İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/1277 K.2025/8

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2023/1277Karar2025/8Tarih15 Ocak 2025Okuma9 dk · 1.838 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Vekili

Karar tarihi
15 Ocak 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1277 - 2025/8
Dosya no
2023/1277
Karar no
2025/8
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/05/2023
Numarası
2020/214 Esas - 2023/376 Karar
Davacı
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
15/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.838 kelime·9 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde.

03/03/2019 günü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpışması neticesinde, müvekkilinin malul kaldığını, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını, kusur durumunun lehe artış hallerine ilişkin her türlü haklarının saklı olduğunu, kazaya ilişkin ceza soruşturmasının Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2019/11468 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, bu nedenle ilgili dosyanın bir örneğinin dava dosya içerisine getirtilmesine karar verilmesini, kazaya kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın,

Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, müvekkili kaza neticesi vücudunun çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralandığını, hareket kaybına uğradığını, tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamayıp malul-sakat kaldığını, bu nedenle hesaplamaya esas özür oranının tespiti amacıyla Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan 16/10/2019 tarihli maluliyet raporu alınıp davalıya iletildiğini, 04/05/2003 doğumlu olan müvekkilinin PMF tablosuna göre tahmini yaşam süresinin 49 yılın üzerinde olduğunu,

bakiye ömür düşünüldüğünde müvekkilinin hayatını idamesinde normal insanlardan fazla güç-efor sarf edecek, kısaca maluliyeti-özrü oranında ömrü boyunca zorlanacağını, müvekkilinin elindeki rapor ve belgelerle maluliyet tazminatının alınması amacıyla davalı ...

Sigorta A.Ş.’ye başvurduğunu, fakat davalının yasal süresi içinde cevap vermeyerek başvuruyu sürüncemede bıraktığını, Sigorta şirketinden başvuru dosyası getirtildiğinde haklılığının anlaşılacağını, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereği arabuluculuk dosyasından yapılan görüşmelerden de bir sonuç alınamadığını belirterek,

malul olan müvekkili için, fazlaya dair dava ve talep hakları ile HMK 107/1-2 maddeleri uyarınca ilerde dava harcını artırarak dava değerini yükseltme hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı tazminatı ve 9.800,00-TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 10.000,00-TL malullük sakatlık (geçici ve daimi iş göremezlik, geçici bakıcı tazminatı) tazminatının davalının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi(avans) ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 02/03/2023 tarihli ıslah dilekçesinde, 9.800,00TL olan daimi iş göremezlik tazminatı talebini 45.271,20TL artırarak 55.071,20TL'ye, 100,00TL olan geçici iş göremezlik talebini 2.931,36TL artırarak 3.031,36TL'ye, 100,00TL olan bakıcı giderini talebini 539,60TL arttırarak 639,60TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, Yargıtay içtihatları gereğince davacı tarafından kişisel müracaatla alınarak dosyaya ibraz edilen maluliyet raporunun hükme esas teşkil edemeyeceğini, 25.02.2011 tarihinden itibaren geçerli olan mevzuat değişikliği sebebi ile,

müvekkili şirketin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, davacının geçici iş göremezlik giderine ilişkin talebinin haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu usulen ispat etmesi gerektiğini, başvuruyu kabul anlamına gelmemek üzere, bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini,

hesaplanacak tazminattan davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlarının mahsubu gerektiğini, davacı tarafın sürücü ehliyeti olmadan ve kask takmayarak trafiğe çıktığını, maluliyetin oluşmasına yahut artmasına engel olmak adına hiçbir gerekli tedbiri almamış olduğundan müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışında kalacağını, tedavi/sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla Sigorta Şirketinin ve Güvence Hesabı'nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini,

izah edildiği üzere sürekli maluliyet raporu alındıktan önce ortaya çıkan bakıcı giderlerine ilişkin müvekkili Sigorta Şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, sürekli maluliyet raporu alındıktan sonra ortaya çıkacak bakıcı giderlerine ilişkin davalı müvekkili Sigorta Şirketinin sorumluluğu ise sakatlık teminatı limitleri ile ve genel şartlar dahilinde açıklanan hesaplama yöntemine uygun olarak belirlenecek tutar ile sınırlı olduğunu, davanın kabulü halinde işbu dava öncesinde müvekkili şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığı gözetilerek, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 04/05/2003 doğumlu davacı ve sürücü belgesiz olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile 03/03/2019 tarihinde gece vakti, meskun mahal içinde çift yönlü Bahar Dere Caddesi'ni takiben seyirle, trafik işaret levhası ve aydınlatma bulunmayan, azami hız limiti 30 km/s olan olay yeri kontrolsüz dört yönlü kavşağa geldiğinde; yola gereken dikkatini vermesi, hızını azaltması,

kavşak kollarını etkin bir şekilde kontrol etmesi ve kural gereği, aynı kavşağa sağından, 859 Sokağı takiben seyirle giriş yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobile ilk geçiş hakkını vermesi gerekir iken, aksine hareketle bu kurala riayet etmeden kavşağa giriş yapması sonucu, söz konusu otomobilin, kendi aracına sağ yan kısmından kavşak içinde çarpmasına sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğu,

sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde çift yönlü 859 Sokağı takiben seyirle, trafik işaret levhası ve aydınlatma bulunmayan, azami hız limiti 30 km/s olan olay yeri kontrolsüz dört yönlü kavşağa geldiğinde; her ne kadar seyrettiği yolun konumu itibariyle sürücü ... idaresindeki motosiklete göre kavşakta ilk geçiş hakkı kendisine ait olsa da; yola gereken dikkatini vermesi hızını azaltması,

kavşağı etkin bir şekilde kontrol etmesi ve geçişi için güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususa riayet etmeden, aksine hareketle hız azaltmadan dikkatsizce kavşağa giriş yapması ve fren tedbirine de başvurmaması nedeniyle, söz konusu motosiklete kavşak içinde çarpmayı önleyemediği olayda tali kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın, %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davalı taraf sürücüsü ...'ün, %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu,

20 Şubat 2019 tarih ve 39692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelık” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, Kas-İskelet Sistemi başlığı altında, Tablo 3.10- Ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığına bağlı özürlülük Plantar fleksiyon ..........

20° (hafif) kişi özürlülük oranının %4 olduğu, bağlı kişinin bedensel özür oranının %4 (dört) olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, aktüer bilirkişinin hesaplamasına itibarla davacı lehine 3.031,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak, Progresif Rant Yöntemine göre, davacı ... lehine 55.071,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 639,60 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı,

kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti 360.000,00 TL olduğu gerekçesiyle. "Davanın kabulü ile, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere; sürekli iş göremezlik tazminatı 55.071,20 TL, geçici iş göremezlik tazminatı 3.031,36 TL ve bakıcı gideri 639,60 TL olmak üzere toplam 58.742,16TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihi olan 07/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...

Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde, davacının 3.3.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasına yönelik Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalından “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine” göre tanzim edilen 16.10.2019 tarih 78663745-000 - E.00000819969 sayılı kurul raporu beklenen iyileşme süresi tamamlanmadan tanzim edilmiş olduğundan değerlendirmeye alınmaması gerektiğini,

zarar görenin en erken Mart 2020 tarihinden sonra yapılacak muayenesiyle düzenlenecek sağ ayak bileği eklem hareket açıklığını (nötral pozisyona göre) gösterir ayrıntılı ortopedi raporuna göre net oranın tespitinin mümkün olacağını, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun davacı tarafça kişisel müracaat sonucunda tek taraflı sunulan delillerle hazırlandığından ve davalı tarafın delilleri nazara alınmadığından somut olayın şartlarına göre söz konusu sağlık kurul raporunun hükme esas alınmaya yeterli olmadığını, müterafik kusur değerlendirmesi yapılması gerektiğini,

davacının kazanın meydana gelmesine kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, ayrıca, KTT'de görülebileceği üzere davacının ehliyeti bulunmadığını, ehliyetsiz şekilde araç sevk etmesinin zararın meydana gelmesinde etkili olduğundan, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, SGK’dan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013 ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015 ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.

Somut olayda, Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen raporda, davacıda meydana gelen sağ tibia alt uç kırığı dikkate alınarak; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı i) Tablo 3.10- Ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığına bağlı özürlülük (1) Plantar fleksiyon .........-20* (hafif), kişi özürlülük oranı %4 olduğu, 09/05/2017 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özür oranının %4 (dört) olduğu ve sekel halini aldığı belirtilmiştir.

Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış ve Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesi dikkate alınmadan 12 aylık süre dolmadan düzenlenen raporun hükme esas alınması isabetsizdir.

Bu durumda; kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre, ayrıntılı, denetime elverişli Adli Tıp Kurumu'ndan veya üniversite hastanelerinden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı sigortanın buna yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlardaki eksiklikler tamamlanarak ve ilk alınan maluliyet raporuna davacının itirazı olmaması nedeniyle usuli kazanılmış haklar gözetilerek yeniden yargılama yapılması ve karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/05/2023 tarih, 2020/214 Esas - 2023/376 Karar numaralı kararının KALDIRILMASINA,

Yukarıda açıklandığı üzere işlem yapılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

Kaldırma ve gönderme sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine,

3-İstinaf eden tarafından yatırılan gider avansından varsa artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf giderinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda gözetilmesine,

5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/1277, K. 2025/8, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1277
Karar No
2025/8
Tarih
15 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/1280 K.2025/9
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1281 K.2025/125
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/1286 K.2025/10
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1286 K.2025/139
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1287 K.2025/54
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1291 K.2025/130

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.