KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2023/86
- Karar no
- 2024/572
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/10/2022
- Numarası
- 2020/471 Esas - 2022/628 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 07/05/2024
Karar Metni
1.181 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya sigortalı olup dava dışı sürücü ...'in kullandığı ... plaka sayılı araç ile davacıların desteği ...'un kullandığı ... plaka sayılı motosikletin 03/03/2020 tarihinde karıştıkları trafik kazası sonucu davacıların desteğinin öldüğünü, davacıların destekten yoksunluk zararlarının oluştuğunu, davalı sigortaya başvurulduğunu ve arabuluculuk başvurusunda da bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını, anlaşma sağlanamadığını belirterek,
belirsiz alacak olarak şimdilik, her bir davacı için ayrı ayrı 1.000TL destekten yoksun kalma alacağının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporuyla davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlendiğini belirtilerek, tazminat miktarlarını davacı eş ... için 209.262,46 TL'ye, davacı çocuk ... için 28.714,61 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulunmadığını, tazminat hesabına ilişkin raporun aktüer bilirkişiden alınması, tazminattan indirim yapılmasının gerektirir nedenlerin araştırılması, kaza nedeni ile elde edilmiş kazanç var ise tazminattan indirilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak neden olduğu kaza sonucu, motosiklet sürücüsü olan davacılar desteği ...'un öldüğü, davacılar dışında iki kişinin daha ...'un ölümü nedeni ile destekten yoksun kalma alacağı talep etme haklarının bulunduğu,
SGK tarafından her iki davacı için yapılan ve rücuya tabi ödemelerin peşin sermaye değerlerinin %50'sinin davacıların hesaplanan zararlarından mahsup edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi ölen ... %15 ya da %25 oranında tali kusurlu kabul edilse dahi hesaplanan destekten yoksun kalma zararlarının toplamının poliçe limitini aştığı, ölenin %15 ya da %25 oranında tali kusurlu ya da tamamen kusursuz kabul edilmesi hallerinde davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma zarar miktarının aynı olduğu,
davanın belirsiz alacak davası olarak açılmakla hem dava dilekçesinde belirtilen hem de bedel artırım dilekçesinde belirtilen miktarlar yönünden dava tarihinde davalı ... yönünden temerrüt halinin gerçekleştiği, sigortalı aracın hususi nitelikli olarak kayıtlı olması nedeni ile davacı alacaklarına yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşıldığından, yapılan ıslah da nazara alınarak “1-Davacı ... ...'ın talebi yönünden 209.262,46 TL destekten yoksun kalma alacağının 30/09/2020 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Davacı ... ...'ın talebi yönünden 28.714,61 TL destekten yoksun kalma alacağının 30/09/2020 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat yönünden dava kesin çözüme bağlanıncaya kadar bozma dahil lehe oluşacak değişiklikler yönünden hakları olduğunu, bilirkişi raporuna ilk bakışta belli olan ya da ileride ortaya çıkacak her türlü noksanlıklar nedeniyle itiraz ettiklerini, belli olmayan dönemler için daha yüksek oranlı artış yönteminin benimsenmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, sigortaya başvuru tebligatının 29 Nisan 2020 tarihinde yapıldığını, sigortanın temerrüdünün 08/05/2020 tarihinde oluştuğunu,
mahkemece ıslah edilen miktar dahil tüm tazminata bu tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekirken 30/09/2020 tarihinden itibaren faize karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksunluk tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme kapsamında, hükmedilen maddi tazminat tutarlarının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.
26/04/2016 tarihinde 2918 sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile "Sigortacılar, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda; davacının eldeki davadan önce davalı ... şirketine gerekli tüm belgelerle birlikte başvuru yaptığı, davalı ... şirketine başvuru evraklarının 29 Nisan 2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı ve arabuluculuğa başvurulması üzerine de 21/09/2020 tarihli anlaşamama son tutanağının düzenlendiği, bunun üzerine 30/09/2020 tarihinde eldeki davanın açıldığı, davalı ... şirketinin 29 Nisan 2020 olan tebliğ tarihinden sekiz iş günü sonrası 13/05/2020 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından, hüküm altına alınan tazminatlara talep gibi temerrüt tarihi olan 13/05/2020 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru görülmemiştir
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilmesine, esasa yönelik kaldırma yapılmaması nedeniyle vekalet ücretinin ilk derece mahkemesi kararındaki miktar olarak bırakılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-İstinaf talebi kabul edilen davacılardan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacılara iadesine, 2-İstinaf talebi kabul edilen davacılar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 102,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 322,70 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 3-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/86, K. 2024/572, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama