KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/873 - 2025/938 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
- Esas no
- 2025/873
- Karar no
- 2025/938
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/02/2025
- Numarası
- 2024/687 Esas - 2025/136 Karar
- Davanın konusu
- Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 23/10/2025
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA
Davacı vekili; müvekkili davacının ...
Bayisi ve yetkili servisi olarak 0 km araç satışı servis ve yedek parça hizmeti dahil olmak üzere otomotiv sektöründe hizmet veren kurumsal bir firma olduğunu, davalı ile uzun yıllardır devam eden ticari ilişkileri bulunduğunu, davalıya ait araçlar için servis hizmeti verilerek fatura düzenlendiğini, cari hesap oluşturulduğunu, davalının bir kısım fatura bedelini ödememesi üzerine takip başlattıklarını, davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak netice alamadıklarını ileri sürerek,
Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3192 Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takip dosyasının kaldığı yerden devamına, icra takibine konu alacak tutarı üzerinden %20 oranından az olmamak kaydıyla hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili; müvekkili şirketin merkezinin Küçükçekmece / İstanbul olduğunu, davacının icra takibini yetkisiz yerde başlattığını, ayrıca mahkemenin de davayı görmekte yetkisiz olduğunu savunarak, davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre. "İtirazın iptali davalarında ispat yükü kural olarak davacı tarafa aittir. Davacı taraf alacağının varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Bilirkişi incelemesinde, davacının icra takibinde talep ettiği alacağın takip tarihi itibariyle kendi defterlerinde aynen kayıtlı olduğu görülmüştür.
Ancak davalı defterleri incelendiğinde taraf defterleri arasında bakiye farkı olup, davalı defterlerinde 4.297,88-TL borç görünmektedir. Davalı 2020 yılı bakiyesini sıfırlamış, 2021 yılına devretmemiştir ancak, herhangi bir ödeme belgesine dayanmadan borcu tek taraflı olarak muhasebe işlemiyle sıfırlamıştır.
Devretmeyen bakiye yönünden borcun sona erdiği hususun ispatı davalıda olup, dosyaya bu yönde bir delil sunulmamasına göre bu kayıtlara itibar etmek mümkün olmamış, davalı defterlerinde görünen borca 2020 yılı bakiyesinin eklenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bu tespitler yapıldıktan sonra borcun tespitine gelince; davacının icra takip takip tarihinden sonra ancak dava açılmasından önce yapılan defterine kayıtlı ödemeleri borca mahsup ederek itirazın iptali davasını açması gerekirdi, bu durumda davacının defterinde kayıtlı olan 44.554,11-TL asıl alacak için dava sübut bulmuş, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi değerlendirildiğinde alacak likit olup takibe yönelik itiraz haksız olduğundan İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi hükmü uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Reddedilen tutar üzerinden davalının kötü niyet tazminatına yönelik talebi değerlendirildiğinde, bilindiği üzere itirazın iptali davalarında kötüniyet durumu icra takibindeki haklılık durumuna göre değerlendirilir. Bilirkişi incelemesiyle icra takibinde talep edilen tutarın takip tarihi itibariyle davacı defterlerinde aynen kayıtlı olduğu anlaşılmış olup, davacının haksız ve kötü niyetli takip başlatması söz konusu olmadığından bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Başka bir deyişle, dava tarihine kadar yapılan ödeme davacının başlangıçtaki haklılığını ortadan kaldırmayacağı" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, Ankara 13. İcra Dairesinin 2022/3192 esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 44.554,11-TL üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, kabul edilen 44.554,11 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 8.910,82-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, İİK 67/2 maddesindeki şartlar sağlanmadığından davalının kötü niyet tazminatına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davalının ticari defter ve kayıtlarının incelendiğini, faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, söz konusu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen faturalara ilişkin TTK.
21. maddesinde düzenlenen şekli ile herhangi bir itirazının olmadığını, davalının söz konusu fatura içeriklerini kabul ettiğini, davalının her ne kadar dava tarihi itibari ile davalının 44.554,11 TL borcu bulunmakta ise de, davalının icra takibinin açılmasına sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalının icra takibi itibariyle 58.852,02 TL borçlu olduğunu, icra takibine davalının sebebiyet verdiğini, takibe karşı yaptığı itirazların yerinde olmadığını, icra takibi sonrasında kısmi ödemeler yaptığını, ödenen tutarların ana para, faiz, icra masrafı,
vekalet ücreti gibi alacak kalemlerinden hangisinden mahsup edilmesi gerektiği hususunun belirsiz olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilirken takip tarihi itibari ile davalının borçlu olduğu tutarın tamamı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini yine davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, dosya kapsamında davacı tarafın alacağının varlığını ispat eder bilgi ve belgenin sunulamadığını, taraflar arasında hesap mutabakatının dosya kapsamında olmadığını, davacı tarafça hizmet verilmeden ticari kayıtlarda fatura tanzim edildiğini, yerel mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların detaylı şekilde incelenmeden, taraf defterlerinde gerekli karşılaştırmaların yapılmadan rapor tanzim edildiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını,
takibe konu edilen alacağın likit olmadığını bu nedenle, davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Başkan · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Katip · E-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/873, K. 2025/938, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama