KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
- 2023/841 - 2024/1421
- Dosya no
- 2023/841
- Karar no
- 2024/1421
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/03/2023
- Numarası
- 2019/500 Esas 2023/250 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 18/11/2024
Karar Metni
1.375 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dosya davacısı ve davalısı vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, asıl dosyada dava dilekçesinde, 24.10.2017 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı otomobil ile davacı idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını, iş göremezlik ve maluliyetinin oluştuğunu, ... Sigorta Şirketine başvuru yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100TL sürekli iş görmezlik maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 33.159,35 TL’ye yükseltmiştir.
Davacı vekili, birleşen dosyada dava dilekçesinde; 24.10.2017 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı otomobil ile davacı idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını, geçici işgöremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri zararının oluştuğunu, ... Sigorta Şirketine başvuru yapıldığını belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik 100TL geçici işgöremezlik tazminatı, 100TL tedavi gideri ve 100TL bakıcı giderinin kaza tarihinden avans faiziyle davalıdan tahsiline ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebine ilişkin derdest olan Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/500 Esas sayılı dosyasındaki davaların birleştirilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatı talebini 4.480,91 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili asıl dosyada cevap dilekçesinde; davacının dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmasının KTK 97. maddesi gereği olduğunu, davacının bu başvuruyu yapmamakla dava açma hakkının bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kusur ve zararı kanıtlaması gerektiğini, davacının ehliyetsiz ve alkollü olduğunu bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna gönderilmesini,
maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından alınan raporla belirlenmesini, 6111 sayılı Yasa gereği geçici işgöremezlik dönemi zararından SGK'nın sorumlu olduğunu, SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili birleşen dosyada cevap dilekçesinde, geçici işgöremezlik, tedavi ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacı tarafından dava açılmadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda.
24/10/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı araç ile davacının idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, kazanın gerçekleşmesinde davacının %25 oranında, sigortalı araç sürücüsünün ise doğrultu değiştirme manevralarını doğru yapmadığından %75 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesinden kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının engellilik oranının %1 olduğu,
iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyacı olmadığının tespit edildiği, doktor bilirkişiden alınan raporda, davacının SGK tarafından ödenmeyen tedavi gideri olmadığının anlaşıldığı, Yargıtay içtihatlarına uygun hesap yöntemine göre alınan aktüer raporuyla davacının geçici ve sürekli isgöremezlik tazminatı miktarının hesaplandığı ve bu miktarlara davanın ıslah edildiği, davacının motosikleti kullanırken sürücü belgesiz olduğu tespit edilmiş ise de, dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davacının sürücü belgesiz olmasının kazanın gerçekleşmesinde etkisi olmadığı,
şerit değiştirme kusuru gözetildiğinde davacının sürücü belgesiz olmasından dolayı hakkaniyet gereği ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı, davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı ve bakıcı ihtiyacı oluşmadığından bu yöndeki talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle “1.)Mahkememiz asıl dosyasında. Davanın KABULÜNE.
33.159,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 30/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2.)Mahkememiz dosyası ile birleşen Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/562 sayılı dosyasında.
2.a)Davanın KISMEN KABULÜNE, 4.480,91 TL Geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 30/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2.b)Fazlaya ilişkin talebin ( bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin) reddine” karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen dosyada davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen dosya davacısı vekili istinaf dilekçesinde; birleşen davada fazlaya ilişkin talebin yani tedavi ve bakıcı giderleri talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, 06/01/2023 tarihli raporda; "davacının SGK tarafından ödenmeyen tedavi gideri olmadığı tespit edilmiş" denmişse de bu tespitin eksik ve hatalı olduğunu, rapora yönelik itirazlarının nazara alınmadığını, hayatın olağan akışında kaza geçiren ve yaralanan bir kişiden sağlık sorunlarıyla uğraştığı esnada ulaşım, yeme, içme gibi masraflarını faturalandırmasının, belgelendirmesinin beklenemeyeceğini, davacının birden fazla kez hastaneye gittiğinin rapordan da görüldüğünü,
bu süreçte yol/ulaşım, yemek, refakatçi gibi giderlerinin olduğunu, kararda bakıcı giderlerinin reddine ilişkin herhangi bir gerekçe bulunmamasının da doğru olmadığını, tedavi ve bakıcı giderlerinin hesaplanması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dosya davalısı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet oranının yanlış belirlendiğini, mahkemece Ankara Tıp Fakültesi’nden ve ATK dan aynı yönetmelik hükümlerine göre (özürlülük ölçütü….) rapor alındığını, ATK raporunda %1 maluliyet oluştuğu, üniversite raporunda ise hiç maluliyet oluşmadığının belirlendiğini, maluliyet iddiasının sol dirsek ekstansiyonundan kaynaklandığını, sol dirsek ekstansiyonu 5 derece kısıtlı olduğunun tespit edildiğini, Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik şekil 2.8 dikkate alındığında %1 maluliyet oranının oluşabilmesi için sol dirsek ekstansiyonunun 10 derece kısıtlı olmasının gerektiğini, davacının sol dirsek kısıtlılığı 5 derece olduğundan Adli Tıp Kurumu raporunda hatalı tespit yapıldığını, yönetmelikte %1 maluliyet oranının oluşabilmesi için sol dirsek ekstansiyonunun 10 derece kısıtlı olması gerektiğinin belirtildiğini davacının maluliyetinin oluşmadığını, hatalı rapora dayalı olarak karar verildiğini, geçici işgöremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu,
hesap raporunda 1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacının ehliyetsiz motosiklet kullandığı sabit olup bu hususun kazaya etkisi konusunda kusur bilirkişisinden rapor alınarak müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı ve davalı vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Asıl ve birleşen dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden.
24/10/2017 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı araç ile davacının idaresindeki aracın(motosikletin) karıştığı kazada davacının kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve tarafların itirazlarını da karşılar şekilde ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapora göre %1 malul kalacak 4 ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı, yaralanma nedeniyle davacının bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, hükme esas alınan aktüer raporunun yerleşik içtihatlara uygun olarak düzenlendiği, bu kapsamda davacının talep edebileceği maddi zararın ispatlandığı,
tedavi giderinin her ne kadar sadece belgeyle ispatlanması gerekmemekte ise de HMK’nın 194 maddesi gereğince davacının SGK tarafından karşılanmadığını iddia ettiği tedavi giderlerini somutlaştırmadığı, tedavi gideri hesaplanmasına yönelik bilirkişi tarafından değerlendirilebilecek veri ve bilgi sunmadığı, sadece iddiadan ibaret kaldığı ve bakıcı ihtiyacının da ispatlanamadığı, yine davacının müterafık kusurunun da ispatlanamadığı, geçici iş göremezlik zararının TBK'nın 54 ve KTK'nın 91. maddesi kapsamında ZMMS kapsamında bulunduğu anlaşıldığından, tarafların tüm istinaflarına itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/841, K. 2024/1421, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama