KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/75 - 2024/571
- Dosya no
- 2023/75
- Karar no
- 2024/571
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/10/2022
- Numarası
- 2017/797 Esas 2022/674 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 07/05/2024
Karar Metni
1.380 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMMS ile sigortalanan aracın karıştığı kazada davacıların çocuğu olan ...’nin vefat ettiğini, kazanın meydan gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaldı ki vefat eden %100 kusurlu dahi olsa sigortanın zarardan sorumlu olacağını, müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldığını belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik her davacı için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL destek zararının davalıdan 01/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, talep artırım dilekçesi ile ... için tazminat miktarını 38.327,13TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eksik evrak ile müvekkiline müracaat ettiğini, dava açmadan müvekkiline müracaata ilişkin dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesini, esas yönden ise müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu davacının kusur ve zararını kanıtlaması gerektiğini, kazada müvekkili tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun olmaması halinde tazminat talep edilemeyeceğini, ayrıca tazminat hesabının sigorta genel şartlarındaki yöntemle yapılması gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir var ise indirilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın yerleşim yeri içinde gece vakti seyrederken yolun ilerisine ve yakın çevresine dikkat etmesi, yoldaki tehlikeyi fark ettiğinde korna çalıp sellektör yaparak uyarıda bulunması, fren ve direksiyon tedbirleri alarak olayı önlemeye çalışması gerekirken, dikkatsiz ve tedbirsiz seyirle davacıların desteği müteveffaya çarpmak suretiyle meydana gelen kazada %10 oranında kusurlu olduğu,
davacıların desteği müteveffa ...'nin ise, bisikletli çocuk 8 yaşında olup, gece vakti, ışıkları olmayan bisiklet ile taşıt yolunun karşısına geçerken kendisine çarpılması suretiyle meydana gelen olayda %90 oranında kusurlu olduğu sabit olmakla, meydana gelen kazadan kaynaklı maddi zarardan davalı, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olup, ...'nin hayatını kaybetmesi sonucu davacıların bakiye muhtemel yaşam sonu tarihine değin destekten yoksun kaldığı sabit olmakla birlikte, davacı ...'nin 36.070,84 TL, davacı ...'nin 22.115,16TL destekten yoksun kaldıkları anlaşıldığından yapılan ıslah da dikkate alınarak.
“Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 36.070,84 TL'den ibaret, davacı ... için 22.115,16 TL'den ibaret toplam 58.186,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 01.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; desteğe atfedilen kusur oranının fahiş olduğunu, yetiştirme giderinin fahiş hesaplandığını, desteğin 18 yaşından itibaren tazminat hesabının doğru olmadığını, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin her davacı lehine ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; müteveffanın olay anında sağ şeridi takiben seyrederken mi ya da yolun sağından soluna geçerken mi kazanın olduğu hususunda kesin kanaat oluşmadığından bahisle İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından terditli kusur oranı belirlenmiş ise de,
söz konusu kaza ile ilgili ceza dosyası kapsamı ve aynı olayla ilgili Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen manevi tazminat davasında müteveffanın %90 kusurlu olduğu kabul edilerek verilen kararın tüm taraflarca kusur yönünden de istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 26 HD tarafından sair istinaflar reddedilerek faiz başlangıç tarihi yönünden kesin olarak düzeltilmesi kararı birlikte değerlendirildiğinde, müteveffanın %90 kusurlu olduğu anlaşıldığından, davacıların kusura yönelik istinaf sebebine itibar edilmemiştir.
Sair istinaflar yönünden;
Desteğin küçük yaşta vefat etmesi halinde destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek tazminattan düşülmesi gerekir. Yargıtay uygulamasına göre kaza tarihinde gelir elde edecek yaşta olmayan desteğin ölümü sebebi ile desteğin gelir getirecek işte çalışmaya başlayacağı yaşa kadar annenin çalışıyor olması halinde hem anne hem de babanın çocukları için gelirlerinin % 5’i oranında yetiştirme gideri, annenin gelir getiren bir işte çalışmadığının belirlenmesi halinde ise, sadece babanın gelirinden % 5 oranında yetiştirme gideri ayıracağı kabul edilerek hesaplanacak tazminattan indirilmesi gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihat değişikliğine giderek tazminat hesaplanmasında muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde TRH2010 Yaşam Tablosunun uygulanmasını, bilinmeyen dönem hesabında ise progresif rant yöntemini kabul etmiş olup mahkemece hükme esas alınan 08/08/2022 tarihli rapordaki hesaplamanın bu yönteme uygun yapıldığı ve yine yerleşik içtihatlara göre annenin gelir getirici bir işte çalışmaması nedeniyle yetiştirme giderinin sadece babadan ve %5 olarak hesaplanarak düşülmesinde ve davalıya sigortalı aracın özel araç olması gözetildiğinde yasal faize hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; dava konusu olayda davacıların davalarının temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı olması nedeniyle, ayrı ayrı dava açabilecekken usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, bu durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak,
her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre vekil ile temsil edilen davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti, yine her davacının reddedilen davasına göre de davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken her iki taraf için de tek vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar ve davalı lehine (kararın esasına yönelik bir düzeltme yapılmadığından) ilk derece mahkemesi karar tarihindeki AAÜT gereğince ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacıların bu konudaki istinaf istemi yerinde görülmüştür (Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 2015/16658 E-2018/10240 K.,
2015/16645 E-2018/8901 K., 2015/16553 E-2018/8810 K.)
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzeltilmesine, esaa yönelik kaldırma yapılmadığından ilk derece mahkemesi karar tarihi itibarıyla vekalet ücreti takdirine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-İstinaf talebi kabul edilen davacılardan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine,
2-İstinaf talebi kabul edilen davacılar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 221,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 441,70 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4 Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/75, K. 2024/571, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama