KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/933
- Karar No
- 2026/519
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2026
Karar Metni
3.583 kelime·18 dk okuma·25 bölüm
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2025/933
KARAR NO : 2026/519
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2025
NUMARASI
2020/163 Esas - 2025/474 Karar
ASIL DAVA KONUSU
Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
BİR. DAVA KONUSU
Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/05/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı - birleşen dosya davalısı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA
Davacı vekili; müvekkili şirkete ait GES tesisine konu proje ve projeye sahip şirket hisselerinin 27.11.2017
tarihinde 433.000,00 TL bedelle Hisse Alım Sözleşmesi ile 1MW gücünde lisansız GES projesi satın
alındığını, ayrıca müvekkili ile davalı şirketin sahibi ve dava dışı ... şirketi arasında Kahramanmaraş ilinde yapılacak olan ve her biri 1 ‘er MW lik TebrikGES, ... GES ve ...
GES üretim santrallerinin birlikte yapım, devreye alma ve işletmesi için 27.03.2018 tarihinde
Kahramanmaraş 3MW GES Protokolünü düzenlendiğini, bu Sözleşmenin 6 maddesi uyarınca Tebrik
GES projesinin 433.000,00 TL devir bedelinin 183.000,00 TL’sinin ... tarafından davalı şirket
yetkilisi Tacettin Yetkin’e 29.11.2017 tarihinde borç verme açıklaması ile gönderildiğini, müvekkili
şirketin gerek sözleşme gerekse sözleşme dışındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini,
sözleşmenin imzalanmasından sonra GES santralleri kurularak santrallerin geçici kabulü
yaptırıldığını, enerji mevzuatı kapsamında hisse devrinin gerçekleştirildiğini, buna göre ...
A.Ş. tarafından santrallerden birinin müvekkili şirkete, birinin dava dışı ... A.Ş.’ye devredildiğini,
müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... GES Anahtar Teslimi İşçilik Sözleşmesi
düzenlendiğini, Sözleşmeye göre işin 19.06.2018 tarihinde tamamlanması gerektiğini fakat davalının
işi süresinde bitiremediğini ayrıca davalı şirketin .../... Ges Sahasında uhdesi altındaki
işleri eksik ve ayıplı ifa ettiğinin tespit edildiğini, davalının tüm uyarılara rağmen bu hatalı işleri
düzeltmediğini, bu nedenle Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/30 D. İş sayılı
dosyasında tespit yaptırıldığını ve alınan raporda 69.482,50 TL tutarında eksik işin olduğunun
belirlendiğini, ancak bu rapora miktarların az hesaplanması vb sebeplerle itiraz edildiğini, Santralin
faaliyetine devam edebilmesi için davalının eksik ve ayıplı olarak ifa ettiği işlerinin müvekkili
tarafından yaptırıldığını, bu nedenle 06.12.2018 tarihli ... Enerji Ltd.Şti. tarafından tanzim edilen
389.401,00-TL fatura bedelinin ve 31.12.2018 tarihli 56.562,50-TL bedelli ... Proje Ltd. Şti.
tarafından tanzim edilen 56.562,50 TL fatura bedelinin davalıdan tahsili gerektiğini, yine TEDAŞ
ve çelik konstrüksiyon üretici ... firmasının projesine uygun yerleşik yapılmadığından, projede
koordinatlara göre değil gelişi güzel çakım yapıldığından tesiste ciddi gölgeleme oluşuğunu, bu
durumun da üretimde %50 kayba neden olduğunu, yine bu durumun üretime geçmiş olan bir tesiste
düzeltilmesinin çelik konstrüksiyonların değiştirilmesinin mümkün olmadığından müvekkilin ciddi
zarara uğradığını ve uğramaya devam ettiğini, banka kredilerini ödeyemez duruma geldiğini, bu
nedenle üretim kaybında oluşan zararında hesaplanarak davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla santralin faaliyetine devam edebilmesi
için yapılmış olan zorunlu masrafların, hali hazırda eksik, yanlış veya hatalı yapılan işlemlerden
kaynaklı maddi zararın, proje dizaynı, işçilik ve diğer işlerden kaynaklı olarak üretim kaybının
şimdilik 10.000,00 TL’sinin 16/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan
tahsilini talep ve dava etmiş, 16/05/2020 tarihli ıslah dilekçesinde ise, bilirkişi raporu
uyarınca davasını 107.769,40 TL artırarak toplam 117.769,40 TL'nin 16/10/2018 tarihinden itibaren
avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili; Davacının TEDAŞ ve Bağlı il müdürlüklerince kabulü onaylanmış ve işletmeye alınmış tesis
için ayıplı iş iddiası ile dava açmasında hukuki yararı olmadığını, davaya konu alacakların TBK’nın
478 maddelerine ve 82 maddelerine göre zamanaşımına uğradığını, davacının TTK’nın 23 maddesi
uyarınca süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından seçimlik haklarını kullanamayacağını ve alacak
talep edemeyeceğini, davacının TBK’nın 97 maddesine göre kendi edimlerini sırasında yerine
getirmediğini ve temerrüde düştüğünü, davacının müvekkilinden alacağı olmadığı için ödemezlik
definde bulunduklarını, davacının dava dışı ... ve ... Ltd.Şti.’nin taraf olduğu
sözleşmelere dayanarak alacak talep ettiğini, sözleşmelerin nispiliği kuralı gereğince sözleşmenin taraflarını bağladığını, bu nedenle davacının iş bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacının dosyaya sunduğu sözleşmenin sadece davacı tarafından imzalandığını, müvekkili
tarafından imzalanmadığını, sözleşmenin
müvekkilini bağlamayacağını, tarafların ... GES Projesi’nin Elektrik ve Mekanik İşçilik, Kazı İşleri Makina
Kirası ve Giderleri, Çakma İşleri Makina Kirası ve Giderleri, Köşk Binalarının yerleştirilmesi işlerine
ilişkin olarak anlaşma sağladığını, bu anlaşmaya göre her türlü mal ve ekipmanın bedeli işveren
tarafından karşılanacağını, yüklenici tarafından tedarik edilen mal ve ekipmanlar işverene fatura
ettirileceğini, yükleniciye fatura edilen mal ve ekipmanların bedellerinin de işveren tarafından
karşılanacağını, işveren yerine yüklenici tarafından ödenen mal, ekipman ve hizmet bedelleri ayrıca
yükleniciye ödeneceğini, bu hususların dosyaya sunulan imzasız sözleşmede de yer aldığından
davacının bu hususları kabul ettiğinin bir karinesi olduğunu, davacının dosyaya sunduğu 27.03.2018 tarihli "Kahramanmaraş 3 mw Ges Protokolüne
davacının taraf olmadığını, bu nedenle bu Sözleşmeye dayanarak davacının alacak ve hak talep
edemeyeceğini, davacı bu Protokolün 2. maddesinde belirtilen edimlerini ifa etmediğini, yine
Protokolün 6 maddesine göre ... şirketi tarafından GES'lerin 1MW olan tesisi devir
edilmediğinden, müvekkili şirketin herhangi bir kredi kullanımında tasarruf yetkisi olmadığı gibi,
tesise ait şirketler üzerinde kendi nam ve hesabına iş ve işlem yapma yetkisi olmadığını, buna göre
... şirketi ile müvekkili arasında bir ortaklıkta oluşmadığını, ... tarafından 1MW
tesisin müvekkil şirkete devir işlemleri yapılmadığından müvekkilinin bu 3MW tesisin kurulum
işlemlerini yapan yüklenici olarak hizmet ifa ettiğini, ... Ltd. Şti. hissedarları ..., dava konusu GES’in devir, kurulum ve bağlı işlemlerini yürüten, proje
sahibi ve işverni olduğunu, davacının da bu durumu ikrar ettiğini, Protokolde belirtilen 183.000 TL
borcunda tamamının geri ödendiğini, ...’nın bu parayı tehdit, hakaret ve şantaj yolları ile zor
kullanılarak müvekkili şirket hissedarlarından elden, nakden ve defaten aldığını, davacının iddia ettiği eksikliklerin müvekkili şirketin işi teslim tarihinde mevcut olmadığını,
17.05.2018, 23.05.2018, 31.05.2018 ve 05.06.2018 tarihli Saha Denetleme Raporlarının GES tesisinin
kurulum aşamasında ve tek taraflı olarak müvekkil şirketin mutabakatı olmaksızın, işin uygulama
safahatı tamamlanmadan düzenlenmiş raporlar olduğunu, bu raporlar esas alınarak işin eksik, hatalı ve
ayıplı ifa edildiğinin iddia edilemeyeceğini, işin nihai teslim zamanındaki TEDAŞ Geçici Kabul
tarihindeki durumunu göstermediğini, işin ... A.Ş. tarafından Ön Kabulü ile
17.07.2018 tarihinde ise Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından Geçici Kabulü yapıldığından işte
eksik ve ayıp bulunmadığını, İşin geç teslim edildiği iddiasını kabul etmediklerini, panellerin
tesliminden kaynaklı işin yapımında gecikmeler yaşandığını, davacının işin süresinde telim
edilmediğine dair delilde sunmadığını, müvekkiline TBK ‘nın 476. maddesine göre yapılmış ihbar
ve/veya bildirimde bulmadığını, tespit bilirkişi raporunda da davacı tarafın iddia ettiği hususlarda
inşaattan kaynaklı olarak statik bir eksikliğin olmadığı, hesaplamaları ile beraber tespit edildiğini, işin
geçici kabulünün yapıldığı dikkate alındığında davacının iddialarının asıl olduğunun görüleceği,
TEDAŞ ve ilgili idari kuruluşların GES sahibi özel tüzel kişiliklere elektrik satışının
başlamasından sonra santrale müdahale hakkının mevcut olduğunu, bu hakkını kullanarak uyuşmazlık
konusu santrallerde elektrik kesintisi sağlanması söz konusu olabileceğini, dosyada paneller ve diğer
ekipmanlara ilişkin olarak sigortalı panel tedarik edildiğine dair hiçbir bilgi ve belgeye de
rastlanılmadığını, panellerin ömrü; kalitesine, verim garantisine, verim düşüklüğü yönünden sigortalı
olup olmamasına göre farklılık gösterdiğini, müvekkilin yükümlülüklerini tamamlamasına müteakip
işin kesin kabulünün yapılmasından sonra işe üçüncü kişilerce müdahale edildiğini, yine müvekkiline
sözleşme gereğince herhangi bir bildirim yapılmadan sahaya üçüncü kişilerin sokulduğunu, davacının
işin sözleşmeye uygun olarak eksik ve ayıpsız tesliminden sonra süresinde ayıp ihbarında
bulunmadığından talepte bulunmayacağını, davacı tarafından dosyaya sunulan faturalarında içeriği
belli olmadığından müvekkilin yaptığı işlerle ilgili olduğunun kabul edilemeyeceğini, ayrıca bu
faturalara ilişkin ödeme yapıldığında dair dosyaya belge sunulmadığını, davacının tespit dosyasında
eksik hesaplama yapıldığı iddiasının da doğru olmadığını, davalının kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının asıl işveren olarak sigorta
işveren dosyasını açmadığını, müvekkilin ifa edeceği işler için gerekli mal ve ekipmanları geç teslim
ettiğini, bu nedenle TBK 474 maddesine göre kendi yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının,
müvekkili şirketi sorumlu tutamayacağını, kusur isnat edemeyeceğini, davacının üretim kaybını da müvekkilinden talep edemeyeceğini, davacının tesiste üretim
kaybı mevcutsa bunu müvekkilin yaptığı işlerden kaynaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini,
davacının haksız kazanç elde etmeye çalıştığının, davacının faiz başlangıcı tarihinin de hukuka aykırı
olduğunu, müvekkilin davadan önce temerrüde düşülmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
ANKARA 4. ATM.'NİN 2021/684 ESAS SAYILI DOSYASINDA
İDDİA
Davacı vekili; Davalı ... Enerji A.Ş. ile Kahraman ilinde ... Lisansız Güneş Enerji santralinin
kurulması için Sözleşme düzenlendiğini, işin eksik ve ayıpsız bir şekilde davalıya tamamlanarak teslim
edildiğini ve santralin Tedaş tarafından 17.07.2018 tarihinde ön geçici kabulünün yapıldığını, fakat
davalı tarafından işin bedeli ve tebellüğ edilen faturaların ödenmesinin yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya
ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme bedeli ve fatura alacağından
10.000,00 TL’nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,
13/07/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, 10.000,00 TL alacağını, 60.946,32 TL arttırarak toplam 70.946,30TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili; davacının eksik harcı tamamlaması gerektiğini, müvekkilin gerek sözleşme kapsamında, gerekse sözleşme dışındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının işi geç teslim ettiğini, eksik ve ayıplı ifa ettiğini bu nedenle Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/163 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, buna göre dosyanı Anakara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/163 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve kabul anlamına gelememekle davacının bir alacağı çıkması halinde müvekkili şirketin alacağından takas ve mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Asıl dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine, birleşen dava ise; davacı yüklenici ... Şirketi, davalı iş sahibinden sözleşme bedeli ile faturadan kaynaklı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
A. Asıl dava dosyası yönünden yapılan değerlendirmede
Davacı iş sahibi ... şirketi, GES tesisine konu proje ve projeye sahip şirket hisselerinin
27.11.2017 tarihinde 433.000-TL bedelle Hisse Alım Sözleşmesi ile 1MW gücünde lisansız GES
projesi satın alındığını, ayrıca müvekkili şirket ile davalı şirketin sahibi ve dava dışı ... şirket
arasında Kahramanmaraş ilinde yapılacak olan ve her biri 1 ‘er MW lik TebrikGES, ... GES ve
... GES üretim santrallerinin birlikte yapım, devreye alma ve işletmesi için 27.03.2018
tarihinde Kahramanmaraş 3MW GES Protokolünü düzenlendiğini, enerji mevzuatı kapsamında hisse
devrinin gerçekleştirildiğini, buna göre ... A.Ş. tarafından santrallerden birinin müvekkili
şirkete, birinin dava dışı ... A.Ş.’ye devredildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında
... GES Anahtar Teslimi İşçilik Sözleşmesi düzenlendiğini, Sözleşmeye göre işin 19.06.2018
tarihinde tamamlanması gerektiğini fakat davalının işi süresinde bitiremediği, edimlerini eksik ve
ayıplı ifa ettiğini bu nedenle bu eksik ve ayıplı işlerin kendisi tarafından tamamlandığını, ayrıca işlerin
ayılı ifa edilmesinden dolayı GES tesisinde üretim kaybı yaşadığını iddia etmiştir. Davalı yüklenici ... şirketi ise; davacının dosyaya sunduğu ... GES Anahtar Teslimi
İşçilik Sözleşmesinin sadece davacı tarafından imzalandığını, kendisi tarafından imzalanmadığını, bu
nedenle sözleşmenin kendisini bağlamayacağını, davacının imzalanmayan bir sözleşmeye dayanarak
hak talep edemeyeceğini, fakat davacının bu Sözleşmeye dayanarak tarafların ... GES
Projesi’nin Elektrik ve Mekanik İşçilik, Kazı İşleri Makina Kirası ve Giderleri, Çakma İşleri Makina
Kirası ve Giderleri, Köşk Binalarının yerleştirilmesi işlerine ilişkin olarak anlaşma sağladığını, her
türlü mal ve ekipmanın bedeli işveren tarafından karşılanacağını, yüklenici tarafından tedarik edilen
mal ve ekipmanlar işverene fatura ettirileceğini, yükleniciye fatura edilen mal ve ekipmanların
bedellerinin de işveren tarafından karşılanacağını, işveren yerine yüklenici tarafından ödenen mal,
ekipman ve hizmet bedelleri ayrıca yükleniciye ödeneceğini, bu hususların dosyaya sunulan imzasız
Sözleşmede de yer aldığından davacının bu hususları kabul ettiği, ayrıca 27.03.2018 tarihli
"Kahramanmaraş 3 mw Ges Protokolüne davacının taraf olmadığını, bu nedenle bu Sözleşmeye
dayanarak davacının alacak ve hak talep edemeyeceğini, davacının bu Protokolün 2 maddesinde
belirtilen edimlerini ifa etmediğini, yine Protokolün 6 maddesine göre ... şirketi tarafından
GES'lerin 1MW olan tesisi devir edilmediğinden, buna göre ... şirketi ile müvekkili arasında
bir ortaklıkta oluşmadığını, bu nedenle şirketin bu 3MW tesisin kurulum işlemlerini yapan yüklenici
olarak hizmet ifa ettiğini iddia etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belge ile delillerin değerlendirilmesi neticesinde;
Dosyaya sunulu Sözleşmelerden; dava dışı satıcı ... ile dava dışı alıcı ...
arasında devir alınan ... Enerji A.Ş.’nin uhdesinde bulunan GES projesi kurma haklarının ve
hisselerinin tamamının 433.000-TL bedelle devri için 27.11.2017 tarihinde "Hisse Alım ve Satım
Sözleşmesi “ düzenlendiği görülmüştür. Bu nedenle iş bu sözleşmenin taraflarının davacı ve davalı
şirket olmadığı anlaşılmıştır. Yine dava dışı ... Ltd.Şti. ile davalı yüklenici şirket arasında
düzenlenen 27.03.2018 tarihli “Kahramanmaraş 3MW GES Protokolü”nde de Kahramanmaraş ilinde
yapılacak olan her biri l'er MW'lık, (toplam 3MW) Teberik GES, ... Ges, ... Ges elektrik
üretim santrallerinin birlikte yapım, devreye alınma ve işletmeye alınması aşamalarındaki karşılıklı
hak, yükümlülük, görev, işbölümü ve sorumlulukların yerine getirilme esasların düzenlendiği, davacı
... şirketinin iş bu sözleşmeye de taraf olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davalı yüklenicinde ifade ettiği üzere, borç ilişkinden doğan alacak hakkı nispi bir
hak olup, Borçlar Hukukun en temel ilkesi olan sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince sözleşmenin
tarafları, sözleşmeye katılmayan üçüncü kişiyi herhangi bir borç ilişkisinin borçlusu veya alacaklısı
durumuna getiremez. Borç ilişkisinden doğan alacak hakları kural olarak sadece borç ilişkisinin diğer
tarafına ileri sürülebilen haklar olduğundan borç ilişkisinin tarafı olmayan kişilere karşı alacak hakkı
ileri sürülemeyeceği gibi, üçüncü kişilerde tarafı olmadığı borç ilişkisine dayanarak borçluya karşı bir
hak talebinde bulunamaz.
Ancak Türk Borçlar Kanunun 129 maddesi uyarınca kendi adına sözleşme yapan kişi,
sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa
edilmesini isteyebilir. Bu kapsamda davacı iş sahibi ... şirketinin, tarafı olmadığı bu
Sözleşmelere dayanarak davalı yükleniciye karşı hak ve alacak talebinde bulunamayacağı
değerlendirilmiştir.
Davacı iş sahibi ... şirketi tarafından dosyaya sunulan “... GES Anahtar Teslim
GES İşçilik Sözleşmesinin” ise Kahramanmaraş ilinde bulunan ... GES’in elektrik ve mekanik
işçliklerinin, kazaı işleri makine kirası ve giderlerinin, çakma işleri makine işleri ve kirası ve
giderlerinin, kök binalarının yerleştirilmesi işlerinin yapımı için sözleşme düzenlenmiştir. Ancak
davalı yüklenici ... tarafından sözleşmenin imzalanmadığı, somut olayda da davalının iş bu sözleşmeyi inkar ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı iş sahibi tarafından bu Sözleşmeye göre, işin
yapıldığı ve Sözleşmenin esas alınarak inceleme ve tespit yapılması gerektiğini belirterek daha önce
alınan Bilirkişi Raporlarına itiraz edilmişse de, davalı yüklenici tarafından imzalanmayan ve inkar
edilen sözleşme hükümlerine göre somut olayda tespit ve hesaplama yapılamayacağı anlaşılmıştır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 470 maddesine göre iki tarafa borç yükleyen eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.
Somut olayda; davacı iş sahibi şirket tarafından dosyaya "... GES Anahtar Teslim GES İşçilik Sözleşmesi" sunulmuşsa da, bu sözleşmenin davalı yüklenici şirket tarafından imzalanmadığı ve davalının iş bu sözleşmeyi inkar ettiği, buna göre, taraflar arasında dava konusu işin yapımı ile ilgili yazılı bir sözleşme
bulunmadığı, fakat tarafların kabulüne göre, davalının anılan bu Sözleşme kapsamındaki işleri ifa
ettiği, sözleşme kapsamındaki işlere dair tanzim edilen faturalar ile bu işe ilişkin olarak yapılan
ödemelerin her iki tarafında defterlerinde yer aldığı, tarafların defter kayıtlarının çok küçük farklılıklar
dışında birbirini teyit ettiği, bu nedenle taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi
bulunduğu ve davacı iş sahibi ile davalı yüklenicinin ... parselde kurulacak 990kWkulu gücündeki ... Lisansız
Güneş Enerji Santralinin elektrik, mekanik ve inşaat işlerinin işçilik olarak yapımı için sözlü
olarak anlaştığı, taraflar arasında işin teslimi konusunda ihtilaf bulunmamakla birlikte işin geç, ayıplı ve
eksik teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunduğu, dosyada işin teslim tarihine ilişkin
düzenlenmiş Teslim Tutanağı ve benzeri belge bulunmadığı, ancak dava dışı TEDAŞ tarafından
düzenlenen Geçici Kabul Tutanağından dava konusu işin yapıldığı ... GES tesisinin bitirildiği
tarihin 14.07.2018 olduğu ve tesisin eksiksiz ve ayıpsız olarak tamamlandığı, geçici kabul tarihinin
17.07.2018 olduğu, Geçici Kabule Hazır Tutanağında işin bitirildiği tarihin 05.07.2018 olduğunun
belirtildiği, buna göre davalı yüklenicinin davaya konu işleri tamamlayarak Geçici Kabule Hazır
Tutanağına göre 05.07.2018 tarihi itibariyle davacı iş sahibine teslim etmiş olduğu
anlaşılmıştır.
İşin tesliminden sonra dava dışı TEDAŞ tarafından düzenlenen Geçici Kabul tutanağında
dava konusu Santralde eksik ve ayıp olmadığı belirtilmişse de; yerinde yapılan inceleme sonucunda
düzenlenen Tespit Raporundan ve 08.04.2021 tarihli bilirkişi kurulundan davalı yüklenicinin
taahhüdü altındaki elektrik, mekanik ve inşaat işçiliklerini ayıplı ifa ettiğinin anlaşıldığı, bu ayıplı
işlerin teslim sırasında yapılacak basit bir muayene ile tespit edilecek “açık ayıp” niteliğinde olduğu,
işin tesliminden sonra düzenlenen ve davacının davaya dayanak gösterdiği 2018/ Ekim Durum Tespit
Raporunda da 15-16.10.2018 tarihinde sahada yapılan incelemede, bu ayıplı işlerin tespit edildiği,
buna göre, davacı iş sahibin tespit raporundan önce iş bu 2018/Ekim Denetim Raporu ile iş bu ayıplı
işlerden haberdar olduğu, dosyada davacı iş sahibinin tespit raporunun 04.02.2019 tarihinde tebliğinden önce, davalı
yükleniciye ayıp ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat edecek ihtarname vb herhangi bir
belge bulunmadığı, dosya kapsamında, davacı iş sahibinin TBK’nın 474 maddesi uyarınca, davacının
süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, işi ayıplı hali ile kabul ettiği ve davalı yükleniciden
ayıplı işler nedeniyle alacak talebinde bulunamayacağı, eseri mevcut hali ile kabul eden
davacının, ayıplar nedeniyle davacından üretim kaybından dolayı zarar talep edemeyeceği anlaşılmıştır.
Anılan nedenlerle; ayıplı işler nedeniyle alacak isteminin ise, eksik ve ayıplı işin olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/684 E. 2022/287 K. Sayılı dosyasında Yapılan Değerlendirmede;
Taraflar arasında ... GES Lisanssız Güneş Enerji Santralinin elektrik, inşaat ve montaj
işlerinin işçilik olarak yapımı için sözlü olarak sözleşme düzenlenmiş olup, sözleşme bedeline ve
yapılan işin miktarına ilişkin taraflarca imzalanmış mutabakat, tutanak, metraj dökümü, pusantaj vb
benzeri belgeler dosyaya sunulmadığı, bu nedenle tarafların ticari defter kayıtları esas alınarak davacı
yüklenicinin varsa davalıdan alacağı olup olmadığının hesaplandığı,
Davacı yüklenici şirketin 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerin yasal süresi içerisinde
kapanış ve taktiklerinin yapıldığı, ticari defterlerine göre, asıl ve birleşen dava tarihi itibariyle
davacının, davalı iş sahibi ... Enerji şirketinden 70.946,32 TL alacaklı olduğu; davalı iş
sahibinin de 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerin yasal süresi içerisinde kapanış ve taktiklerinin
yapıldığı fakat ticari defterlerine göre, asıl ve birleşen dava tarihi itibariyle davacı yüklenici 55.656,09
TL borçlu olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı ... Mühendislik şirketinin, davalı ... Enerjiden alacaklı olduğu, ancak alacak miktarlarının farklı olduğu; taraflar arasındaki 15.290,23 TL'lik farkın, davacı kayıtlarında olmayan 15.263,43 TL'lik kısmının davalı
... Enerji kayıtlarında olmasına karşın, davacı kayıtlarında olmayan
30.09.2020 tarihli ve GIB20200000000011 nolu faturadan 15,49 TL'lik kısmının ise ödeme/tahsilat
küsuratından kaynaklandığı, buna göre tarafların ticari defterinde davacı yüklenicinin, davalıya düzenlediği 03.07.2018
tarihli 208.329,09-TL tutarında ve 01.08.2018 tarihli 336.452,83-TL tutarındaki toplam 544.781,92-
TL faturanın kayıtlı olduğu, buna karşılık tarafların defterlerinin birbirini doğrulayan kayıtlarına göre,
davalının, davacıya 473.835,60-TL ödeme yaptığı, bu nedenle davacı yüklenicinin, davalı iş
sahibinden dava konusu iş için cari hesaptan kaynaklı 70.946,32 TL
alacağı olduğu" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı - birleşen dosya davalısı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; asıl dava yönünden; taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 07/05/2018 tarihinde aktedildiğini, 17/07/2018 tarihinde geçici kabulün yapıldığını, müvekkilince davalı aleyhine 16/10/2018 tarihinde tespit talebinde bulunulduğunu, 3 ay süren tespitin varlığına rağmen ayıp ihbarının yapılmadığından bahsedilmesinin doğru olmadığını, ayıp ihbarının özel şekle tabi olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/05/2009, Esas - 2009/13-160, Karar sayılı kararında;
ayıp ihbarının kural olarak serbest şekle tabi olduğun, delil tespiti dilekçesi/raporunun karşı tarafa tebliğinin ayıp ihbarı sayılacağının kabul edildiğini, dava konusu uyuşmazlıkta tespit raporunun tebliğinin ayıp ihbarı niteliğinde olduğunu, yine Yargıtay 15. HD’nin 02/05/2017, Esas - 2016/2080, Karar sayılı kararında da ayıp ihbarının maddi vakıa olduğu,
tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceğinin kabul edildiğini, ihbarın yazılı ihtarnameyle ispatlanmasının zorunlu olmadığını, geçici kabulün özellikle gizli ya da işletim sırasında ortaya çıkan ayıplardan doğan sorumluluğu kendiliğinden bertaraf etmeyeceğini, dosya kapsamında alınan 2018 Ekim tarihli bilirkişi raporunda sahadaki ayıpların tespit edildiğini ve 24/03/2025 tarihli yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda da ayıplı ifanın doğrulandığını bu nedenle "geçici kabul var" gerekçesiyle ayıp ve eksiklik iddialarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece dava konusu edilen üretim kaybı,
eksik kurulu güç (eksik paneller) bakımından bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, bu yönüyle bilirkişi raporunun da eksik olduğunu, birleşen dava yönünden; birleşen davada davalı yüklenicinin 70.946,32 TL alacağı bulunduğu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacı defterlerinde de alacak/borç kayıtlarında farklılıklar olduğunu, mahkemece birleşen davacı ...’in ticari defter ve kayıtlarının esas alınmasının hakkaniyetli olmadığını, TTK.
222 maddesine göre ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuşsa sahibi lehine delil olabileceğini, defter kayıtlarının karşı tarafça aynen teyit edilmemesi hâlinde tek başına kesin delil oluşturmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, asıl davada ileri sürülen eksik ve ayıplı işlerden doğan alacak taleplerinin dikkate alınmaması gerektiğini ve müvekkilinin alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda, ...’in işlerinde eksik ve ayıplı imalat bulunduğu açıkça tespit edildiğini, alacak iddiasında bulunan tarafın ... şirketi olduğunu,
ispat yükünün de birleşen davacıda olduğunu, davacının birleşen dava konusu edilen alacağını sadece kendi defter kayıtlarıyla ispatlamaya çalıştığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Asıl dosyaya göre davacı yüklenici, davalı taşerondur. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı - birleşen dosya davalısı vekilince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, birleşen davada o dosya davalısı yüklenicinin o dosya davacısı taşeron dışındaki adi ortaklar ile bir sözleşmesi bulunmadığı gibi, yüklenici faturaları da taşeron defterlerine kayıtlıdır. Şu durumda sözleşme ilişkisi dosyamız tarafları arasında kurulmuş olup, birleşen dosyada o dosya davacısı taşeronun ortaklarının da davacı olması gerekli değildir. Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı - birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Başkan ... · E-imzalıdır Üye ... · E-imzalıdır Üye ... · E-imzalıdır Katip ... · E-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/933, K. 2026/519, 13 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama