KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2024/157
- Karar no
- 2025/458
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/11/2023
- Numarası
- 2022/694 Esas - 2023/848 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 08/04/2025
Karar Metni
1.743 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde. 24.12.2021 tarihinde, davalı ...
Şirketi tarafından sigortalanmış, davalı sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıya ait ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında davacının yaralandığını ve sol gözünün işlevini kaybetmesi nedeni ile sürekli işgöremez hale geldiğini, davalı araç sürücüsünün asli kusuru ile kazaya neden olduğunu, kaza ile ilgili olarak Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/374 E. sayılı dosyası ile açılan kamu davasının derdest olup, kusur yönünden ihtilaf bulunmadığını,
Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen Sağlık Kurulu raporu uyarınca davacının engellilik durumunun %32 olarak belirlendiğini, davacının eczacı olup görme yetisindeki kayıp nedeni ile mesleğini yapamaz hale geldiğini, davacının kaza tarihinden bu yana raporlu olması nedeni ile çalışamadığını ve geçici işgöremezlik nedeni ile de zararının mevcut olduğunu, tedavi süresince bakıma ihtiyaç duyması nedeni ile bakıcı gideri mevcut olduğunu, ayrıca tedavi süresince ağır masraflara maruz kaldığını, tüm bu hususlar nedeni ile davacı ve ailesinin derin keder içinde olduğunu,
müvekkilinin yüzünde sabit iz kalması nedeni ile ayrıca zorlandığını, bu nedenle manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiğini, zararın giderilmesi talebi ile davalı ... Şirketine gönderilen 26.07.2022 tarihi dilekçenin 27.07.2022 tarihinde davalı ... şirketine tebliğ edildiğini, ancak davalı ...
Şirketi tarafından olumlu yanıt verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını belirterek, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100.00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 100,00-TL bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, davalı ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini talep etmiş,
talep artırım dilekçesi ile 12.521,34 TL geçici iş göremezlik, 1.174.176,08 TL sürekli iş göremezlik ve 834,75 TL bakıcı gideri talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yoğun trafik akışı içinde seyir halinde iken zeminin kaygan olması nedeni ile hız limitinin altında olmasına rağmen kayarak davacının aracına çarptığını, çarpma süratli bir şekilde gerçekleşmediğinden sırf bu nedenle davacının fiziksel zarara uğramasının mümkün olmadığını, davacının güvenli sürüş mesafesini ayarlayamadığından bir öndeki araca çarparak maddi ve bedeni zarara maruz kaldığını, müvekkilin sürüş kurallarına uygun davrandığını, kış lastiğinin mevcut olduğunu, önleyemeyeceği bir durumla karşılaştığını, bu nedenle kusurun müvekkilinde olduğunun kabul edilmediğini,
öncelikle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacının gözünde meydana gelen yaralanma nedeni ile müvekkilin de üzüntü duyduğunu, ancak bu yaralanmanın kaza ile ilgisi ve davacının maluliyet oranının belirlenmesi, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının ve hava yastığının arızalı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, kazaya müvekkili sebep olmadığı için davacı taleplerinin kabul edilmediğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu talepleri ile ilgili olarak başvurusuna eklemesi zorunlu belgelerle birlikte müvekkili Şirkete yapılmış geçerli bir başvurusunun olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili Şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili Şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini,
davacının gelirini belgeleyememesi halinde hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, ceza yargılamasında uzlaşma veya beraat olması halinde davanın reddi gerektiğini, maluliyetin kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın Genel Şartlar'da öngörülen esaslara göre yapılması gerektiğini, geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının müterafik kusurunun ve hatır taşıması olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini,
kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davacının %32 malul kalacak, 3 ayda iyileşebilecek ve 1 hafta bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralanması nedeniyle, aktüer bilirkişi raporunda belirtilen miktarda davacının tazminat hakkının oluştuğu, davalı Sigortanın poliçe limitiyle bu miktarlardan sorumlu olduğu, TBK’nın 56. maddesi kapsamında bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından yapılan ıslah da dikkate alınarak.
“Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 12.521,34 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.174.176,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 834,75 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.187.532,17 TL maddi tazminatın (davalı ...
Şirketi yönünden 430.000,00 TL'lik poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 24/12/2021, Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 09/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek gerçek kişi yönünden yasal, Sigorta Şirketi yönünden avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının tedavi giderine ilişkin talebinin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
davacının manevi tazminatta fazlaya ilişkin isteminin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kaza ile yaralanma arasındaki illiyetin, yani hava yastığının patlamasının bu yaralanmaya sebep olup olmadığının yeterince irdelenmediğini, müterafık kusurun değerlendirilmediğini, kusur raporunun yetersiz olduğunu, tanık ve yemin deliline başvurduklarını ancak bunların değerlendirilmediğini, reddedilen manevi tazminat yönünden lehine vekalet ücreti verilmemesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı ... vekili istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile olayla ilgili ve işbu istinaf incelemesine konu karardan sonra Ankara BAM 12 CD’den “düzelterek kesin olarak esastan ret kararı” ile geçen ceza dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının tüm tedavi evrakları ve son durum raporları irdelenerek, muayenesi yapılarak ve kaza ile illiyeti de değerlendirilerek usulüne uygun olarak kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, yine aktüer raporun da Yargıtay içtihatları kapsamında usulüne uygun olduğu,
davacının emniyet kemeri takıp takmadığı belli olmadığı gibi yaralanmanın mahiyeti nazara alındığında emniyet kemeri ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığından davacının müterafık kusurunun da ispatlanmadığı anlaşıldığından, davalı ...’nun bu hususlara yönelik istinafına itibar edilmemiştir.
Ancak manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmesine rağmen reddedilen miktar yönünden AAÜT’nin 10 maddesi kapsamında ve davacıya verilenden fazla olmamak üzere davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi doğru olmadığından davalının bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II- İstinaf talebi kabul edilen davalı ... ...'dan alınan istinaf karar harcının isteği halinde bu davalıya iadesine,
III-İstinaf talebi kabul edilen davalı vekili tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 738,00 TL istinaf başvuru harcı ve 180,00TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 918,00TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
V- Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 27/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
. Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/157, K. 2025/458, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama