KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/392 - 2025/688
- Dosya no
- 2024/392
- Karar no
- 2025/688
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/02/2024
- Numarası
- 2023/555 Esas 2024/113 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 15/05/2025
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 20.10.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davalı sigorta şirketine sigortalı araçta yolcu konumundaki ...'in vefat etmesi nedeniyle ... plakalı aracın 13.10.2022 - 13.10.2023 vadeli 139003062/0 numaralı genişletilmiş Filo Kasko Poliçesine (İMM klozu) istinaden ... için 200.000,00-TL ... için 200.000,00-TL, ... için 225.000,00-TL olmak üzere toplam 625.000,00-TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça usulüne uygun başvurunun bulunmadığını, müvekkilinin poliçe ve teminat limitinden doğan sorumluluğunun manevi tazminat yönünden söz konusu poliçe İMM teminat limitinin azami %25'i kadar sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespitinin yapılarak müvekkilinin sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğini, müterafik kusur indiriminin de nazara alınması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek tam kusurlu olarak neden olduğu trafik kazasında araçta yolcu olan davacılar ... ve ...’nin kızları, davacı ...’nın annesinin vefat ettiği, davacılar yararına manevi tazminat koşulları oluştuğu, vefat edenin künt travmaya bağlı kırık nedeniyle vefat etmesi nazara alındığında ölenin müterafık kusurunun bulunmadığı, olayda zaman aşımının dolmadığı,
talep edilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından “1-Davacıların davalarının kabulüne, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 200.000,00'er-TL, davacı ... için 225.000,00-TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, kazanın meydana geldiği yolda oto korkulukların bulunmadığını, kaza yerinde yeterli trafik işaret ve levhasının bulunmadığını, müvekkil şirketin manevi tazminattan söz konusu poliçede İMM teminat limitinin azami %25’i kadar sorumluluğu olduğunu, mahkeme limitin tamamını kapsayacak şekilde davacılar lehine manevi tazminata karar verilmesinin doğru olmadığını, miktarın fahiş olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasında yakının ölümü nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, vefat edenin dosya arasındaki otopsi raporunda belirtilen ölüm nedeni gözetildiğinde müterafık kusurunun bulunmadığı, kazanın ölenin yolcu olarak bulunduğu davalıya İMM klozu ile sigortalı araç sürücünün kusuru ile meydana geldiği, yine dosya arasındaki genişletilmiş filo kasko sigorta poliçesi içeriğindeki ihtiyari mali sorumluluk sigortasında ölüm/maluliyet nedenini şahıs başına limitin 2.500.000,00-TL olup, manevi tazminat yönünden limitin bedeni teminat limitinin azami %25'i olduğu bu miktarın da toplam 625.000,00 TL’ye isabet ettiği, mahkemece hükmedilen miktarın toplamda bu sınır içinde kalmakta olduğu anlaşılmıştır.
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre. “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Yasa'nın 51. maddesinde.
“Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, meydana gelen ağır bedensel yaralama veya ölüm halinde bedensel zarar görenin yakınları manevi tazminat talep edebilir.
Kaza sonrası, zarara neden olanın, zarar gören ile ilgilenmiş olması tazminat miktarının belirlenmesinde göze alınır ise de, yansıma yolu ile manevi tazminat talep eden yakınların manevi tazminat talep etmelerine engel değildir. Meydana gelen yaralanma ve yahut ölüm çerçevesinde manevi zararları karşılanmadıkça hâkim uygun bir tazminata karar verir.
Somut olayda; her ne kadar sigortalı aracın 20/10/2022 tarihinde tek taraflı kazasında kusursuz olan davacılar yakınının vefat ettiği sabit ise de, olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumu, davacıların ölene yakınlık dereceleri nedeniyle çektikleri acı ve duymuş olduğu üzüntülerin boyutu, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi göz önüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00'er-TL, davacı ... için 200.000,00-TL manevi tazminata karar verilmesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından, davalının istinafının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, III-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 180,00 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, IV- Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/392, K. 2025/688, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama