KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/290
- Karar No
- 2024/841
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/11/2022
- Numarası
- ....
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 09/07/2024
Karar Metni
1.034 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09/08/2018 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalı, aracın, müvekkili ... sevk ve idaresindeki araca arkadan çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin sakat kaldığını ve çalışamaz hale geldiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun reddedildiğini ileri sürerek ve belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı sakatlıktan doğan iş göremezlik nedeni ile 100,00 TL ve geçici iş göremezlik sebebi ile 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden başlayarak ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 29/06/2022 tarihli dilekçesi ile; sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 16.690,69 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 6.412,48 TL'ye artırdıklarını belirterek, davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti sınırlı olduğunu, davacının kusuru, zararı ve maluliyeti kanıtlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın, trafik kazasından kaynaklanan davalı ZMMS sigorta şirketine yöneltilmiş maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporlarına göre, 09/08/2018 tarihinde, davacının sürücüsü olduğu araca davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olan aracın çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında, ATK raporları ile belirtildiği üzere, davacının % 1 oranında sürekli iş gücü kaybına uğradığı ve 4 ay süre ile iş göremez halde kaldığı,
dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınan Adli Trafik Bilirkişisi tarafından tanzim edilen kusur bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğu, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, davacının 6.412,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 16.690,69 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 23.103,17 TL zararı bulunduğunun belirtildiği, davalının davacının oluşan bu maddi zararını gidermekle yükümlü olduğu gerekçesiyle.
“1-Davanın kabulüne, 16.690,69 TL sürekli iş göremezlik ve 6.412,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 23.103,17 TL maddi tazminatın 08/01/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin A.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporunda %1 oranında maluliyetinin meydana geldiğinin belirtildiğini, raporu kabul etmemelerine rağmen dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmediğini, bu nedenle özür oranına bağlı olarak yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, aktüer raporunda da hesap hataları olduğunu, usuli kazanılmış hak oluşmaması için rapora da itiraz ettiklerini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, yine güncel asgari ücrete göre hesaplama haklarını saklı tuttuklarını belirterek, kararın kaldılrılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından maluliyet raporunun yeterli olmadığı, aktüer hesap raporunda ise hatalar olduğundan bahisle istinaf edilmiştir.
Davacının meydana gelen yaralanması nedeniyle H.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 10/07/2021 tarihli raporda ve hükme de esas alınan 24/01/2021 tarihli raporda, davacının aynı oranda (%1) oranında engelinin meydana geldiğinin tespit edildiği, davacı tarafından hükme esas alınan rapora itiraz edilmiş ise de itirazının soyut mahiyette olduğu görülmüştür.
Davacı tarafından maluliyet raporuna itiraz edilmiş ise de, mahkemece hükme esas alınan 24/11/2021 tarihinde A.Ü.T.F Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, davacının kazaya bağlı tedavi evrakı incelenerek, muayenesi de yapılmak suretiyle maluliyet raporunun, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından maluliyet durumunun tespitinde uygulanması gerektiği kabul edilen Yönetmelik hükümleri çerçevesinde tanzim edilmiş olmasına, kaza neticesinde oluşan yaralanması ile tespit edilen maluliyet durumunun uygun bulunmasına,
davacının rapora yönelik itirazının da soyut nitelikte olup, söz konusu raporda da davacının kalıcı maluliyeti oluştuğunun tespit edilmiş olmasına, raporun denetime elverişli ve gerekçeli olmasına, nitekim söz konusu rapor öncesinde H.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 10/07/2021 tarihli raporda da davacının engel oranının aynı oranda tespit edilmiş olmasına göre davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili tarafından aktüer hesap raporunun da hata içerdiği ileri sürülerek karar istinaf edilmiş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından tebliğ edilen rapora itiraz dilekçesinde, "bilirkişi raporuna, davalılar açısından müktesep hak oluşturmaması açısından itiraz ettiklerini" şeklinde beyanda bulunarak itiraz ettiklerini açıklayarak itiraz etmiş olmasına, yine itirazında "genel olarak hesap hatası olduğu ileri sürülmüş ise de" bu yönden de, hesap tekniği açısından müktesep hak oluşturmaması için itiraz ettiklerini belirtmiş olmasına,
mahkemece alınan aktüer hesap raporunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "gerçek zarar" hesaplamasında muhtemel yaşam süresi belirlenmesinde esas alınan TRH2010 Yaşam Tablosu uygulanarak, bilinmeyen dönem hesabının da "progresif rant yöntemi" uygulamak suretiyle yapılmış olmasına, tazminat hesaplama yönteminde hatanın bulunmamasına,
davacının genel ifadelerle yaptığı itirazında somut bir hatadan bahsedilmeksizin, rapor tarihindeki hatadan ziyade ileride oluşabilecek durumları nazara alarak itiraz etmiş olmasına göre, hükme esas alınan raporun hüküm tarihi itibariyle karar vermeye ve denetime elverişli olması da nazara alındığında davacı vekilinin somut sebep içermeyen aktüer raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/290, K. 2024/841, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama