KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/338 - 2026/461
- Dosya no
- 2025/338
- Karar no
- 2026/461
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/11/2024
- Numarası
- 2023/705 Esas 2024/633 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 06/04/2026
Karar Metni
1.135 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalamış olduğu 18.08.2017 tarihli sözleşme çerçevesinde Ankara Niğde otoyolu işletmesini üstlendiğini, 03.03.2022 tarihinde adı geçen Ankara Niğde Otoyolu’nda davalı şoför yönetimindeki ... çekici ve ... plaka sayılı Dorse, bu otoyolun Ankara yönünde 126 + 100 kilometresinde bulunan korkuluklara zarar verdiğini, ... plakalı aracın otoyola hasarsız giriş yaptığını ve hasarlı çıkış yaptığının belirlendiğini, ... plakalı aracın söz konusu zarar doğrucu fiil akabinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 81-1/a-d ve e bent’leri uyarınca,
tanımlanan yükümlülüklerine aykırı davranarak herhangi bir bildirimde bulunmadığını, meydana gelen korkuluk zararının davacı şirket tarafından giderildiğini, bunun için davacı şirketin KDV dahil 93.098,57 TL tutarında bir faturaya katlandığını, zarar sebebiyet veren aracın davalı ...
Sigorta Şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmakla, üçüncü kişilere verilen zararların söz konusu poliçe ile karşılanmasının gerektiğini belirterek, kısmi dava olarak şimdilik 5.000,00TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde; taleplerini artırarak 93.098,57 TL'nin olay tarihi olan 03.03.2022'den itibaren avans faizi tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; otoyolun oto korkuluklarında meydana gelen hasarın davalı ...’nın kusuruyla gerçekleşmemiş olduğunu, davalının oluşan zarar ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, davacı tarafın meydana gelen zararla ilgili olarak somut bir delili olmaksızın bunu davalıya yüklemeye çalışmakta olduğunu, davacı tarafından fotoğrafları sunulan araç parçalarının davalının aracına ait olup olmadığının da tespitinin gerekmekte olduğunu, kazayı meydana getiren kişinin davalı Baki olmaması nedeniyle doğal olarak herhangi bir bildirimde bulunmamış olduğunu,
otoyol acil yardım hattı olan 161’den dava tarihindeki konuşma kayıtları incelendiğinde, davacının aracının lastiğinin patladığını ve bu nedenle ...’nın aracında hasar meydana geldiğinin ortaya çıkacağını, bu nedenle dosyaya sunulan hasar bedeli tutanağının kabulünün mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; söz konusu maddi hasar ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda ... plakalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde trafik sigortalı aracın, meydana gelen kazada kusursuz olması sebebiyle hasar talebinin karşılanmayacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıya ait ... çekici ve ... plaka sayılı dorsenin dosya kapsamında yer alan fotoğraflarının incelenmesinde, olay tarihinde Ankara- Niğde Otoyolunda kazaya sebebiyet verdiği, davalı ... ve tanık beyanlarının kaza sonrası çekici ve dorsede meydana gelen hasar görüntüleriyle uyumlu olmadığı, bilirkişi raporunda ayrıntıları ile belirtildiği üzere, hasara uğrayan korkuluğun H2 -W3 şeklinde tabir edilen özel imal edilmiş 3 mm DKP şerit sactan galvanizli malzemeden olduğu, KDV dahil 93.897,09-TL hasar giderim bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu,
davacının talep edebileceği hasar bedelinin 93.897,09 TL olacağı kaza tarihinden itibaren avans faizi (aracın niteliği, tarafların sıfatı nazara alınarak) işletilmesi gerektiği anlaşıldığından yapılan ıslah da dikkate alınarak. “Davanın KABULÜNE,
93.098,57 TL alacağın 03/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş; karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; sigorta teminat limitin üzerinde ve sorumlu olunan limit gösterilmeden, yargılama gideri ve arabuluculuk ücretinin sorumluğu oranlanmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, sigortalı aracın zararı gerçekleştirdiğine dair hiçbir somut delil sunulmadığını, zararla illiyet bağı kurulmadığını, davalı tanığının beyanından da zarının davalı araç tarafından verilmediğinin ispatlandığını, sorumlu olunan limitin 50.000,00TL olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalının hasarla ilgili bir kusuru bulunmadığını, mahkemece delil toplanmadan ve illiyet bağı kurulmadan karar verildiğini, davalının aracının tekerinin patlaması nedeniyle dorsenin tampon demirinin büküldüğünü ve dorsenin farının da bu nedenle kırıldığını, aracın otobana giriş ve çıkış görüntülerine göre zararın davalıya yüklenmesinin doğru olmadığını, tanık beyanıyla bu hususun ispatlandığını, kusur raporunun ATK’dan alınması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, otoyol korkuluğuna verilen zararın tazmini istemine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında zarar veren, zarar tarihi itibarıyla zarar görenin “gerçek zararı”nı gidermekle yükümlüdür.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun davacı tarafından düzenlenen fatura bedeli esas alınarak hazırlandığı, raporda olayın meydana gelme şekli ve zarar gören korkuluk kısmındaki yerde bulunan parçaların davalı tarafın aracıyla uyumlu olup olmadığının değerlendirilmediği, meydana gelen zararla davalıların sorumluluğundaki araçtaki hasar karşılaştırması yapılarak,
araçtaki hasarla korkuluktaki zarar arasında (araçtaki hasarın mahiyeti itibarıyla otoyoldaki korkuluğa böyle bir zarar verilmesinin mümkün olup olmadığının) illiyet bağı olup olmadığının ve zarar gören otoyol korkuluğunun hurda değeri bulunup bulunmadığı ile hurda değeri varsa bu bedelin de belirlenen zarardan indirilmesi gerekip gerekmediğinin değerlendirilmediği, bu haliyle hükme esas alınan raporun eksik inceleme ile düzenlendiği, karar vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalılar vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda belirtilen şekilde bilirkişi heyetinden “araçtaki hasarın mahiyeti itibarıyla otoyoldaki korkuluğa böyle bir zarar verilmesinin mümkün olup olmadığının,
dolayısıyla davalıların eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağının ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde değerlendirildiği ve illiyet bağının belirlenmesi halinde yine zarar gören otoyol korkuluğunun hurda değeri bulunup bulunmadığı ile hurda değeri varsa bu bedelin de belirlenen zarardan indirilmesi gerekip gerekmediğinin değerlendirildiği” rapor alınarak sonucuna göre ve sigorta şirketinin de zarardan limitle sınırlı olarak sorumlu olduğu gözetilerek hüküm kısmında sigorta şirketinin sorumlu olduğu bedelin de gösterilmesi suretiyle yeniden karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm
kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/338, K. 2026/461, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama