İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2025/7 K.2026/409

Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

Esas2025/7Karar2026/409Tarih21 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.138 kelime

KÜNYE

T.c.ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
21 Nisan 2026
Esas-Karar No
2025/7-2026/409 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)
Dosya no
2025/7 Esas
Karar no
2026/409
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/02/2024
Numarası
2020/476 Esas-2024/72 Karar
Davanın konusu
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
15/05/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.138 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili. Davalı/borçlu şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunmadığını bu cari ilişki kapsamında müvekkili şirketi, davalı şirkete 14.08.2017 yılında karşılıklı imzalanan iş sözleşmesi ve kesilen faturalar neticesinde borç oluştuğunu, bu borcun 177.082,50 TL kadarı davalı taraf tarafından ödenmediği iddia edildiği,

işbu davada, müvekkili şirkete ait cari hesap ekstrelerine ve ticari defterlere bakıldığında, sözleşme ve faturalar üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında, davalı tarafın davacı şirkete takip konusu tutarda borcunun bulunduğu hususunun sabitlik kazanacağı iddiasında olduğunu,

icra takibine yaptıkları itirazda davacı tarafa hiçbir borçlarının bulunmadığını belirtmeleri ve bu sebeple icra takibine itiraz etmelerini açıkça kötü niyet göstergesi olduğunu ve itirazın bu alacağın tahsilini geciktirme amacıyla yapıldığını iddia edildiği belirtilen bu nedenlerle icra takip alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili; müvekkili şirketi ...

Ges Enerji Üretim Limited Şirketi, unvanından da anlaşılacağı üzere özellikle güneş enerji sistemleri (GES) alanında yatırım yapma maksadı ile 2015 yılında kurulmuş bir şirket olduğun davacı firma ise güneş enerjisi ile çalışan santraller kurmakta uzman olduğunu iddia eden, kendi santrallerini de kuran piyasada bu şekilde bilinirliği olan bir şirket olduğunu, bu iki şirket arasında bir iş sözleşmesi imzalandığını ancak davacı şirket imzalanan sözleşmede yükümlendiği edimlerini ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, davacı tarafın sözleşme gereği yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemiş olması nedeniyle davalı şirket yetkilileri,

yatırımlarının zarar görmemesi ve alınması gereken geçici kabullerin süresinde alınabilmesi için kendi emek ve mesaileri ile birlikte bir takım harici harcamalar yapıldığını, bunun yanında sözleşme bedelinin %5'lik kısmı davalı şirketin projenin tamamen bittiğinin kabulünden sonra nakit olarak ödeneceğini vadettiğini, davalı şirket tarafından “Alıcı Kabulü” yapılmadığını, davacı şirket sunulan onaylı projeden farklı olarak çalışma yapmış ve buna istinaden yeni bir onaylı proje alındığını,

ancak proje değişikliği nedeni davalı lehine yapılacak olan maliyet hesaplamaları yapılmamış olup davalı tarafın mağdur edildiğini davacı tarafça verilen hizmet kapsamında davalı devamlılık arz eden problemler yaşandığını, bu problemler nezdinde davacı taraftan garanti kapsamında destek alamadığını, tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının sözleşme anlamında sorumluluğunu yerine getirmediği ortada olduğunu,

bununla birlikte davacının işbu tutumu nedeni ile müvekkili maddi olarak da ayrıca zarar uğratıldığını bu nedenle edimlerini eksiksiz olarak ifa etmeyen davacının sözleşme bedelinin eksiksiz talep etmesi mümkün değildiğini kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının sözleşme bedeli talep edebileceğinin düşünülmesi halinde sözleşmenin davacı tarafça gereği gibi ve süresinde ifa edilmemesinden kaynaklanan zararının bu bedelden mahsup edilmesini talep edildiğini davacının yükümlendiği edimlerini sözleşme gereği gibi yerine getirmemiş olması nedeniyle meydana gelen zararları açısından takas-mahsup talebi olduğunu,

davacının icra-inkâr tazminat talebinin, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte alacak talebi likit ve belirlenebilir olmadığından reddinin istendiğini yukarıda izah edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davacı tarafa karşı ikame edilecek bütün dava ve talep haklarını saklı kalmak kaydı ile davacının açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesi talep edildiğini yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla;

haklı itirazlarının kabulünü, Ankara 12.İcra Dairesi'nin 2018/9087 Esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazın iptali ile takibinin devamını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmektedir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece.

26/01/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; " ticari defterler üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davalı ile davacının işin yapılabilmesi için 1.100.000,00 ($) + 15.000,00($) (KDV) =1.115.000,00 ($) anlaşarak sözleşme imzaladıklarını, bu süre içerisinde davalının, davacıya 1.080.000,00 ($) ödemiş olup geri kalan borcunun 35.000,00($) olduğunu, bunun da Türk Lirası karşılığının 132.016,50 TL + 5.000,04=137.016,54 TLlık alacak bakiyesinin bulunduğununun, davacının defter kayıtlarından tespit edildiğini, davalıya ait defter ve belgeler olmadığı için incelenemediğini, bu konudaki takdirin mahkememize ait olduğunu,

davacının defter ve belgeleri incelendiğinde davacının, davalı taraftan 35.000,00 ($) karşılığı 137.016,50 TL defter kayıtlarında alacağının mevcut olduğunu, şayet mahkememiz, davacı şirket alacaklarının aşağıda detaylı olarak hesaplamasını yapmış oldukları ve tesisin geç tesliminden, ayıplı olmasından ve tesis projesinin tadilinden kaynaklı davacı şirket alacaklarının takas işlemine tabi tutulması gerektiği kanaatinde ise davacı alacağının işbu raporun düzenlendiği 20/12/2022 tarihine kadar faiz hesaplaması yapıldığını, temerrüt faizinin ticari işlerde 15,75 olarak uygulandığını,

137.016,50 TL ana para ve 71.393,90 TL faiz olmak üzere toplam 208.409,90 TL davacının davalıdan alacağının hesaplandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.4. maddesi uyarınca. "Sözleşme bedelinin %5 'i ALICI kabulüne müteakip nakit olarak ödenecektir. (Proje finansmanı ile bankadan ödenecektir)".

Bu itibarla, sözleşme bedelinin %5'i oranındaki miktarın vade tarihinin alıcı kabulünde gerçekleşeceğinin anlaşıldığını, dosya kapsamında alıcı kabulünün yapıldığına dair bir belge tespit edilemediğini, bununla birlikte, alıcı kabulünün yapılması işleminin herhangi bir şekle tabi olmadığı gibi açık veya örtülü olarak da yapılmasının olanaklı olduğunu, uyuşmazlık konusu güneş enerji santralinin davalı tarafça 2018 yılından beridir kullanıldığı,

dağıtıcı firmaya elektrik satışı yaptığının dosya kapsamında açık olduğunu, dolayısıyla burada örtülü kabulün varlığının kabul edilmesi gerektiğini nitekim doktrinde de eser sözleşmesinde bedelden indirim imkanlarının kullanıldığı durumda, borcun ifa edilmediği definin ileri sürülemeyeceğinin kabul edildiğini, Cüneyt Pekmez, Borcun İfa Edilmediği Defi (Ödemezlik Defi), 2.baskı, İstanbul 2021, s. 277 vd.) nitelik itibariyle davacının,

sözleşme konusu eserdeki birtakım eksiklik ve kusurlara yani ayıplara dayalı olarak bedelde indirim talep ettiğini dolayısıyla bu takdirde borcun ifa edilmediği definin ileri sürülemeyeceği ve davacının alacağının muaccel hale geldiğinin kabul edilmesi gerektiğini, davacının söz konusu alacak miktarının varlığı sabit olmakla birlikte, raporun “Analiz, Tespit ve Değerlendirmeler” kısmında kalem kalem detaylı olarak açıklandığı üzere, dava konusu güneş enerji sisteminin geç tesliminden ve imal sürecindeki birtakım eksikliklerden dolayı davalı tarafın zarara uğradığının tespit edildiğini aynı şekilde, tarafların aralarında anlaşarak,

aralarındaki sözleşmeye uygun olarak hazırladıkları ilk projeyi tadil edip yeni bir projeye göre güneş enerji sistemini imal ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.6 maddesi uyarınca.

“Sözleşmeye konu yapım işinin fiyatlamasında esas alınan metrajlar ve birimler ALICI tarafından SATICI'ya sunulan onaylı projelere göre tespit ve hesap edilmiş olup proje revizyonları tamamlandıktan sonra oluşacak metraj ve ürün değişiklikleri fiyata yansıtılacaktır” ibaresi bulunduğunu, hal böyle olunca söz konusu maliyet farklıklarının sözleşme kapsamında taraflara yansıtılması gerektiği sonucuna ulaşıldığını, bu itibarla, davalının talepte bulunabileceği miktarların özet olarak şu şekilde olduğunu,

-Tesisin 45 gün gecikmeli kabulünün yapılması ve işletmeye başlaması dolayısıyla:19.127,14 USD -Eksik Güneş paneli kurulması ile ilgili fiyat farkı:6.987,81 TL + 2.423,52 USD -Tesis içerisinde taraflar arasında kabul edilen ilk projeden farklı kablo kullanımından dolayı fiyat farkı:78.787,50 TL. | -Kompanzasyon eksiklik ve arızasından kaynaklı zararlar:8.894,82 TL. -Üçüncü şahıslardan hizmet alımı:12.000,00TL.-2018 yılı içerisinde tesisteki ayıplardan kaynaklı üretim kaybını: 16.962,288USD -3. şahıslardan hizmet alımı dışındaki bütün imalatlar 2017 yılı birim fiyatları ile hesaplanmış olup imalatların hiçbirine KDV'nin dahil olmadığını,

toplam alacak miktarının döviz cinsinden alacaklar : 19.127,14 USD +2.423,52 USD +16.962,288 USD =38.512,948 USD TL cinsinden alacaklar.

6.987,16 TL+ 78.787,50 TL+8.894,82 TL+12.000,00 TL =106.670,13 TL yapılan bu hesaba panolar ve nakil hattındaki olası fiyat farklarının yansıtılmadığını, zira ilgili kısımda detaylı olarak izah edildiği üzere gerekli tespitlerin yapılamadığını, mahkememizin takdirine bağlı olarak gerekli tespitlerin yapılması durumunda, fiyat farkı ortaya çıkar ise gerekli ekleme/çıkarma yapılabileceğini,

panolar ve nakil hattındaki değişiklik olup olmadığı ve bunlar ile ilgili olarak tespit ve hesaplamaların yapılması hususunda dosyaya gerekli bilgi ve belgelerin sunulması veya mahkememiz tarafından keşif kararı veya verilmesi durumunda gerekli incelemeler ve tespitler yapılabileceğini, şayet mahkememizin söz konusu tespit işlemlerinin yerinde inceleme yetkisi kapsamında değerlendirmekte ise de gerekli incelemeleri yapmak üzere keşif olmaksızın yerinde inceleme yapabileceklerini, diğer taraftan ... markalarının bulundukları ilde bayileri olmadığı için 2017 yılına ait fiyat tespiti de yapılamadığını,

bu çerçevede ancak ilgili firmalardan 2017 yılı güneş enerji sistemi Box ve pano fiyatları sorularak öğrenildiği takdirde hesaplama yapılabileceğini, panolar ve nakil hattındaki değişiklik olup olmadığı ve bunlar ile ilgili olarak tespit ve hesaplamaların yapılması hususunda dosyaya gerekli bilgi ve belgelerin sunulması veya mahkememiz tarafından keşif kararı veya verilmesi durumunda gerekli incelemeler ve tespitlerin yapılabileceğini, konunun doktrinde tartışmalı olması yeknesak bir Yargıtay uygulaması tespit edilememesi ,

davalı şirket alacaklarının farklı tarihlerde doğması ve bu doğduğu tarihlerin geniş bir aralığa yayılması neticesinde ilgili tarihlerde kurun çok dalgalı seyretmesi gerekçeleriyle, davacının alacağının da döviz cinsinden olduğu göz önünde bulundurularak,

aynı cinsten alacakların takasının en uygun çözüm olacağı sonucuna varılarak hesabın bu şekilde yapıldığını, davacı tarafın ticari defterlerine dayandırdığı alacağı 35.000,00 USD olup davalı tarafın sözleşme kapsamında 38.512,948 USD+106.670,13 TL alacağını takas olarak ileri sürdüğünü, bu takas neticesinde davacı şirketin bakiye alacağının kalmayacağı, davalı şirketin ise 3.512,948 USD-106.670,13 TL bakiye alacağının oluştuğu sunucuna varıldığını, söz konusu bakiye alacaktan doğan döviz cinsi borcun hangi tarihteki kur üzerinden hesaplanması gerektiği hususunun mahkememizin takdirde olduğunu,

mahkememiz kararı doğrultusunda gerekli hesaplamaların yapılabileceğini, diğer taraftan hesaplanan bakiye alacağın panolar ve nakil hattındaki değişikliklerden kaynaklı maliyet farkı hariç olduğunu"

12/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; "taraflarına verilen iş görev emri gereği taraf iddialarını incelemek suretiyle dosyanın tekrar değerlendirildiğini, bununla birlikte, yukarıda açıkladıkları sebeplerle kök raporlarındaki tespitlerden ayrı bir tespitlerinin olmadığını, savundukları görüşlerden ayrılmadıklarını, nihai takdir ve değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğunu" belirttikleri, bu içerikleri açıklanan birbirleri ile uyumlu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan 26/01/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile 12/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporları dikkate alındığında, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları ile alacaklarının sabit olduğunu, hükme esas alınan raporda takasın uygulanmasının mahkemenin takdirine bırakıldığını, mahkemece bu konuda met bir karar verilmediğini, işin kabulünün yapıldığını, artık takas definin kullanılamayacağını, işin fiili tesliminin yeterli olduğunu, dava dışı EDAŞ ile geçici kabul tutanağı imzalandığını, davalının itiraz kaydı olmadan ifayı kabul ettiğini, üretim kaybı olmadığını, projedeki değişikliklerin davalının bilgisi ve onayıyla yapıldığını, alacaklarının sabit olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 24/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davacının 1.008.308,00 TL alacak talep ettiğini, ıslah harcının yatırıldığını, bu dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinde kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

1- Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir.

Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/2407 Esas, 2020/3033 Karar).

Ancak götürü bedelli sözleşmelerde iş bedelinin tamamı ödenmiş ise, eksik ve ayıplar nedeniyle fiziki oran kurulması gerekmez; bu durumda iş sahibi, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini isteyebilir (ÖZTÜRK, Muammer; GÖZÜTOK Zeki: Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, 2019, s. 569).

2- Sözleşmenin tarafları aynı sözleşmeden doğan alacaklarını açılan davada mahsup itirazı olarak ileri sürebilecekleri gibi ayrı dava yoluyla da isteyebilirler.

Somut olayda davalı taraf aynı sözleşmeden kaynaklı alacak iddiasında bulunmuş ve ayrı bir dava açmamış olup bu kapsamda değerlendirme yapılması gerekirken talebin takas olarak değerlendirilip sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.

3- O halde Mahkemece yapılacak işlem, bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak sözleşme kapsamında yapılacak işlerde ispatlanan eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamlanma oranının fiziki oran yöntemiyle bulunması, bulunan oranın sözleşme bedeline uygulanması ile imalat bedelinin hesaplanması, kanıtlanan ödemelerin düşülmesi; bakiye alacak bulunması halinde davalının mahsup itirazının esasına girilmesi, bu şekilde sonuca gidilmesi, kabule göre de tam ıslahla harcı tamamlananan dava değeri üzerinden vekalet ücretinin hesaplanması ile karar verilmesinden ibaret olacaktır.

Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,

2-ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/02/2024 tarih ve 2020/476 Esas-2024/72 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

5-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,

7-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan · ✍e-imzalıdır Üye · ✍e-imzalıdır Üye · ✍e-imzalıdır Katip · ✍e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/7, K. 2026/409, 21 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7
Karar No
2026/409
Tarih
21 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/7 K.2026/339
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/7 K.2026/338
  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/7 K.2026/238
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/8 K.2026/420
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/8 K.2026/332
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/8 K.2026/351

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.