KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacılar Vekilleri Davalı
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/13 - 2024/567
- Dosya no
- 2024/13
- Karar no
- 2024/567
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/10/2023
- Numarası
- 2022/810 Esas - 2023/691 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- Yazılma tarihi
- 03/05/2024
Karar Metni
1.586 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilleri, davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiş, dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize intikal etmesinden sonra davacılar vekili 12/01/2024 tarihli dilekçesi ile, istinaf aşamasında davalılardan ... Sigorta Şirketi ile haricen sulh olunduğunu, poliçe teminat tutarı kadar (300.000,00 TL) maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi, işleten ... ve sürücü yönünden maddi tazminata yönelik davadan feragat ettiklerini bildirmiş, vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunduğu belirlenmiş, akabinde davalı sigorta vekili 15/01/2024 tarihli dilekçesinde dosya kapsamında yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.
Feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. ve devamı maddeleri uyarınca davayı sonuçlandıran usulü bir işlem olup, 311. maddenin ilk cümlesinde de feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtilmiştir.
HMK'nın 310.maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. İstinaf edilen karar usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından bu aşamada davadan feragat mümkündür.
Somut olayda; davacılar vekili davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirdiğinden vekaletnamesinde de davadan feragate yetkili olduğu anlaşıldığından bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
Bununla birlikte; trafik kazası neticesinde meydana gelen zararlardan; zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve işletenin sorumluluğunu ZMMS ile üstlenen sigorta şirketi KTK'nın 85, 91 ve 88. maddeleri gereğince müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri TBK'nın 162/2 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur.
Müteselsil borçlularda borcun sona ermesini düzenleyen TBK'nın 166. maddesinde; "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler.
(3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiş, bu doğrultuda müteselsil borç nedeniyle alacaklıya halef olmayı düzenleyen TBK'nın 168/2 maddesinde de.
"Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." denilerek, bir borçlu lehine yapılacak olan iyileştirmenin, diğer borçluların aleyhine olması halinde, iyileştirmenin aleyhine olduğu, diğer borçluların da bundan istifade edeceği kabul edilmiştir.
Davadan feragat borcu sona erdiren bir irade beyanı olup, kural olarak feragat edilen borçlu yönünden hüküm ifade etmekle birlikte, borçluların müteselsil sorumluluğunun bulunduğu hallerde, müteselsil borçlular ancak durumun ve borcun niteliği elverdiği ölçüde veya feragat ile borçlulardan birinin durumunu diğerlerinin zararına iyileştirmiş ise feragatten istifade edebilirler. Aksi takdirde, feragat ancak yapılan kişi lehine sonuç doğurur.
Somut olayda; davacılar vekilinin 12/01/2024 tarihli dilekçesi ile feragat ettiği anlaşılmaktadır. Kaza tarihinde sigorta şirketinin ZMMS kapsamında kişi başı sorumluluğu, 330.000,00 TL olup, maddi tazminata yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
İstinaf eden davalı ... vekili ve davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde ise. 02 Mayıs 2017 günün saat 14:15 sıralarında, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı davalı şahsa ait ve davalı ...
Sigorta Şirketi'ne sigortalı çekici ve yarı römorklu araç ile Kırıkkale yönünden Çankırı yönüne seyirle olay yerinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen araçların şeridine girip sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucunda, dava konusu ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, olayın, çekici ve yarı römorklu aracın, olay yerinde karşı şeride geçmesi üzerine, karşı yönden gelen otomobil ile çarpması biçiminde meydana geldiği,
davalıya ait ve davalı şirkete sigortalı çekici ve yarı römorklu aracın sürücüsü ...'nin, yönetimindeki araç ile yolun mümkün olan en sağına yakın biçimde seyretmesi, hızını hava ve yol şartlarına göre ayarlaması gerekirken, aksine dikkatsiz ve süratli seyir sonucu yönetimindeki aracı kaydırıp karşı şeride geçerek sebebiyet verdiği olayda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/a (Araçlarını, gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek, Zorundadırlar.) 52/b (Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol,
hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, Zorundadırlar.) ve 84/g (Şeride tecavüz) maddesinde sayılan kurallara uymamakla tamamen kusurlu bulunduğu, diğer aracın sürücüsü ...'ın, kendi şeridinde seyir halinde oluşunda kural ihlâli söz konusu olmadığından kusursuz olduğu, davacılar yakını ölen yolcunun olayın meydana gelmesinde kusursuz olduğu anlaşılmakta olup, kusur raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla kusura yönelik istinaf sebeplerine itibar edilememiş, somut olayda kaza tarihi, olayın gerçekleşme biçimi, müteveffanın kusur oranı, müteveffanın, davacıların eşi, babası ve oğlu olması,
davacılara yakınlığı, davalı tarafın sosyal ve ekonomik durumu, davacıların yaşadığı ve ömür boyu yaşayacağı üzüntü, elem ve ıstırabın ağırlığı, manevi tazminatın davacılar için zenginleştirici, davalı yönünden fakirleştirici olmaması gerektiği ilkesi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, hakkaniyet ilkesi ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde, hükmolunan manevi tazminat hakkaniyete uygun bulunmuştur.
Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin hükmün manevi tazminat kısmına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin hükmün maddi tazminat kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne davacılar vekilinin, kararın istinaf edilmesinden sonra sigorta şirketi yönünden davadan feragat etmiş olması ve bu feragatin diğer davalılara da sirayet eder mahiyette olması nedeniyle maddi tazminata yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiğinden, hükmün kesinleşen yönleri korunarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf konusu yapılmayan kısımlar baki kalmak üzere, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Manevi tazminata ilişkin olarak, davacılardan alınması gereken 427,60 -TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacılardan tahsili hazineye gelir kaydına, davalı ...'den alınması gereken 8.538,75 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.135,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.403,75 TL harcın davalı ...'den tahsili hazineye gelir kaydına, maddi tazminata ilişkin olarak davalı ... tarafından yatırılan 4.865,00 istinaf karar harcının ve istinaf başvuru harcının talep halinde bu davalıya iadesine, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yatırılan 4.865,00 TL istinaf karar harcının ve istinaf başvuru harcının talep halinde bu davalıya iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, istinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, istinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/13, K. 2024/567, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama