KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2023/1404
- Karar no
- 2025/65
- Başkan
- ... (...
- Üye
- Dr.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/03/2021
- Numarası
- 2018/776 Esas - 2021/249 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 30/01/2025
Karar Metni
1.480 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Çikolata Ve Pasta Sanayi Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 25/08/2016 tarihinde, saat: 21:00 sıralarında Ankara ili Malazgirt Bulvarı üzerinde müvekkili ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araca davalı ... Pastacılık Sanayi ve Ltd.
Şti. adına kayıtlı ve yine davalı Şirketin personeli diğer davalı ...'ın kullandığı ... plakalı aracın arkadan sert bir şekilde çarptığını, araçta diğer davacı ...'ün de olduğunu, ...'ün kaza neticesinde hayati tehlikesinin ve boynunda kemik kırıklarının mevcut olduğunu, aylarca boyunlukla yaşamak zorunda kaldığını ve hareket kabiliyeti oldukça kısıtlanmış vaziyette olduğunu, söz konusu haksız fiil nedeni ile maddi zarar meydana geldiğini, bunun tazmin edilmesi gerektiğini, davalı ... ve işleten sıfatıyla ...
Pastacılık San. Ve Ltd. Şti.'nin müvekkilinin zararının tazmininden müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, meydana gelen kazadan ötürü davalı ... Şirketinin de poliçe limiti tutarında sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili ... adına maluliyet artışından kaynaklı dava hakları saklı kalmak kaydıyla, kaza sonucu ortaya çıkan bedensel zararları nedeniyle şimdilik, 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan ...
Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılardan ise kaza tarihi olan 25/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 TL müvekkili ... için, 25.000 TL müvekkili ... için toplamda 35.000,00 TL manevi tazminatın (Sigorta Şirketi hariç) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Çikolata Ve Pasta San. Turz. Tic. Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği manevi tazminatın zamanaşımına uğradığını, kaza neticesinde davacı ...'ün yaralandığını ve bu süreçte çok yıprandığını iddia ettiğini, davacı vekili tarafından dava konusu ve yaşanılan olay ile alakası dahi olmayan bir kısım beyanlarda bulunulduğunu, davacı ...'ün konumu, yaptığı iş ve daha önce konumu gereği yaşadığı sıkıntıların dava konusu ve somut vakıa ile alakasının olmadığını, davacı vekilince yaratılmaya çalışılan bir algıdan ibaret olduğunu, kaza sonucunda tutulan trafik kazası tespit tutanağının eksik tanzim edildiğini,
davacı ...'ün kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle yaralandığını, emniyet kemeri takılı olsa idi davacının yaralanmayacağını, davacıların aylarca korku ve panik içerisinde yaşadığı iddiasının gerçekten uzak olduğunu, yaşanılan kazanın trafiğe çıkan herkesin yaşayabileceği türden olağan bir kaza örneği olduğunu, davacıların maddi zararlarının bulunmadığını, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminat takdir edilirken davacıların kusurlu hareketlerinin de dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirkete izafe edilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını,
bu nedenle davanın esasına girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkemece esasa girilmesi halinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın müvekkili davalı Şirket açısından tümüyle reddini talep etmiştir.
Davalı ...Ş cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 24/10/2015 - 24/10/2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili Şirketin dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, hesaplama yapılacak ise TRH 2010 Tablosu'na göre yapılması gerektiğini, davacı yanın müvekkili şirketten temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi talebinin haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kusur bilirkişi raporunda, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın arkadan çarpma asli kuralını ihlal etmesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'ün herhangi bir kural ihlali görülmediğinden dolayı olayda kusursuz olduğunun, davacı ...'ün ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmasıyla olaya ve hasarının artmasına etkisinin olmamasıyla olayda kusursuz olduğunun belirtildiği,
Ankara Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, ...'ün 25/08/2016 tarihli yaralanması neticesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Salık Kurulu raporları hakkında Yönetmelik esas alındığında kişinin özür oranının %8 olarak hesaplandığını, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alındığında kişinin engel oranının %8 olarak hesaplandığını, 2 ay süre ile iş göremezlik halinde olduğunu, iş göremez kaldığı 2 ay süre süresince başkasının yardımına muhtaç olduğunu,
Maluliyet İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. maddesine (03/08/2013 - 28/727 sayılı Resmi Gazete) göre devamlı suretle başka birinin bakımına muhtaç olmadığının belirtildiği, davacı tarafların maddi tazminat taleplerinden feragat ettiği, maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle.
"Davacı taraflar maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerinden, maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacı ...'ün manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile. 15,000,00,- TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacı ...'e ödenmesine, fazla talebin reddine, davacı ...'ün manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile.
5.000,00,-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacı ...'e ödenmesine, fazla talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Çikolata ve Pasta Sanayi Turizm Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ...’ün, kazada kendi kusuru nedeniyle yaralandığını, bu sebeple olayın meydana gelişi ile müvekkil şirket arasındaki illiyet bağının tamamen kesildiğini, davacı ...'ün kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmaması neticesinde yaralandığını, şayet emniyet kemeri takılı olsa idi davacının yaralanmayacağının açık olduğunu, zarar görenin kusurunun illiyet bağını kesip, sorumluluktan kurtulma sebebi olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı ... Çikolata Ve Pasta San. Turz. Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi maddesinde haksız fiil tanımlanmış, TBK'nın 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 109 maddesinde de; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Ceza zamanaşımı süresi ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıldır.
Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa, kaza 25/08/2016 tarihinde gerçekleşmiş, davaya konu trafik kazasında yaralanma meydana geldiğinden suç teşkil eden fiil kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesi ve 66. maddesinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, zamanaşımına ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin olarak, ...’de, C2 vertebra sağ transvers proçeste parçalı kırık görüldüğü, C3 vertebra sağ transvers proçeste ve posterior arkta parçalı kırık görüldüğü anlaşılmakta olup, zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusurun 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlendiği,
mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebileceği, müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığında dahi mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılmasının gerektiği, davacının yaralanmasının niteliği gözetilerek mahkemece müterafik kusurunun varlığı kabul edilerek hükmedilecek manevi tazminat miktarından matematiksel olmamak kaydıyla bir miktar indirim yapılması gereğinin gözetilmemesi isabetsiz ise de,
hükme esas alınan kusur raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğunun, tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacı tarafın yaşadığı üzüntü, elem ve ıstırabın ağırlığı, manevi tazminatın davacı taraf için zenginleştirici, davalı taraf yönünden fakirleştirici olmaması gerektiği ilkesi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, hakkaniyet ilkesi ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde, hükmolunan manevi tazminat hakkaniyete uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre hükmedilen miktar itibarıyla müterafik kusurun değerlendirilmemesi sonuca etkili görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... Çikolata Ve Pasta Sanayi Tur. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/1404, K. 2025/65, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama