İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/2066 K.2024/285

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi…

Esas2022/2066Karar2024/285Tarih28 Şubat 2024Okuma9 dk · 1.870 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Vekilleri

Karar tarihi
28 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/2066 - 2024/285
Dosya no
2022/2066
Karar no
2024/285
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/06/2022
Numarası
2018/588 Esas - 2022/450 Karar
Davacı
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
04/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.870 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde.

05.06.2017 tarihinde Gazi Hastanesi karşısında yol kenarında peyzaj yapmakta olan müvekkiline davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...nin sevk ve idaresindeki kamyonet ile çarpması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak iş göremezliğe maruz kaldığını, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu, ancak ödeme yapılmadığını Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/277 Esas sayılı dosyasında kamyonet sürücüsü ... hakkında yargılamanın devam ettiğini belirterek,

fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 2.500TL kalıcı iş göremezlik, 1.000TL geçici iş göremezlik ve 500TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 4.000TL'nin 05.06.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım ve ıslah dilekçeleri ile talebini toplam 344.439,53 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yaptığı başvuruda eksik evrak olduğunu, özürlülük ölçütüne göre düzenlenmiş sağlık kurulu raporu bulunmadığını, ilgili kazada söz konusu aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, ancak geçici işgöremezlik ve tedavi zararlarından sorumlulukları bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda.

Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07.03.2019 tarih ve 2017/369 E. 2019/109 K. sayılı kesinleşen ilamında da belirtildiği üzere, 05/06/2017 tarihinde araçta sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... olduğu halde yol kenarında çiçeklendirme işi yapan davacının (müşteki ...) istiflediği saksıları araçlarına yüklemeye başladıkları, buna engel olmak isteyen davacının üzerine sanık ...'un aracı sürerek yaraladığı, araç sürücüsünün kasti hareketinin olması karşısında araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu,

aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olması nedeniyle, davacının yaralanmasından dolayı oluşan zararı tazmin ile sorumlu olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda sağ ayak bileği nötral pozisyonda ankilozu, 4-5. ayak parmağı (sağ) fonksiyonel pozisyonda ankilozu, sağ alt ekstremite kısalığı, vücut yüzeyinin %1-9 kaplayan skar izi nedeniyle %17 oranında özürlü olacak, 12 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacak ve 2 ay süresince başka birinin bakımına ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı,

TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre alınmış aktüerya son ek raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik zararının 387,484,98 TL olduğu ancak ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 330.000TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 10.884,53 TL, bakıcı gideri 3.555TL olmak üzere toplam 344.439,53 TL zararının oluştuğu, sigortanın temerrüt tarihinin 25/07/2018 olduğu ve sigortanın poliçe limitiyle sorumlu olduğu anlaşıldığından “Davanın kabulü ile;

sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 330.000TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 10.884,53 TL, bakıcı gideri 3.555,00 TL olmak üzere toplam 344.439,53 TL tazminatın (sigorta poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davalının istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, ancak davacının maluliyetinin daha yüksek olduğunu, ATK maluliyet raporuna karşı aleyhe hususları kabul etmediklerini belirttiklerini, yeniden maluliyet raporu alınarak ve esas hakkında işlem yapılacak olması halinde tespit edilecek maluliyet oranındaki fazlaya ilişkin kısımlar ve meydana gelebilecek artışlar yönünden fazlaya ilişkin talep, dava ve her türlü yasal haklarını saklı tuttuklarını, ayrıca hükme esas alınan maluliyet ve kusur raporlarında yer alan aleyhe hususları da kabul etmediklerini, tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla,

dava dosyası kapsamında maluliyet ve kusur oranları, hesaplama yöntemi, hesaplamaya esas alınan hayat tablosu vs. hususlarında değişiklik olması halinde, kamu düzeni niteliğinde sayılan güncel asgari ücrette meydana gelecek artışların da dikkate alınması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazanın trafik kazası olmayıp kasten yaralama olduğunu, sürücünün kasti eylemi nedeniyle işletenin sorumluluğuna dolayısıyla da sigortanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, sigortaya eksik evrakla başvurulması nedeniyle usulüne uygun temerrüdün gerçekleşmediğini, faizin dava tarihinden olması gerektiğini, prograsif rant yönteminin hatalı olduğunu, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden sigortanın sorumlu olmadığını, SGK’ya yazılan müzekkere cevabı gelmeden karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davacı ve davalı vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

KTK'nın 85 inci maddesi. "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.

Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır.

Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir.

İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir.

İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmünü haizdir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3'üncü maddesi ise; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklindedir.

Teminat dışında kalan haller ise KTK'nın 92 inci ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6’ncı maddesinde düzenlenmiştir. Öte yandan, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4'üncü maddesinde ise, tazminatı gerektiren olayın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Motorlu araçlarla kasten üçüncü kişilere verilen zararlar teminat kapsamı dışına çıkarılmadığı gibi kasti bir hareket sonucunda sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği de ortadadır.

Yukarıda açıklanan hükümler gereği davalının, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasten üçüncü kişilere verdikleri zararlardan da sorumlu tutulması gerektiğinin benimsendiği açık olup, davaya konu kazanın sürücünün kasıtlı fiili sonucu gerçekleştiği, sürücü hakkında kasten yaralama suçundan Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi kararının kesinleştiği anlaşılmışsa da yukarıdaki mevzuat hükümleri kapsamında mahkemece davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 4 HD 2022/661 E. 2023/7517 K.).

Davalı şirkete ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün 05/06/2017 tarihinde kullandığı aracı davacının üzerine sürüp çarpması sonucu, davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Özürlülük Ölçütü…Yönetmeliği”ne göre sağ ayak bileği nötral pozisyonda ankilozu, 4-5.ayak parmağı (sağ) fonksiyonel pozisyonda ankilozu, sağ alt ekstremite kısalığı, vücut yüzeyinin %1-9 kaplayan skar izi nedeniyle %17 oranında özürlü olacak, 12 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacak ve 2 ay süresince başka birinin bakımına ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı,

geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri zararının TBK'nın 54 ve KTK'nın 91. maddesi gereğince ZMMS kapsamında bulunduğu, hükme esas alınan hesap raporunun, yerleşik içtihatlar kapsamında TRH 2010 Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre düzenlendiği, SGK'dan gelen cevap doğrultusunda ödenen geçici işgöremezlik ödeneğinin hesaplanan tazminattan mahsup edildiği anlaşıldığından, taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinafına itibar edilmemiştir.

Davacının sigorta şirketine eksik evrak ile müracaat etmesi halinde davalının temerrüdü gerçekleşmeyeceğinden davacı ancak dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebilir.

Somut olayda; davacının yaralanması nedeniyle, maluliyet raporu eklenmeksizin eksik evrak ile Sigorta Şirketine müracaat ettiği anlaşıldığından, davadan önce davalının temerrüdü gerçekleşmemiştir. Bu durumda davalının temerrüdü açılan dava ile gerçekleştiğinden, davacı lehine hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, 25/07/2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığından davalının bu hususa yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve faizin başlangıç tarihinin düzeltilmesine, davacının istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 03/06/2022 tarihli, 2018/588 Esas - 2022/450 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;

DAVANIN KABULÜ İLE

Sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 330.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 10.884,53 TL, bakıcı gideri 3.555,00 TL olmak üzere toplam 344.439,53 TL tazminatın (sigorta poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 30/07/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine,

Alınması gerekli olan 23.528,66 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL ile ıslah harçları toplamı olan 1.162,79 TL'nin düşümü ile kalan 22.329,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafından yatırılan toplam 1.239,79 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olunan 32.560,77 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti: 250,00 TL, adli tıp masrafı: 727,00 TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri 214,00 TL olmak üzere toplam 1.191,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,

İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

III-a)Davacıdan alınması gereken 427,60TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL’nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

b)Davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine,

IV-a)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

b)Davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 87,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 307,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

V-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,

VI-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,

Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 28/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/2066, K. 2024/285, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Davanın Kabulü İle
  7. İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2066
Karar No
2024/285
Tarih
28 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/2071 K.2024/229
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/2079 K.2024/288
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2022/2100 K.2024/285
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2022/2154 K.2024/437
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/2320 K.2024/501
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/2335 K.2024/263

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.