İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/2076 K.2023/141

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/2076Karar2023/141Tarih8 Şubat 2023Okuma7 dk · 1.483 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davalı

Karar tarihi
8 Şubat 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/2076 - 2023/141
Dosya no
2022/2076
Karar no
2023/141
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/06/2022
Numarası
2019/460 Esas - 2022/390 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Vekilleri
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
09/02/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.483 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı dava dışı ...'nin kullandığı, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen tek taraflı kaza sonucu vücut bütünlüğünü yitirecek şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ZMMS poliçesi kapsamında geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09/03/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile isteğini 180.171,94 TL'ye yükseltmiş, 26/03/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 290.000TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, şahıs başına sakatlık teminatının 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, buna ilişkin savcılık dosyasının temini ile davanın niteliği gereği sosyal güvenlik kurumundan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı asilin yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araçta 22/11/2015 tarihinde iş kazası geçirerek sürekli maluliyetinin oluştuğu, anılan iş kazası nedeniyle kendisine SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığı, 23/03/2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda, bilinen ve rapor tarihine en yakın veriler üzerinden, kamu düzenine ilişkin olan asgari ücrete göre yapılan hesaplamada bulunan tutarın 329.942,29 TL olduğunun davacının kaza tarihi itibariyle yapılan gelir araştırmalarında net bir sonuç alınamadığı,

bu nedenle 329.942,29 TL olarak saptanan zararın esas alınması gerektiği, ... plaka sayılı araca ait davalı şirket tarafından düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğu ve davacı tarafça davalı şirketten talep edilebilecek miktarın poliçe limitiyle sınırlı olduğu anlaşıldığından yapılan ıslah da dikkate alınarak davanın kabulü ile davacının sürekli maluliyet zararı olarak 290.000,00 TL'nin dava tarihi olan 16/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,

hükme karşı davalı sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...Sigorta vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davacıya talebini kuruşlandırması istenmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, SGK ödemesi nedeniyle geçici işgöremezlik zararının kalmadığının bilirkişi tarafından belirtilmesine rağmen bu kalem zararın da kabul edilmesinin doğru olmadığını, ayrıca ilk kararı davacının istinaf etmediğini, usulü kazanılmış haklara aykırı olarak ikinci ıslah dilekçesi verilmesinin ve bu kapsamda karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davalı Sigorta vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının belirsiz alacak olarak 1.000TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemli iş bu davayı açtığı, yargılama sırasında talebini kuruşlandırmadığı (açıklamadığı) mahkemece, davacının iş makinesi operatörü olması nedeniyle TÜİK verilerine göre asgari ücretin 1,4 katı ücret aldığı kabul edilerek (olay nedeniyle davacının %21 malul kaldığı ve 6 ay süre ile geçici işgöremezlik süresinin süresinin bulunduğu, kaza yapan araçta yolcu olması nedeniyle kusursuz olduğu kabul edilerek,

pmf yaşam tablosuna göre bakiye ömür süresi ve proğresif rant yöntemine göre) yapılan aktüer hesaplama kapsamında davacının geçici ve sürekli işgöremezlik toplam zararının (7.457,77TL geçici ve 172.714,17TL sürekli olmak üzere) toplam 180.171,94TL olduğu, davacı tarafından HMK’nın 107. maddesi kapsamında verdiği ıslah/bedel artırım dilekçesinde yine kuruşlandırma yapılmayarak toplam 180.171,17TL geçici ve sürekli işgöremezlik zararının dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilinin istendiği, ıslah doğrultusunda mahkemece davanın kabulüne karar verildiği,

iş bu kararın davalı ...sigorta tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 22 HD tarafından özetle “kazanın iş kazası olup olmadığının netleştirilmesi, bu kapsamda SGK tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılması, tazminat hesabına esas gelir araştırmasının yetersiz olduğu, davacının mesleğine göre gelirinin meslek odaları ve kuruluşlardan araştırılması ve gerektiğinde ek rapor alınması gerektiğinden, eksik inceleme ile karar verilmesi” nedeniyle HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.

Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında yapılan araştırmalardan; davacıya 22/11/2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle 9.414,61TL ödendiği, kurumlar ve odalarla yapılan yazışmalarda net gelir bilgisinin belirtilmediği, TUİK tarafından bildirilen internet sitesi çıktısında iş makinesi operatörünün kasım 2014 itibarıyla ortalama aylık brüt gelirinin 1.684TL oluğunun yazılı olduğu, aynı dönemde brüt asgari ücretin ise 1.071TL olduğu, mahkemece aktüer bilirkişiden, gelen veriler kapsamında yeniden ek rapor alındığı,

bilirkişi tarafından bu kez net asgari ücret esas alınarak hesaplama yapıldığı ve raporda “SGK tarafından yapılan geçici işgöremezlik ödemesi nedeniyle geçici işgöremezlik zararının kalmadığı, sürekli işgöremezlik zararının ise toplam 367.439.09TL olduğunun” belirtildiği, davacı vekili tarafından ikinci kez talep artırım dilekçesi verilerek bu kez poliçe limiti kişi başı 290.000 TL olduğundan geçici ve sürekli işgöremezlik zararı olarak bu miktara davanın ıslah edildiği, talebin artırıldığı anlaşılmıştır.

Bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine (diğeri aleyhine) doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu hakka, usule ilişkin kazanılmış hak (usuli kazanılmış hak veya usuli müktesep hak) denir. (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El kitabı, Mart 2020, C. II, s.1445)

Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukukî alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir.

Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmekte olup, bu noktada bir mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukukî esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğacağı gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulî kazanılmış hak gerçekleşebilir.

Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar yönünden yeniden inceleme yaparak aksine karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulî kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 E., 1959/5 K. sayılı kararı).

Ancak mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı çıkması, uygulanması gereken kanun hükmünün karar kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi, görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ile bozma kararının maddi hataya dayanması hâllerinde usulî kazanılmış hak oluşması mümkün değildir. (Yargıtay 11. H.D. 2020/1610 E. 2022/8355 K.)

Hukukumuzda kabul edilen istinaf kanun yolu açısından da; HMK'nın 355. maddesinde "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" hükmü kabul edildiğinden, bir tarafın istinafı üzerine, diğer taraf lehine karar verilemeyeceği gibi, istinaf eden taraf lehinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması sonrasında, yeniden yapılacak yargılama neticesinde, kaldırılan karara göre daha aleyhine bir karar verilemez. İlk kararı diğer tarafın istinaf etmemesi nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hakları, kaldırma kararından sonra korunarak, davanın esası hakkında karar verilmelidir.

Somut olayda; mahkemece verilen ilk kararda “…davanın kabulü ile toplam 180.171,17TL geçici ve sürekli işgöremezlik zararının dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline…” karar verildiği, bu kararın davacı tarafından istinaf edilmediği, davalı sigorta Şirketinin istinafı üzerine verilen HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda bu kez “Davanın KABULÜ İLE, davacının sürekli maluliyet zararı olarak 290.000,00 TL'nin dava tarihi olan 16/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmesi doğru olmadığı gibi;

Kabule göre de; ilk karara esas bilirkişi raporu tarihi olan 03/03/2017 tarihindeki veriler esas alınarak hesaplanacak tazminat miktarından rücuya tabi ödemeler var ise düşülerek ve ilk karardaki miktarı aşmamak üzere bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derce mahkemesi kararının kaldırılmasına ve belirtilen eksiklikler tamamlanarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 02/06/2022 tarihli 2019/460 Esas – 2022/390 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden davalıdan alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/02/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/2076, K. 2023/141, 8 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2076
Karar No
2023/141
Tarih
8 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/2079 K.2023/89
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2093 K.2023/405
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/2096 K.2023/157
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2104 K.2023/216
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2022/2111 K.2023/211
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/2119 K.2023/226

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.