkiline talepçi firma tarafından verildiğini, ancak ihtiyati tedbir talep eden ...
A.ş'nin, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini akde uygun bir şekilde yerine getirmediğini ve iş sahibi ile bu nedenle aralarında ihtilaflar yaşandığını ve buna rağmen müvekkiline gönderdiği ihtarname ile, geçici kabul tutanağı imzalanmadığı takdirde sözleşmenin feshedileceği tehdidinde bulunduğunu,
bu konuda görüşmeler devam ederken ve müvekkili tarafından ana iş sahibi ile geçici kabulün yapılması konusunda sulh görüşmeleri devam ederken talepçi şirket tarafından müvekkiline gönderilen yazı ile montaj işleri sözleşmesinin ve müvekkili ile arasındaki inşaat ve yapım işleri sözleşmesinin tek yanlı olarak feshedildiğini ve kalan hakedişler ile teminat kesintilerinin ödenmesinin talep edildiğini, ancak müvekkili şirketin, talepçi yana gönderdiği yazılar ile,
sözleşmenin tek yanlı olarak feshedilerek işlerin durdurulmasının sözleşmenin ihlali niteliğinde olduğunun bildirildiğini ve sözleşmeden kaynaklı haklarının kendileri tarafından da kullanılacağını, her iki sözleşmeden kaynaklı gecikmeler nedeniyle bu gecikme bedellerinin de müvekkiline ödenmesinin ihtar edildiğini ve her iki sözleşme nedeniyle toplam 2.777.168,81 ABD dolarının müvekkiline ödenmesinin talep edildiğini, aksi takdirde teminat mektuplarından bu tutarların tahsil edileceğinin ihtar edildiğini,
ancak talepçi yanın ödemeye yanaşmadığı gibi kendi alacaklarına karşılık 1.972.736,18 ABD dolarının kendilerine ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini ve akabinde müvekkili şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu takibe müvekkili tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ve müvekkilinin gecikmeden kaynaklı alacaklarının bir an önce ödenmesinin ihtar edildiğini, müvekkili şirketin tüm uyarılarına rağmen sözleşmeden kaynaklanan gecikme tazminatları ile ayıplı ve eksik işlerden kaynaklanan tutarların ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin 5. Maddesindeki hükme dayanarak, hakkında ihtiyati tedbir kararı verilen ...
Bankasına ait teminat mektubunun tahsili için ilgili bankaya başvurulduğunu ve bu aşamada mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle mektup bedelinin ödenmeyeceğinin öğrenildiğini, karşı tarafın mahkemeye başvurmadan önce 02/12/2024 tarihinde Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesine de tedbir başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurusunun reddolunduğunu, bu defa nerede ise aynı dilekçe ve belgelerle eldeki ihtiyati tedbir istemi ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati tedbir isteminde bulunduğunu, ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşmadığını,
zira talepçi yanın ihtiyati tedbirin temel şartlarından olan bir hakkın bulunması ile bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması şartlarının oluşmadığını, davacının, ihtiyati tedbir istemindeki yaklaşık haklılığını kanıtlayamadığını, müvekkili şirketin Çin menşeili bir şirketin Türkiye Şubesi olması dolayısıyla talepçinin ileride talep edebileceği bir alacağın varlığı halinde dahi bu alacağın tahsilini akim kalma ihtimalinin mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin köklü bir şirket olduğunu,
hal böyle iken henüz varlığı dahi ispatlanmamış bir alacağın spekülatif sebeplerle elde edilmesinin zorlaştığını iddia etmenin mahkemeyi yanıltma girişimi olduğunu, talepçinin, dosyaya sunduğu dilekçelerinde ne sözleşmenin haksız bir şekilde kendileri tarafından feshedildiğini ne de gecikmeli ve eksik işleri yapmaktan kaçındıklarını beyan ettiklerini, yani gerçek durumu aktarmadıklarını ve mahkemenin tedbir kararının gerekçesinde yer alan taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince geçici kabulün yapıldığına dair tespitin de doğru olmadığını,
zira talepçi şirketin yaşanan gecikmelerden ve ayıplı ve eksik işlerden dolayı müvekkili şirkete borçlu olup bu sebeple müvekkiline verilen teminat mektubunu sözleşme uyarınca nakde tahvil hakkını kullandığını, bu aşamadan sonraki bir aşamada geçici kabul protokolünün imzalanmış olmasının sonucu değiştirmeyeceğini ve talepçi şirketin akdi sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, yine sözleşmedeki tahkim klozu nedeniyle talepçinin esas hakkındaki davasını yetkili tahkim kurumu nezdinde açmasının zorunlu olduğunu,
bu sebeple süresi içerisinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair mahkeme gerekçesinde tespite yer verilmesinin yasal düzenlemeler karşısında yok hükmünde olduğunu, bu sebeple karşı tarafın süresi içerisinde tahkim kurumunda esas hakkındaki davasını açarak HMK'nın 397.
Maddesinde yazılı işlemleri yerine getirmesi gerektiğini, aksi halde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağını, tüm bu sebeplerle ihtiyati tedbir kararına yapmış oldukları itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve bu konuda ilgili banka şubesine bilgi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/01/2025 tarihli 2024/388 D.İş 2024/381 Karar sayılı ek kararında özetle.
Dosya incelendiğinde; taraflar arasında akdedilen sözleşme, dosyaya sunulu bulunan evraklar birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince geçici kabulün yapıldığı, talep eden tarafça sözleşmeden doğan borca yönelik takip başlatıldığı, ayrıca yine sözleşme gereğince teminat mektubunun yarı bedelinin hükümsüz kaldığının anlaşıldığı, bu haliyle teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinin telafisi imkansız zararlar doğurabileceği; bununla birlikte ihtiyati tedbir kararının verilmesinden itibaren 30 gün içerisinde tahkim yoluna başvurulduğu,
ihtiyati tedbir kararı veren mahkemenin bu aşamada sadece yaklaşık ispat koşullarının oluşup oluşmadığının denetlemekle yükümlü olduğu, borçlu tarafça ileri sürülen tahkim itirazının açılacak davada ileri sürülmesinin gerektiği, Yargıtayın yerleşik içtihatları çerçevesinde tahkim şartının olduğu uyuşmazlılarda da ihtiyati tedbir kararı verilebileceği anlaşıldığından şimdilik teminat karşılığında teminat mektubunun paraya çevrilmesinin engellenmesi yönünde tedbir kararı verildiğinden karşı taraf vekilinin ihtiyati tedbir kararına karşı yaptığı itirazın reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karşı taraf vekili tarafından verilen 19/03/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket olan ...'nin hâlihazırda Balıkesir'in Bandırma ilçesinde inşa edilmekte olan ... Şirketi'ne ait ... İnşaat Projesinin yüklenicisi olduğunu, müvekkili şirketin, 8 Temmuz 2019 tarihinde iş sahibi ile bir ...
(Mühendislik, Tedarik ve İnşaat) sözleşmesi imzalayarak projenin anahtar teslim yapımını üstlendiğini, müvekkili şirket ile ihtiyati tedbir talep eden ...
A.Ş. arasında, ana sözleşmede müvekkili şirket tarafından üstlenilen bazı işlerin ... tarafından yerine getirilmesini öngören dört farklı taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” maddesi gereğince madde metninden de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir verilmesinin iki temel koşulu bulunduğunu, bunların;
ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması olduğunu, bunların ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluşturduklarını, HMK m. 389 hükmü uyarınca; mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi
tehlikelerden herhangi birisi varsa tedbir kararı verilebileceğini, somut uyuşmazlıkta ..., HMK m. 389 anlamında teminat mektubunun nakde tahvili halinde müvekkili şirketin Çin menşeili bir şirketin Türkiye şubesi olması dolayısıyla iddia ettiği alacaklarının tahsilinin akim kalmasının yüksek olduğundan ve mektubun tazmini halinde ...'nin kredibilitesinin zarar görme ve özellikle ülkemizin içinde bulunduğu zor ekonomik koşullar sebebiyle telafisi (imkansız) çok zararlara uğraması ihtimallerinden bahisle teminat mektubunun nakde tahvilinin önlenmesini talep ettiğini,
mahkemenin ise tedbire ilişkin gerekçeli kararında “taraflar arasında imzalan sözleşme gereğince geçici kabulün yapıldığı, talep eden tarafça sözleşmeden doğan borca yönelik takip başlatıldığı, ayrıca yine sözleşme gereğince teminat mektubunun yarı bedelinin hükümsüz kaldığının anlaşıldığı,
bu haliyle teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinin telafisi imkânsız zararlar doğurabileceği” sebepleriyle teminat mektubunun paraya çevrilmesinin engellenmesi yönünde tedbir kararı verildiğini, tedbire itirazlarının ise yine aynı gerekçeyle reddolunduğunu, somut uyuşmazlıkta ihtiyati tedbirin yasal koşullarının mevcut olmadığını, ...'nin ihtiyati tedbir isteminde bulunurken bahsettiği sebeplerin tamamen spekülatif ve soyut ihtimallere dayalı gerekçeler olup HMK m. 389 anlamında “gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması” koşulunu karşılamadığını,
müvekkili şirket'in Çin menşeili bir şirketin Türkiye şubesi olması dolayısıyla alacağın tahsilinin akim kalma tehlikesinin tamamen spekülatif bir söylem olup mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin Çin menşeili olduğundan bahisle alacakların tahsilinin zor olduğunu belirtmenin mantık dışı olduğunu, henüz varlığı dahi ispatlanmamış ve kesinleşmiş bir ilama dayanmayan bir alacağın spekülatif ve irrasyonel birtakım sebeplerle elde edilmesinin zorlaştığı iddiasının mesnetsiz olduğunu,
... ayrıca mektubun tazmini halinde ...'nin kredibilitesinin zarar görme ve özellikle ülkemizin içinde bulunduğu zor ekonomik koşullar sebebiyle telafisi (imkansız) çok zararlara uğraması ihtimallerinden bahsettiğini, bu iddiaların da tamamen spekülatif olup ... ne bu durumdan ötürü zarar görebileceğini ne de ülke ekonomisinin bu durumla olan bağlantısını açıkça izah edebildiğini, tedbir kararının ve tedbire itirazları sonrasında verilen ek kararın gerekçesinde yer alan “taraflar arasında imzalan sözleşme gereğince geçici kabulün yapıldığı, ayrıca yine sözleşme gereğince teminat mektubunun yarı bedelinin hükümsüz kaldığının anlaşıldığı,
bu haliyle teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinin telafisi imkânsız zararlar doğurabileceği” değerlendirmesinin maddi olgulara ve taraflar arasındaki sözleşmedeki akdi düzenlemelere uygun bir çıkarım olmadığını, yazılı delilleriyle ortaya koydukları üzere müvekkili şirketin, karşı tarafın akdi ihlallerinden kaynaklanan gecikme tazminatı ve ayıplı ve eksik işlerden kaynaklanan meblağların fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla toplamda 2.777.168,81 ABD Doları söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin bahse konu temin mektubunu sözleşme uyarınca nakde tahvil hakkının tahakkuk ettiğini,
müvekkili şirketin bahse konu teminat mektubunu nakde tahvil gerekçesi ve hakkının, geçici kabul tarihinden önce doğduğunu, müvekkili şirketin bahse konu teminat mektubunu nakde tahvil hakkını, sözleşme'nin 11'inci maddesindeki düzenlemeye göre öncelikle uygulamak zorunda olduğunu, 11. madde uyarınca teminat mektubunun yarı meblağının hükümsüz kaldığından bahsolunamayacağını, gecikme ve ayıplı/eksik işlerden kaynaklanan zararların doğduktan ve nakde tahvil hakkı tahakkuk ettikten sonraki bir aşamada geçici kabul protokolünün imzalanmış olmasının sonucu değiştiremeyeceğini,
müvekkili şirketin teminat mektubunu nakde tahvil hakkını ve karşı tarafın müvekkili şirketin tazmin talepleri karşısındaki akdi sorumluluğunu bertaraf etmeyeceğini, ilk tedbir başvurusunu reddeden Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.12.2024 tarihli kararında da isabetli olarak tespit olunduğu üzere karşı tarafın yaklaşık ispat yükünü yerine getiremediğini,
bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 06.12.2024 tarihli hukuka aykırı ihtiyati tedbir kararı ile tedbire itirazlarının reddine ilişkin 08.01.2025 tarihli hukuka aykırı ek kararının kaldırılmasına ve karşı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355.maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Talepçi vekili; karşı taraf ile müvekkili şirket arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında karşı taraf iş sahibine ... Bankasına ait 79.930,10 USD bedelli teminat mektubu verdiğini ve müvekkilinin sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerine yerine getirdiğini, işin geçici kabulünün 03/09/2024 tarihinde de yapılmış olduğunu, bu sebeple teminat mektubunun yarısının da iadesi gerektiğini, ancak karşı yanın kötü niyetle mektubun tamamının tahsili için bankadan talepte bulunduğunu belirterek ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile karşı yana verilen teminat mektubunun ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 06/12/2024 tarihli 2024/388 Değişik İş Esas 2024/381 Karar sayılı karar ile; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince geçici kabulün yapıldığı, talep eden tarafça sözleşmeden doğan borca yönelik takip başlatıldığı, ayrıca yine sözleşme gereğince teminat mektubunun yarı bedelinin hükümsüz kaldığının anlaşıldığı, bu sebeple teminat mektubunun paraya çevrilmesi halinde telafisi imkansız zararlar doğabileceği kabul edilerek %15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile 79.930,10 Euro bedelli ...
Bankasına ait teminat mektubunun ihtiyati tedbir yoluyla nakde çevrilmesinin önlenmesine dair karar verildiği, bu karara karşı taraf vekilinin itirazı üzerine de 07/01/2025 tarihli ek karar ile; aynı gerekçelerle itirazın yerinde olmadığı kabul edilerek karşı taraf ... vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine dair karar verilmiş, bu karara karşı karşı taraf vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulmuştur.
4734 sayılı Kamu İhale Yasası'nın 33. maddesinde geçici teminat ve teminat olarak kabul edilecek değerler düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 34. maddesinin son fıkrasında da, "Her ne surette olursa olsun, idarece alınan teminatlar haczedilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konulamaz" hükmü getirilmiştir. Bu düzenleme kamu yararı düşüncesiyle getirilmiş emredici bir düzenlemedir.
Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu sözleşme kapsamında alt yüklenici tarafından asıl yükleniciye sözleşmenin teminatı olarak verilen banka teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesi isteğine ilişkin olup, mahkemece talep kabul edilerek sözleşmenin teminatı olarak verilen banka teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine,
teminat karşılığı karar verilmiş ise de, yukarıda belirtilen kanun hükmü uyarınca idarece alınan teminat mektuplarının haczinin ve ihtiyati tedbir yoluyla paraya çevrilmesine karar verilmesinin mümkün olmaması sebebi ile ve taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmelerinin Türkçe tercümelerinin dosyada bulunmaması sebebi ile karşı taraf ana yüklenici ile dava dışı iş sahibi arasında düzenlenen asıl sözleşmelerin bu taşeronluk sözleşmesinin eki olup olmadığının da anlaşılamadığı,
şayet ana sözleşmenin, taşeronluk sözleşmesinin eki olması halinde ana sözleşmedeki kurallar taraflar arasındaki sözleşmede de geçerli olacağından ve bu sebeple teminat amaçlı olarak verilen banka teminat mektupları hakkında kanun gereği ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden bu hususların tespiti yapılmadan ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün olmayacaktır.
Talepçinin de talep dilekçesine ekli belgelerden bu hususu ispatlayamadığı gibi ihtiyati tedbir talep edilebilmesi için kanunun aradığı şartlardan olan yaklaşık haklılık durumunun da karşı taraf vekilinin dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçelerinden bu aşamada tedbir kararı verilecek ölçüde gerçekleşmediği anlaşıldığından,
mahkemece talepçi vekilinin ihtiyati tedbir isteminin bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece talepçi vekilinin ihtiyati tedbir talebini kabulü ile bu karara karşı yan vekilinin yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiş olması dairemizce doğru görülmemiş ve karşı yan vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple haklı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden karşı yan vekilinin, ihtiyati tedbir talebine itirazının reddine ilişkin mahkemenin 07/01/2025 tarihli ek kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
karşı yan vekilinin, ihtiyati tedbir kararına itirazının kabulü ile mahkemenin 06/12/2024 tarihli, "İhtiyati tedbir talebinin kabulüne" dair kararının kaldırılarak talepçi vekilinin ihtiyati tedbir talebinin HMK'nın 389. Maddesi ve devamı hükümleri uyarınca REDDİNE dair dairemizce yeniden karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/329, K. 2025/375, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama