KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2167 - 2024/385
- Dosya no
- 2022/2167
- Karar no
- 2024/385
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2022
- Numarası
- 2022/137 Esas - 2022/420 Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazılma tarihi
- 02/04/2024
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı Sigorta Şirketi tarafından davacı kurum aleyhine Ankara 18. İcra Dairesi'nin 2021/5018 E. sayılı takip dosyası üzerinden takip yapıldığını, ödeme emrinin davacı kuruma tebliğ edildiğini, süresinde itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini, ancak davacı kurumun davalı sigorta şirketine borcu bulunmadığını, takibin kesinleşmiş mahkeme kararına ya da davacı kurumu borç altına sokan bir belgeye dayanmadığını, sigorta şirketinin tarafı olduğu davada alınan bilirkişi raporunda kuruma isnat edilen %62,5 oranında kusur neticesinde takibin başlatıldığını,
takibe dayanak belgenin ise davalı Sigorta Şirketine karşı açılan davalarda tanzim edilen ATK Raporu olduğunu, kurumun bahse konu davalarda taraf sıfatı bulunmadığını, başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapması sebebi ile icra konusu 207.661,96 TL'nin %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, eldeki menfi tespit davasında davalının (takip alacaklısı) sigorta şirketi olup sigortalısının halefi olarak somut olayda olduğu gibi rucüya dayalı takip yaptığı, sigortalısının gerçek şahıs olduğu ve uyuşmazlığın da haksız fiilden kaynaklandığı, bu durumda genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın HMK 114/c ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı kurumun KİT statüsünde bir kamu kurumu olduğunu, davalının ise Anonim Şirket olduğunu, yerel mahkemenin davaya bakmaya görevli olduğunu, dava konusu alacağın bir ilamsız takipten kaynaklandığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ödemeye bağlı olarak girişilen icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda, 11.11.2017 tarihinde, davalı şirket tarafından ZMM Sigorta poliçesi ile sigortalı kamyonet sürücüsünün seyir halinde iken demiryolu geçidine geldiğinde seyir halinde olan 53022 sefer sayılı yük treni ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada araç sürücüsü ile yolcuların hayatını kaybettiği, kaza sonrası mağdur ve yakınlarının, davalı şirketten tazminat talebinde bulundukları, Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/579 E., 2020/325 K. sayılı ve Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/327 E., 2020/98 K. sayılı ilamı uyarınca davalı sigorta şirketi aleyhine tazminata hükmedildiği, tazminat tutarları için;
davalı Sigorta Şirketi tarafından Van 2. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2020/20534 sayılı icra dosyasına 160.408,56 TL ile Van 2. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2020/18104 sayılı dosyasına 352.759,17 TL olmak üzere toplam 513.167,73 TL'lik ödeme yapıldığı, akabinde davalı sigorta şirketi tarafından kusur nispetinde davacı aleyhine takibe girişildiği, eldeki davanın davacı ... vekili tarafından menfi tespit ve kötü niyet tazminatı talepli olarak açıldığı,
mahkemece eldeki menfi tespit davasında davalı (takip alacaklısı) sigorta şirketi olup sigortalısının halefi olarak somut olayda olduğu gibi rucüya dayalı takip yaptığı, sigortalısının ise gerçek şahıs ve uyuşmazlık da haksız fiilden kaynaklandığı, bu durumda genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın HMK 114/c ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, davanın görülmesinde Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle kararı istinaf etmiş ise de meydana gelen kazanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan ticari davalardan olmadığı, davalı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak somut olayda yer aldığı ve davacı aleyhine rucüya dayalı takip yaptığı, sigortalının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın da haksız fiilden kaynaklandığı nazara alındığında davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/2167, K. 2024/385, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama