İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1812 K.2024/164

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/1812Karar2024/164Tarih7 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.156 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı

Karar tarihi
7 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/1812 - 2024/164
Dosya no
2022/1812
Karar no
2024/164
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/02/2020
Numarası
2018/554 Esas 2020/110 Karar
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
İtirazın İptali
Yazılma tarihi
08/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.156 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvvekkili şirkete ait ... plakalı araca maksimum trafik sigortası yapıldığını, sigortalı aracın 30/07/2012 tarihinde ... plakalı araç ile çarpışması sonucu ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, vefat edenlerin yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat talebi ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/462 E. sayılı dosyası ile davalı ve müvekkili firma aleyhine tazminat davası açıldığını, ilgili kararın Yargıtay 17. HD'nin 2013/17968 E., 2015/6189 K. sayılı kararı ile bozulduğunu, bozma sonrası Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/802 E.,

2016/172 K. sayılı kararı ile davacı firma aleyhine 375.000,00 TL manevi tazminat 42.050,00-TL vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, kaza sonucu vefat edenlerin yakınları tarafından ilk verilmiş olan karar ile Ankara 16. İcra Dairesinin 2013/11560 E. Sayılı icra dosyası ile takibe başlandığını, kararın davacı aleyhine bozulması üzerine yeni verilmiş olan kararın icrası için icra dosyasının yenilenerek Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2016/6701 E. Sayılı icra dosyası numarası ile takibe devam edildiğini,

davacı tarafından Ankara 16. İcra Dairesinin 2013/11560 Esas sayılı icra dosyasına ödenmek üzere kazada vefat edenlerin yakınlarının vekili Av. ... hesabına 01/08/2013 tarihinde 100.000TL ve 3.127,79 TL olmak üzere toplam 103.127,79 TL ödendiğini, kararın aleyhe bozulması üzerine devam edilen ve yeni esası ile Ankara 16. İcra müdürlüğünün 2016/6701 E. Sayılı icra dosyası olan dosyaya davacı firmanın öncelikle teminat mektupları sunduğunu, kararın Yargıtay'dan onanması üzerine 23-24/11/2017 tarihinde 569.996,50 TL ödenmek sureti ile teminat mektuplarını geri alarak dosya borcunun kapatıldığını,

mahkeme ve dosya numarası verilmiş olan davada davalı sigorta firması da davalı sıfatı ile taraf olup gerek kaza, gerekse hukuki süreç hakkında bilgisi bulunduğunu, davalı şirketçe yapılmış olan 304105912 numaralı maksimum trafik sigortası poliçesinde ek sözleşme maddeleri içinde 100.000,00 TL kombine tek limit manevi tazminat ve 11.000,00-TL azami limitli hukuksal koruma klozu bulunduğunu, davalıdan 04/05/2016 ve 15/04/2016 tarihli dilekçelerle ile yasal süre içinde borcunu ödemesinin talep edildiğini, davalı yanın borçlu olduğunu kabul etmediğini ve ödeme yapmadığını,

bu durum üzerine davalı aleyhine Ankara 10.icra Müdürlüğünün 2016/11402 E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, borca itiraz edildiğini belirterek, davalının Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2016/11402 E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili dava dilekçesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 31/05/2012-2013 vadeli 304105912 poliçe nolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza sırasında sigortalı aracın işletenin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, işletenin sorumluluğunu teminat altına alan müvekkili şirketin işletenin sorumluluğu bulunmaması halinde sorumluluğunun bulunmayacağının açık olduğunu,

müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru oranında sınırlı olduğunu, davaya konu olayda ölenin kardeşi olan davacılardan ....'ye ölenin destek olduğu ve onun desteğinden yoksun kaldığının kanıtlanamadığını belirterek, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı şirkete ait ... plakalı araca davalı sigorta şirketi tarafından 304105912 poliçe numarası ile 31/05/2012 tarihinde maksimum trafik sigortasının yapıldığı, sigortalı aracın 30/07/2012 tarihinde ... plakalı araç ile çarpışması sonucu ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, vefat edenlerin yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat talebi ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/462 E. Sayılı dosyası ile gerek davalıya gerekse davacı şirket aleyhine tazminat davasının açıldığı,

yapılan yargılamalar sonucunda verilen kararın derecattan geçerek kesinleştiği, davacı şirketin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.07.2013 tarih, 2012/462 esas ve 2013/402 karar (22.03.2016 tarih, 2015/802 esas ve 2016/172 karar) sayılı ilamına istinaden Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2013/11560 (yeni no 2016/6701) sayılı dosyası ile başlatılan icra dosyasına müteveffa ...'ın hak sahiplerine 23.11.2017 tarihinde 219.996,50 TL, 24.11.2017 tarihinde 350.000,00 TL ve yine hak sahipleri vekili Av. ... hesabına 01.08.2013 tarihinde 100.000,00 TL ve 3.127,79 TL manevi tazminat ve faizlerine ilişkin ödeme yaptığı,

... plakalı Çekicinin 31.05.2012/2013 tarihleri arasında 304105912 poliçe numaralı Maksimum Trafik Sigortası Poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalandığı, anılan poliçede Artan Mali Sorumluluk (Manevi Tazminat) Kombine Tek Limit olarak 100.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, diğer bir anlatımla bu poliçe ile ... plakalı aracın (çekici) üçüncü kişilere verdiği manevi zararların 100.000,00 TL'ye kadar olan kısmının davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığı, davacı şirketin, takip tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinden talep edebileceği asıl alacağın (manevi tazminat için) 100,000.00 TL olduğu,

ayrıca davacı şirket Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/462 esas (2015/802 esas) sayılı dosyasını avukat ile takip ettirdiği ve bunun karşılığında Av. ...’den 20.04.2016 tarihli ve 3.750,00 TL miktarlı Serbest Meslek Makbuzu aldığı ... plakalı çekici için düzenlenen Maksimum Trafik Sigortası Poliçesinde Hukuksal Koruma Olay Başına Azami Limit 3.750,00 TL olarak kararlaştırıldığı,

poliçe ile ... plakalı aracın (çekici) herhangi bir davaya konu kazaya karışması durumunda araç sahibinin veya işleteninin vekille temsil edilmesi durumunda vekile ödenecek olan ücretin 3.750,00 TL'ye kadar olan kısmının davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığı, davalı sigorta şirketi tarafından takipten sonra ve fakat davadan önce davacı şirkete hukuksal koruma teminat miktarı olan 3.750TL'nin ödendiği, icra takibine dayanak yapılan olayda davacı şirkete ait aracın (çekici) davalı şirket nezdinde sigortalı olduğu ve 30.07.2012 tarihli rizikonun poliçe yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği,

bu kapsamda, davacı şirketin Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2016/11402 sayılı dosyası için takip tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinden talep edebileceği; asıl alacağın (manevi tazminat için) 100.000,00 TL, işlemiş faizinin 33.534,25-TL, asıl alacağın (hukuksal koruma için) takip tarihinden sonra ve fakat dava tarihinden önce tahsil edildiği için hukuksal koruma faizinin 25,89 TL olduğu anlaşıldığından;

“ DAVANIN KABULÜ İLE davalının 10. İcra Müdürlüğünün 2016/11402 E. Sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen kabulü ile takibin 100.000,00 TL asıl alacak(manevi tazminat), 33.534,25 TL asıl alacak faizi, 25,89 TL hukuksal koruma alacağı faizi olmak üzere toplam 133.560,14 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak olan 100.000,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine” karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, rücu talebine konu davada taraf olmadıklarını, o davada eksik inceleme ile karar verildiğini, ödeme kalemlerinin anlaşılamadığını, rücu şartlarının değerlendirilmesi gerektiğini ve davacı araç sürücüsünün ehliyetli olduğunun ve alkollü olmadığının ispatlanması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, davacı tarafından dava dışı kişilere ödenen manevi tazminat ve ferilerinin, sigorta şirketine İMMS klozu gereğince rücuu için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinin(Ankara 10.İcra Müdürlüğünün 2016/11402 esas), sigorta sözleşmesine(ZMSS poliçesi kapsamındaki İMMS klozu gereğince) istinaden rücuen alacak istemine ilişkin olmasına göre, davacının davalıya rücu koşullarının bulunup bulunmadığı ve rücu edilebilecek miktarın takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekir.

KTK'nın 85. maddesi kapsamındaki, işletenin sorumluğunda kalan zararların Yasa'nın 91. maddesi gereğince sigorta şirketi tarafından üstlenilmesi halinde, zarar görene karşı işleten ve sigorta şirketinin sözleşmeden ve Kanun'dan kaynaklanan müteselsil sorumluluğu bulunduğundan, borçlulardan birisinin zarar görene ödemede bulunması halinde, borçlular arasındaki rücu hakkının bulunup bulunmadığı ve müteselsil borçlular arasındaki iç ilişki TBK'nın 167 ve 168. maddeleri çerçevesinde değerlendirilir.

Dava ve takip tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun müteselsil borçlulukta iç ilişkiyi düzenleyen 167. maddesinde; "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.

Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. (2)Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler." şeklinde, TBK 168. maddesi ise. “Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.

Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır.” şeklinde düzenlenme doğrultusunda müteselsil borçlu, ancak ifa ettiği ödeme oranında, rücu hakkını kullanabilir. Bu nedenle davacı, takip tarihi itibariyle, zarar görenin gerçek zararı yanı sıra, belirlenen zarar kapsamında kendisi tarafından yapılan ödemeyi ve yapılan ödemenin davalının sorumluluğunda olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Bozmadan önceki Esas 2012/462 E. ) 2015/802 E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ..., ..., ..., ... tarafından, ... ... Ltd. Şti., ... Sigorta Şirketi ve ...(sürücü) aleyhine 10/09/2012 tarihinde destekten yoksunluk ve manevi tazminat davası açtıkları, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/492 esas sayılı dosyasında ise davacılar ... ve... tarafından ... ... Ltd.

Şti. ve ...(sürücü) aleyhine 19/09/2012 tarihinde manevi tazminat davası açıldığı, davaların Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/462 esas sayılı dosyasında birleştiği, yapılan yargılama neticesinde 17.07.2013 tarihinde “asıl davada; davacı ... yönünden 13.684,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 20.000,00 TL, davacı ... yönünden 10.000,00 TL, davacı ... (...) yönünden 10.000,00 TL, davacı ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ...

Ltd. Şti. ve ...'dan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, birleşen dava yönünden; davacı... yönünden 20.000,00 TL. davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ...

Ltd Şti. ve ...'dan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine” karar verildiği, bu kararın kesinleşmesinden önce hak sahibi davacılar tarafından 24/07/2013 tarihinde Ankara 16. İcra müdürlüğünün 2013/11560 esas sayılı dosyasında borçlular ... ... Ltd. Şti.(davacı), ... Sigorta Şirketi (davalı) ve ...(sürücü) aleyhine icra takibine başlanıldığı, takibe konu talep içinde manevi tazminat miktarının toplam 75.000,00 TL ve ferilerinin de bulunduğu, borçlulardan ... ... Ltd.

Şti. tarafından alacaklılar vekili Av. ... hesabına, 01/08/2013 günü 100.000,00-TL’nin belirtilen icra dosyası için ödendiği anlaşılmıştır.

Takibe esas Ankara 2. ATM dosyasında verilen kararın temyizi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 28.04.2015 tarih, 2013/17968 esas ve 2015/6189 karar sayılı ilamı ile manevi tazminat miktarları yönünden hükmün bozulduğu ve bozma üzerine dosyanın 2015/802 esasını aldığı, yapılan yargılama neticesinde 22.03.2016 tarihinde “davacı ... için 100.000,00 TL, davacı... için 100.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ...

Ltd. Şti. ve ...'dan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine” karar verildiği, kararın temyiz edildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 28.09.2017 tarih, 2017/4321 esas ve 2017/8283 karar sayılı ilamı ile hükmün ONANANARAK kesinleştiği ve bu karar gereğince Ankara 16. İcra müdürlüğünün 2013/11560 esas sayılı dosyasının yenilenerek 2016/6701 esası üzerinden 2017 tarihinde de davacı Ünal… şirketi tarafından ödemeler yapılarak dosyanın infazen kapandığı anlaşılmıştır.

Somut olayda; iş bu davaya esas icra takibi rücu amacıyla başlatılmış olup, icra takip tarihi (01/06/2016) itibarıyla davacının manevi tazminat ve ferileri için ödediği miktarın net olarak tespiti ile manevi tazminata esas ödemenin sigortanın poliçe limiti kapsamında olup olmadığı belirlenerek,

yapılan ödemenin ne kadarının sigorta teminatı kapsamında olduğunun tespiti ile buna göre davalının, davacı tarafından yapılan ödemeden önce temerrüdü söz konusu ise davalının temerrüdü çerçevesinde davacı tarafından ödemenin yapıldığı tarihe kadar, sorumlu olacağı, teminat kapsamında olmakla birlikte davacı tarafından ödenen tazminat miktarı, bu miktara ilişkin olarak davalının sorumluluğunda olan kendi temerrüdüne esas faiz ve yargılama giderleri, ayrıca icra takip giderleri ve ferilerine göre yapılan ödeme kapsamında davacının rücu edebileceği miktarın tespit edildiği,

davacının ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faizin hesaplandığı, davalının, davacı tarafından ödeme yapılmasından önce temerrüdü söz konusu değil ise, yapılan ödemelerin faizinden sorumlu tutulamayacağı gözetilerek, davalının sorumlu olduğu miktarın tespit edildiği ve buna göre davacının ödediği miktardan, davalının sorumlu olacağı miktarla sınırlı olarak,

ödeme tarihi ve icra takibi arasındaki işlemiş faiz miktarının tespit edildiği "davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle" takipten sonra davacı tarafından yapılan ödemelerin eldeki davada değerlendirilemeyeceğinin gözetildiği bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususları içermeyen yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle, davacı, davalıdan takip tarihi itibariyle sigorta teminatı kapsamında kalan zararlar çerçevesinde yapmış olduğu ödemeyi talep edebileceğinden, yukarıda açıklanan şekilde bilirkişiden rapor alınarak, sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 20/02/2020 tarihli, 2018/554 Esas – 2022/110 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, kararı istinaf edenin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1812, K. 2024/164, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1812
Karar No
2024/164
Tarih
7 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1813 K.2024/268
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1819 K.2024/165
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2022/1840 K.2024/134
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1841 K.2024/144
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1868 K.2024/213
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1882 K.2024/215

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.