İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1680 K.2024/33

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili (katılma yolu ile) ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan…

Esas2022/1680Karar2024/33Tarih17 Ocak 2024Okuma9 dk · 1.841 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı

Karar tarihi
17 Ocak 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
2022/1680 - 2024/33
Esas no
2022/1680
Karar no
2024/33
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/02/2022
Numarası
2020/661 Esas 2022/116 Karar
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
22/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.841 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili (katılma yolu ile) ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde. 17.10.2018 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacının ağır yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakım ihtiyacı doğduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, zararlarından davalının sorumlu olduğunu;

arabuluculuk yolu ile de anlaşamadıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.800,00.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00.-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 10.000,00.-TL. maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini istemiştir.

Davacı vekili talep artırım dilekçesinde; sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 207.076,94-TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.699,36-TL, bakıcı gideri tazminatı talebini 3.295,58-TL olmak üzere toplam 219.071,88–TL olarak belirlemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; hesaplamanın yürürlükte olan Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının işbu uyuşmazlık için geçerli olmadığını, tarafların kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davacının kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın, davacının yaralanması ile sonuçlanan çift taraflı trafik kazasında, davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğu gerekçesine dayalı olarak vücut bütünlüğünün yitirilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının kazaya bağlı yaralanmasına ilişkin olarak Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesinden aldırılan 18/03/2021 tarihli raporda; davacının 9 ay süreli geçici olarak iş göremezlik halinde kaldığı, vücut genel çalışma gücünü %16 nisbetinde kaybettiği ve 3 ay süre ile bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağının belirtildiği,

tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi kurulundan 24/12/2021 tarihinde aldırılan raporda; kazanın oluşumunda davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeni ile davacının geçici iş göremezlik zararının 8.699,36 TL, kalıcı iş göremezlik zararının 215.776,30 TL, bakıcı gideri zararının 3.295,58 TL olmak üzere toplam 219.071,88 TL olarak belirlendiği, belirlenen zararın poliçe limiti kapsamında kaldığının tespit edildiği,

temerrüdün 19/12/2018 tarihinde oluştuğu, yasal faiz talep edilebileceği, poliçe limiti kapsamında kalan bu miktar için raporun gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeniyle, davalı vekilinin itirazı sonrasında ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek davanın esası hakkında karar verildiği gerekçesiyle.

“1- Davanın kabulü ile, 219.071,88 TL'nin 17/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,“ karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, müvekkiline eksik evrak ile başvurduğunu, KTK’nın 97. maddesindeki dava şartını yerine getirmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur bilirkişi raporunu da kabul etmediklerini Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını, sorumluluğun SGK’da olduğunu;

bu nedenle de kararın hatalı olduğunu, tazminat hesaplanması açısından Anayasa Mahkemesi kararlarının eldeki uyuşmazlıkta uygulanmayacağını, hesaplamanın Genel Şartlar çerçevesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanarak, yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere; hükme esas alınan maluliyet raporunun da rapor tarihindeki yönetmeliğe uygun olmadığını;

yönetmeliğin "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe" uygun olması gerektiğini, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %16 olarak belirlenen oranın olması gerekenden yüksek olduğunu, dosya içerisinde 3 kurul muayene raporu olduğunu ve raporların birbiri ile uyumlu olmadığını; kazadan 2 yıl sonra Konya Şehir Hastanesinde yapılan muayenelerinde;

diz ve kalça hareketlerinin tam olduğunun görüldüğünü, son muayenesindeki dizindeki hareket kısıtlılığının kaza ile illiyeti bulunmadığını, maluliyet durumunun rapor tarihindeki yönetmelik çerçevesinde ve yönetmelikte gösterilen usulde belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın fahiş olduğunu, davayı kabul manasına gelmemek üzere faizin de dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde; davalının istinaf sebeplerini kabul etmediklerini, bu nedenle istinaf sebeplerinin reddini talep ettiklerini, kararı katılma yolu ile istinaf ettiklerini, buna göre; mahkemece faiz talebine ilişkin olarak, 17/11/2020 tarihinden itibaren yasal faize karar verildiğini, faizin kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi olması gerektiğini, aksi takdirde sigorta şirketine başvuru tarihi nazara alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesini esas yönden ise;

müvekkilinin maluliyetinin hükme esas alınan rapordaki maluliyet miktarının üzerinde olduğunu, aleyhe hususları kabul etmediklerini, ayrıca tüm tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla dava dosyası kapsamında maluliyet ve kusur oranları hususunda değişiklik olması durumda, kamu düzeni olan asgari ücrette meydana gelen artışların nazara alınmasını talep ettiklerini belirterek karşı tarafın istinaf taleplerine itibar edilmeyerek, talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemidir. Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olduğu anlaşılan davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacı geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

1-Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.

Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla mahkemece verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.

MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.

Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.

Yine; "yabancıların Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları" düzenleyen 5484 Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 88. maddesinde; " (1)Uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler, karşılıklılık şartından muaftır. (2) Başvuru sahibine, başvurusu reddedilen veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişilere sağlanan hak ve imkânlar, Türk vatandaşlarına sağlanan hak ve imkânlardan fazla olacak şekilde yorumlanamaz." düzenlemesi getirilmiş ise de; ilgili düzenlemeden aynı Yasa kapsamında, "geçici koruma" kapsamında bulunanların istifade edebilmesi "uluslararası koruma statüsünde" olması halinde mümkün görülmektedir.

Somut olayda, davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup dosya kapsamından, mahkemece davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.

Bu sebeple ilk derece mahkemesi tarafından, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, HMK'nın115/2 maddesi gereğince teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir.

Kabule göre ise; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; mahkemece alınan rapor ve mahkemece alınmasa dahi dosyaya sunulu, dosyada mevcut raporlar arasında çelişki bulunması halinde raporlar arasındaki çelişki giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmemelidir.

Somut olayda.

Mahkemece hükme esas alınan Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Ortopedi Anabilim Dalı, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı ile Adli Tıp Anabilim Dalında görevli uzmanlardan oluşan heyetten, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, yine aynı yönetmeliğe ait cetveller uygulanmak suretiyle "Maluliyet İşlemleri Tespit Yönetmeliğine göre maluliyet durumu tespit edildiği belirtilerek, meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle maluliyet oranının %16 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu,

iyileşme süresinin 3 ayında bakıma muhtaç kaldığı tespit edilmiş, rapora davacı ve davalı vekilleri tarafından itiraz edilmiş, davalı sigorta şirketi tarafından alınan yönetmeliğin uygun olmadığı ileri sürülmüş, davacı da maluliyet oranını kabul etmediğini belirterek rapora itiraz etmiştir.

Öte yadan davalı ilk derece mahkemesindeki yaragılama sırasında davacının meydana gelen kaza nedeniyle eklemlerinde hareket kısıtlığı olmadığını, birbirinden farklı 3 rapor olduğunu da belirtmiştir.

Bu durumda, taraflarca rapora itiraz edilmiş olması da gözetilerek, taraflarca bildirilen tüm raporlar ve kazadan sonraki tüm tedavi evrakları dosyaya kazandırılarak, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle TBK'nın 54. maddesi kapsamında çalışma gücünde kaybının veya azalmasının meydana gelip gelmediği, engeli/maluliyeti bulunması halinde kaza ile illiyeti olup olmadığının değerlendirildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri gereğince malulliyet/engellik raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulüne, HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; teminata ilişkin dava şartı değerlendirilerek, bundan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olması nedeniyle KABULÜ ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24/02/2022 tarihli 2020/661 Esas 2022/116 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

6-Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/476 D.iş dosyasında verilen icranın geri bırakılması kararına istinaden, Ankara Genel 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/133414 E. Sayılı (Ankara "kapatılan" 23. İcra Müdürlüğü 2022/5438 E.) dosyasına depo edilen 360.000,00 TL bedelli teminat mektubunun İİK'nın 36. maddesi gereğince yatırana iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1680, K. 2024/33, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1680
Karar No
2024/33
Tarih
17 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1681 K.2024/26
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1697 K.2024/34
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1701 K.2024/11
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1703 K.2024/11
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1713 K.2024/63
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1715 K.2024/118

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.