KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1369 - 2025/426
- Esas no
- 2024/1369
- Karar no
- 2025/426
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/09/2024
- Numarası
- 2023/847 Esas 2024/493 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 23/04/2025
Karar Metni
1.477 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
06.02.2016 tarihinde, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın Konya Ereğli yolunda seyir halinde iken kaza yaptığını, meydana gelen trafik kazası sonucu, araç içerisinde yolcu konumunda bulunan Suriye vatandaşı ...'nin hayatını kaybettiğini, eşi ... ile çocukları ..., ..., ... ve ...'nin desteğinden yoksun kaldıklarını, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, yolcu olan müteveffanın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, uğranılan zararların giderilmesi için davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu ancak taşımacılık sigortasının sorumlu olduğu bildirilerek talebin reddedildiğini,
arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 500,00 TL olmak üzere toplamda 2.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen 30/12/2021 tarihli, 2020/609 E. 2021/1008 K. sayılı kararın, davalının istinaf talebi üzerine, Dairemizin 01/11/2023 tarih, 2022/1408 E. 2023/1407 K. sayılı kararı ile kaldırılması sonrasında yeninden yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince;
Davanın, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle ...'nin desteğini kaybeden davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle davalıdan istediği maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, daha önce verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2023 tarih, 2022/1408 Esas ve 2023/1407 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle kaldırıldığı,
kaldırma/BAM kararı doğrultusunda Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan yazıya verilen cevapta, ... plakalı araç için kaza tarihi olan 06/02/2016 tarihi itibariyle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası düzenlenmediğinin bildirildiği, kaldırma/BAM kararı doğrultusunda davalı tarafından aracın istiap haddini aşar şekilde yolcu ile seyretmesinin zararın meydana gelmesine ve/veya artmasına neden olduğu,
ölenin araca binmekle müterafik kusurlu olduğu iddia edildiğinden ...'nin vefatına neden olan kazanın meydana gelmesinde istiap haddinin aşılmasının bir etken olup olmadığının ceza dosyası incelenerek değerlendirilmesi bakımından Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan ek raporda, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı minibüste istiap haddi fazlası 12 yolcu bulunmasının etkisinin bulunmadığı,
... plakalı minibüsün dava dışı işleteninin, sorumlusu olduğu araca kış mevsiminde uygun lastik takmamış ve araç içerisinde bulunan koltuklarda emniyet kemeri bulundurmamış olmakla yüzde yirmibeş (25) oranında, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki istiap haddi fazlası 12 yolcu aldığı minibüs ile meskun mahal dışında gündüz vakti sulu sepken havada ıslak zeminde seyri sırasında geldiği olay yerinde direksiyon hakimiyetine gerekli önem ve özeni göstermediği, hızını yol hava ve zemin durumuna göre ayarlamadığı,
sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybetmesi akabinde aracının seyrine göre yolun sağından yol dışı kalıp şarampole girip devrilip takla atmasıyla meydana gelen olayda yüzde yetmişbeş (75) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
dosya içerisinde toplanan tüm deliller, kaza tutanağı, adli tıp raporu, sigorta poliçesi, bilirkişi kurulu raporu, BAM ilamı ve tüm dosya içeriğine göre, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın tek taraflı trafik kazası nedeniyle davacıların eşi ve babalarının ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldıkları, BAM ilamı öncesinde dosyada aksine bir belge olmadığından müteveffanın asgari ücret düzeyindeki gelir durumu, TRH 2010 yaşam tablosu (progresif rant yöntemi), müteveffanın davacılara muhtemel destek süresi,
Yargıtay içtihatları ve kazadaki kusur oranları dikkate alınarak düzenlenen aktüer bilirkişi raporu ile dava dilekçesi ve talep arttırım dilekçesinde belirtilen miktarlara göre müteveffanın eşi davacı ...'ın 165.837,71-TL, müteveffanın çocukları davacı ...'nin 28.844,66-TL, davacı ...'nin 23.023,12-TL, davacı ...'nin 18.932,15-TL, davacı ...'nin 18.812,08-TL olmak üzere toplam 255.449,72-TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat talep hakkı bulunduğunun tespit edildiği, buna göre davanın kabulüne dair hüküm kurulduğu,
yukarıda belirtilen BAM ilamındaki eksikliklerin giderilmesi sonucu eldeki dosya değerlendirildiğinde kazanın meydana gelmesinde ... plakalı minibüste istiap haddi fazlası 12 yolcu bulunmasının etkisinin bulunmadığının tespit edildiği, buna bağlı olarak davalının müterafik kusur indirim yapılması savunmasının yerinde olmadığı, sadece davalının istinaf isteminde bulunması nedeniyle usuli kazanılmış haklar gözetilerek dosyada mevcut veriler doğrultusunda önceki kararın değiştirilmesini gerektirir bir neden bulunmadığı,
davalıya dava öncesi yapılan başvuru gereği 24/01/2018 tarihinde davalının temerrüde düşmüş kabul edileceği, sigortalı aracın cinsi ve kullanım amacı gereği yolcu taşımacılığı yaptığı ve ticari faaliyet içinde olduğu görüldüğünden kabul olunan tutara temerrüt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere avans faizi işletileceği anlaşıldığı gerekçesiyle. “DAVANIN KABULÜ ile. 1-Davacı ... için 165.837,71-TL, davacı ... için 28.844,66-TL, davacı ... için 23.023,12-TL, davacı ...
18.932,15-TL, davacı ... için 18.812,08-TL (toplam 255.449,72-TL) destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın 24/01/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan (sigorta poliçesinde belirtilen limitle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile adları geçen davacılara ödenmesine," karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; zararın öncelikle, Taşımacılık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve Ferdi koltuk sigortasından karşılanması gerektiğini, bakiye zarar var ise müvekkilinden talep edilebileceğini, kaldı ki sınırdan göçmenler geçtikten sonra şehir içi taşıma gerçekleştiğini, kazanın göçmen kaçakçılığı sırasında meydana geldiğini, TTK’nın 1404 maddesi gereğince kanunun emredici hükümlerine aykırı hareket edilmiş olduğundan, zararın poliçe teminatı dışında olduğunu, bu hususun araştırılmamasının da hatalı olduğunu, kusur oranlarını da kabul etmediklerini, keşif yapılarak rapor alınması gerektiğini,
tazminat sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, vefat edenin emniyet kemeri takmamış olması ve istiap hadinin aşılmış olması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bu hususun kaza tespit tutanağında açıkça belirtildiğini, istiap haddinin aşılmasının kazaya münhasır etkisinin değerlendirilmemesinin de hatalı olduğunu, %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemidir. Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olduğu anlaşılan davacılar yolcu minibüsü ile şehirler arası yolculukları sırasında meydana gelen kazada eş ve babalarını kaybetmeleri nedeniyle, ZMMS kapsamında davalıdan destek tazminatı talep etmişler, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, davacıların desteğinin minibüste seyri sırasında, araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydan gelen kazada vefat ettiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, araç işleteninin araç koltuklarında emniyet kemeri olmaması nedeniyle %25 oranında, araç sürücüsünün de direksiyon hakimiyetine kaybederek kazaya neden olması nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Mahkemece aktüer bilirkişisinden alınan hesap raporunda, meydana gelen ölüm nedeniyle desteğinden mahrum kalanların toplam zararı 599.685,92 TL olarak tespit edilerek, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu tespit edilerek, garame hesabına göre, sigorta şirketinin sorumluluğuna gidildiği görülmüş, toplam tazminatta %20 müterafik kusur indirimi uygulansa dahi toplam tazminat miktarının sigorta limitinin üzerinde olacağı anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından, kaza tarihi itibariyle meydana gelen zarardan Taşımacılık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın sorumlu olacağını ileri sürülmüş ise de, kaza tarihinde, aracın bu kapsamda tanzim edilmiş sigortasının olmamasına göre davacılar zararlarını ZMMS kapsamında davalıdan talep edebileceğinden davalının buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili tarafından müterafik kusurun nazara alınması gerektiği ileri sürülmüş ve kaza tarihi itibariyle araçta istiap haddini aşan miktarda yolcu bulunması nedeniyle müterafik kusur söz konusu olabilecek ise de, hesaplanan tazminat miktarı ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimin teminat limitinden değil, tazminat miktarından yapılabilecek olmasına, bu durumda oluşan zararın her halükarda teminat limiti üzerinde olmasına ve bu durumun garame hesabını etkilemeyecek olmasına göre davalı vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili, kazanın göçmen kaçakçılığı sırasında meydana geldiğini kanunun emredici hükümlerine aykırılık nedeniyle zarardan sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş ise de, bu konuda dosya kapsamında delil ve tespit bulunmamasına, zararın teminat dışı kaldığına yönelik ispatın ise davalı sigorta şirketine ait olmasına göre davalı vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davalının sürücüsü ve işletenin kusurundan kaynaklanan zararlardan ZMMS kapsamında sorumlu bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/1369, K. 2025/426, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama