İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1394 K.2023/1344

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/1394Karar2023/1344Tarih25 Ekim 2023Okuma9 dk · 1.846 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı

Karar tarihi
25 Ekim 2023
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
2022/1394 - 2023/1344
Esas no
2022/1394
Karar no
2023/1344
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/12/2021
Numarası
2019/719 Esas 2021/821 Karar
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
07/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.846 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 03/12/2018 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın tam kusuru ile yapmış olduğu kazada, yaralandığını, müvekkilinin zararı için davalı ... Sigorta A.Ş'ye başvuruda bulunulduğunu, müvekkile 27.875,92 TL ödeme yapıldığını, ancak; yapılan ödeme ile zararın karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 3,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2,00 TL tedavi gideri alacağı ve 2,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 10.00 TL alacağın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın zararı için, müvekkili sigorta şirketi tarafından 23/10/2019 tarihinde 27.875,92-TL ödeme yapılarak zararının karşılandığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamında olmamak üzere; davacının, maluliyetini, zararını kanıtlaması gerektiğini, hesaplamanın "Genel Şartlara" göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu bulunması durumunda;

sorumluluklarının azami limit ile sınırlı olacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kask, dizlik, koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının temerrüt tarihinden itibaren avans faiz talebinin de haksız olduğunu kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, bildirerek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın, haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının, dava dilekçesinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle, 3,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 3,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2,00 TL tedavi gideri alacağı ve 2,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 10.00 TL maddi tazminat talep ettiği, alınan bilirkişi raporunda, davalı ...

Sigorta A.Ş. tarafından, 23.10.2019 tarihinde, davacı ...'e 27.875,92 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 111. maddesinde. “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.

Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” hükmüne yer verildiği, bu yasa hükmüne göre, hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu; davacı tarafça davadan önce davalıya tazminat talebi ile başvuruda bulunulduğu, 15.10.2019 tarihinde ibraname düzenlendiğinin, tarafların da kabulünde olduğu ve dosya içinde bulunan ödeme belgesinden anlaşıldığı üzere davalı tarafından davacıya 23.10.2019 tarihinde 27.875,92 TL tazminat ödendiğinin anlaşıldığı,

dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu nazara alındığında davacının 23.10.2019 ödeme tarihindeki zararının 36.621,85 TL olduğu kabul edilmiş olup, aradaki fark olan 8.745,93 TL'nin gelişen mevzuat ve iptal kararı sonucu teknik faiz uygulanmasından kaynaklandığı dolayısıyla davalı tarafından yapılan ödemenin eksik veya fahiş olduğundan bahsedilemeyeceği, davacının artan veya değişen maluliyete dayalı bir iddiasının da bulunmadığı, bu itibarla ibranamenin geçerli olduğu ve ibraname içeriği gereği davacının davalıdan başkaca alacağı kalmadığı gerekçesi ile.

“Davacının davasının reddine,” karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, alınan bilirkişi raporunda müvekkiline sigorta tarafından ödeme yapılan tarihte ödemenin yeterli olup olmadığının tespitinde hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 Teknik Faiz nazara alınarak yapıldığını, bu şekilde davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olunduğunu, AYM kararı, Yargıtay kararları gereğince bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini, rapora bu nedenle yaptıkları itirazlarının da nazara alınmadığını, raporun karar vermeye elverişli olmadığını;

yerel mahkemenin 8.745,93 TL’nin fahiş fark olmadığına yönelik kararının da eşyanın tabiatına aykırı olduğunu, söz konusu miktarın hesap tarihindeki 4,5 aylık asgari ücrete tekabül ettiğini, bu durumunda farkın fahiş olduğunu ortaya koyduğunu, söz konusu farkın gelişen mevzuat ve teknik faiz uygulamasından kaynaklandığı yorumunun da gerçeğe aykırı olduğunu, mahkemece bu hususta yeniden rapor alınmaksızın yapılan değerlendirmenin de hatalı olduğunu;

artan maluliyet iddiaları olmadığına yönelik gerekçenin de yerinde olmadığını, yargılamanın her aşamasında maluliyetin daha fazla olduğunun belirtildiğini, maluliyet raporuna itirazlarını tekrar ettiklerini, maluliyet durumunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü kaybı Tespi İşlemleri Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hespalanması gerektiğini, bu nedenle yeniden rapor alınması gerektiğini, hesaplanmanın da TRH2010 Yaşam Tablosuna göre ve "Progresif Rant Yöntemine" göre yapılması gerektiğini;

sigorta şirketi tarafından, dava açılmadan önce sadece sürekli iş görmezelik tazminatı ödendiği halde yapılan ödemenin geçici iş göremezlik, tedavi gideri, bakıcı gideri ve daimi iş göremezlikten düşülmesinin hatalı olduğunu, tedavi giderinin çok düşük hesaplandığını, mahkemenin resen talep edilen kalemleri birbirinden tenkis etmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş görmezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri istemidir. Mahkemece, 23/10/2019 tarihinde davacının davalıya müracaatı üzerine, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile davacının zararı karşılanmış olduğundan, davalının sorumluluğu sona erdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Uyuşmazlık, davalı tarafından davacıya yapılan ödeme nedeniyle, davalının sorumluluğunun sona erip ermediğine ilişkindir.

2918 Sayılı Yasa kapsamında, açılan sorumluluğa dayalı tazminat taleplerine ilişkin olarak KTK'nın 111. maddesinde. "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.

Tazminat miktarlarına ilişkin olup da,yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." denilmiş olup, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, zarar görene "ibraname" karşılığında ödeme yapılmış dahi olsa, 2 yıl içerisinde açılacak maddi tazminat talepli davaların, iptal talebini de içerdiği kabul edilerek, ödemenin KTK'nın 111. maddesi gereğince yeterli olup olmadığı, yetersiz veya fahiş olup olmadığı değerlendirilerek, talebe ilişkin karar verilmesi gerektiğini kabul etmektedir.

Mahkemece, ibranameye dayalı bir ödeme olsa dahi, 2 yıl içerisinde açılan tazminat davasında, ödeme tarihinde ödemenin yeterli olup olmadığını, yetersiz veya fahiş olup olmadığını değerlendirerek, karşı tarafın sorumluluğunun sona erip ermediği üzerinde durarak sonucuna göre davanın esası hakkında karar vermelidir.

Ödemenin değerlendirilmesi açısından ise; zarar gören tarafından yapılan ödemelerin yeterli olup olmadığı, hangi zarar kalemi çerçevesinde yapılmış ise dava konusu edilen aynı talebe göre yeterli olup olmadığı araştırılmalıdır.

Davalının ödeme yaptığı zarar kalemlerinden bir kısmının gerekmediği halde ödeme yapılmış olması, yahut gerektiğinden fazla ödeme yapılmış olması, usulüne uygun şekilde takas def'i olarak ileri sürülmedikçe, dava konusu diğer alacak kalemlerinden olan alacaktan düşülemez.

Somut olayda mahkemece, hükme esas alındığı belirtilen aktüer bilirkişi raporunda mahkemenin gerekçesinde açıkladığının aksine iki türlü değerlendirme yapılarak, öncelikle sigorta şirketi tarafından ödemenin yapıldığı tarihte tazminat hesaplaması, ödeme tarihinde AYM'nin, KTK'nın 90. maddesindeki hükümlerin iptaline karar verilmemiş olması gözetilerek,

Genel Şartlardaki hesaplama yöntemi çerçevesinde (TRH2010 Yaşam Tablosu, bilinmeyen dönem hesabında 1,8 Teknik Faiz ve belirli süreli devre başı rant formülü uygulanarak) sigortanın yaptığı ödeme nedeniyle sorumluluğu sona ermiş olup olmadığı değerlendirilmiş, buna göre, sigorta şirketinin 23/10/2019 tarihinde yaptığı ödemenin 27.875,92 TL olduğu, hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatının 12.294,11 TL, geçici bakıcı giderinin 3.628,53 TL, sürekli iş göremezlik zararının 18.474,46 TL toplam 34.421,85 TL olduğu tespit edilerek ödeme ile hesaplanan tazminat arasındaki farkın 6.545,93 TL olduğu,

farkın fahiş sayılıp sayılmayacağı da mahkeminin takdirinde olduğu belirtilerek, davacıya yapılan ödemenin yetersiz olduğunun kabulü halinde ise hesap tarihi itibariyle geçici bakıcı giderinin ve geçici iş göremezlik tazminat miktarının değişmeyeceği, sürekli iş göremezlik tazminatının ise AYM İptal Kararının nazara alınması gerektiği de gözetildiğinde TRH2010 Yaşam Tablosu uygulanarak,

muhtemel yaşam süresine göre belirlenmesi ve bilinmeyen dönem hesabınında "progresif rant yöntemi" uygulanarak yapılması durumunda 35.175,27 TL olacağı, bu miktardan yapılan ödemenin güncel değeri olan 32.942,57 TL mahsup ediliğinde bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 2.323,70 TL olacağı, sonuç itibariyle geçici iş görmezelik zararının 12.294,11 TL, geçici bakıcı giderinin 4.624,92 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının da 2.232,70 TL olacağı ve toplam tazminat alacağının 19.151,73 TL olacağı hesaplanmıştır.

Ayrıca davacının tedavi giderine yönelik olarak Adli Tıp Uzmanından alınan raporda da davacının SGK tarafından karşılanmayan 1.200,00 TL tedavi gideri hesaplanmıştır.

İlk derece mahkemesi gerekçesinde sigorta şirketinin 27.875,92 TL ödemede bulunduğu, ödeme tarihi itibariyle bilirkişiler tarafından hesaplanan tazminat miktarının ise (sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik toplamı) 36.621,85 TL (olması gereken toplam 35.621,85 TL) olduğu, yapılan ödeme ile ödeme tarihi itibariyle hesaplanan miktar arasında 8.745,93 TL fark bulunduğu (olması gereken 7.745,93 TL) söz konusu her iki rapor arasındaki farkında, mevzuat ve AYM iptal kararı gereğince teknik faiz uygulanmamasından kaynaklandığı,

bu nedenle ibranamenin geçerli olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Öncelikle; ilk derece mahkemesinin gerekçesinde belirttiğinin aksine, ödeme tarihine ilişkin yapılan hesaplamada bilirkişi tarafından ödeme tarihinde uygulanan yöntem uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmış olup, farkın hesaplama yöntemi farklılığından ortaya çıktığına yönelik değerlendirme yerinde görülmemiştir.

Öte yandan, yukarıda açıklandığı üzere sigortanın yapmış olduğu ödeme hangi zarar ve teminat kapsamında yapılmış ise, o çerçevede ödemenin yeterli olup olmadığı açısından değerlendirilmelidir.

Davacı söz konusu ödemenin sadece sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu ileri sürdüğünden, bu kapsamda yapılan ödemeye esas hasar dosyası, yapılan ödemenin belirlenmesine yönelik davalı tarafından alınan rapor var ise hesap raporu getirtilerek, yapılan ödemenin sadece sürekli iş göremezlik tazminatı kapsamında yapılmış olması söz konusu ise; davacı ve davalının rapora ilişkin itiraz ve savunmaları da değerlendirilmek suretiyle ödeme tarihindeki verilere göre yapılacak ödeme çerçevesinde yapılan ödeme hangi zarara yönelik ise sadece o zarar kalemine ilişkin olarak mahsup edilerek,

bu kapsamda ödemenin yeterli olup olmadığı tespit edilerek, KTK'nın 111. maddesi çerçevede değerlendirme yapılarak; ödemenin söz konusu olmadığı kalemler açısından ise davacının zararının olması halinde tazminat talep etme hakkı bulunduğu gözetilerek (davalının da davacıdan alacaklı olduğuna yönelik iddiası olsa dahi, eldeki davada yargılama konusu olmadıkça) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin hangi zararların karşılığı ve teminat kapsamında yapıldığı hususunun değerlendirilmesi için ödemeye yönelik hasar dosyasının tamamı, bu kapsamda alınan ekspertiz raporu dosyaya kazandırılarak, bilirkişiden bu kapsamda yeniden rapor alınarak,

ayrıca davacının ve davalının itiraz ve savunmaları değerlendirilerek, ödeme yapılmayan tazminat kalemleri açısından davacının tazminat talep etme hakkı olacağı, ödeme yapılan kalemler açısından ise ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz veya fahiş fark bulunması durumunda ise yapılan ödeme de güncellenerek mahsubu ile hesap tarihindeki verilere göre var ise hesaplanacak tazminattan davalının sorumlu olacağı nazara alınarak karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 16/12/2021 tarihli 2019/719 Esas 2021/821 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1394, K. 2023/1344, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1394
Karar No
2023/1344
Tarih
25 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1396 K.2023/1044
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1399 K.2023/1361
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1400 K.2023/1318
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1404 K.2023/1474
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1406 K.2023/1379
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1408 K.2023/1407

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.