İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/436 K.2024/824

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2023/436Karar2024/824Tarih12 Haziran 2024Okuma12 dk · 2.401 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/436 - 2024/824
Dosya no
2023/436
Karar no
2024/824
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/12/2022
Numarası
2022/235 Esas - 2022/861 Karar
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalı
—
Vekili
—
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Yazılma tarihi
01/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.401 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.01.2022 tarihinde davacıya ait araca davalı şirkete ait aracın çarpmasıyla meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar onarım zararı, 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL aracın onarım süresince kiralık olarak işletilememesinden kaynaklanan kazanç kaybı zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini hasar bedeline ilişkin 6.496,56 TL, değer kaybına ilişkin 10.000,00 TL ve kazanç kaybına ilişkin 750,00 TL olarak artırmıştır.

Davalılar davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın kabulüne, davacının 6.496,56 TL hasar bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı ve 750,00 TL kazanç kaybı toplamı 17.246,56 TL'den ibaret maddi zararının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesi başvurulan zorunlu arabuluculuk kurumundan, yalnızca kaza sonucu araçta oluşan maddi zararın talep edildiğini, arabuluculuk tutanağının yalnızca kaza sonucu meydana gelen maddi zarara yani hasar onarıma ilişkin anlaşamamayı kapsadığını, ancak davacı tarafın eldeki davada araç değer kaybı ve kazanç kaybı talebinde bulunduğunu, bu taleplerin arabuluculuk başvurusunda talep edilmemiş olması nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğini, anılan taleplere ilişkin mahkemece usulden ret kararı verilmesi gerektiğini,

kusura ve bedele ilişkin tanzim edilen raporun eksik ve soyut olduğunu, bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığının tespit edilmediğini, davacıya ait aracın kemik iskeletinde ve kaportasında hiçbir değişen parça bulunmadığını, değişen parçaların tamamının eklenti/plastik parçalar olduğunu, bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybının fahiş olduğunu, raporda söz konusu tamiratın 5 gün süreceğinin tahmin üzerine belirlendiğini, mahkemece şüpheli ve somut olmayan tespitlere dayanılarak hüküm kurulduğunu, bu nedenle kazanç kaybının da fahiş miktarda hesaplandığını,

davalı ...’ın tacir olmaması nedeniyle faiz türünün hatalı olarak belirlendiğini, mahkemece 18.11.2022 tarihli celsede davacıya ıslah için 2 haftalık süre verilmesine karar verildiğini, hâlbuki HMK m.181 gereği ıslah için verilecek sürenin 1 hafta olduğunu, davacının ise ıslah dilekçesini 02.12.2022 tarihinde dosyaya sunduğunu, taraflarınca ıslah dilekçesine karşı, 21.12.2022 tarihli beyan dilekçesi ile itiraz edildiğini, mahkemece anılan itirazın değerlendirilmediğini, mahkemece verilen kararda faiz hususunda tereddüte sebep olacak şekilde hüküm kurulduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde reeskont avans faizi talep edildiğini,

mahkemece ticari faize hükmedildiğini, bu durumun tarafları tereddüte düşürdüğünü belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece, verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafın sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı, değer kaybı ve kazanç kaybına bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.

Öncelikle her ne kadar istinaf eden davalı ... vekilinin 07.02.2023 tarihli istinaf dilekçesine istinaden istinaf başvuru ve karar harçlarının süresinde yatırılmamış olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta ise de, istinaf eden davalı ... vekilinin dosyaya sunduğu 08.03.2023 tarihli dilekçede de belirtildiği gibi 08.02.2023 tarih ve 6785 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi başlıklı kararname ile düzenlenen.

“M.1/a:...Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar veya ilgililer bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler.

M.2/6: Olağanüstü hal ilan edilmeyen illerin barosuna kayıtlı avukatların ve bürolarında çalışan kişilerin; olağanüstü hal ilan edilen illerde kan veya kayın hısımlarının bulunması veya olağanüstü hal ilan edilen illerde felakete uğrayanların kurtarılması,

meydana gelen hasar ve zararın telafi edilmesi ya da ihtiyaçların karşılanması amacıyla bu illere gitmeleri halinde bu madde hükmü, söz konusu avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından 6/3/2023 (bu tarih dâhil) tarihine kadar ülke genelinde uygulanır.” hükmü uyarınca davalı ... vekilinin ablası olan ve dosya kapsamındaki kayıtlardan kimliği teyit edilen ...'in kızı ...’in, ... Üniversitesi, ...

Araştırma ve Uygulama Hastanesinde araştırma görevlisi olarak çalıştığı, yeğeni olan ...’in deprem nedeniyle mağdur olduğu, nitekim akabinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvuru ve karar harçlarının da tamamlandığı anlaşılmakla istinaf dilekçesinin kabulü gerektiği kanaatine varılarak istinaf talebinin esasının incelenmesine geçilmiştir.

Somut olayda; kaza tespit tutanağı uyarınca, 13.01.2022 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında ön ilerisindeki araçları güvenli ve yeterli mesafeden seyretmeyerek aracın ön kısımlarıyla ön ilerisinde trafik yoğunluğu nedeniyle yavaşlayan ... plakalı araca arkadan çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...’ın kural ihlali olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığının belirlendiği, mahkemece bilirkişiden alınan rapor uyarınca, davalı ...

Hizmetleri Ltd.

Şti. adına kayıtlı olup sürücü ...’ın sevk ve idaresinde olan kamyonet tipi araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’ın sevk ve idaresinde olup davacı adına kayıtlı araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı, kaza sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının 6.496.56 TL olduğu, araçta meydana gelen değer kaybının 10.000.00 TL, mahrumiyet zararının 750,00 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesi ile yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun hüküm vermeye ve denetime elverişli, olayın oluşuna uygun ve kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ile uyumlu bulunduğu, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...’ın tam kusurlu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacı tarafça davanın açılmasından önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığı,

başvuruda genel tabiri ile maddi hasarların konu edilmiş olmasının araç hasarına bağlı olarak gelişen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gibi zararları da kapsayacağı, bu suretle dava açılmadan önce davacı tarafça dava şartının yerine getirilmiş olduğu, mahkemece hükme esas alınan hesap raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, TRAMER üzerinden yapılan sorgulama ile davacıya ait aracın kaza öncesi hasar kaydı olmadığının belirlendiği, bilirkişi tarafından yapılan araç değer kaybı belirlemesinin yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde yapıldığı,

aracın tamir süresine ilişkin belirlemenin makul ve denetlenebilir olduğu, davalı sürücü tarafından sevk ve idare edilen aracın diğer davalı ... Ltd. Şti. adına kayıtlı olup ticari vasıfta olduğu, bu suretle davalı ... vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

İstinaf eden davalı ... vekilinin, davacı vekilinin ıslahının geçersiz olduğuna yönelik istinaf talebine ilişkin olarak ise,

Islah tarihinin 05.12.2022 olması nedeni ile 6100 sayılı HMK'nın ıslaha dair hükümleri dikkate alınacaktır.

6100 sayılı HMK'nın 176'ıncı maddesi; "(1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.

(2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir." şeklinde düzenlenmiştir.

Madde metninden anlaşılacağı üzere ıslah kısmen ya da tamamen yapılabilir.

Kanunun 180'inci maddesi uyarınca davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.

Davanın tamamen ıslah edilmesi hâlinde, dava dilekçesi dâhil yapılmış olan bütün usul işlemleri yapılmamış sayılır. Bunun doğal sonucu olarak, dava dilekçesinde yer alan ilk talep içeriği değil, ıslah yoluyla açıklanan talep içeriği nazara alınarak araştırma ve inceleme yapılması ve mahkemece verilecek hükümde de ıslahla ileri sürülen istemin karşılanması gerekir (HGK, 29.06.2011 gün ve 2011/1-364 E., 453 K.).

Davanın kısmen ıslahında ise, davada yapılmış olan belli bir usul işlemi ıslah edilir (düzeltilir) ve bundan sonraki usul işlemlerinin (ıslah edilen usul işlemi ile ilgili oldukları ölçüde) yapılmamış sayılması sağlanır (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, C: IV, İstanbul 2006 s. 4014). Davacının talep sonucunu (müddeabihi) artırması, talep sonucunu terditli dava haline dönüştürmesi ve talep sonucunun daraltılması gibi işlemler kısmen ıslaha örnek olarak sayılabilecek usule ilişkin işlemlerdir.

Kısmen ıslah, 6100 sayılı HMK'nın 181'inci maddesinde; "(1) Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir." şeklinde düzenlenmiştir.

Görüldüğü üzere ıslah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur.

2709 sayılı T.C. Anayasası'nın 36'ncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak sureti ile yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

Yine Anayasa'nın “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40'ıncı maddesi uyarınca; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.”

Maddeye 03.10.2001 tarihli 4709 sayılı Kanunun 16'ncı maddesi ile eklenen ikinci fıkra uyarınca, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilerine başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” düzenlemesi getirilmiştir.

Bu bağlamda anılan madde hükmüyle hak arama özgürlüğü Anayasal bir kurum olarak, diğer temel haklar gibi düzenlenmiş ve Anayasa güvencesine bağlanmış, Anayasa’da kişinin hak arama özgürlüğü ile kişilik değerleri güvence altına alınmıştır.

Vatandaşlara hak arama özgürlüğü konusunda anayasal bir hak tanınırken, devlete de, onların bu haktan yararlanmayı sağlayacak şartları hazırlama görevi yüklenmiştir. Devlet için öngörülen bu zorunluluk ilgilinin anayasal haklar içinde yer alan hak arama özgürlüğünün yaşama geçirilmesini sağlayacaktır.

Bu anayasal görevin yerine getirilmesi için getirilen yasal düzenlemeler ve kurulan kurumların görevleri de bu bilinçle değerlendirilmelidir.

Bu kapsamda anayasal teminat altına alınmış hak arama özgürlüğünden bahsedebilmek için, devletin işlemlerinde işleme karşı başvuru yollarını ve süresini açıkça, ilgililerde kuşku ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesi gerekir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi 20.01.2016 gün ve 2013/7114 Başvuru numaralı kararında; "...Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde izah edildiği gibi davaya iş mahkemesi sıfatı ile bakan Asliye Hukuk Mahkemesinin, kararında bu sıfatı kullanmadığı gibi kanun yolu ve süresini de doğru bir şekilde belirtmediği; mahkemenin kısa kararını, usul hükümlerine uygun olarak tefhim etmediği;

ayrıca gerekçesiz verilen kısa kararda, temyiz süresinin gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren başlaması gerektiğine ilişkin Kanun hükmü ve mahkemenin kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü göz önüne alındığında, temyiz süresini tefhimden başlatarak dilekçenin reddine karar veren HGK'nın değerlendirmesinin, mevzuat hükümleri çerçevesinde ve öngörülebilirlik sınırları içerisinde olduğunun kabul edilemeyeceği; yapılan yorumun, başvurucuların temyiz hakkını kullanmalarını imkânsız kılacak ölçüde ve kanun hükümlerine olağanın dışında bir anlam vermek suretiyle elde edildiği;

bu açıdan kararın, başvurucuların mahkemeye erişim hakkının özünü zedelediği sonucuna varılmıştır." şeklindeki tespiti ile başvurucuların Anayasa'nın 36'ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Yukarıdaki açıklamaların ışığında somut olayın değerlendirilmesine gelince, davacı vekili, kaza sonucu davacının aracında meydana gelen araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece, dava konusu edilen alacak miktarlarının tespiti ile ilgili bilirkişi hesap raporu alınmıştır.

Davacı vekili bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasından sonra 18.11.2022 tarihli duruşmada ıslah için süre talep ettiğini belirtmiştir.

Bunun üzerine mahkemece aynı tarihli duruşmada; "1-Davacı vekiline talebi uyarınca dilekçesini sunmak üzere 2 haftalık mehil verilmesine, sunduğu takdirde davalılara tebliğine, Duruşmanın bu nedenle 23/12/2022 günü saat 11:30 a bırakılmasına karar verildi." şeklinde oluşturulan ara kararı ile davacı vekiline ıslah yapmak üzere iki haftalık süre verilmiştir.

Bu ara kararı gereği davacı vekili, 05.12.2022 harç ve havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu ettiği alacakların miktarını bilirkişi raporu doğrultusunda artırmıştır. Islah dilekçesi davalı ... vekiline 12.12.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ... vekili 21.12.2022 havale tarihli dilekçesi ile ıslaha karşı itirazlarını sunmuştur.

Mahkeme, verilen süre içinde yapılan ıslaha değer vererek alacakları ıslah edilmiş şekli ile hüküm altına almıştır.

Bu hâlde, davacı vekili mahkemece kendisine verilen süre içinde kısmen ıslaha başvurup harcını yatırdıktan sonra ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliğini de sağladığına göre, artık bu şekilde mahkeme ara kararına uygun biçimde gerçekleştirilen ıslaha değer verilmesi gerekir. Açıklanan hususlar Yargıtay HGK’nın 21.02.2018 tarih ve 2015/(7)9-3666 Esas ve 2018/244 Karar nolu ilamında da belirtilmiş olup, anılan gerekçeyle davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Bununla birlikte, davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemlerine ilişkin açıkça “tarafların tacir olması nedeni ile işleyecek reeskont avans faizi” işletilmesini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılamayı müteakip davanın kabulüne karar verilmesine karşın talep dışına çıkılarak hükümde “...maddi zararının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine” karar verildiği, bu suretle talep dışına çıkılmasının yanında hükmün infazında da tereddüte mahal verildiği anlaşılmakla davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının faiz türüne yönelik kısmının kaldırılmasına, hükmün kesinleşen yönleri korunarak bu yönden düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 23/12/2022 tarihli, 2022/235 Esas - 2022/861 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;

1-Davanın KABULÜ ile, davacının 6.496,56 TL hasar bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı ve 750,00 TL kazanç kaybı toplamı 17.246,56 TL'den ibaret maddi zararının dava tarihinden itibaren işleyecek (avans faizi oranını geçmeyecek şekilde) reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.178,11 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 370,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 807,41 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap edilip takdir edilen 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Karar ve ilam harcından mahsup edilen 370,70 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekâlet harcı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 283,00 TL tebligat ve müzekkere posta gideri olmak üzere toplam 1.375,20 TL'nin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7-HMK'nın 333 ve GAT'nin 5. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine,

İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

II-İstinaf talebi kabul edilen davalı ...’dan alınan istinaf karar harcının isteği halinde yatırana iadesine,

III-İstinaf talebi kabul edilen davalı ... tarafından yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 119,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 611,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/436, K. 2024/824, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/436
Karar No
2024/824
Tarih
12 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/437 K.2024/397
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/437 K.2024/613
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/438 K.2024/292
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/439 K.2024/396
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/439 K.2024/579
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/439 K.2024/411

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.