KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2022
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/325 - 2022/437
- Dosya no
- 2022/325
- Karar no
- 2022/437
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/01/2020
- Numarası
- 2019/103 Esas 2020/39 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 21/11/2022
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ...Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27/09/2017 tarihinde davalı Sigorta Şirketinin Kasko Sigortası, davalı ...nın sürücüsü, ...’nin ise işleteni olduğu ...plakalı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarparak maluliyetine sebebiyet verdiğini ve müvekkilinin en az %8 oranında maluliyetinin meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin manevi zararlarının meydana geldiğini ve davalılardan manevi tazminat talep edebileceğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 80.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin sorumluluğunun İMMS limitleri ve kusur ile sınırlı olduğunu, sorumluluk limitlerinin 100.000,00 TL olduğunu, manevi tazminatın karşı tarafın zenginleşmesine yol açmaması ve özendirici olmaması gerektiğini, ayrıca davacının kusur durumunu kanıtlaması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya süresi içerisinde cevap vermemiş, ön inceleme duruşmasında vekilleri davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; olay tarihinde davacı sevk ve idaresindeki araç ile seyir ettiği esnada, orta refüjle bölünmüş yolda karşı istikametten gelen davalı ...'in aracın hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmesi, karşı şeritte seyir halinde bulunan davacının aracına çarpması neticesinde davacının çoklu kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığı, davalı şirketin ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinde manevi tazminatı da üstlendiği anlaşıldığından, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile hak nesafet kapsamında manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı ...Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı sigorta vekili istinaf dilekçesinde; davalı sürücünün kusur oranını kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazası nedeniyle cismani zarardan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Kusur raporuna yönelik istinaf yönünden;
27/09/2017 tarihinde davacının, sevk ve idaresindeki araç ile seyir ettiği esnada, orta refüjle bölünmüş yolda karşı istikametten gelen davalı ...’nın aracın hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmesi, karşı şeritte seyir halinde bulunan davacının aracına çarpması şeklinde meydana gelen kazayla ilgili İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan kusur raporunun tanık beyanları ve olay yerini gören kamera görüntüleri izlenerek düzenlendiği ve kaza tutanağıyla uyumlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsü olan diğer davalının tam kusurlu olduğu anlaşıldığından, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı sigorta şirketinin buna yönelik istinafına itibar edilmemiştir.
Manevi tazminat miktarına yönelik istinaf yönünden;
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda; davacının kusursuz olması, olay nedeniyle %8 oranında malul kalması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, manevi tazminatın amacı, zenginleştirme ve fakirleştirme amacı taşımaması, caydırıcı olması, özendirici olmaması ve 22.06.1966 tarih,1966/7 Esas - 7 Karar sayılı YİBK kararındaki kriterler gözetildiğinde, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, davacı için belirlenen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde belirlendiği, fazla olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/325, K. 2022/437, 16 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama