KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/983 - 2025/1324
- Dosya no
- 2024/983
- Karar no
- 2025/1324
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/06/2024
- Numarası
- 2022/52 Esas - 2024/406 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 24/10/2025
Karar Metni
1.319 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’un yolcu olarak yer aldığı ve davalının trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç ile dava dışı kişinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici (... plaka nolu dorse) aracın 04/06/2021 tarihinde çarpışması suretiyle kaza meydana geldiğini, müvekkilinin ağır yaralandığını, bu kazada davalının sorumlu olduğu aracın sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile sürekli bakıcı zararının oluştuğunu belirterek, şimdilik 430.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile 430.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama sırasında davacının ölümü nedeniyle mirasçıları olan ... ve ... davacı olarak davada yer almışlardır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigortaladığı aracın sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, maluliyet durumunun tespiti gerektiğini, davacının hatır için taşındığını, müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, sorumluluğun poliçe ile sınırlı olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı şirkete sigortalı aracın dava dışı sürücünün arkadan çarpması suretiyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu kusurlu olduğu, bu kaza nedeniyle araçta yolcu olan davacının ağır yaralandığı, %100 oranında iş göremez hale geldiği, sürekli birinin bakımına muhtaç duruma düştüğü, bu kazaya bağlı olarak tedavisi devam ederken 26/02/2022 tarihinde vefat ettiği, ölümünün kaza ile bağlantılı bulunduğu, hatta davaya devam eden mirasçılarına davalının destek tazminatı ödemesi yaptığı, ölüm anına kadar geçici iş göremezlik belirlenemediğinden tazminat hesabı yapılmadığı,
sürekli iş göremezlikten doğan alacağının 24.337,13 TL ve bakıcı gideri alacağının ise 34.042,23 TL olarak tespit edildiği, bu zararın ölen davacının zararı olduğu, ölümüyle terekesine dahil bulunduğu, davaya devam eden anne ve babanın davalıdan tazmin ettiği destek zararının ise destekten yoksun kalma yansıma zararı olduğu, ayrı zararlar bulunduğu, her ne kadar davalı taraf hatır taşıması ve müterafik kusur savunmasında bulunmuş ise de bu yönde kanıt sunulmadığı, bir indirim yapılması gerekmediği, zararın tazmininin gerektiği, davacının ölüm tarihine kadar hesaplama yapıldığı,
tam iş göremez hale gelmiş olması ve sürekli bakıcı gerektirecek yaralanması ile davalının poliçe limiti dikkate alındığında, yaşasaydı ölen davacının zararının poliçe limitinin çok çok üzerinde olacağı, her ne kadar davasını her iki kalem bakımından limitleri esas alarak açmış ise de, hesaplanan sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı tazminatının üzerindeki kısımla ilgili artık ölüm nedeniyle davanın konusunun kalmadığı gerekçesi ile, davacıların davasının kısmen kabulü ile,
geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, davacıların murisi için takdir edilen 24.337,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 34.042,23 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının 10/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile mirasçı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin bakıcı gideri ile sürekli iş göremezlik tazminatının konusu kalmadığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...’un 26/02/2022 tarihinde vefat etmesi nedeniyle müvekkili olan sigorta şirketine müracaat edilmesi neticesinde tam teminat olarak destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi neticesinde teminat limitinin tüketildiğini, kazada zarara uğrayan kişiye hem sürekli sakatlık tazminatı hem de destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaza tarihinden itibaren hesaplanarak destekten yoksun kalma tazminatı ödenen kişilere aynı tarihleri kapsar şekilde sürekli sakatlık tazminatı ödemesi yapılmasının hatalı olduğunu,
sürekli bakıcı giderine hükmedebilmek için sürekli sakatlık oranının sağlık raporu ile belgelendirilmesi gerektiğini, sürekli bakıcı giderinin çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden kaynaklanan kayıplar olması nedeniyle teminat bakımından limitlerinin tükendiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile, geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, davacıların murisi için takdir edilen 24.337,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 34.042,23 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının 10/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile mirasçı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin bakıcı gideri ile sürekli iş göremezlik tazminatının konusu kalmadığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 04/06/2021 günü davacılar murisi ...’un içerisinde yolcu olarak bulunduğu, dava dışı ...’ın idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile Düzce istikametinden Ankara istikametine seyir halinde iken 3 şerit trafik akımı için ayrılan şeritlerin de sağında bulunan ...
Tesisi çıkışı yola katılım şeridine girerek bu şeridin 74,5 metre ilerisinde yine yola katılım şeridi üzerinde kısa süreliğine de olsa duraklama yapmış olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı çekicinin arkasına takılı bulunan ... plakalı yarı römorkun sol arka kısmına çarpması ile gerçekleşen kaza neticesinde davacı ...’un yaralandığı ve yaralanmaya bağlı gelişen komplikasyonlar neticesinde yoğun bakımda tedavisi devam ederken 26/02/2022 (dava açıldıktan sonra) tarihinde hayatını kaybettiği,
dosyada mevcut Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06/06/2023 tarihli raporda, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğu, kişinin geçirdiği kazaya bağlı olarak vefat öncesi balthazard formülü esas alınarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %100 olduğu, vefatına kadar sürekli iş göremezlik halinde kaldığı, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olduğu, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından, dava devam ederken davacının ölümü nedeniyle mirasçılarının davada yer alması sağlanarak davaya devam edilmiştir.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, yargılama sırasında ölen davacı ...’un kaza tarihi olan 04/06/2021 gününden, ölüm tarihi olan 26/02/2022 tarihine kadar maluliyet oranının %100 olarak tespit edilerek sürekli iş göremezlik halinde kaldığı ve devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olduğunun mütalaa edilmesi nedeniyle mahkemece, kaza tarihinden ölüm tarihine kadar geçen dönem için sürekli maluliyet ve bakıcı giderlerinin hesaplanması için aktüer bilirkişi raporu alınmış olup,
alınan rapor ve yapılan hesaplama yöntem itibariyle yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygundur. Sürekli bakıcı gideri tazminatının ZMMS poliçesindeki sağlık-tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiğinden, aktüerya uzmanından alınan rapor ile hesaplanan 34.042,23TL bakıcı gideri tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Somut olayda davacı taraf eldeki davayı trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri istemli olarak açmış olup, dava devam ederken davacı ... dava konusu kazaya bağlı gelişen komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybetmiş olup, dosya kapsamında yer alan belgelerden davalı sigorta şirketinin müteveffanın anne ve babası olan davacı tarafa destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yaptığı, sigorta poliçesinde vefat ve sakatlık durumunun aynı klozda teminat altına alındığı, sigorta şirketinin 310.000 TL ödeme yaptığı, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 430.00TL olduğu,
bu nedenle davalının limitinin tükendiği yönündeki iddiasını destekler nitelikte delil ve belge sunmadığı anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesi tarafından sürekli işgöremezlik tazminatına ilişkin olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/983, K. 2025/1324, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama