İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2025/763 K.2026/339

Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmasına)

Esas2025/763Karar2026/339Tarih9 Nisan 2026Okuma10 dk · 1.936 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Nisan 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2025/763 - 2026/339 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.2 Mad. Uyarınca Kararın
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.936 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmasına)

ESAS NO : 2025/763

KARAR NO : 2026/339

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/09/2023

NUMARASI

2020/165 Esas - 2023/621 Karar

DAVANIN KONUSU

Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak

KARAR TARİHİ : 09/04/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA

Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı tarafından ihale edilen. 2017 yılı Ankara 20. Bölge Bakım Onarım Hizmet Alımı, 2017 yılı Ankara 56. Bölge Bakım Onarım Hizmet Alımı ve 2018 yılı Ankara 113.

Bölge Bakım Onarım Hizmet Alımı işlerini en uygun fiyatı vererek yüklendiğini ve bu ihaleler kapsamında yüklendiği işi tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ihale kapsamında alınan işlerin taraflar arasında akdediler sözleşmeye ve idari - teknik şartnameye uygun şekilde ve eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen davalı tarafça yapılması gereken hak ediş ödemelerinin düzenli olarak ve süresinde yapılmadığını, davalının bu keyfi eylemleri nedeniyle müvekkilinin haklı alacağına ulaşamayarak telafisi imkânsız zararlar yaşadığını, davalı yanın kesinleşmiş hak ediş alacaklarını ...

Belediyesi'nden tahsil edememesi sonucunda kendisine mali kaynak yaratmak maksadı ile kullandığı krediler sebebi ile ödeyeceği faiz, komisyon, masraf ve her türlü giderlerin müvekkili tarafından karşılandığını, nitekim müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı bu faiz ve sair giderler sebebi ile kar etme maksadı güttüğünü bu işlerden çok ciddi boyutta maddi zarara uğradığını, bu nedenle 2017 Yılı Ankara 20 Bölge Bakım Onarım Hizmet Alımı İşi, 2017 Yılı Ankara 56. Bölge Bakım Onarım Hizmet Alımı İşi 2018 Yılı Ankara 113.

Bölge Bakım Onarım Hizmet Alımı İşi kapsamında yapılan geç ödemeler nedeniyle uğradığı zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL' sinin işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında 2017 yılı Ankara 56. Bölge Bakım Onarım Hizmet Alımı işine ilişkin 27.02.2017 tarihli, 2017 yılı Ankara 20. Bölge Bakım Onarım Hizmet Alımı işine ilişkin 27.02.2017 tarihli, 2018 yılı Ankara 113.

Bölge Bakım Onarım Hizmet Alımı işine ilişkin 09.03.2018 tarihli sözleşmelerin imzalandığını, müvekkili ile davacı arasında akdedilen sözleşmelerin ödeme koşulları başlıklı 5. maddesinde; ...'nın hak ediş alacaklarını ...'den tahsil edememesi sonucunda mali kaynak yaratmak amacıyla alacağı krediler sebebiyle ödeyeceği her türlü giderin hak edişlerden kesilmesine muvafakat ettiğini ve “Sözleşmenin Ekleri” başlıklı 4. maddesinde;

yüklenici ...'nın ... ile yapmış olduğu işin ana sözleşmesini bu sözleşmenin eki teknik şartname, idari şartname vs eklerini incelediğini, incelettiğini her haliyle (fiyat farkı hükümleri hariç) kabul ettiğini, ana sözleşme ile belirtilen şartnamelerin bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul ettiğini, davacı tarafından müvekkiline düzenlenen faturalar, yapılan hak edişler ile müvekkili ile idare arasında düzenlenen hak edişler ve müvekkili tarafından idareye düzenlenen faturalar incelendiğinde, davacı iddiasının doğru olmadığının görüleceğini,

müvekkili ile davacı arasında düzenlenen hak ediş tarihlerini takip eden günün müvekkilinin idareye düzenlediği faturalar olduğunu, davacının iddia ettiği gibi tahakkuk ve hak edişlerinin süresi içerisinde yapılmadığı gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının kendi ticari işletmesinin ihtiyaçları için çeşitli bankalardan aldığı kredilerin faizleri için ödediği dekontları dava konusu etmesinin kötü niyetli olduğunu, bu davanın da haksız kazanç sağlama amacıyla açılmış olduğunu ileri sürerek, davanın dava dışı ...

Belediye Başkanlığı'na ihbarına, davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava; "Davacı tarafından taraflar arasındaki bakım onarım işini konu alan hizmet alım sözleşmesi uyarınca işin sözleşme ve şartnameye uygun olarak yerine getirildiği halde hak ediş ödemelerinin zamanında yapılmadığı iddiasına dayalı zararın tazmini " istemine ilişkindir.

Talep, cevap, sözleşmeler, ticari defterler, hak ediş tutanakları, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 05/10/2022 tarihli rapor ile 20/02/2023 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

05/10/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davalının incelenen ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun

olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, defter sonuçlarının birbiri

ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin delil niteliği taşıdığı, HMK 222 hükmü

gözetilerek takdirin Mahkememize ait olduğu, Davacı ... A.Ş. tarafından Davalı ... ... İşl. Ltd. Şti.’ ne

düzenlenen hakediş faturalarına istinaden, fatura tarihini takip ertesi gün Davalı ...

... İşl. Ltd. Şti.’ nin ihbar edilen kurum ... Belediyesine

hakediş faturalarının düzenlendiği, Davalı ... ... İşl. Ltd. Şti.’ne ihbar edilen kurum ...

Belediyesi tarafından yapılan peyderpey ödemelerin ise Davacı ... A.Ş.

tarafına peyderpey ödendiği,

Yukarıdaki incelemelerimiz neticesinde ayrıntısıyla izah edildiği üzere; Davalı

tarafından davacıya 3. Nolu hakediş bedelinin 05.10.2017 tarihinde 2.391.722,54 TL

olarak (1., 2., 3., 4., nolu hakediş bedeli toplam borcun) ödendiği,

Davalı ... tarafından davacıya ödenmesi gereken 3. Nolu hakedişin karşılığının

kurumdan 15. Nolu hakediş olarak alındığı, 4. Nolu hakedişin karşılığının kurumdan

16. Nolu hakediş olarak 11.10.2017 tarihinde ilk taksitinin alınmasına rağmen,

05.10.2017 tarihinde 4. Nolu hakedişin erken ödendiğinin tespit edildiği, diğer hakediş

ödemelerinin ise davalı ... tarafından kurumdan alınan peyderpey ödemeler

karşılığında davacıya ödendiğinin dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu

tespit edildiği, Davacı, davalı tarafça yapılması gereken hakediş ödemelerinin düzenli olarak ve

süresinde yapılmaması nedeniyle uğradığı zararı talep etmiş ise de, mezkur

sözleşmelerin diğer maddelerinin muhtevası incelenmiş olup, davalı tarafından

davacıya yapılacak ödemelerin süresinde yapılmaması halinde davalı tarafa

uygulanacak cezai şart veya yaptırıma ilişkin herhangi bir hükme rastlanmadığı, bu nedenle, geç ödeme halinde davalı tarafın davacıya ödeme yapması gereken tuta

r bulunmadığı değerlendirilmiş olup, hesaplama yapılmadığı belirtilmiştir.

20/02/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle. Davacı ... A.Ş. tarafından Davalı ... ... İşl. Ltd. Şti./ ne düzenlenen hakediş faturalarına istinaden, fatura tarihini takip ertesi gün Davalı ... ... İşl. Ltd. Şti nin ihbar edilen kurum ...

Belediyesine hakediş faturalarını düzenlendiği, Davacı tarafından Davalıya düzenlenen hakkediş fatura bedellerinin, Davalı tarafından ihbar edilen kurumdan tahsil edilmesine mütakip davacıya ödendiği, ayrıca 56. ve 20. Bölgedeki 4, 5, 8 ve 113.

Bölgedeki ? nolu hakkedişlerin ise davacıya kurumdan henüz tahsilatı yapılmadan davalı tarafından erken ödendiği sonucu, davalının ihbar edilen kurumdan tahsil ettiği hakkediş ödemelerini davacıya geç ödenmediği ile davacının her hangi bir zararının oluşmadığı, Davacı tarafından geç ödendiği iddia edilen fatura bedellerinin taraflar arasında imza edilen sözleşmelerde ödeme tarihinin belirlenmediği sonucu geç ödeme yapıldığı tespitinin yapılamadığı ile gecikmenin hesaplanamadığı belirtilmiştir.

Yukarıda içerikleri açıklanan birbirleri ile uyumlu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda davanın ispatlanamadığı" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin üstlendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, davalı tarafın basiretli tacir gibi davranmadığını, ödemelerin sadece kendilerinin istedikleri zamanda yapmalarına rağmen, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 4734 ve 4735 Sayılı Kanunun özünde tarafların eşit hak ve yükümlülüklere sahip olduğu iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmede, sözleşme ve eklerinin tarafların haklarını eşit biçimde güvence altına alması ve yükümlülüklerine aykırı davranışları da eşit biçimde yaptırıma bağlanmasını esas aldığını,

taraflar arasında aktedilen sözleşme hükümlerine Kamu İhale Kanununun Uygulanması gerektiğini, Kamu İhale Kanunu ve Bu Kanunun devamı niteliğinde olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesine aykırı sözleşme yapılamayacağını, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. maddesinde;

hakediş raporlarının ayda bir kez düzenlenmesi gerektiği, bu hakediş raporları düzenlenirken yüklenicinin de hazır bulunması gerektiği, hazır bulunmadığı takdirde de raporların hazırlanabileceği ve kontrol teşkilatı tarafından hazırlanan raporların 1 hafta içinde idareye gönderileceği, bu hakediş ödemelerinin en geç 30 gün içinde tahakkuka bağlanması gerektiği, tahakkuka bağlandıktan sonra 30 gün içerisinde de ödeme yapılması gerektiğinin hükme bağlandığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek,

yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemenin dosyanın esası ile ilgili inceleme ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ne var ki 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Yine, 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan genel açıklamalar ve yasa maddeleri çerçevesinde incelendiğinde; dava 04/11/2019 tarihinde Ankara 6. Asliye Hukuk mahkemesinde açılmış, bu mahkemece 06/11/2019 tarihinde ATM'ye görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararı 25/02/2020 tarihinde kesinleşmiş, davacı aynı tarihte görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunmuş, arabuluculuk başvurusunu ise 26/11/2019 tarihinde yapmış, arabuluculuk son tutanağı 13/12/2019 tarihinde düzenlenmiştir.

Asliye hukuk mahkemesine dava açılmadan önce, arabuluculuk dava şartının tamamlanmadığı, bu hususun sonradan tamamlanamaz bir dava şartı olduğu, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/3201 E- 2024/4336 K, 2022/4534 E-2023/3417 K, 2023/526E-2023/583 K sayılı ilamları ile sabit bulunduğu, bu itibarla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Dairemizce bu durum gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.

HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/165 Esas, 2023/621 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Davanın 6100 sayılı HMK.'nın 114/2 maddesi delaletiyle ve 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 ve 6102 sayılı Kanunun 5/A-1 maddeleri gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle, usulden REDDİNE,

4-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL nin mahsubu ile bakiye 561,22 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

7- Davacının süresinde tamamlamadığı arabuluculuk başvurusu nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

8-HMK. 333. maddesi uyarınca artan gider ve delil avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

İstinaf incelemesi yönünden;

9-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

10-Davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 340,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 1.509,40 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Katip · E-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/763, K. 2026/339, 9 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2025/763
  4. Karar No : 2026/339
  5. Türk Milleti Adına
  6. İstinaf Kararı
  7. İncelenen Kararın
  8. Mahkemesi : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
  9. Tarihi : 15/09/2023
  10. Numarası
  11. Davanın Konusu
  12. Karar Tarihi : 09/04/2026
  13. Karar Yazım Tarihi : 09/04/2026
  14. İddia
  15. Savunma
  16. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  17. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  18. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/763
Karar No
2026/339
Tarih
9 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/763 K.2026/166
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/764 K.2026/374
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/765 K.2026/270
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/765 K.2026/370
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/766 K.2026/259
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/766 K.2026/699

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.