KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Davalı
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/95
- Karar no
- 2024/594
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/10/2022
- Numarası
- 2021/111 Esas 2022/687 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 20/05/2024
Karar Metni
1.899 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına kayıtlı olan aracını 23.06.2020 tarihinde cadde kenarına park edip evine gittiğini, gece 00:30 sıralarında, ... plakalı araç ile davalı tarafından ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu ... plakalı aracın savrulmasıyla park halindeki müvekkilinin aracına sol yan tarafından çarptığını, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığını, müvekkil aracında meydana gelen hasarı, çekici parası, onarım ve işçilik bedeli olarak kendisinin ödediğini meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporularına itirazlarını tekrar ettiğini belirterek, dava değerini 11.000,70 TL hasar bedeli, 295,00 TL çekici bedeli olarak ıslah ederek, davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava öncesi müvekkiline başvuruda bulunulmadığından, davanın dava şartı noksanlığından reddi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, dosyanın kusur incelemesi yönünden bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, ilgili hasar dosyasında 702,35 TL ödeme gerçekleştirildiğini, araç hasar talebine karşı yokluklarında aldırılan tespit raporu yahut faturalar varsa bunun kabulünün mümkün olmadığını, hasarla ilgili kasko sigortacısından ödeme alınıp alınmadığını,
alınmış ise eksik hasar ödemesi nedeniyle kasko sigortacısına tekrardan bir talep yöneltilip yöneltilmediğinin araştırılması gerektiğini, onarıma ilişkin fatura ve diğer belgelerin dosyaya sunulması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın davacının kullanmakta olduğu araç ile davalının ZMMS sigortalısı olan aracın karıştığı trafik kazasında davacının aracında meydana geldiği iddia edilen hasar bedelinden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin ilişkin olduğu, tüm deliller toplandıktan sonra trafik kusur ve hasar bilirkişisinden rapor alındığı, bilirkişi ...'ın 25/06/2021 tarihli raporunda, sürücüsü belli olmayan davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün olayda %100 oranda kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in ve davacının kusursuz olduğu, araçta meydana gelen toplam hasar ve zarar bedelinin 12.800,00 TL olduğunun mütalaa edildiği,
dosyanın tarafların beyan ve itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için yeniden bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi ...'ın bila tarihli ek raporunda, kök raporunda tespit edilen kusur oranına ilave edecek bir husus olmadığı, davacı aracında meydana gelen tüm hasarın yeniden onarımı için 15 günlük bir süreye ihtiyaç olduğu, bunun ise 120,00/gün olmak üzere 120x15=1.800 TL araç mahrumiyeti olacağı, hasar bedelinin 11.295,00 TL olduğu, araç mahrumiyet giderinin sigorta kapsamında bulunmaması nedeniyle araç sahibinden tahsil edilmesi gerektiğinin mütalaa edildiği,
dosyanın önceki bilirkişi kök ve ek raporuna karşı beyan ve itirazları karşılar, uyuşmazlık konusunda davacının sunmuş olduğu fotoğraflar ve faturalar ile ekspertiz raporuna dayanak hasarların aynı kazadan kaynaklı hasara ilişkin olup olmadığı, fotoğrafların farklı açılardan çekilmesinin hesaplamaya etkisi olup olmadığının tespiti ile hesaplama yapılmasının istenilmesi için yeni bir bilirkişiye tevdine karar verildiği,
trafik kusur ve hasar bilirkişisi ...'nın 19/04/2022 tarihli raporunda, sürücüsü tespit edilemeyen davalı tarafından sigortalı araç (otomobil) 2918 Karayolları Trafik Kanunun 47/b, 52/a, 84/h-L maddelerini ihlal ettiğinden %100(yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in ve park halinde bulunan ... plakalı ve ... plakalı araçların bu kazanın oluşumunda bir kusurlarının bulunmadığı, ... plaka sayılı araçta 11.000,70 TL hasarın meydana geldiği, ... plaka sayılı araçta meydana gelen araç mahrumiyetinin 1.800,00 TL olduğunun mütalaa edildiği,
tarafların beyan ve itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi ...'nın 06/06/2022 tarihli ek raporunda, dava konusu aracın üzerinde tarafından hasarlı haline ulaşılması ve fiziki olarak hasar tespiti yapmanın olanağı bulunamadığından dolayı görevlendirilen eksper ... tarafından düzenlenen raporun esas alındığı,
19.04.2022 tarihinde mahkemeye sunulan bilirkişi kök raporunda belirtilen ve ihlal edilen kanun maddeleri doğrultusunda açıklanan gerekçeler ve eksper raporunun detayları sabit kalması şartıyla, sürücüsü tespit edilemeyen sigortalı araç (otomobil) 2918 Karayolları Trafik Kanunun 47/b, 52/a, 84/h-L maddelerini ihlal ettiğinden %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, park halinde bulunan ... plakalı ve ... plakalı araçların bu kazanın oluşumunda bir kusurlarının bulunmadığı, ... plaka sayılı araçta 11.000,70-TL hasarın meydana geldiği,
... plaka sayılı araçta meydana gelen araç mahrumiyetinin 1.800,00-TL olduğunun mütalaa edildiği, bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli görüldüğü, bilirkişi tarafından alınan rapora göre davacıya ait araçta, olay tarihi itibariyle 11.000,70 TL hasar meydana geldiği ve kusur tenkisi yapılması gerekmediğinden hasar bedelinin tümünden davalının sorumlu olduğu,
davalının hasar bedeli dışındaki çekme bedelinden sorumlu olmadığı sabit olduğundan davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği gerekçesiyle;“1-Davanın kısmen kabulü ile davacının 11.000,70 TL'den ibaret hasar nedeniyle maddi tazminat alacağının 14.10.2020 tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, mahkemece zararın 11.000,00 TL olduğu kabul edilerek hüküm tesis edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin aracının sol arka tarafında ve alt kısmında meydana gelen hasarın onarılması,
çekici parası ve işçilik ücreti olarak 32.000,00 TL ödediğini, dava aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise ekspertiz raporundaki tespitlerin ve değerlendirmenin nazara alındığını, ekspertiz raporunun sahtecilik içerdiği mahkemeye belirtildiği halde nazara alınmadığını, aracın fotoğraflarında oynama yapıldığını, fotoğrafların kesilerek ve kırpılarak rapor oluşturulduğunu, bu nedenle onarım bedelinin düşük belirlendiğinin mahkemeye belirtildiğini, mahkemece itirazları doğrultusunda rapor alınmasına rağmen bilirkişi tarafından eksperlerin kamu görevi yaptığı ve raporun kati değişmez,
ilahi bir belge olduğu kabul edilerek itirazlarının nazara alınmadığını, müvekkilinin kaza sonrası çektiği fotoğraflar ile ekspertiz raporundaki fotoğrafların birebir aynı olduğunu, buradan da eksperin aracı görmeden rapor tanzim ettiğinin açık olduğunu, eksper tarafından söz konusu fotoğraflar kesilerek ve photoshoplanarak,
aracın gerçekte kazalı durumu ile tamir için yapılan işlemlerin gizlendiğini ve davada sigorta şirketinin daha düşük bedel ödemesinin sağlandığını, hatta aracın akislerinin hasarlı olduğu kaza fotoğraflarında belli olmasına rağmen yapılan onarımların ve bu fotoğrafların hiç yansıtılmadığını, ayrıca bu denli hasara rağmen kazadan bir gün sonra ekspertiz raporunun düzenlenmiş olduğunu, 24 saat içerisinde bu denli, yedek parça işçilik, boya işlemlerinin bitmesinin mümkün olmadığını, zira aracın kazadan 3 ay sonra eski haline getirilebildiğinin taraflarınca mahkemeye bildirildiğini, eksper hakkında suç duyurusunda bulunduklarını,
her ne kadar KYOK kararı verilmiş ise Kanun Yararına Bozulmasını talep ettiklerini, eksperin alenen suç işlediğini, ayrıca çekici bedelinin reddedilmesinin de hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan onarım bedeli ve çekici bedelinin ZMMS kapsamında kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan araç sigortasından tahsili istemidir. Mahkemece onarım bedeline yönelik talebin bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne, çekici bedelinin ise teminat kapsamında kalmadığından reddine karar verilmiş, hüküm bilirkişi raporlarına itirazları çerçevesinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemli davada, TBK'nın 50. maddesinde yer alan; " Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hüküm gereğince, davacı kazaya bağlı zararını kanıtlamakla yükümlüdür. Bu kapsamda haksız fiil sonrasında mevcut bir hasarın varlığı halinde davacı hasarın varlığı kadar, mevcut hasarın haksız fiil ile illiyetini de kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda; davacı, kaza sonrasında adi şekilde tanzim edilen, ... Ltd. Şti. kaşeli belgede araçta onarım gereken hususlar çerçevesinde kazaya bağlı hasarlarını kanıtlamaya çalışmıştır. Davacının aracı 2003 model olup kaza öncesinde de hasarlı kazalarının olduğu Sigorta Bilgi Merkezi kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı, gerek aracın modeli, gerekse de önceki hasarlı kazaları nazara alındığında, hasar bedeli olarak talep ettiği onarım bedellerinin kaza ile illiyetini kanıtlamakla yükümlüdür. Davacı vekili, kaza sonrası araçta oluşan hasar kayıtlarını dosyaya sunmuş, alınan bilirkişi raporlarında da araca ait görüntüler değerlendirilmek suretiyle, kaza ile illiyeti tespit edilen hasarlar çerçevesinde hesaplama yapılmıştır.
Bu durumda davacının arcın modeli ve önceki hasarlı kazaları ve davacının aracı üzerinde tespit edilen hasarlı kısımlara ilişkin görseller nazara alındığında, davacının onarım gerektiğini ileri sürdüğü hususların tamamının kazadan kaynaklandığının kanıtlanamamış olmasına, mahkemece alınan raporların tamamının aynı mahiyette olması yanı sıra hükme esas alınan raporun davacının itirazları değerlendirilerek tanzim edilmiş olması karşısında hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmediğinden, davacının kazaya bağlı hasar bedelinin bilirkişi tarafından hesaplanan miktardan fazla olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
1-Davacı vekilinin çekici bedeline yönelik istinaf sebeplerine gelince; trafik kazasından kaynaklanan haksiz fiillerde, KTK'nın 91. maddesi gereğince işletenin sorumluluğunu üstlenen ZMMS poliçesi tanzim eden sigorta şirketi, KTK'nın 92. maddesinde teminat dışı olduğu belirtilen zararlar hariç, zarar görenin zararlarından teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumludur.
Bu kapsamda kaza yapan aracın, kaza sonrası onarılması için çekilmesi gerekiyor ise bu kapsamdaki zararlardan da işletenin sorumlu olması, çekici giderinin doğrudan zarar olup, KTK'nın 92. maddesinde açıklanan dolaylı zararlardan olmaması nedeniyle davalı ... de sigorta limiti ile çekici bedelinden sorumlu olacağı gözetilerek, davacının çekici bedeline yönelik talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davacının çekici bedeline yönelik talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu nedenle, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri yerinde olmadığından reddine, yukarıda 1 no'lu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeninden hüküm tesisi ile, davacı çekici bedelini de davalıdan talep etmekte haklı olduğundan davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar vermek gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, lll-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 107,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 327,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, lV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/95, K. 2024/594, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama