KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/218 - 2025/468
- Esas no
- 2024/218
- Karar no
- 2025/468
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/12/2023
- Numarası
- 2022/429 Esas 2023/790 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 13/05/2025
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07/03/2022 tarihinde davacıya ait araç ile davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı kazada, müvekkilinin aracının hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 20.000,00 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili, 11/05/2023 tarihli dilekçesi ile talebini 35.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava öncesinde yapılan başvuru neticesinde davacıya ödeme yapıldığını, davalının sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde ve sigortalısının kusuru oranınında olduğunu, hesaplamanın Genel Şartlar ekinde yer alan cetvele göre yapılması gerektiğini, kusur durumunun tespitinin zorunlu olduğunu, faizin de yasal faiz olarak talep edilebileceği savunarak, davanın reddini istemiştir,
Davalı vekili tahkikat aşmasında 14/04/2023 tarihinde verdiği beyan dilekçesi ile, davacının kasko sigortacısına 17/05/2022 tarihinde 16.878,78 TL ödemede bulunduklarını ve bakiye limitlerinin 33.121,22 TL olduğunu beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı ödenmesi talebine yönelik olduğu, tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, 07/03/2022 tarihinde davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılmış bulunan ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, kaza tarihi itibari ile poliçe kapsamında teminatı limitinin 50.000,00 TL olduğu, kusura yönelik alınan bilirkişi raporu ile dava konusu kazada davacının kusurunun bulunmadığı,
davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen araç sürücüsünün ise % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporu ve ek raporu ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı miktarının 35.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, rücu ödemesi kapsamında 16.878,78 TL ödemenin davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından rücu ödemesi kapsamında yapılan 16.878,78 TL ödemenin poliçe teminat limitinden düşülmesinin gerektiği ve bu hali ile bakiye poliçe teminat limitinin 33.121,22 TL (50.000,00 TL - 16.878,78 TL) olarak kaldığı,
davalı sigorta şirketinin davacının zararından bakiye poliçe teminat limiti ile sorumluluğunun devam ettiği anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle;“1) Davanın kısmen kabulü ile 33.121,22 TL araç değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 09/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; aracın rayiç bedelinin hatalı tespit edildiğini, müvekkilinin kaza neticesinde aracında 66.950,80 TL hasar meydana geldiğini, aracının rayiç değerinin 689.000,00 TL olduğunu, bilirkişi raporunda ise 370.000,00 TL kabul edildiğini, bu nedenle de değer kaybının hatalı tespit edildiğini, ayrıca aracın değer kaybının onarım bedelinden daha düşük olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 35.000,00 TL değer kaybının düşük belirlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle araçta oluşan değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsili istemidir. Mahkemece değer kaybının kaza tarihi itibariyle 35.000,00 TL olduğu kabul edilerek, davalının bakiye sigorta limiti çerçevesinde zarardan sorumlu olacağından bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından, değer kaybının düşük tespit edildiğinden bahisle istinaf edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davada, sigorta limiti esas alınarak karar verilmiş olduğundan reddedilen miktar istinaf sınırının altında ise de, davacı vekilinin istinaf talebi tespiti gereken değer kaybının daha fazla olduğuna ilişkin olduğundan HMK'nın 341 md. gereğince kararın istinafa tabi olduğu kabul edilerek istinaf sebepleri incelenmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, değer kaybının kaza tarihindeki aracın hasarsız değeri ile onarıldıktan sonraki değeri arasındaki farka göre belirlenen bir zarar olması nedeniyle, istinaf başvuru tarihindeki ilanlardaki emsal araç değerinin, tespit edilen değer kaybının hatalı olduğunu kanıtlamaya yeterli olmamasına, Kasko Sigortası tarafından alınan ekspertiz raporunda da aracın rayiç değerinin 370.000,00 TL olarak gösterilmiş olması,
kaza tarihindeki Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından açıklanan Kasko Değer listesi gözetildiğinde, belirlenen araç rayiç değerinin arcın km'si, modeli meydana gelen hasar durumuna göre kaza tarihi piyasa rayiç değerlerine uygun bulunmasına göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/218, K. 2025/468, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama