İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/702 K.2023/450

2-... - ... 3-... - ...

Esas2022/702Karar2023/450Tarih29 Mart 2023Okuma10 dk · 1.984 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Mart 2023
Dosya no
2022/702
Karar no
2023/450
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/11/2020
Numarası
2017/589 Esas 2020/601 Karar
Davacılar
1-... - ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.984 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

2-... - ... 3-... - ...

VEKİLİ

Av. ... - E. Tebligat

DAVALI : ....

VEKİLİ

Av. ... - E. Tebligat

DAVALILAR

1-... - ... 2-... - ...

VEKİLİ

Av. ... - E. Tebligat

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 29/03/2023

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 05/04/2023

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı tüm taraflar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde.

15/07/2017 tarihinde davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile ...’nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkillerinin yaralandığını, söz konusu kaza nedeniyle 22/08/2017 tarihinde davalı ... şirketine uğranılan zararların tazmini talebiyle başvuruda bulunulmuş ise de, davalı ... şirketince bir cevap verilmediğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 500,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 250,00 TL maddi,

10.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 250,00 TL maddi, 10.000,00TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın, davalılardan haksız fiil tarihi olan 15/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği 15/07/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili 02/03/2018 tarihli açıklama dilekçesinde; maddi tazminat taleplerinin, ... için 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı; ... için 125,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 125,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı; ... için 125,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 125,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu bildirmiştir.

Davacılar 14/09/2019 tarihli Islah dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini davacı ... için 1.906,12-TL geçici, 15.636,25 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 17.542,37 TL, davacı ... için 5,785,93-TL, ... için 6.843,97 TL olarak bilirkişi raporu doğrultusunda artırmıştır.

02/10/2020 tarihli ıslah dilekçesine karşı maddi hata dilekçesi sunarak, davacılar ... ve ... için dava dilekçesiyle talep edilen 125,00-TL'lik sürekli iş göremezlik tazminat miktarını düşerek yeniden artırılan miktarı yazıp aradaki fark olan 250,00-TL için fark ıslah harcını tamamlamıştır.

Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, zarar nispetinde olduğunu, davacının sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ve zararı kanıtlaması gerektiğini, tazminat hesabının 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartları kapsamında yapılması gerektiğini, avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ile davalı ... aynı mahiyetteki cevap dilekçelerinde; davacıların hiçbir haklı sebebi olmadığı gibi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına karşın hayatın akışına ters düşer şekilde talepte bulunduklarını, olayın özüne ve düzenlenmiş trafik bilirkişisi raporları ve olay yeri incelemesi sonucunda haklılığının bariz olarak görüleceğini, talep edilen manevi tazminatın düşündürücü olduğunu, sürücüsü belgesi ile aracın trafiğe çıkmasına ilişkin hiçbir noksan belgesinin bulunmadığını, mahkemece istenen belgelerin dosyaya toplanmasını müteakip yasal hakları saklı kalmak üzere ayrıca beyan ve talepte bulunacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda. Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/14 esas sayılı dosyası ile hasar dosyası, makine mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporuna göre, davalı ...’ın dava konusu kazada kavşaklara geçiş önceliğine uymaması nedeniyle asli %75, davacı sürücü ...’nın ise %25 tali kusurlu olduğu,

olay nedeniyle Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen raporlar doğrultusunda davacı ...’in %8 malul ve 2 ay süreyle iş göremeyecek, davacılar ... ve ...’in ise maluliyeti olamayacak,

ancak 6 ay süreyle iş göremez halde kalacak şekilde yaralandıkları anlaşıldığından alınan bilirkişi raporu kapsamında yapılan hesap doğrultusunda ıslah da nazara alınarak davacıların iş göremezlik tazminatı zararlarının oluştuğu yine TBK 56.maddesi kapsamında yaralanmaları nedeniyle manevi zararların oluştuğu manevi tazminatın miktarının da tarafların sosyal ve ekonomik durumunun nazara alınması gerektiği anlaşıldığından davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile.

1.906,12-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 15.636,25-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 17.542,37-TL maddi tazminatın davacı ...’ya, 6.783,97-TL geçici iş göremezlik tazminatının davacı ...’a, 5.785,93-TL geçici iş göremezlik tazminatının davacı ...’ya davalı ... şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 06/09/2017, diğer davalılar bakımından ise haksız fiil tarihi olan 15/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına,

davacılar ... ve ...’nın sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davalı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiş; hükme karşı taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat hesabının Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yeniden yapılması gerektiğini, zira mahkemece 1,8 teknik faize göre hesap yapılarak eksik tazminata karar verildiğini, manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, davalı tarafa verilen vekalet ücretinin AAÜT’nin 10/2 ve 3/2 maddelerine aykırı olarak fazla verildiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece maddi meselenin takdirinde hata yapıldığını, davacılar ... ve ...’ın sürekli maluliyetinin bulunmadığını, buna göre kendileri yönünden davanın reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, ayrıca davacı ... için mahkemece hükmedilen sürekli iş göremezlik tazminatının ferileriyle birlikte Ankara Batı İcra Dairesi 2020/32365 Esas sayılı dosyaya ödendiğini, geçici iş göremezlik yönünden ise davanın reddi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin ... ve ... için hükmettiği manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu, bu davacıların maluliyetlerinin bulunmadığını, ... için hükmedilen manevi tazminatın da fazla olduğunu, çünkü yürürlükten kalkan yönetmeliğe göre maluliyet belirlendiğini, Erişkinler İçin Engellilik… Yönetmeliğine göre maluliyetinin bulunmayacağını, ayrıca mahkemece hesaplanan maddi tazminatlardan hatır taşıması indirimi yapılmamasının doğru olmadığını, mahkemece 2 kez ıslah yapılmasının geçersiz olduğu kabul edilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını yine ıslah edilen miktarların zamanaşımına uğradığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı) ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Davacılar vekilinin istinafı yönünden;

Anayasa Mahkemesi'nin, 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan, 17/07/2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacıların zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekirse de;

kararın yayınlanmasından sonra yapılan 24/11/2020 tarihli duruşmada ve öncesinde davacılar vekili tarafından “zararın genel hükümlere göre hesaplaması” yönünde bir talebi bulunmaması ve ıslah dilekçesinde de bilirkişi raporuna göre davanın ıslah edilmiş olması nedeniyle hükme esas alınan zarar hesabına yönelik raporda bir isabetsizlik görülmemiştir.

Dava dilekçesinde her bir davacı için talep ayrı ayrı olup, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından reddedilen miktarlara göre her davacıdan ayrı ayrı vekalet ücreti alınıp davalılara verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı ... şirketi vekilinin istinafı yönünden;

SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin neler olduğu, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde düzenlenmiş olup, sorumluluğunun Kanun'da belirtilen giderlerle sınırlı olması, geçici iş görmezlik zararlarından SGK'nın sorumlu olacağına dair Kanun'da düzenlenme bulunmaması, ayrıca 2918 Sayılı Yasanın 92. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının sigorta teminat kapsamı dışında olduğuna ilişkin bir düzenlemenin de yer almaması, ikincil norm olan Genel Şartlar ile Kanun'la belirlenen sorumluluğun daraltılması mümkün olmadığı gibi kanunen sorumluluğu bulunmayan SGK'nın sorumlu olduğuna da karar verilemeyeceğinden, davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatında sorumlu olmadığına ilişkin istinaf sebeplerine de itibar edilememiştir.

Davalılar... vekilinin istinafı yönünden;

Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, eldeki davada haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmeliğe göre yapılması gerekmekte olup, davacı ... için maluliyet tespitine ilişkin alınan raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan “çalışma gücü… yönetmeliği”ne göre düzenlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak, bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.

Buna göre, hatır taşıması indirimi için kural olarak hatır taşıması şartlarının varlığı yeterlidir. Yargıtay 17. HD'nin yerleşik uygulaması gereğince, hesaplanan tazminattan davacının hatır için taşınması durumunda %20 oranında indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir.

Ancak somut olayda; davacıların davalı tarafın aracında taşınmadığı anlaşıldığından hatır taşıması indirimi koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Yine, dosyada sadece 14/09/2020 tarihli ıslah dilekçesinin bulunduğu, 01/10/2020 tarihli dilekçenin ise maddi hatanın düzeltilmesi niteliğinde olduğu anlaşılmış, TBK’nın 72. maddesi kapsamında, dava konusu olayda birden fazla kişinin yaralandığı nazara alındığında kaza tarihi(15/07/2017) ile ıslah tarihi (14/09/2020) arasında uzamış ceza zamanaşımı süresinin de dolmadığı anlaşılmıştır.

Davacılar vekili ile davalılar... vekilinin manevi tazminata yönelik istinafı yönünden;

Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür.

Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir.

Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Somut olayda; olayların gelişimi, olay tarihi, davacıların yaralanmalarının niteliği ve yukarıdaki ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının zarara uğrayan davacılarda manevi huzuru doğurmaya yetecek ve tazminatın amacına uygun miktarda, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde belirlendiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacılar vekili ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- a- Davacıdan alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL’nin mahsubu ile bakiye 120,60 TL’nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

b- Davalı ... Şirketinden, istinaf konusu geçici işgöremezlik tazminatı için alınması gereken 988,00 TL harçtan Sigorta Şirketi tarafından peşin yatırılan 850,66 TL’nin mahsubu ile bakiye 137,34 TL’nin ....’den alınarak hazineye irat kaydına,

c- Davalılar ... ve ...’dan alınması gereken 3.423,17 TL istinaf karar harcından peşin alınan 791,36 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.631,81 TL’nin istinaf eden davalılar ... ve ...’dan alınarak hazineye irat kaydına,

3-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,

5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/03/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... ... Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/702, K. 2023/450, 29 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Vekili
  5. Davalılar
  6. Vekili
  7. Karar Tarihi : 29/03/2023
  8. Gerekçeli Karar
  9. Yazılma Tarihi : 05/04/2023
  10. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  11. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  12. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/702
Karar No
2023/450
Tarih
29 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/703 K.2023/234
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/703 K.2023/190
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/703 K.2023/277
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/703 K.2023/352
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/704 K.2023/451
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/704 K.2023/225

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.