KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1325 - 2025/144
- Dosya no
- 2023/1325
- Karar no
- 2025/144
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/04/2023
- Numarası
- 2022/997 Esas 2023/493 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazılma tarihi
- 26/02/2025
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.12.2021 tarihinde sürücü ...’ın, sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında yolun solunda yol içerisinde bulunan metal demir saç parçasına çarpmasıyla meydana gelen kazada, davacıya ait aracın hasarlanarak değer kaybına uğradığını, metal demir saç parçasının davalıya ait olması nedeniyle zararın tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2022/40882 Esas numaralı dosyası ile başlatılan icra takibine 18/07/2022 tarihinde borçlu tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2022/40882 esas sayılı dosyasına vaki itirazının 25.000,00 TL asıl alacak, takip talebinde talep edilen 215,75 TL faiz olmak üzere toplam 25.215,75 TL’lik kısma ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurun davalı şirkete ait olduğunun davacı tarafça ispat edilemediğini, kazanın bulunduğu konumda davalı şirkete ait elektronik haberleşme sistemlerinin bulunmasının tek başına sorumluluğa yol açamayacağını, davalı şirketin gerçekleşen kazada sorumluluğu ispatlanmamasına rağmen tüm kusurun davalı şirkete yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kaza tarihinde rüzgar ve hava koşullarının araştırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı zararının tazmini amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağında, 06.12.2021 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında Ankapark önlerine geldiğinde yolun solunda yol içerisinde bulunan metal demir saç parçasına çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücünün kural ihlalinin olmadığı, yol içerisine düşürülen metal parçanın sahibinin veya kim tarafından düşürüldüğünün tespiti halinde o kişinin/kişilerin kusurlu olacağının belirtildiği, mahkemece alınan kusur raporunda, sürücü ...'ın davalı ...
A.Ş.ye ait olan elektronik haberleşme sistemine ilişkin cisme /kapağa çarpmasıyla meydana gelen kazada, davalı “... A.Ş.”nin, %100 oranında kusurlu olduğunun, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 25.000,00 TL asıl alacak ve 172,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.172,60 TL olacağının belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve olayın oluşu ile uyumlu bulunduğunun anlaşılmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı ... A.Ş.’nin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına, dosya kapsamındaki belge ve fotoğraflar değerlendirildiğinde kazaya neden olan metal demir saç parçasının direkteki Turkcell baz istasyonuna ait kapak olduğunun maddi vaka olarak açıkça belirlenmesine, bu kapsamda davalının meydana gelen zarardan sorumlu bulunmasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/1325, K. 2025/144, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama