KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/867 - 2025/1100
- Dosya no
- 2024/867
- Karar no
- 2025/1100
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/10/2023
- Numarası
- 2023/205 Esas - 2023/1067 Karar
- Davanın konusu
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Yazılma tarihi
- 25/09/2025
Karar Metni
1.068 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde.
24.11.2021 tarihinde davalı Sigorta Şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın karşılanması amacıyla önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2022.E.16482 sayılı dosya ile başvuru yapıldığını, dosya hakkında salt sigorta şirketi tarafından sunulan araştırma raporuna dayanılarak ret kararı verildiğini,
verilen karara itirazları neticesince Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 2022/İHK-55123 sayılı kararı ile yargılamanın sürdürülmesinin imkansız olması ve uyuşmazlığın artık yetkili mahkemece çözülmesi gerektiğinden dosyadan el çekildiğini, Sigorta Şirketi tarafından tazminat ödeme yükümlülüğünden kaçınmak için düzenletilen araştırma raporunu hiçbir şekilde kabul etmediklerini ve yargılamaya esas alınmaması gerektiğini, işbu kaza sonrasında,
müvekkili tarafından aldırılan eksper raporuna göre müvekkiline ait ... plakalı araçta K.D.V. dahil 54.226,02 TL'lik zarar oluştuğunun tespit edildiğini ve buna bağlı olarak müvekkilinin aracının değer kaybına uğradığını, Sigorta Şirketinin bu zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 42.000,00 TL hasar bedeli tazminatı, 1.000,00 TL değer kaybı tazminatı ve 472,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplamda 43.472,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan yargılamaya ait 2.504,00 TL yargılama giderlerinin de huzurdaki davada yargılama giderlerine eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı Sigorta Şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğundan bahisle tazminat talep edildiğini, huzurdaki davadan önce davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na dava açıldığını ve davacının başvurusunun reddedildiğini, davacı tarafın gerçeğe aykırı olarak düzenlemiş olduğu kaza tespit tutanağı ile müvekkili aleyhine huzurdaki davayı açtığını, araçta oluşan hasarların senaryo kaza tespit tutanağı ile dahi uyumsuz olduğunu, bu nedenle açılan haksız davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, toplanan deliller, kayıt ve belgeler, tanık anlatımı, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; dosyada alınan 11/09/2023 tarihli rapor ve Sigorta Tahkim Komisyonunca farklı bilirkişiden alınan 19/07/2022 tarihli rapor arasında çelişki bulunmaması ve rapordaki tespitler gözetilerek meydana gelen kazanın meydana gelen yerde ve saatte meydana gelmediği, diğer bir deyişle hasarın beyan edilen kaza ile uyumlu olmadığı hususunda mahkemede vicdani kanaat oluştuğu, davacı tanığının beyanlarının teknik incelemelere ve oluşa göre uyumlu olmayan kazanın oluştuğuna tek başına ispata yeterli olmadığı ve davacının bu kapsamda tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkemenin, kazanın beyan edilen yerde, beyan edilen saatte gerçekleşmediği yönündeki vicdani kanaate dayanarak davanın reddi yönündeki kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu kazanın, sigortalı araç sürücüsünün kontrolsüz şekilde manevra yapması sebebiyle müvekkile ait araç sürücüsünün çarpışmamak amacıyla ani manevra yapması,
manevra sonucu müvekkile ait aracın kaldırıma ve bankete çarpması sonucu meydana geldiğini, taraflarca anlaşmalı kaza tespit tutanağı düzenlendiğini ve olay yeri resimlerinin çekildiğini, Sigorta Şirketi tarafından ilgili hasar dosyası için araştırmacı görevlendirildiğini, araştırmacı tarafından kaza ile beyanların uyumsuz olduğu yönünde öznel çıkarımlarda bulunulduğunu, tanık ...’ın, mahkeme huzurundaki beyanında.
“Ben dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın kaza tarihindeki şoförüyüm. Bana okumuş olduğumuz kaza tespit tutanağındaki altında imzam bulunan beyanlarım doğrudur. Kaza orada bahsettiğim şekilde 2462. sokakta sola kontrolsüz şekilde dönmem neticesinde meydana gelmiştir. Tutanaktaki imza bana aittir. Bana göstermiş olduğunuz krokide ben 2472. Caddede krokinin solundan seyir halinde iken 2462.
Sokağa doğru sola dönerken, karşı yönden krokinin sağından ... plaka sayılı aracın geldiğini gördüm. Yerler ıslak olduğundan ikimiz de direksiyonlarımızı ters istikamete doğru kırdık. Karşı yöndeki araç sola doğru dönüş yaparak bana temasta bulunmadan krokide belirtildiği şekilde kaldırıma çıktı. Ama kaldırımın önünde biraz yükseklikte bir banket vardı. Ben aracın geldiğini görünce ben da ani bir hareketle sağa doğru direksiyonu kırdım.
Yerler ıslaktı ve aracımın lastikleri kötü durumda olduğundan ben de krokide belirtildiği şekilde yine karşı araca çarpmadan aynı istikamette duruşa geçtim.
Kaza sonucunda benim aracımda herhangi bir hasar bir yere çarpmadığımdan oluşmadı.” şeklinde ifade verdiğini, yerel mahkemece bilirkişi görevlendirilerek rapor alındığını, bilirkişi tarafından, 15.06.2023 tarihinde yapılan duruşmada sigortalı araç sürücüsü tanık ...'ın beyanları dikkate alınmaksızın değerlendirmelerde bulunulduğunu, 17.10.2023 tarihinde gerçekleşen karar duruşmasında, mahkemece yetki aşımında bulunarak tanık ve müvekkil hakkında yalan tanıklık, yalan tanıklığa azmettirme, özel evrakta sahtecilik suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu,
bu noktada suç duyurusunda bulunulduktan sonra ceza davasının sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini, çünkü ceza mahkemesi tarafından her ne kadar sayın mahkemece yapılmamış olmasına rağmen etkin bir yargılama, araştırma inceleme yapılarak müvekkilin ve sigortalı araç sürücüsünün beyanlarının doğru olduğu tespit edilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Hal böyle olunca, davalı sigortalısının eylemi/kusuru nedeniyle davacının aracının hasar gördüğünü iddia eden davacı iddiasını ispat ile mükellef olup, somut olayda ispat külfeti davacıdadır.
Sigorta tahkim dosyası ile dosyada alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından araçta oluşan hasar ile olayın oluş şeklinin uyumlu olmadığı ve davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/867, K. 2025/1100, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama