KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/50 - 2024/672
- Dosya no
- 2024/50
- Karar no
- 2024/672
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/10/2022
- Numarası
- 2016/826 Esas 2022/770 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vasi
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 10/06/2024
Karar Metni
1.595 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 16.08.2015 tarihinde davalı ...'a ait olup sürücü ...'ın yönetiminde olan aracın yolun sol şeridinde sebepsiz yere duraklaması sonucu arkadan gelen sürücü ...'in sevk ve idaresinde olup davalı ...'e ait aracın bu araca çarpması ve yine davalı ...'a ait olup ...'ın sevk ve idaresinde olan aracın da duramayarak ortadaki araç olan ...’e ait araca çarpmasıyla meydana gelen kazada davacıların oğlu olan ...’ın vefat ettiğini belirterek,
müteveffanın annesi davacı ... için 2.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminat, müteveffanın babası davacı ... için de 2.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 30.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden davacı ... için dava değerini 276.529,08 TL(bu miktarın 180.632,74 TL'si davalı ...
Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunda olmak kaydıyla), davacı ... için 167.429,37 TL (bu miktarın 109.367,26 TL'si davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunda olmak kaydıyla) olarak arttırmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, araç sürücülerinin müterafik kusurlu olduklarını, müteveffa ...’ın olay esnasında emniyet kemeri takmadığının anlaşıldığını, olayda hatır taşımacılığının koşulları oluştuğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., katıldığı yargılama oturumunda davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; maddi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve ...
Sigorta açısından açılan davada; davanın kabulü ile davacılardan ... yönünden 131.780,17 TL, davacı ... yönünden 217.650,28 TL olmak üzere toplam 349.430,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti dahilinde yapılan garame hesabına göre davacı ... yönünden 73.718,06 TL, davacı ... yönünden ise 121.753,94-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 02/05/2016, diğer davalı ... yönünden ise; kaza tarihi olan 16/08/2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar ..., ..., ... Sigorta açısından açılan dava yönünden, destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine, manevi tazminat yönünden davalı ... yönünden açılan davada; davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacılardan ... yönünden 15.000,00-TL, davacı ... yönünden ise.
15.000,00-TL olmak üzere toplam 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...’dan kaza tarihi olan 16/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar ..., ... açısından açılan davada, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece davalılar ..., ... ve ... Sigorta'ya karşı açılan dava yönünden, destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine karar verilmesine karşın bu davalılar yönünden nisbi vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın hatalı olduğunu,11/05/2022 tarihli bilirkişi hesap raporunda davacı anne ... için 276.529,08-TL, davacı baba ... için 167.429,37-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığını, söz konusu tazminat miktarının poliçe limitine garameten dağıtılması sonrasında davacı ... lehine 180.632,74-TL ve davacı ... lehine 109.367,26-TL hesaplandığını, bu aşamada 01.03.2018 tarihinde davacılar vekiline, ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminatını karşılamak üzere 94.528,00 TL olarak ödendiği bildirilmesine karşın,
kararda ödenen bu miktarın güncellenerek mahsubu yapılmadan hesaplanan tazminattan indirilmiş olmasının yerinde olmadığını, mahkemenin davacının ıslah kalemlerine göre, farklı dağılımda maddi tazminat miktarına hükmetmesine rağmen "davanın kabulü" yönünde karar vermesinin de hukuken kabul edilemeyeceğini, müteveffanın, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmiş olması sebebiyle müterafık kusurlu olduğunu, yolcu konumunda bulunan müteveffanın, olay esnasında emniyet kemerini takmadığı da anlaşıldığından bu yönden de müterafik kusurlu olduğunu, olayda hatır taşımacılığının da koşulları oluştuğunu,
hükme esas alınan bilirkişi raporunda PMF yaşam tablosu kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamada davacıların bakiye ömrünün de yanlış hesaplandığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, müteveffanın 27 yaşında evleneceği varsayılarak, bekarken %25'şer, evlendikten sonra %16'şar, birinci çocuktan sonra %14'şer ve ikinci çocuktan sonra %12,5 davacılara pay ayrıldığını, müteveffanın evlenme ve çocuk sahibi olma yaşının geç olarak esas alındığını, davacı anne ve babaya ayrılan pay oranlarının da çok yüksek hesaplandığını, kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacılar murisi ...’ın kaza tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresinde olan araçta yolcu olarak bulunduğu ve kaza neticesi vefat ettiği, trafik kazasına karışan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın kaza tarihi olan 16/08/2015 tarihi itibariyle davalı ... Sigorta şirketine ZMMS poliçesi sigortalı olduğu ve 290.000,00 TL ölüm/sakatlık limitinin olduğu taraflar arasında ihtilafsızdır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise, zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür.
Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; ehliyetsiz sürücünün ve/veya içkili sürücünün arabasına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Yine zarar görenin emniyet kemeri takmaması nedeniyle araçtan fırlayarak zararın doğmasına yada artmasına sebebiyet vermesi ve kask takılmayarak zararın artmasına sebebiyet verilmesi de örnekler arasındadır.
Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir.
Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Yine, hatır taşımaları ise bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir.
Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.
Ayrıca hâkim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Yargıtay ve Dairemizin uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden,davacılar desteği ...’ın kazaya karışan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçta yolcu olduğu, ceza dosyasındaki delillerin değerlendirilmesinde sürücü ... ve müteveffa ...’ın arkadaş oldukları ve olay tarihinde de düğünden dönmekte oldukları, müteveffanın, sürücü ...’ın alkollü olduğunu bilerek seyahate katıldığı ve araca bindiği,bu suretle müteveffa ...’ın araçta hatır için taşındığı,istinaf eden davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde hatır taşıması itirazında bulunulduğu ve yine müteveffanın, alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmekle de müterafık kusurlu olduğu anlaşılmakla, mahkemece hesaplanan tazminatlardan % 20 hatır ve % 20 müterafık kusur indirimi yapılmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile anılan indirim sebepleri nazara alınıp değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verildiğinden, kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda açıklanan hususlardaki eksiklikler giderilerek, davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre istinaf eden davacılar vekilinin tüm, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/50, K. 2024/672, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama