İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/958 K.2024/1481

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi…

Esas2023/958Karar2024/1481Tarih20 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.152 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı

Karar tarihi
20 Kasım 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
2023/958 - 2024/1481
Esas no
2023/958
Karar no
2024/1481
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/05/2023
Numarası
2017/287 Esas 2023/361 Karar
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
11/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.152 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde. 22/05/2011 tarihinde, ... sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı kazada müvekkili ...'nın yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, Kaza Tespit Tutanağında ...’in kusurlu olması nedeniyle, ...'e ait aracın sigortacısı olan ...

Sigorta A.Ş. hakkında Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/393 Esas sayılı dosyası ile açılan davada Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 12/06/2023 tarihli raporu ile sürücü ...'in kusursuz, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsü ...'nin ise tamamen kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/393 Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle eldeki davanın açıldığı,

meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin %15,2 oranında çalışma gücü kaybı olduğu ve üç ay süre ile iş göremez halde kaldığının belirlendiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya dair dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 30,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 30,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 20,00 TL tedavi gideri alacağı, 20,00 TL bakıcı gideri alacağı olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın davalı yanın daha önce ödeme yaptığı tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili 09/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi heyeti tarafından hesaplandığı üzere, 128.673,40 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 1.818,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.540,70 TL bakıcı gideri tazminatı, 7.762,90 TL tedavi gideri alacağı olmak üzere toplam 140.795,81 TL olarak davayı ıslah ettiklerini beyan etmiş, 21/03/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile de, daha önce 1.818,81 TL olarak talep ettiği geçici iş görmezlik tazminatını 3.557,56.-TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna veya üniversite hastanelerinin adli tıp ana bilim dalı bölümlerine sevki gerektiğini, tedavi giderlerinin zorunlu trafik poliçesi kapsamından çıkarıldığını, belgelenmeyen tedavi gideri isteminin reddi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu.

Edirne 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/147 E. sayılı dava dosyası kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/04/2012 tarihli raporunda, 22/05/2011 tarihinde, saat 23.50 sıralarında gerçekleşen ... sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, karşı yönden gelmekte olan ... idaresindeki aracın çarpışması sonucu gerçekleşen kazada, müteveffa sürücü ...'nin 1.71 promil alkollü olduğu, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 23/11/2011 tarihli rapor, olay mahallinin fotoğraflarının bulunduğu CD incelendiğinde, sürücü ...'in kusurunun bulunmadığı,

...'nin ise tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmekle, iş bu ATK kusur raporunun olayın oluş şekli ile uyumlu olduğu kanaatine varılmakla, hükme esas alınarak, yargılamaya devam edildiği, dava konu kazaya bağlı maluliyet oranının tespiti için davacının, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ve Üniversite hastanelerine sevk edildiği,

son olarak raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacı ile alınan Hacettepe Üniversitesi Anabilim Dalı Başkanlığı'na ait 04/02/2022 tarihli rapor ile kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre davacının genel çalışma gücü kaybının %1 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği ve raporun karar vermeye elverişli olduğu,

aktüer bilirkişiden alınan 15/02/2023 tarihli ek raporda, davacının kaza nedeni ile 3.557,56 TL geçici iş göremezlik, 39.059,27 TL sürekli iş göremezlik, 796,50 TL bakıcı giderinden kaynaklı zararının oluştuğu ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 06/03/2019 tarihli rapor ile 7.762,90 TL olduğunun tespit edildiği ve hükme esas alındığı, yolcu konumunda olan davacının, kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğuna dair davalı tarafça delil sunulmadığından ve SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığı bildirildiğinden, tespit edilen tazminat tutarından indirim yoluna gidilmediği,

davacının hesaplanan miktardaki zararını davalıdan talep edebileceği buna göre, davacının ıslah ve talep artırım dilekçesi dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, davacı taraf dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine yapılan ön başvurunun tebliğine ilişkin kayıtları sunmadığından, dava tarihi itibariyle(17/04/2017) davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek ve sigortalı aracın hususi olduğu dikkate alınarak temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle.

“A-Davanın kısmen kabulü ile, 1-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin kısmen kabulü ile, 39.059,27 TL'nin dava tarihi olan 17/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, 2-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı isteminin kabulü ile, 3.557,56 TL'nin dava tarihi olan 17/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacının bakıcı gideri tazminatı isteminin kısmen kabulü ile,

796,50 TL'nin dava tarihi olan 17/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin bakıcı gideri tazminatı isteminin reddine, 4-Davacının tedavi gideri isteminin kabulü ile, 7.762,90 TL'nin dava tarihi olan 17/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, mahkemece faizin müracaat tarihine göre hesaplanması gerekirken, hasar dosyasından sorulmaksızın, müracaat tarihi kanıtlanmadığından dava tarihinden faiz işletilmesinin haksız olduğunu, ayrıca faizin de en yüksek banka mevduat faizi olması gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, mahkemece talep artırım dilekçesi verilmesi için süre verdiği için talep artırım dilekçesi vermek zorunda kaldıklarını, mahkemece geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden indirim yapıldığını, %100 kusura göre hükmedilmesi gerektiğini,

yaşam süresinin cüzi olarak belirlendiğini, hesaplamanın en az 75-80 yaşına kadar yapılması gerektiğini, aktüer hesaplamanın da uygun olmadığını gelirin düşük belirlendiğini, maluliyet raporunu da kabul etmediklerini, %1 maluliyet ve 6 ay geçici iş görmezlik süresinin eksik hesaplandığını, daha önce A.Ü.T.F’den alınan raporda Post Travmatik Stres Bozukluğu nedeniyle %15,2 çalışma gücü kaybı tespit edildiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik süresinin de daha uzun olması gerektiğini, hesaplamanın TRH2010 Yaşam Tablosu ve "progresif rant yöntemine" göre yapılması gerektiğini,

vekalet ücretinin de her bir tazminat kalemi için ayrı ayrı takdir edilmesi gerekirken, toplam maddi tazminat kalemi üzerinden vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının son asgari ücret nazara alınarak yapılması gerektiğini, bu nedenle de kararın hatalı olduğunu, tedavi giderinin çok cüzi olarak hesaplandığını belirterek, karar istinaf edilmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı verilere göre düzenlendiğini ve rasyonel olmadığını, 20/04/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda davacının maluliyetinin olmadığının tespit edildiğini, bu durumda mahkemece rapora itiraz edilmesi nedeniyle Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alması gerekirken, H.Ü.T.F’den itirazen alınan raporda %1 maluliyet belirlenmesi üzerine bu rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, nitekim bağımsız eksper tarafından da, davacının maluliyetinin olmadığının tespit ediliğini, kabul anlamına gelmemek üzere,

raporda TRH2010 Yaşam Tablosunun ve Progresif Rant formülünün uygulanmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderinin sigorta teminatı kapsamında kalmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda, kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili ve davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeli, yine raporlar arasında çelişki olmasa dahi raporun uygun olmadığına yönelik somut itiraz olması halinde özellikle mevcut yaralanması ve kaza arasında illiyetin yeterince raporda tartışılmadığı durumlarda itiraz değerlendirilmeden karar verilmemelidir.

Somut olayda, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından adli tıp uzmanlarından oluşan heyetten 01/03/2019 tarihinde alınan raporda, davacıda kazaya bağlı post travmatik stres bozuluğu meydana geldiği kabul edilerek,

kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre genel vücut çalışma gücünden %15,2 oranda kaybettiği kaybettiği, iyileşme süresinin 3 ay olduğu ve 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğu tespit edilmiş iken, ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 26/07/2019 tarihli raporda, davacının tedavi evraklarını inceleyerek,

muayenesini de son durumu değerlendirilerek "...’nın 22/05/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,

2)Kişinin mevcut kırığının kaynamamış olduğu ve psödoartroz meydana gelmiş olduğu ve kişinin mevcut maluliyet oranının bundan kaynaklandığı, kişide saptanan kırığın fizyolojik iyileşme süresinin 4 (dört) ay olduğu dikkate alındığında, geçici işgöremezlik süresinin 9(dokuz) ay olduğu oy birliği ile mütalaa olunur."denilerek rapor tanzim edilmiş, mahkemece raporlar arasında çelişki olduğundan bahisle bu defa H.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından Adli Tıp Uzmanlarından olan heyetten rapor alınmış, söz konusu raporda; "Sağ el bileğinde meydana gelen eklem hareket kısıtlılığı için;

Gr 23..............VII (2A-a..........20)A......24 olduğu, eklem hareket kaybı oranında azaltıldığında (10/170) %1 olduğu,

Olay tarihli yaşına (24) göre (E cetveli) Yol (yüzde bir) olarak bulunduğu, 22/05/2011 tarihindeki trafik kazasına bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %1 (yüzde bir) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu,

2-) Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu,

3-) Tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği" denilmiş, ilk derece mahkemesince söz konusu raporun, raporlar arasındaki çelişkiyi giderdiği kabul edilerek davanın esası hakkında karar verdiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece Hacettepe Üniversitesiden alınan ve adli tıp uzmanları tarafından tanzim edilen rapor yetersiz görülerek, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan, içerisinde alanında uzmanların da bulunduğu heyetten rapor alınmıştır.

Bu durumda söz konusu raporun yeterli olmadığı ya da önceki raporla çelişki oluşturduğu kanaatine varılmış yahut raporda eksik değerlendirme olduğu kanaatine varılmış ise bu durumda alanında uzmanların da olduğu Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan ek rapor, raporda eksiklik görülmemekle birlikte her iki rapor arasında çelişki olduğu düşünülüyor ise çelişkiyi gidermek için Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan çelişkileri giderecek rapor alınması gerekirken, öncesinde yeterli görülmeyen (kaldı ki çelişki giderilmek üzere alınan son raporunda maluliyet olarak gösterdiği husus,

ilk raporunda maluliyet olarak da görülmemiştir.) Üniversite Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınarak davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Kabule göre; davacı vekilinin bir kısım istinaf sebepleri dosya kapsamına uygun olmayan genel ifadeler olması, bir kısım istinaf sebepleri de kanuni dayanaktan uzak ve yargısal içtihatlara uygun düşmeyen sebepler olması nedeniyle yerinde değil ise de, faiz talebine ilişkin olarak davacının, sigorta şirketine müracaatına ilişkin hasar dosyası getirtilmeden ve müracaat tarihi bu çerçevede belirlenmeden, davacının müracaat tarihini kanıtlayamadığından bahisle dava tarihinden itibaren yasal faizi hükmedilmiş olması doğru görülmüştür.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemece hükme esas alınan rapor ile Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporlar arasında çelişki bulunduğundan, çelişkinin giderilmesi için, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri gereğince, davacının kazaya bağlı maluliyet oranının tespit edildiği rapor alınarak,

davacının kazaya bağlı maluliyeti meydana gelip gelmediği, mevcut maluliyeti var ise kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, buna göre kazaya bağlı maluliyeti oranının tespit edildiği, ayrıca geçici iş göremezlik ve geçici veya sürekli bakıma muhtaçlık durumlarının değerlendirildiği, önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderildiği rapor alınarak sonucuna göre davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 15/05/2023 tarihli 2017/287 Esas 2023/361 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekili ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/391 D.iş, 2023/504 K. sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2023/16124 E. Sayılı dosyasına depo edilen 120.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine

6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/958, K. 2024/1481, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/958
Karar No
2024/1481
Tarih
20 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/958 K.2024/1042
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/959 K.2024/1038
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/960 K.2024/1320
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/961 K.2024/827
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/961 K.2024/1198
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/961 K.2024/727

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.