KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/273 - 2024/612
- Dosya no
- 2024/273
- Karar no
- 2024/612
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/11/2021
- Numarası
- 2021/482 Esas - 2021/887 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- Yazılma tarihi
- 17/05/2024
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma
Dava, trafik kazasından kaynaklanan trafik levha hasarı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davadan önce dava konusu zararın ödenmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine dair miktar itibariyle kesin olarak verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, mahkemece verilen 17/01/2021 tarihli ek karar ile davacı vekilinin istinaf başvurusu talebinin kesin karara ilişkin olması nedeniyle reddine karar verilmiş, ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; “…yasal sürede ödeme yapılmadığından davalının temerrüde düştüğünü, temerrüt faizinin kanundan kaynaklı olduğunu, mahkemece faiz hakkında karar verilmeden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dava açılmasına davalının sebep olduğunu, davacı lehine yargılama giderlerine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve faiz talebi yönünden hüküm kurulmasını ve davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini” talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuş olup, zararın daha fazla olduğunu yönelik bir istinafının olmadığı anlaşılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” düzenlemesine yer verilmiş olup, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak "binbeşyüz" Türk Lirası ibaresi "üçbin" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanun'un 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanun'un "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1. maddesinde;
"(1) 200'üncü, 201'inci, 341'inci, 362'nci ve 369'uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
(2)200'üncü ve 201'inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341'inci, 362'nci ve 369'uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü getirilmiştir.
Mahkemece 09/01/2021 tarihinde karar verilmiş olup, hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırı 5.880TL’dir. Davacı tarafından istinaf istemine konu edilen tutarın ise 1.214,45 TL’nin ferileri olan bu miktara isabet faiz miktarı olduğu anlaşılmaktadır.
Hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 5.880,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, Mahkemece bu gerekçeyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi ek kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/273, K. 2024/612, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama