İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1322 K.2023/1190

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/1322Karar2023/1190Tarih4 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.928 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Ekim 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/1322 - 2023/1190
Dosya no
2022/1322
Karar no
2023/1190
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10/11/2021
Numarası
2020/470 Esas 2021/670 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
04/10/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.928 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ...'nin sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı ... plakalı araçla, ...'nın sevk ve idaresindeki davalı ...

Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı aracın 09/04/2013 tarihinde çarpışması nedeniyle yaralanarak malul kaldığını, sürücüler hakkında Akçabat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/760 sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin davacının kayınpederi olduğunu, bu nedenle hatır taşımasının söz konusu olamayacağını,

Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 27/01/2020 tarih ve 200103642 sayılı ve olay tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olarak meslekte kazanma gücü esasına uygun olarak düzenlenen rapora göre davacının %4 oranında malul ve 20 gün süre ile iş göremez halde kaldığı,

10 gün süre ile bakıcının bakımına muhtaç olduğunun belirlendiğini, davalı şirkete yapılan başvuruya istinaden bir kısım ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 900,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilesini talep etmiştir.

Davacı vekili 01/07/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacı ... için 900,00TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 11.692,24TL artırarak 12.592,24TL, davacı ... için 50,00TL olan geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.055,99 TL artırarak 2.105,99 TL, davacı ... için 50,00 TL olan bakıcı gideri tazminatı talebini 658,48 TL artırarak 708,48-TL olmak üzere toplam 15.406,71 TL'ye yükselttiklerini belirtmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde.

09/04/2013 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 05/01/2013-2014 tarihleri arasında 260981003426-7 numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davalıya yapılan başvuru neticesinde sunulan evraklar çerçevesinde davacının %4,1 maluliyet %75 kusur oranı üzerinden 20/02/2020 tarihinde davacıya 30.393,00 TL maluliyet, 20/02/2020 tarihinde 241,00 TL geçici bakıcı gideri ödemesi yapıldığını, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini,

geçici bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğunu, SGK'nın sorumluluğunda bulunduğunu, SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini, avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın 369426312 numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 26/02/2020 tarihinde davacıya 9.865,79 TL ödeme yapıldığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kaza ile maluliyet durumu arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, zarar hesabında %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, gelirin asgari ücret olarak kabul edilmesini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, somut olayda.

09.04.2013 tarihinde meydana gelen kaza esnasında davacı ...'nin kayınpederi ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı iş bu kaza neticesinde davacının yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalılar tarafından sigortalı her iki araç sürücüsün de kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle davacının sürekli ve geçici iş göremezliğinin söz konusu olduğu ve ayrıca bakıcıya ihtiyaç duyduğu,

olayın meydana geliş şekli ve dosyaya ceza dosyasından kazandırılan kusur raporuna göre davalılar tarafından sigortalı her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğu ve davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı da gözetilerek kusur yönünden yeniden rapor aldırılmadığı, davacı için, öncelikle kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine uygun bir şekilde maluliyet oranı belirlendiği, sürekli iş göremezlik yönünden TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan;

bilinmeyen işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması suretiyle tazminat hesabı yaptırıldığı, 6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olduğunu, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince,

sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacı geçici iş göremezlik tazminatını, davalı sigorta şirketlerinden talep edebileceği, davalılar tarafından, hatır taşıması yapıldığı ve bu nedenle tazminatta indirim yapılması gerektiği yönünde savunmada bulunulmuş ise de;

davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsü davacının kayınpederi olup olayda hatır taşınmasından söz edilemeyeceği, davalıların davacıya kısmi ödeme yaptıkları 20-26.02.2020 tarihinden dava tarihi olan 21.09.2020 tarihine kadar 2 yıl geçmediğinden 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesinde öngörülen süre dolmadığı, öte yandan; kazanın aynı zamanda suç teşkil ettiği gözetildiğinde dava açılması için gerekli zamanaşımı süresinin geçmesinin de söz konusu olmadığı, davalı ...

Sigorta tarafından sigortalı ... plakalı araç ticari nitelikte olduğundan ödeme tarihinden itibaren avans faize, davalı ... ... Sigorta tarafından sigortalı ... plakalı araç ise hususi nitelikte olduğundan ödeme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle. "Davanın kabulüne, 12.592,24 TL bakiye daimi iş göremezlik tazminatı, 2.105,99 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 708,48 TL bakiye bakıcı gideri olmak üzere toplam 15.406,71 TL tazminatın davalı ...

Sigorta A.Ş yönünden 20/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, davalı ... ... Sigorta Şirketi yönünden ise 26/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... ...

Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil şirket tarafından dava konusu kaza kapsamında ödeme yapıldığını, kaza kapsamında 26.02.2020 tarihinde 369426312 no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi teminatından davacı vekili ...'na 9.865,79 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme sonrasında davacı yanın maluliyet oranında herhangi bir artış gerçekleşmediğinden ödeme ile birlikte müvekkil sigorta şirketinin söz konusu kaza kapsamında herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, yapılan bu ödemeye, TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı kullanılarak aktüeryal hesaplamaya göre tespit edilen tutarın esas alındığını,

müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli bir ödeme olduğunu, dosya kapsamında alınan hesap bilirkişi raporunda da ödeme tarihi itibariyle yeterli bir ödeme olup olmadığının tespiti sağlanmadan bakiye tazminat hesaplaması yoluna gidildiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkemece davalı sigorta şirketleri yönünden müşterek ve müteselsilen hüküm kurulduğunu, oysa müvekkil sigorta şirketinin ancak teminat limitleriyle ve kusuru oranında sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Teselsül sorumluluğuna ilişkin olarak;

Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde. “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, aynı yasanın 88. maddesinde ise.

“Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” denildiği, yine 91. maddesinde.

"İşletenlerin, bu Kanunun 85.maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırması zorunludur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü, varsa teşebbüs sahibi ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Müteselsil sorumluluk yasadan kaynaklanan bir sorumluluktur. Dava ve kaza tarihinde yürürlükte olan TBK'nın "Borçluların Sorumluluğu" başlığını taşıyan 163. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.”, Aynı maddesinin 2. fıkrasında ise; "Borçluların sorumluluğunun, borcun tamamı ödeninceye kadar devam edeceği" hükme bağlanmıştır.

Yine müteselsil sorumluluk, dış ilişkide TBK'nın 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” şeklinde, iç ilişkide 62.maddede ise; “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur” şeklinde düzenlenmiş olup, hüküm açıkça, zarara sebebiyet verenler arasındaki kusur oranlarının kendi aralarındaki (iç ilişkide) rücu durumunda önemli olduğunu vurgulamaktadır.

Açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; davacı vekili dava dilekçesinde müteselsil sorumluluğa dayanarak talepte bulunmuş, kazaya karışan araçlardan birinde yolcu olarak bulunan davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı anlaşılmakla tazminat hesabı tam kusura göre yapılmıştır.

Davacının davasını teselsül hükümlerine göre açması, zararın tamamını sorumlulardan müteselsilen tahsilini talep etmesi, müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her birinin borcun tamamından sorumlu olması, kusurun paylaştırıldığı durumlarda zarar görenin isterse tüm zarar sorumluları hakkında dava açabileceği gibi sadece bunlardan birisinden de zararın tamamını isteyebilmesine göre davalının tazminatın tamamından sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.

Davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; ödeme tarihi itibariyle davacıya yapılan ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmeli, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacı yana yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.

2918 sayılı KTK'nın 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler.

Bu durumda, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle davacının zararının ve hak kazanacağı tazminat hesabının ödeme tarihindeki verilere göre yapılması, hesaplanan bu bedel ile sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin KTK 111.maddede belirtildiği şekilde yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi, yeterli olduğunun tespiti halinde davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi, yetersiz olduğunun tespiti halinde bu kez hesap tarihindeki verilere göre tazminat hesabı yapılması,

zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacıya dava tarihinden önce yapılan ödeme tutarının, ödeme tarihinden tazminatların hesaplandığı tarihe kadar geçen süredeki işlemiş yasal faiziyle birlikte güncellenmiş değerlerinin, davacı için hesaplanan tazminatlardan düşülmesi suretiyle davacının gerçek zararının belirlenmesi gerekir.

Somut olayda, yapılan ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığı hakkında bir belirleme yapılmadığı anlaşılmakla birlikte, ödemenin % 75 kusur oranı ve % 4,1 maluliyet oranı kabul edilerek yapıldığı, dosyada ise talebin kusur oranında değil teselsüle dayalı olduğu ve yolcunun kusuru bulunmadığı, bu nedenle kusur oranına göre yapılan ödemenin yeterli bulunmayacağı anlaşılmakla bu husus sonuca etkili görülmemiştir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... Şirketi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Bu davalıdan alınması gereken 1.052,43 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 270,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 782,43 TL harcın davalı ... Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1322, K. 2023/1190, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1322
Karar No
2023/1190
Tarih
4 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2022/1322 K.2023/2249
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1323 K.2023/1263
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1323 K.2023/836
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1325 K.2023/1434
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1326 K.2023/1283
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1327 K.2023/1368

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.